SAĞLIK - 04 Mart 2026 Çarşamba 11:51

"Obezite, kalp ve diyabet riskini artırıyor"

A
A
A
"Obezite, kalp ve diyabet riskini artırıyor"

Obezitenin dünyada hızla arttığına dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Burak Kankaya, "Yetişkin nüfusun önemli bir bölümü fazla kilolu ya da obezdir. Obezite, kalp-damar hastalıklarının görülme sıklığını artırır, tip 2 diyabet gelişimini hızlandırır, yaşam kalitesini düşürür ve sağlık sistemleri üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturur. Kişiye özel beslenme planı, düzenli fiziksel aktivite, davranış değişikliği ve uzun vadeli takip tedavinin temelini oluşturur" dedi.



İstinye Üniversitesi Liv Hospital Topkapı Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Burak Kankaya, obezitenin yalnızca estetik bir sorun olmadığını, ciddi sağlık riskleri taşıyan kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu vurguladı.



4 Mart Dünya Obezite Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Burak Kankaya, obezitenin vücutta sağlığı olumsuz etkileyecek düzeyde aşırı yağ birikimiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Tanıda en sık kullanılan ölçütün Beden Kitle İndeksi (BKİ) olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Kankaya, "BKİ’nin 25-29,9 arası fazla kilolu, 30 ve üzeri obez, 40 ve üzeri ise morbid obezite olarak tanımlanır. Bel çevresi ölçümü de özellikle karın içi yağlanma ve kalp-damar riski açısından önemlidir" diye konuştu.



"Küresel bir halk sağlığı sorunu"


Obezitenin dünyada hızla arttığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kankaya, "Yetişkin nüfusun önemli bir bölümü fazla kilolu ya da obezdir. Obezite, kalp-damar hastalıklarının görülme sıklığını artırır, tip 2 diyabet gelişimini hızlandırır, yaşam kalitesini düşürür ve sağlık sistemleri üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturur" şeklinde konuştu.



"Yaşam tarzı belirleyici"


Obezitenin çok faktörlü bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Kankaya, başlıca nedenleri hareketsiz yaşam tarzı, yüksek kalorili ve işlenmiş gıda tüketimi, genetik yatkınlık, uyku düzensizliği, kronik stres, hormonal ve metabolik bozukluklar ile bazı ilaçların uzun süreli kullanımı olarak sıraladı. Dr. Öğr. Üyesi Kankaya, "Temel mekanizma, alınan enerji ile harcanan enerji arasındaki dengesizliktir" ifadelerini kullandı.



"Fiziksel aktivitesi düşük bireyler risk altında"


Obezite açısından risk grubunda olan bireylere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Kankaya, "Ailesinde obezite öyküsü bulunanlar, fiziksel aktivitesi düşük olanlar, masa başı çalışanlar, metabolik sendromu veya insülin direnci olan kişiler ile uyku bozukluğu yaşayan bireyler daha yüksek risk altındadır" dedi.



"Pek çok hastalığa zemin hazırlıyor"


Obezitenin birçok hastalığın gelişimini kolaylaştırdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Kankaya, "Koroner arter hastalığı, hipertansiyon, tip 2 diyabet, inme, dislipidemi, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, eklem hastalıkları ve bazı kanser türleri obeziteyle yakından ilişkilidir" açıklamasında bulundu.



"Kalp ve diyabetle doğrudan ilişkili"


Obezitenin insülin direncini artırarak tip 2 diyabet gelişimini hızlandırdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kankaya, "Aynı zamanda kan basıncını yükseltir, damar sertliğini artırır ve kalp krizi riskini belirgin şekilde yükseltir. Bu nedenle obezite, kalp-damar hastalıklarının en önemli önlenebilir risk faktörlerinden biridir" dedi.



"Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği"


Tedavide ilk basamağın yaşam tarzı değişikliği olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kankaya, "Kişiye özel beslenme planı, düzenli fiziksel aktivite, davranış değişikliği ve uzun vadeli takip tedavinin temelini oluşturur. Amaç yalnızca kilo vermek değil, verilen kilonun korunmasını sağlamaktır" diye konuştu.



