GÜNDEM - 21 Nisan 2026 Salı 15:18

Necmeddin Bilal Erdoğan: "Kültür önderleri, entelektüel kişilikler yetiştirmeye çalışıyoruz"

A
A
A
Necmeddin Bilal Erdoğan: "Kültür önderleri, entelektüel kişilikler yetiştirmeye çalışıyoruz"

Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Kültür önderleri, entelektüel kişilikler yetiştirmeye çalışıyoruz. Buradan değil beş senede, on senede bir tane Cinuçen Tanrıkorur çıksa, Alaattin Yavaşça çıksa, daha başka ne isteriz" dedi.


İstanbul’da Türk müziği eğitimi alanında önemli bir iş birliği hayata geçirildi. İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi (OMAR) ile Palet Türk Müziği İlkokulu arasında kapsamlı bir eğitim iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Zülfikar, OMAR adına İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı ve Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş tarafından imza altına alındı. İmzalanan protokol ile Türk musikisine yönelik akademik bilgi birikiminin ilköğretim düzeyine aktarılması, öğrencilerin nitelikli müzik eğitimi imkanlarına erişiminin artırılması ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. İş birliği kapsamında tarafların; Türk musikisi alanında seminerler, konserler, konferanslar, atölye çalışmaları ve eğitim programları düzenleyeceği bildirildi. Ayrıca akademik bilgi, kaynak ve deneyimlerin öğrenciler ve eğitimcilerle paylaşılması, ortak projeler geliştirilmesi ve üniversite akademisyenlerinin eğitim süreçlerine katkı sunması planlanıyor.



"Sadece Türk müziğini öğretmek değil, kendi kültürümüzü, kendi kimliğimizi çok küçük yaştan itibaren çocuklarımıza nasıl aşılayabiliriz onu çalıştık"


Protokol töreninde konuşan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "2011 yılında ilk bir anaokulu açtığımızda Çengelköy’de, bu anaokulundaki müzik eğitimini acaba nasıl yapmalıyız ki kendi müzik kültürümüzü bu çocuklara üç yaşından itibaren verebilelim dedik. Ondan sonra ilkokulumuzu açtık ve o dönemde Yüce Gümüş’le tanıştık, beraber çalışmaya başladık. Bu fikri beraber geliştirmeye çalıştık. Rahmetli Cinuçen Tanrıkorur’dan aldığımız ilhamla sadece Türk müziğini öğretmek değil, kendi kültürümüzü, kendi kimliğimizi çok küçük yaştan itibaren çocuklarımıza nasıl aşılayabiliriz onu çalıştık. Onun sonucunda böyle bir okul fikriyle bu müzik ilkokulunu bir kültür merkezini kurmuş olduk. Burada gündüz okul devam ederken başka okuldan çocuklar müzemizi gezmeye geliyorlar. Akşamları bu salonda konserlerimiz oluyor. Hafta sonu burada kurslarımız, enstrüman kurslarımız devam ediyor. Kütüphanemiz, stüdyomuz dışarıdan gelenlerin kendi albüm kayıtları için dahi kullanılıyor. Dolayısıyla burası gerçekten hafta boyu, yıl boyu yaşayan ve Türk kültürüne, kimliğine hizmet eden, yeni nesillere aktarılmasına vesile olmaya çalışan bir merkez hâline geldi" dedi.



"Kültür önderleri, entelektüel kişilikler yetiştirmeye çalışıyoruz"


