ASAYİŞ - 02 Mart 2026 Pazartesi 16:40

Orta Doğu’daki gerilim deniz taşımacılığını vurdu, sektör temsilcisi riskleri anlattı

A
A
A
Orta Doğu’daki gerilim deniz taşımacılığını vurdu, sektör temsilcisi riskleri anlattı

Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve güvenlik riskleri, küresel deniz taşımacılığında kriz oluşturdu. Sektör temsilcilerinden Asset GLI Denizyolu ve Hava Kargo Müdürü Burak Kerimoğlu, global armatörlerin ve Asya merkezli hat operatörlerinin acil tedbirler aldığını belirterek, "Küresel kapasitede daralma riski oluşurken, navlun ve ek maliyetlerde yukarı yönlü baskı görüyoruz" dedi.


Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve güvenlik risklerinin oluşturduğu ortam, küresel tedarik zincirinde yeni bir belirsizlik dalgasına yol açtı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan sektör temsilcilerinden Asset GLI Denizyolu ve Hava Kargo Müdürü Burak Kerimoğlu, güvenlik riskleri nedeniyle denizcilik sektöründe alınan operasyonel ve finansal önlemlere dikkat çekti.



"Maliyetler artıyor"


Özellikle Trans-Süveyş geçişlerinin askıya alındığını hatırlatan Kerimoğlu, birçok servisin mecburi olarak Ümit Burnu üzerinden yönlendirildiğini ve bunun küresel taşımacılıkta ciddi zaman kayıpları oluşturduğunu ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş kısıtlamaları ve Türkiye çıkışlı bazı Orta Doğu servislerinin durdurulmasının bölgesel ticaret akışına doğrudan darbe vurduğunu vurgulayan Kerimoğlu, "Transit süreleri uzuyor, aktarma limanlarında beklemeler artıyor. Küresel kapasitede daralma riski oluşurken navlun ve ek maliyetlerde yukarı yönlü baskı görüyoruz" diye konuştu.



"Bilhassa gıda ve hızlı tüketim ürünleri ihracatçıları için büyük risk oluşturuyor"


Maliyetlerdeki artışa da değinen Kerimoğlu, armatörlerin Savaş Riski Ek Ücreti (WRS) ve Acil Durum Çatışma Ek Ücreti (ECS) uygulamalarını devreye aldığını söyleyerek, "Yeni rezervasyon kısıtlamaları, boş ekipman tahsisinin durdurulması ve soğutuculu (reefer) konteyner taşımalarına getirilen sınırlamalar, bilhassa gıda ve hızlı tüketim ürünleri ihracatçıları için büyük risk oluşturuyor. Terminal sahasına giriş yapmış konteynerler için de ek değerlendirmeler ve muhtemel ECS uygulamaları gündemde" ifadelerine yer verdi.



"Ek maliyet etkilerini müşterilerimize şeffaf şekilde iletiyoruz"