"İlaç veya cerrahi gerektiren durumlar"


Her hastanın tedaviye verdiği yanıtın farklı olabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kankaya, "BKİ 30’un üzerinde olup yaşam tarzı değişikliğiyle kilo veremeyen hastalarda ilaç tedavisi düşünülebilir. BKİ 40 ve üzeri olanlarda ya da BKİ 35’in üzerinde olup diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi ek hastalıkları bulunanlarda bariyatrik cerrahi gündeme gelebilir. Cerrahi kararı mutlaka multidisipliner değerlendirme ile verilmelidir" dedi.



"Obeziteden korunmak mümkün"


Obeziteden korunmak için günlük yaşamda alınabilecek önlemlere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Kankaya, "Günlük fiziksel aktivite artırılmalı, porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli, şekerli içeceklerden ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmalı, düzenli uyku alışkanlığı kazanılmalı ve periyodik sağlık kontrolleri ihmal edilmemelidir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Corendon Airlines’ten ITB Berlin’de büyüme mesajı Corendon Airlines, 3–5 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen ITB Berlin Fuarı’nda turizm profesyonelleriyle bir araya gelerek sektör temsilcileriyle 2026 yılındaki stratejik yol haritasını paylaştı. Corendon Airlines ITB Berlin Fuarı’nda başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’daki kilit pazarlarda benimsediği sürdürülebilir büyüme stratejisini vurguladı. Şirket, her yıl olduğu gibi bu yıl da fuara özel olarak planlanan seferlerle turizm profesyonellerinin Berlin’e ulaşımını sağladı. Bu kapsamda 2 Mart 2026 tarihinde Antalya (AYT) – Berlin (BER) gidiş ve 5 Mart 2026 tarihinde Berlin (BER) – Antalya (AYT) dönüş olarak seferler gerçekleştirildi. 35 uçaklık filosu ve yılda yaklaşık 10 milyon yolcu kapasitesiyle faaliyet gösteren Corendon Airlines, Avrupa büyüme stratejisinin merkezine ana kaynak pazarlarını yerleştirmeye devam ediyor. Bu yaklaşımın odağında ise Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi bulunuyor. Corendon Airlines, uçuş deneyimini zenginleştiren yenilikçi ikram konseptlerini bu yıl ITB Berlin’e de taşıdı. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen fuar uçuşunda misafirlere sunulan zengin kahvaltı menüsünün yanı sıra, Mangal Lahmacun da fuar programının öne çıkan lezzetlerinden biri oldu. 2026 yılı itibarıyla Lukas Podolski’nin restoran markası ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında Köln/Bonn ve Düsseldorf uçuşlarında servise başlanan Türk mutfağının sevilen lezzetlerinden biri olan Mangal Lahmacun, fuar kapsamında partnerler ve basın temsilcileriyle bir araya gelmek üzere organize edilen "Happy Hour" etkinliğinde ziyaretçilere ikram edildi. Uçuşlarda yoğun ilgi gören bu özel lezzet, ITB Berlin’de de büyük beğeni toplarken; markanın destinasyon deneyimini gastronomiyle bütünleştiren yaklaşımının güçlü bir yansıması olarak öne çıktı. Dengeli ve Destinasyon odaklı büyüme Corendon Airlines’ın 2026 yaz sezonu büyüme planları, dengeli ve destinasyon bazlı bir yapı üzerine kurgulandı. Toplam kapasitenin yüzde 50’sini oluşturan Türkiye, tek haneli oranlarda artışla uçuş programındaki en önemli pazar olmayı sürdürüyor. İkinci büyük hedef pazar olan Yunanistan yüzde 12 büyüme kaydederken, özellikle Heraklion öne çıkan destinasyon olarak dikkat çekiyor. İspanya’ya olan frekanslar yaz sezonunda yüzde 25’in üzerinde artarken, yıl boyu operasyon yapılan Mısır’da kapasite 2025’e kıyasla yaklaşık yüzde 40 artış gösterecek. Destinasyon bazlı büyüme stratejisini değerlendiren Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein; "Her bir destinasyonu kendi dinamikleri çerçevesinde değerlendiriyor, kapasite ve operasyonel planlamamızı buna göre şekillendiriyoruz. 