Yeni alınacak öğrencilerle ilgili yetenek taramaları yaptıklarını belirten Erdoğan, "Üsküdar’da kapısını bize açan bütün anaokullarına ekiplerimiz gidiyor. Oradaki öğrencilerimize bir ön tarama yapıyorlar. O ön taramada tespit edebildikleri çocuklarımız ikinci, üçüncü turlar için buraya geliyorlar. Ve yeteneğini tespit ettiğimiz en yetenekli, işte, yıl oldu 2 binin üzerinde çocuk, yıl oldu bin 500, yıl oldu bin 300, böyle hep bin’in üzerinde çocuğun yeteneklerini 24’e indirmeye çalışıyoruz. Yeteneğine göre kabul ediyoruz, ondan sonra ailenin maddi durumuna göre de burslandırıyoruz. Dolayısıyla tam burslu olan çocuklar var, kısmi burslu olan çocuklar var. Ortalama yüzde 55 düzeylerinde bir burslandırmayla çocukları kabul ediyoruz. Buradan sonra ilkokulu bitirdikten sonra ne oluyor sorusuna cevap olarak, Medeniyet Üniversitesi’yle, Millî Eğitim Bakanlığımızın ortak çalışmayla Üsküdar’da Amir Ateş Müzik Ortaokulu ve Lisesini açtık. Oraya öğrencilerimiz buradan devam edip, Medeniyet Üniversitesi Müzik Bölümüyle, müzik eğitimlerini sürdürebiliyorlar. Bu sene oraya herhalde üç çocuğumuz gitti. Dolayısıyla bazıları işte Türk müziği ile konservatuarına karşıya gidebiliyorlarsa başvurabiliyorlar. Bazıları buradan devam edebiliyorlar. Hepsi konservatuara devam etsin, hepsi müzik erbabı olsundan ziyade kendi müziğimize, kendi kültürümüze, belli bir seviyede virtüöz olur, üstat olur, acemisi olur ama hayatında yaşatarak, kendi mesleğini icra eden, kültür önderleri, entelektüel kişilikler yetiştirmeye çalışıyoruz. Buradan değil beş senede, 10 senede bir tane Cinuçen Tanrıkorur çıksa, Alaattin Yavaşça çıksa, daha başka ne isteriz zaten? Bu okul şunu sağlamaya önayak oldu. Normalde Türkiye’de 6 yaşında bir çocuğun müzik yeteneği keşfedilmiş olsa ailesi, öğretmeni vesaire muhtemelen Batı müziğine doğacaktır. Muhtemelen o yolda birileri onun elinden tutacaktır. Burası, 6 yaşında yeteneği keşfedilen çocukların Türk müziğine doğmasına, vesile olmaya çalışıyor. İnşallah bugün buradaki tanışma, buradaki işbirliği, bu yolda daha sağlam, daha güçlü adımlar atmamıza vesile olur" diye konuştu.