Asset GLI olarak kriz sürecini gemi bazlı takip ettiklerini belirten Kerimoğlu, "Yoldaki ve terminaldeki yükleri anlık izliyoruz. Alternatif rota ve servis seçeneklerini devreye alıyoruz. Ek maliyet etkilerini müşterilerimize şeffaf şekilde iletiyor, operasyonel riskleri minimize edecek planlamalar yapıyoruz" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Uygulama noktasına gelmeden sürücü değiştirdi, kendisi itiraf etse de kamera kaydı istedi Burdur’da uygulama noktasına gelmeden sürücüsü değiştirerek cezadan kaçmaya çalışan genç, sürücü değiştirdiklerini itiraf etse de kamera kaydına bakmak istedi. Kamera kaydı olmadan ceza kesilmesi konusunda ısrar eden sürücünün ehliyetinin 3 kez alkollü araç kullanmaktan geri alındığı tespit edilirken 200 bin lira idari para cezası uygulandı. Olay, gece saatlerinde Burdur-Isparta kara yolunda bulunan uygulama noktasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, O.G. (25) 15 EU 711 plakalı hafif ticari araç ile seyir halindeyken uygulama yapan polis ekiplerini gördü. Bunun üzerine uygulama noktasına gelmeden sürücü değiştiren O.G., polis ekiplerin dikkati sayesinde fark edildi. Aracı yanındaki ehliyetli kişinin yorgunluğundan dolayı kendisinin sürdüğünü ve polis ekiplerini görünce sürücü değiştirdiklerini kabul eden O.G., kamere kaydı olmadığı için polis ekiplerinin ceza kesemeyeceğini savundu. Daha sonrasında O.G., sürücüsünün uykusu geldiği için aracı kendisinin sürdüğünü söylese de cezadan kaçamadı. Yapılan kontrolde O.G.’nin ehliyetinin 5 yıl içerisinde 3. kez alkollü araç kullanmaktan el konulduğu tespit edilirken O.G.’ye 200 bin lira, aracın sahibine de 40 bin lira idari para cezası uygulandı. O.G., ilk olarak ceza tutanağını inceledi. Bu sırada 200 bin lira ceza yediğini görünen ehliyetsiz sürücü, ceza tutanağını imzalamadan yoluna devam etti.
İstanbul İstanbul 2020 A.Ş.’den SPK, Asya-Körfez Ortaklıkları ve G.Y.O. hamlesi İstanbul 2020 A.Ş., 270 bin metrekarelik portföyü sermaye piyasalarına entegre etmek için kurumsal adımını attı. Grubun, milyarlarca liralık aktif büyüklüğünü Kızılgüney G.Y.O. çatısı altında kurumsallaştırmak amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurusunu tamamladığı ve resmi onay sürecinin devam ettiği açıklandı. Küresel ölçekli altyapı yatırımlarının merkez üssü haline gelen Kanal İstanbul ve Sazlıdere Köprüsü hattı, uluslararası sermaye gruplarının 2026-2030 makro stratejileriyle yeniden şekilleniyor. Şehrin demografik ve ekonomik büyüme ekseninde yer alan Başakşehir bölgesi, bu dönüşümün kalbinde yer alıyor. Bu vizyon doğrultusunda konumlandırılan Selvi Park Comfort projesi, İstanbul 2020 A.Ş.’nin bölgedeki planlı yapılaşma ve stratejik arazi geliştirme hamlelerinin prestijli bir vitrini olarak öne çıkıyor. 270 bin metrekarelik portföy için SPK süreci başladı Son 4 yıl içerisinde 200 bin metrekareyi aşan inşaat alanını başarıyla tamamlayan ve an itibarıyla 70 bin metrekarelik yeni aktif alan inşasını sürdüren İstanbul 2020 A.Ş., bu portföyü sermaye piyasalarına entegre etmek için önemli kurumsal adımını attı. Grubun, milyarlarca liralık aktif büyüklüğünü Kızılgüney G.Y.O. çatısı altında kurumsallaştırmak amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurusunu tamamladığı ve resmi onay sürecinin devam ettiği açıklandı. Bu makro operasyonun ve Asya-Körfez eksenindeki stratejik sermaye ortaklıklarının mimarı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Faruk Kızılgüney liderliğindeki stratejik akıl; Çinli partnerleri ve Dubai merkezli Körfez sermayesi ile kurulan temaslar sayesinde, şirket portföyünü yerel bir gayrimenkul hareketinden ziyade "küresel bir sermaye ve alan yönetimi" platformuna dönüştürüyor. Grubun 2026-2030 vizyonu ve SPK süreci hakkında resmi değerlendirmelerde bulunan İstanbul 2020 A.Ş. İcra Kurulu Üyesi Faruk Aydın, şu ifadeleri kullandı: "Yeni dünya düzeninde gayrimenkul, sadece konut üretmek değil; sürdürülebilir yaşam alanları, akıllı şehir entegrasyonu ve uluslararası sermaye çekim merkezleri oluşturmaktır. Sazlıdere Köprüsü ve Kanal İstanbul hattı, tam olarak bu küresel vizyonun yeni sahasıdır. Yönetim Kurulu Başkan Vekilimiz Ömer Faruk Kızılgüney’in Asya-Pasifik ve Körfez bölgesiyle kurduğu stratejik köprüler ile 270 bin metrekareyi aşan devasa üretim kapasitemiz birleştiğinde, karşımıza Kızılgüney G.Y.O. gerçeği çıkmaktadır. SPK sürecimizin tamamlanmasıyla birlikte, İstanbul 2020 A.Ş. yarının İstanbul’una sadece binalarla değil, güçlü sermaye yapısıyla da yön verecektir."