2026 yaz sezonu için belirlediğimiz görünüm, dengeli ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın doğal bir sonucudur" dedi. DACH bölgesinde güçlü ve derinleşen yapı Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi, Corendon Airlines’ın Avrupa’daki ana kaynak pazarlarından biri olarak konumlanıyor. Tatil odaklı ve etnik seyahat talebinin yön verdiği dengeli bir büyüme modeli benimsenirken, operasyonel derinlik özellikle Almanya pazarında yoğunlaşıyor. Köln/Bonn, Düsseldorf, Hannover ve Nürnberg havalimanlarında bulunan dört ana base-merkez noktası ile Almanya’da güçlü bir operasyonel yapı sürdüren Corendon Airlines, 2026 yaz sezonunda Almanya çıkışlı kapasitesini yaklaşık yüzde 20 artırmayı planlıyor. Bu kapsamda Almanya’dan Mısır’a gerçekleştirilen uçuşlar, tatil odaklı talep doğrultusunda genişletiliyor. Ayrıca, Umre hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen Cidde direkt uçuşları da yıl boyu istikrarlı talep ile desteklenerek ağ yapısında önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Avusturya’da yaz sezonu kapasitesinin yaklaşık yüzde 30 artırılması planlanırken, Türkiye ve Akdeniz destinasyonlarına yönelik talep doğrultusunda frekans optimizasyonu yapılacak. İsviçre ise seçici, istikrarlı ve sürdürülebilir bir ağ yapısıyla DACH bölgesi içinde tamamlayıcı bir pazar olarak yer alıyor. "Dengeli büyüme stratejimiz sürdürülebilir şekilde devam ediyor" DACH pazarı hakkında değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein, "DACH bölgesi, uzun yıllardır güçlü olduğumuz ve operasyonlarımızı derinleştirmeye devam ettiğimiz bir coğrafya. Almanya bu bölgenin omurgasını oluştururken, Avusturya ve İsviçre’deki dengeli büyüme stratejimiz sürdürülebilir şekilde devam ediyor" dedi. "Polonya’da hızlanan büyüme ve uzun vadeli vizyon" DACH bölgesindeki güçlü yapı, Corendon Airlines’ın Doğu Avrupa’daki büyüme adımlarını da destekliyor. Bu çerçevede Polonya, son yıllarda istikrarlı büyüme kaydedilen pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Varşova ve Katowice’den Antalya ve Girit’e (Heraklion) gerçekleştirdiği uçuşlarla bölgedeki varlığını güçlendiren hava yolu, Türkiye ve Yunanistan’a yönelik tatil odaklı seyahat talebine yanıt vermeyi sürdürüyor. Varşova’dan Hurgada’ya uçuşlar Ekim 2026’da başlayacak olup, Kasım 2026’da Katowice çıkışlı seferlerin devreye girmesiyle birlikte hava yolu, bu Mısır destinasyonuna yeni direkt bağlantılar ekleyerek ağını daha da genişletecek. Her bir hat, perşembe ve pazar günleri olmak üzere haftada iki frekans olarak yapılırken, Mart 2027 sonuna kadar operasyon planlanıyor. 2026 yaz sezonu için Polonya çıkışlı kapasitenin neredeyse iki katına çıkarılması planlanırken, 2027 yılından itibaren ülkede operasyonel bir base kurulması hedefleniyor. "Varlığımızı planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla büyütmeye devam edeceğiz" Polonya pazarı hakkında konuşan Corendon Airlines Polonya Ülke Müdürü Halina Strzyzewska şu ifadeleri kullandı: "Polonya, güçlü tatil talebi ve uzun vadeli potansiyeli ile öne çıkan bir pazar. Önümüzdeki dönemde bu pazardaki varlığımızı planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla büyütmeye devam edeceğiz." Birleşik Krallık’ta kontrollü ve sürdürülebilir büyüme Birleşik Krallık pazarında Corendon Airlines, kontrollü ve istikrarlı bir büyüme modeli izlemeye devam ediyor. 2026 yaz sezonunda mevcut hatlarda frekans artışına odaklanılırken, Birleşik Krallık çıkışlı Antalya ve Girit (Heraklion) uçuşları kapasite talep doğrultusunda optimize ediliyor. Spor ve destinasyon odaklı iş birlikleri ise markanın pazardaki uzun vadeli konumlandırmasını destekliyor. Birleşik Krallık pazarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Birleşik Krallık Ülke Müdürü Matthew Carpenter şunları ekledi: "Birleşik Krallık pazarında büyümeye kontrollü ve sürdürülebilir bir çerçevede yaklaşıyoruz. Mevcut hatlarda etkin kapasite yönetimi ve güçlü marka iş birlikleri sayesinde uzun vadede pazardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz."