Necmeddin Bilal Erdoğan: "Kültür önderleri, entelektüel kişilikler yetiştirmeye çalışıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Doğa için Kütahya’dan büyük adım Kütahya’da çevre politikalarına yön verecek önemli bir çalıştay gerçekleştirildi. Emine Erdoğan’ın onursal başkanlığında yürütülen programda, sürdürülebilirlik ve sıfır atık hedefleri doğrultusunda yeni adımlar ele alındı. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde, "Yerelden Ulusala İsraf ve Atık" temasıyla gerçekleştirilen çalıştayda, 14 tematik masa etrafında yürütülen değerlendirmelerde gıda, su, enerji, sanayi ve döngüsel ekonomi gibi başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı. Katılımcılar tarafından mevcut durum analiz edilerek sorun alanları belirlendi ve çözüm önerileri geliştirildi. Çalıştayda, tüketim alışkanlıkları, atık oluşumu ve doğal kaynak kullanımı gibi konular çok yönlü olarak değerlendirildi. Vali Yardımcısı Süleyman Ovalı: "Bu sorun tüm dünyanın" Programda konuşan Kütahya Vali Yardımcısı Süleyman Ovalı, çevre sorunlarının küresel boyutuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Atık, israf ve çevre kirliliği. Bu Kütahya’nın Türkiye’nin ya da belli birtakım ülkelerin sorunu değil, tüm dünyanın bir sorunu. Maalesef dünya artık bu kadar popülasyonu, bu kadar insan kalabalığını beslemenin ötesinde bu beslenmenin hayatta kalmanın sonucu olarak da atık ve israf konusunda adeta alarm veriyor. Biz de yaşadığımız şehri dünyaya duyarlı olabilmek açısından gerçekten atıklarımızı sıfır noktasına taşımamız gerekiyor. Biz bizden önceki neslin hazırladığı dünyada hayatımızı devam ettiriyoruz. Eğer biz bugün sorumlu bir şekilde davranırsak bizden sonraki neslin güzel şartlar altında yaşamasına vesile olacağız. Az önce dediğim gibi herkesin gördüğü ama aksiyon alamadığı bir konuda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, hanımefendi Emine Erdoğan bir inisiyatif aldı ve sadece Türkiye’de değil, dünyada sıfır atık mücadelesi verilmesi için dünya sıfır atık günü ilan etti ve bir önemli bir sorumluk aldı. Bu da bizim ülkemiz açısından da gurur verici bir vesile." Müdür İbrahim Çatladan: "Bilimsel katkı şart" Kütahya Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İbrahim Çatladan ise çalıştayın uzun vadeli bir yol haritası oluşturmayı amaçladığını belirterek, "Emine Erdoğan Hanımefendi’nin onursal Başkanlığı’nda kurulan Sıfır Atık Vakfı Himayelerinde ve Valimiz Himayelerinde yerelden ulusala israf ve atık temasıyla hayata geçirilen COP 31 sürecinde Türkiye Sıfır Atık Çevre ve İklim Değişikliği çalıştayları kapsamında ilimizle düzenlenen çalıştayımıza hoş geldiniz. Yerelden Ulusala yaklaşımıyla her yerde gerçekleştirilecek Türkiye Sıfır Atık Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları Şehir Çalıştayı ve sonuç konferansı süreçleriyle kamu konuları yerel yönetimde üniversiteler, özel sektör ve sınıf tipi toplu kuruluşlarının katılımını yenilerek çevresel sorunların çözümünde ortak akıl oluşturmayı veri temelde tespitler yapmayı ve uygulamaya dönüp çözüm modelleri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu süreç aynı zamanda Türkiye’nin iklim değişimine mücadele politikalarıyla uyumlu şekilde çevre yönetimi, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi yaklaşımlıları yerel ölçekleri güçlendirilmesine katkı sunmayı hedeflemektedir. Bugün gerçekleştireceğimiz çalıştayda oluşturulan on dört tematik masada iki yüz doksan otuz katılımcı ile her bir başlık özetinde mevcut durum değerlendirmesi yapılarak sorun alanları belirleyecek ve çözüm önlemleri geliştirecektir" diye konuştu. Çalıştaydan elde edilecek verilerin kapsamlı bir rapora dönüştürülerek hem Kütahya’nın çevre politikalarına yön vermesi hem de ulusal düzeyde uygulanabilir model oluşturması hedefleniyor. Kütahya Valiliği koordinasyonunda düzenlenen programa, kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları katıldı.
