EKONOMİ - 12 Mayıs 2026 Salı 10:14

Ortalama hanehalkı büyüklüğünün 3,08 kişiye düştüğü görüldü

A
A
A
Ortalama hanehalkı büyüklüğünün 3,08 kişiye düştüğü görüldü

Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün, azalma eğilimi göstererek 2025 yılında 3,08 kişiye düştüğü görüldü.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Aile verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün, azalma eğilimi göstererek 2025 yılında 3,08 kişiye düştüğü görüldü.


Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il Şırnak oldu


Türkiye’de 2025 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il, 4,84 kişi ile Şırnak oldu. Şırnak ilini 4,63 kişi ile Şanlıurfa ve 4,43 kişi ile Batman izledi. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu il ise 2,49 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 2,50 kişi ile Giresun ve 2,51 kişi ile Çanakkale izledi.


Tek kişilik hanehalklarının oranı arttı


ADNKS sonuçlarına göre, 2014 yılında yüzde 13,9 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hanehalklarının oranının 2025 yılında yüzde 20,5’e yükseldiği görüldü.


Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranında azalma olduğu görüldü


Tek çekirdek aile olarak ifade edilen, yalnızca eşlerden veya eşler ve çocuklarından veya tek ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan hanehalklarının oranı, 2014 yılında yüzde 67,4 iken 2025 yılında yüzde 62,7’ye geriledi. Diğer yandan, geniş aile olarak tanımlanan ve en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının oranı 2014 yılında yüzde 16,7 iken 2025 yılında yüzde 13,5 oldu.


Hanehalklarının yüzde 11,3’ünü tek ebeveyn ve çocukları oluşturdu


Türkiye’de 2014 yılında toplam hanehalklarının yüzde 7,6’sını tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalkları oluştururken 2025 yılında yüzde 11,3’ünü oluşturdu. Toplam hanehalklarının 2025 yılında yüzde 2,8’ini baba ve çocuklardan oluşan, yüzde 8,5’ini ise anne ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oluşturduğu görüldü.


Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranı yüzde 3,3’e yükseldi


Aralarında eş, anne-çocuk veya baba-çocuk ilişkisi olmayan fertleri içeren; diğer bir ifadeyle çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranı 2014 yılında yüzde 2,1 iken 2025 yılında yüzde 3,3’e yükseldi.


Tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Gümüşhane oldu


İllere göre hanehalkı tipleri incelendiğinde, 2025 yılında tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 32,7 ile Gümüşhane olduğu görüldü. Gümüşhane ilini yüzde 30,8 ile Tunceli ve yüzde 30,5 ile Giresun izledi. Diğer yandan tek kişilik hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise yüzde 11,5 ile Batman oldu. Bu ili yüzde 12,4 ile Diyarbakır ve Van izledi.


Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Gaziantep oldu


Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 70,5 ile Gaziantep oldu. Gaziantep ilini yüzde 69,8 ile Diyarbakır ve yüzde 69,6 ile Şanlıurfa takip etti. Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise yüzde 49,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini yüzde 51,5 ile Gümüşhane ve yüzde 53,4 ile Artvin izledi.


Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Bingöl oldu


Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 13,8 ile Bingöl oldu. Bu ili, yüzde 13,7 ile Elazığ ve yüzde 13,4 ile Adana illeri izledi. Bu oranın en düşük olduğu iller ise yüzde 8,3 ile Ardahan, yüzde 8,9 ile Burdur ve yüzde 9,1 ile Yozgat oldu.


Toplam hanehalkları içinde anne ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu iller, yüzde 10,7 ile Bingöl, yüzde 10,4 ile Elazığ ve yüzde 10,2 ile Adana olurken, bu oranın en düşük olduğu iller ise yüzde 5,6 ile Ardahan, yüzde 6,5 ile Burdur ve Yozgat oldu.


Diğer yandan, baba ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu iller, yüzde 4,3 ile Kilis, yüzde 3,7 ile Batman ve yüzde 3,6 ile Malatya olurken, bu oranın en düşük olduğu iller ise sırasıyla yüzde 2,2 ile Sinop, yüzde 2,3 Nevşehir ve Kastamonu oldu.


Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Hakkari oldu


Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 21,2 ile Hakkari oldu. Hakkari ilini yüzde 19,2 ile Batman ve yüzde 18,6 ile Şırnak izledi. Bu oranının en düşük olduğu il ise yüzde 9,2 ile Eskişehir oldu. Eskişehir ilini yüzde 10,3 ile Ankara ve Çanakkale izledi.