Konya "Sertleşen lastik yol tutmaz" uyarısını dikkate alın Uzmanlar, üretim tarihi çok eski bayatlamış ve sertleşmiş lastiklerin özellikle yağışlı havalarda yol tutuşunu ciddi şekilde kaybettiğini belirterek, lastik bakımının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Kış lastiğinin ne kadar yumuşak olursa o kadar iyi performans göstereceğini ifade eden lastik ustaları, zamanla sertleşen ve bayatlayan lastiklerin hem balans ayarını bozduğunu hem de yol tutuşunu olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Uzmanlar, sertleşen lastiklerde tellerin kırılabileceğini ve iç kısımlarda sağdan soldan çatlamalar meydana gelebileceğini belirtiyor. Lastik bakımıyla ilgili sürücülere uyarıda bulunan 25 yıllık lastik ustası Ali Çolak, "Lastiğin kauçuğu kesinlikle yumuşak olması lazım. Lastik üretim tarihi geçtiği zaman lastik sertleşme yapar, bayatlama yapar. Kış lastiği ne kadar yumuşak olursa o kadar iyi olur. Sert yani eski lastik yağmurlu havada bile yol tutmaz, balans ayarı tutmaz, teller kırılır. İç taraftan sağdan soldan çatlama yapar. Normalde lastiğin ömrü 50 ile 60 bin kilometre. Ama tabii bunu kullanım şekli çok değişir. Stabilize yolda kullandığı zaman üçte birini yer. Seri kullanır, aracın lastiğini hor kullanırsa yarısını yer. Lastik biz 60 bin kilometre deriz, araba 20 binde lastiği bitirir. Sallama yapar, balans tutmaz ve yol tutuşu artık iyice kötüleşir. Yani her an için patlama riski fazladır" dedi. "Lastiği kurulayıp, kuru bezle silinecek ilaç sürmeye gerek yok" Kullanıcıların yaptığı başlıca hatalara değinen lastik ustası Çolak, "Kullanıcıların en çok yaptığı hataların başında aracı yıkadıktan sonra lastiğin parlaması için sürülen parlatıcı geliyor. Bu parlatıcı ne yapıyor lastiğe, gevretiyor, güneşi daha fazla alıyor, parladığı gibi lastiği bir yandan da sertleştiriyor. Onun için pek fazla ilaç sürmeye gerek yok. Aracı yıkadıktan sonra lastiği kurulayıp, kuru bezle silinecek, ilaç sürmeye gerek yok, lastiğin ömrü için önemli kesinlikle. Öte yandan her ay düzenli bir şekilde hava kontrolü yapılması gerekir. Eksik olan hava normalde öbür lastiklerle ikisinin arasında 5 ile 10 hava değiştiği zaman o lastiğin kontrol olması lazım. Ya janttan kaçırıyordur, ya bir çivi batmıştır, ya subap değişmesi gerekir. Bunlara özellikle dikkat edilmesini öneriyoruz" şeklinde konuştu. "Lastik sökülüp takılırken krem yerine sabun kullanılırsa küf daha çabuk artar" Ali Çolak, "Jantların bakımı da çok önemli. Jant kenarları küf olur, zaman zaman bu da hava kaçırmasına neden olur. Normalde sürücüler kaldırım kenarına park ettiği sırada kaldırıma sürtmesi sonucu zamanla lastik ve jant kenarına pislik alır ve buradan hava kaçakları olur, buna da dikkat edilmeli. Bir de lastik sökülüp takılırken krem kullanılmaz da sabun kullanılırsa, o küfü daha çabuklaştırır. Yani lastik söküldüğü zaman lastikçiler değişimlerde, jantın güzelce temizliğini yapıp, boyasını yaparsa, lastiğin kullanımı için hayati önem taşır" diye konuştu.