Samsun Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi’nde sonuç bildirgesi OMÜ’de imzalandı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde 20-21 Nisan 2026 tarihlerinde Samsun’da gerçekleştirilen Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi’nin sonuç bildirgesi, OMÜ Senato Salonu’nda düzenlenen törenle imzalandı. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde düzenlen Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi sona erdi. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım’ın da katıldığı zirvede Türk dünyasında sürdürülebilir kentleşme politikalarının geliştirilmesi ve akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi amaçlandı. 2 gün süren zirvenin sona ermesiyle sonuç bildirgesi yayınlandı. TÜŞA’nın kurulması önerildi OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, 5 üniversitenin rektörü ve fakülte dekanlarının katıldığı toplantıda bildirge okundu. Toplanan zirve kapsamında kabul edilen bildirgede, Türk Dünyası Şehircilik Akademisi (TÜŞA) kurulması önerilerek, bu yapının şehirlerin güçlü ve zayıf yönlerini analiz eden, planlama önerileri geliştiren ve bilgi paylaşımını sağlayan bir merkez olması gerektiği vurgulandı. TÜŞA bünyesinde, Türk dünyası üniversiteleri arasında ortak araştırma, proje geliştirme ve bilgi paylaşımını sistematik hâle getirecek dijital bilgi bankaları ve açık veri platformlarının kurulması önerildi. Akademik iş birlikleri ve değişim programları genişletilecek Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk Üniversiteler Birliği bünyesindeki iş birliklerinin şehircilik, sürdürülebilirlik ve sosyal dirençlilik alanlarını kapsayacak şekilde artırılması gerektiği ifade edilen bildirgede, Türk dünyasına yönelik ortak araştırma ve değişim programlarının akraba toplulukları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiği belirtildi. Üniversiteler öncülüğünde teknoparklar ve Ar-Ge iş birliklerinin yaygınlaştırılması, akademinin ürettiği yenilikçi yaklaşımların iyi uygulama örnekleri olarak öne çıkarılması önerilirken, Orhun Değişim Programı’nın şehircilik ve kentsel politika alanlarını önceleyen bir çerçevede genişletilmesi ve kurumsal niteliğinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Üniversiteler arası ağlar ve öğrenci iş birlikleri güçlenecek Bildirgede, Türk dünyası üniversiteleri arasında kardeş üniversite, fakülte ve bölüm ağlarının kurulması; bilgi, deneyim ve destek paylaşımının artırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca öğrenci toplulukları için ortak iletişim platformu oluşturulması ve farklı ülkelerden öğrencilerin birlikte çalışabileceği "Sanal Tasarım Stüdyoları"nın yaygınlaştırılması önerildi. Kentleşme anlayışı çok boyutlu ele alınacak Kentsel planlama süreçlerinin yalnızca fiziksel dönüşüm odaklı değil; sosyal bütünleşme, yaşam kalitesi ve çevresel sürdürülebilirlik ekseninde akademik perspektifle yeniden ele alınması gerektiği ifade edilen bildirgede, kampüslerde kurulacak deneyim mekânlarının şehirlerin erişilebilirlik ve kamusal alan kalitesini artıracak şekilde tasarlanmasının önemine dikkat çekildi. Dijital teknolojiler ve veri temelli yaklaşımlar ön planda Üniversitelerin; afet riski yüksek ve enerji verimliliği düşük yapı stokunu belirlemek amacıyla Coğrafi Bilgi Sistemleri, uzaktan algılama ve dijital ikiz teknolojilerini kullanarak mekânsal envanterler oluşturması gerektiği belirtilen bildirgede, bu verilerin analiz edilerek öncelikli müdahale alanlarının belirlenmesi ve akıllı şehir uygulamalarının ölçülebilir göstergelerle izlenmesine akademik destek sağlanması gerektiği vurgulandı. Ayrıca üniversitelerin şehirlerin iklim risk haritalarının hazırlanması ve güncellenmesine aktif katkı sunması gerektiği ifade edildi. Su, iklim ve akıllı şehirler için ortak platformlar önerildi İklim değişikliği ve su güvenliği alanında ortak izleme ve politika geliştirme amacıyla "Türk Dünyası Su Platformu"nun kurulması önerilen bildirgede, karbon ve su ayak izi takibinde ortak metodolojilerin geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Türk şehirlerinin performansını değerlendirmek amacıyla "Türk Dünyası Akıllı Şehirler Endeksi" oluşturulması önerilirken, Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında ihtisaslaşmış üniversiteler ve akademisyenlerin belirlenerek bilimsel platformlar oluşturulması gerektiği ifade edildi. Dirençli şehirler için ortak akademik ağ kurulacak Bildirgede ayrıca üniversitelerin kriz yönetimi ve sosyal dirençlilik alanında veri temelli analizler ve politika önerileri geliştiren akademik merkezler arasında ortak bir ağ kurması önerildi. Türk-İslam şehircilik mirasının görünür kılınmasına yönelik dijital uygulamalar, sanal platformlar ve kültür odaklı akademik çalışmaların desteklenmesi gerektiği de vurgulandı. Türk dünyası yükseköğretim kurumları temsilcileri, "dirençli şehir, güçlü toplum, ortak gelecek" vizyonuyla hazırlanan bu bildirgeye imza atmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti. Program, katılımcıların fikir alışverişinde bulunarak değerlendirme ve geri bildirimlerini sunmalarının ardından tamamlandı. Sonuç bildirgesine; Kazakistan Atyrau Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salamat Nurmuhanulu Idrissov, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Kuzey Makedonya Uluslararası Vizyon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Vecdi Can, Özbekistan Yönetim ve Gelecek Teknolojileri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammadismoil Mahmudov ile OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın imza attı.
İstanbul Kağıthane’de gençler için kültürel ve sportif faaliyet programları sürdürülüyor Kağıthane Belediyesi, çocukların ve gençlerin dijital ekranlardan uzaklaşarak sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle daha aktif bir yaşam sürmeleri amacıyla ilçe genelinde kapsamlı etkinlik programlarını sürdürüyor. Kültür merkezlerinden spor tesislerine, yaşam beceri atölyelerinden kütüphanelere kadar birçok noktada ücretsiz olarak sunulan hizmetlerle çocukların gelişimine katkı sağlanıyor. Kağıthane genelindeki yaklaşık 10 farklı kültür merkezinde çocuklara yönelik tiyatro ve sinema gösterimleri düzenleniyor. Nisan ve mayıs ayları boyunca gerçekleştirilecek 380’den fazla seansta toplam 96 bin koltuk kapasitesiyle binlerce çocuğun sanatla buluşması hedefleniyor. Kağıthane’nin farklı mahallelerinde hizmet veren spor merkezleri ve spor sahaları, çocuklar ile gençlerin fiziksel gelişimine katkı sunuyor. Kağıthane Belediyesi tarafından düzenlenen yaz ve kış spor okullarında 4-16 yaş aralığındaki çocuklar; basketbol, masa tenisi, tenis, satranç, futbol, hentbol, okçuluk, boks, tekvando, karate, voleybol, futsal, jimnastik, atletizm, güreş, yüzme, buz pateni, wushu, badminton ve dart branşlarında eğitim alma imkanı buluyor. Kağıthane Belediyesi’nin çocuklara ve gençlere yönelik hayata geçirdiği Yaşam Beceri Atölyeleri de yoğun ilgi görüyor. 7-18 yaş arası öğrencilere yönelik ücretsiz eğitim programlarında Akıl Oyunları ve Düşünme Stratejileri, Görsel Sanatlar, Eğitici Drama, Robot Tasarım ve Programlama, Mutfak Atölyesi, Kur’an-ı Kerim, Gitar, Bağlama ve Piyano gibi birçok branşta eğitim veriliyor. Öte yandan millet kıraathaneleri gençlere sessiz ve verimli çalışma ortamı sunarken, çocuk kütüphanesi minik kitapseverleri ağırlıyor. İlçedeki parklar, yeşil alanlar ve sosyal yaşam alanları da ailelerin çocuklarıyla birlikte kaliteli zaman geçirmelerine imkân sağlıyor. "Çocuklarımızı dijital oyunlardan uzaklaştıracak çok yönlü çalışmalar yürütüyoruz" Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, çocukların sağlıklı gelişimi için sosyal hayatla iç içe olmalarının büyük önem taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bugün çocuklarımızın karşı karşıya olduğu en önemli konulardan biri ekran bağımlılığıdır. Bizler de Kâğıthane Belediyesi olarak çocuklarımızı telefon, tablet ve dijital oyunlardan uzaklaştıracak, onların yeteneklerini keşfetmelerine imkân sağlayacak çok yönlü çalışmalar yürütüyoruz. Kültür merkezlerimizde tiyatro ve sinema gösterimleriyle çocuklarımız sanatla buluşuyor. Spor tesislerimizde enerjilerini doğru alanlarda değerlendirebiliyorlar. Atölyelerimizde ise hem öğreniyor hem de kendilerini geliştiriyorlar. Çocuklarımızın sadece akademik başarıları değil; sosyal yönleri, özgüvenleri, iletişim becerileri ve arkadaşlık ilişkileri de en az bunun kadar kıymetlidir. Bu nedenle ilçemizin 19 mahallesinde ücretsiz imkânlar sunuyoruz. Tüm ailelerimizi çocuklarımızı bu güzel ortamlara yönlendirmeye davet ediyoruz. Geleceğimiz olan evlatlarımız için çalışmaya devam edeceğiz." Kâğıthane Belediyesi’nin çocuklara ve gençlere yönelik tüm etkinlik programları "Kalbimiz Kağıthane" uygulaması üzerinden takip edilebiliyor.