Türkiye’de 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranı yüzde 41,9 oldu


ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin yüzde 41,9’unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin yüzde 27,3 ile Tunceli olduğu görüldü.


Hanelerin yüzde 19,1’inde 0-17 yaş grubunda bir çocuk, yüzde 14,1’inde iki çocuk, yüzde 5,7’sinde üç çocuk, yüzde 1,9’unda dört çocuk, yüzde 1,1’inde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu görüldü.


Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü


Türkiye’de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560’ında 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu görüldü. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 26,1’inde en az bir yaşlı fert yaşadığı görüldü.


Ülkemizde 2014 yılında en az bir yaşlı fert bulunan hanelerin 1 milyon 73 bin 367’sini tek başına yaşayan yaşlı fertler oluştururken 2025 yılında 1 milyon 836 bin 496’sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu.


Tek kişilik hanelerin yüzde 33,2’sini tek başına yaşayan yaşlılar oluşturdu


Ülkemizde tek kişilik yaşlı hanehalklarının toplam tek kişilik hanehalkları içindeki oranı 2025 yılında yüzde 33,2 oldu. Cinsiyete göre tek kişilik yaşlı hanehalkı oranı incelendiğinde bu oranın yüzde 26,5’ini erkek, yüzde 73,5’ini ise kadınların oluşturduğu görüldü.


Tek kişilik yaşlı hanehalklarının toplam tek kişilik hanehalkları içindeki oranının en yüksek olduğu illere bakıldığında, yüzde 47,6 ile Balıkesir’in ilk sırada yer aldığı görüldü. Bunu sırasıyla yüzde 47,4 ile Burdur ve yüzde 46,8 ile Çorum izledi. Bu oranın en az olduğu iller ise sırasıyla yüzde 10 ile Hakkari, yüzde 16,2 ile Şırnak ve yüzde 21 ile Batman oldu.


Yaşlı fertlerin yüzde 37,9’unun en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü


Yaşlı fertlerin 15 ve daha yukarı yaştaki çocukları ile ikamet ettikleri yerlere göre mesafeleri incelendiğinde ve birden fazla çocuğu olan yaşlı fertlerin en yakın mesafede ikamet eden çocuğunun ikamet yeri dikkate alındığında, 2025 yılında yaşlı fertlerin yüzde 37,9’unun en az bir çocuğu ile aynı adreste, yüzde 5,9’unun çocuğu ile aynı binada, yüzde 6,8’inin aynı cadde veya sokakta, yüzde 8,3’ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, yüzde 15’inin çocuğu ile aynı ilçede ve yüzde 9,3’ünün çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü.


Diğer yandan yaşlı fertlerin yüzde 9,9’unun aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, yüzde 1,7’sinin ise Türkiye’de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.


Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 36,4’ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 39,9’unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 43’ünün en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü.


Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin yüzde 14,3’ünün aynı ilde yaşayan çocuğunun olmadığı görüldü


Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin 2025 yılında yüzde 10,1’inin en az bir çocuğu ile aynı binada, yüzde 12,8’inin aynı cadde veya sokakta, yüzde 13,3’ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, yüzde 22,8’inin çocuğu ile aynı ilçede ve yüzde 14,2’sinin çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin yüzde 14,3’ünün aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, yüzde 2,7’sinin Türkiye’de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.


Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 40,9 ile Çankırı oldu. Bu ili yüzde 39,8 ile Kastamonu ve yüzde 39,3 ile Sinop izledi. Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en düşük olduğu il ise yüzde 4,1 ile İstanbul oldu. Bu ili yüzde 4,8 ile Gaziantep, yüzde 5,2 ile Şırnak ve Şanlıurfa izledi.


Yaş grubu 25-29 olup hiç evlenmeyenlerin yüzde 70’inin ebeveynleri ile yaşadığı görüldü


ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında, 25-29 yaş grubunda ve hiç evlenmemiş olan 3 milyon 502 bin 33 kişiden 2 milyon 452 bin 909 kişinin anne ve/veya babası ile birlikte yaşadığı görüldü. Diğer bir ifadeyle, 25-29 yaş grubunda hiç evlenmemiş olup ebeveynleri ile yaşayanların oranı toplamda yüzde 70 oldu. Bu oranın yüzde 42,6’sını erkekler, yüzde 27,4’ünü ise kadınlar oluşturdu.


Toplam resmi evlilikler içinde son evliliğinde akraba evliliği yapanların oranı yüzde 8 oldu


ADNKS sonuçlarına göre, 2025 yılında toplam resmi evlilikler içinde, son evliliğinde birinci dereceden kuzenleri ile akraba evliliği yapmış bireylerin oranı yüzde 8 oldu. Akraba evlilikleri akrabalık türüne göre incelendiğinde, akraba evliliği yapmış bireylerin yüzde 46,4’ünün hala/dayı çocukları ile yüzde 27,2’sinin amca çocukları ile ve yüzde 26,4’ünün ise teyze çocukları ile evli olduğu görüldü.


Akrabasıyla evli olan bireylerin en fazla olduğu il Mardin oldu


Toplam resmi evlenmeler içindeki akraba evlilikleri illere göre incelendiğinde, 2025 yılında toplam evli bireyler içinde son evliliğinde akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en fazla olduğu il yüzde 19,7 ile Mardin oldu. Bu ili yüzde 18,8 ile Şanlıurfa ve yüzde 16,7 ile Siirt izledi. Akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en az olduğu il ise yüzde 1,2 ile Edirne oldu. Bu ili yüzde 1,5 ile Kırklareli ve yüzde 2 ile Çanakkale izledi.


Akraba evliliği oranı 2025 yılında yüzde 3 oldu


Evlenme istatistikleri sonuçlarına göre, 2010 yılında gerçekleşen resmi evlenmelerin yüzde 5,9’unun akraba evliliği olduğu ve bu oranın sonraki yıllarda sürekli düşüş göstererek 2020 yılında yüzde 3,8, 2025 yılında ise yüzde 3 olduğu görüldü.


Akraba evliliği oranının en yüksek olduğu il yüzde 16,9 ile Şanlıurfa oldu


Akraba evliliği oranı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında akraba evliliği oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 16,9 ile Şanlıurfa olduğu görüldü. Bu ili, yüzde 11 ile Mardin ve yüzde 10,8 ile Siirt izledi. Akraba evliliği oranının en düşük olduğu il yüzde 0,4 ile Kütahya ve Edirne oldu. Bu ili yüzde 0,5 ile Çanakkale izledi.


Bireylerin mutluluk kaynağı aileleri oldu


Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2025 sonuçlarına göre bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde, kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı yüzde 69 olurken, bunu sırasıyla yüzde 15,6 ile çocukları, yüzde 4,8 ile kendisi, yüzde 3,9 ile eşi, yüzde 3,3 ile annesi/babası ve yüzde 1,9 ile torunları takip etti.


Babası vefat etmiş çocukların sayısı 251 bin 929 oldu


ADNKS sonuçlarına göre, 2025 yılında Türkiye’de toplam 21 milyon 375 bin 930 çocuk içinde, hem annesi hem babası vefat etmiş çocuk sayısının 4 bin 907, babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, annesi vefat etmiş çocuk sayısının ise 79 bin 214 olduğu görüldü.


Cinsiyete göre incelendiğinde, hem annesi hem babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 2 bin 552, kız çocuk sayısının 2 bin 355, babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 128 bin 983, kız çocuk sayısının 122 bin 946, annesi vefat etmiş erkek çocuk sayısının 40 bin 478, kız çocuk sayısının 38 bin 736 olduğu görüldü.


Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 191 bin 371 çocuk etkilendi


Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2025 yılında 193 bin 793 çift boşanırken 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin yüzde 74,6’sı anneye, yüzde 25,4’ü babaya verildi.


Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841 oldu


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre, 2025 yılında Türkiye genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısının 15 bin 508 olduğu görüldü. Mevcut koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 841 oldu. Evlat edindirilen çocuk sayısı 2025 yılında 681 oldu.


Geniş ailelerin yüzde 27,1’inin yoksulluk sınırının altında yaşadığı görüldü


Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen sınıra göre yoksulluk oranı 2025 yılında yüzde 20,6 olarak gerçekleşti.


Hanehalkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek kişilik hanehalklarının yüzde 9,8’inin, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yüzde 20,4’ünün, geniş ailelerden oluşan hanehalklarının yüzde 27,1’inin, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının ise yüzde 14,3’ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığı görüldü.


Kendilerine ait bir konutta yaşayanların oranı yüzde 57,1 oldu


Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, 2025 yılında konutun mülkiyet durumları incelendiğinde, fertlerin yüzde 57,1’inin oturduğu konutun sahibi olduğu, yüzde 27’sinin ise kiracı olduğu görüldü. Lojmanda oturanların oranı yüzde 0,9 olurken kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15 olarak gerçekleşti.


Sızdıran çatı, nemli duvar, çürümüş pencere çerçevesi en önemli konut ve çevre sorunu oldu


Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre; 2025 yılında nüfusun yüzde 28,8’i konutunda sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb. sorunla karşılaştı. Diğer yandan nüfusun yüzde 27,9’u izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşarken, yüzde 22,1’i trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadı. ,


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tuzla’da 10 yıllık Menzil Sokak sorunu sona eriyor Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, ilçede 10 yıldır çözülemeyen Menzil Sokak’taki çalışmaları yerinde inceleyerek proje hakkında bilgi verdi. Başkan Bingöl, saha ziyaretinde yaptığı açıklamada çalışmalara devam edildiğini belirterek, yolun en kısa süre içinde tamamlanacağını vurguladı. Başkan Bingöl, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında Menzil Sokak’ın bölge ulaşımı açısından kritik bir rol üstleneceğini ifade ederek, "İşimiz Tuzla’ya hizmet etmek. Yapımını hızla tamamlamaya devam ettiğimiz Menzil Sokak ile Aydınlı TOKİ güzergahıyla Aydıntepe arasındaki ulaşım rahatlayacak, alternatif rotayla bölgemiz nefes alacak. Tuzla’ya değer" dedi. "Tuzla’nın E-5 üstü bölgelerinde ulaşım hızlanacak" Menzil Sokak’ın yıllardır çözülemeyen bir problem olduğuna dikkat çeken Bingöl, 2017 yılında başlanan ancak tamamlanamayan çalışmanın köklü şekilde ele alındığını belirtti. Yeni düzenlemeyle birlikte Aydınlı Yolu Caddesi’ne alternatif, çift şeritli bir güzergah oluşturulduğunu kaydeden Bingöl, bu sayede Tuzla’nın E-5 üstü bölgelerinde ulaşımın hızlanacağını ifade etti. "Trafik yükü azalacak" Projenin tamamlanmasıyla birlikte İçmeler Köprüsü’nden Aydınlı yönüne ulaşımın kolaylaşacağını aktaran Bingöl, havalimanı bağlantısının da rahatlayacağını, Aydıntepe başta olmak üzere çevre mahallelerde trafik yükünün azalacağını dile getirdi. "Yedievler bölgesi nefes alacak" Çalışmanın bölge genelinde önemli bir rahatlama sağlayacağını vurgulayan Bingöl, "Bu yolu açarak E-5 altından Aydınlı Mahallesi’ne, Orhanlı Bölgesi’ne ve Tepeören’e ulaşımı kolaylaştırıyoruz. Yedievler bölgesi de nefes alacak. Daha önce tek girişin bulunduğu alanda yeni bir çıkış da inşa ettik. Bu, bölge için çok önemli bir kazanım" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Eczacıbaşı Holding’den bentonit işletmesine ilişkin açıklama Odunpazarı ilçesinde bulunan bentonit işletmesindeki stabilite kaybına ilişkin Eczacıbaşı Holding’den yapılan açıklamada, ’’Olayın hemen ardından saha güvenliği sağlanmış, teknik ekiplerimiz tarafından gerekli inceleme ve kontrol çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan ilk değerlendirmelere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, çevresel risk veya kamu sağlığını etkileyen olumsuz bir durum söz konusu değildir. Süreç, ilgili mevzuat ve güvenlik prosedürleri çerçevesinde yakından takip edilmektedir’’ denildi. Eczacıbaşı Holding, 3 Mayıs tarihinde Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit işletmesindeki stabilite kaybına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’3 Mayıs tarihinde Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit işletmemizde, bölgede etkili olan yoğun yağışların ardından pasa depolama alanının bir bölümünde stabilite kaybı meydana gelmiştir. Söz konusu pasa, maden üretimi sırasında zorunlu olarak çıkarılan doğal kaya ve toprak malzemesinden oluşmaktadır. Olayın hemen ardından saha güvenliği sağlanmış, teknik ekiplerimiz tarafından gerekli inceleme ve kontrol çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan ilk değerlendirmelere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, çevresel risk veya kamu sağlığını etkileyen olumsuz bir durum söz konusu değildir. Süreç, ilgili mevzuat ve güvenlik prosedürleri çerçevesinde yakından takip edilmektedir. Şirketimiz sahada gerekli kontrol, izleme ve iyileştirme çalışmalarını sürdürmektedir. Bölge halkının ve kamuoyunun konuya ilişkin hassasiyetini anlıyor; değerlendirmelerin bilimsel veriler ve teknik incelemeler doğrultusunda sağlıklı şekilde yapılmasını önemsiyoruz. Şirketimiz, faaliyetlerini çevre ve iş güvenliği mevzuatına uygun şekilde sürdürmekte olup, sürece ilişkin gelişmeleri ilgili kurumlarla şeffaf biçimde paylaşmaya devam edecektir.’’