Kırıkkale Kırıkkale’de okullarda deprem ve tahliye tatbikatı Kırıkkale’de okullarda eş zamanlı deprem anı ve tahliye tatbikatı gerçekleştirildi. Öğrenciler ve personel, siren uyarısıyla çök-kapan-tutun hareketini uyguladı, ardından okul binasını kontrollü şekilde tahliye etti. Kırıkkale’de Deprem Haftası kapsamında tüm okullarda eş zamanlı olarak "deprem anı ve tahliye tatbikatı" gerçekleştirildi. Atatürk Anadolu Lisesi’nde yapılan tatbikatta siren uyarısının ardından öğrenciler sınıflarında çök-kapan-tutun hareketini uyguladı. Tatbikatın ikinci aşamasında ise öğrenciler ve okul personeli uzman görevlilerin yönlendirmesiyle binayı kontrollü şekilde tahliye etti. Okul bahçesinde toplanan öğrenciler, deprem anında yapılması gerekenler konusunda bilgilendirildi. Tatbikatı Vali Yardımcısı Recep Yüksel, İl Milli Eğitim Müdürü Rahmi Güney ve AFAD İl Müdürü Atila Altunbulak da yerinde takip etti. Psikolojik danışman ve rehber öğretmeni, aynı zamanda MEB Arama ve Kurtarma Birimi (AKUB) üyesi Kübra Demirbaş, tatbikatın önemine değinerek 537 öğrenci ve personelin katılımıyla toplam 582 kişiyle deprem tatbikatı gerçekleştirildiğini belirtti. Demirbaş, bu tür uygulamaların öğrencilerin ve personelin deprem anında nasıl hareket etmesi gerektiğini öğrenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Tatbikata katılan 11. sınıf öğrencisi Enes Bozkurt, deprem anında herkesin kendini koruması gerektiğini belirterek hızlı ve düzenli şekilde binanın tahliye edilmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. 11. sınıf öğrencisi Sümeyye Çakır ise tatbikat sayesinde çıkış kapıları ve tahliye süresi hakkında bilgi sahibi olduklarını belirterek uygulamanın faydalı olduğunu dile getirdi. 10. sınıf öğrencisi Zehra Yaka da deprem ve diğer doğal afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade ederek yapılan tatbikatın önemli olduğunu söyledi. Tatbikatta, MEB Arama ve Kurtarma Birimi (AKUB) üyeleri, AFAD İl Müdürlüğü personeli ile Kırıkkale Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri de görev aldı.
Ankara Türk Kızılay Başkanı Yılmaz: "Göç olasılığına karşı, geçici beslenme ihtiyacına karşı bütün hazırlıklarımız tamam" Türk Kızılay Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşa ilişkin, "Herhangi bir şekilde bir göç olasılığına karşı, geçici beslenme ihtiyacına karşı bütün hazırlıklarımız tamam" dedi. Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Ramazan programı kapsamında tarihi Ulucanlar Dr. Cevat Naki Akkerman Aşevi’nde yemek yapımına ve dağıtımına katıldı. Burada açıklama yapan Yılmaz, aşevlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı görev edindiğini belirterek, 2 sene içinde 81 ilde aşevleri olacağını söyledi. Yılmaz, aşevleri dışında iftar programlarına Türkiye’nin dört bir yanında devam ettiklerini aktardı. "Göç olasılığına karşı, geçici beslenme ihtiyacına karşı bütün hazırlıklarımız tamam" Yılmaz, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaştan sonra bölgeye yardım gönderilip gönderilmeyeceği konusunda, "Biz şu anda Dışişleri Bakanlığımızla irtibat halindeyiz. Şu anda İran ile Türkiye arasındaki sınır kapılarının tamamı, İran tarafından kapatılmış durumda. Sadece İran vatandaşı olanlar Türkiye’den İran’a, Türk vatandaşı olanlar İran’dan Türkiye’ye geçebiliyor. Ama bütün hazırlıklarımızı yaptık. Herhangi bir şekilde bir göç olasılığına karşı, geçici beslenme ihtiyacına karşı bütün hazırlıklarımız tamam. Dışişleri Bakanlığımızın talimatını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Gazze’ye yardımlarını Ramazan ayında artırdıklarını anlatan Yılmaz, "Normalde orada iki tane aşevimiz var ve günlük 30 bin sıcak yemeği dağıtıyoruz orada da. Ramazan ayında bunu iki katına çıkarttık. Her gün 60 bin kişiye, yanına sahurluk da ekleyerek dağıtımlarımızı devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu.