SPOR - 21 Mayıs 2026 Perşembe 02:24

Matty Cash: "Taraftarlarımız bunu sonuna kadar hak ediyor"

A
A
A
Matty Cash: "Taraftarlarımız bunu sonuna kadar hak ediyor"

Aston Villa’nın başarılı savunmacısı Matty Cash, UEFA Avrupa Ligi zaferinden dolayı çok mutlu olduğunu ve bu başarıyı taraftarın sonuna kadar hak ettiğini söyledi.


Beşiktaş Park’ta oynanan UEFA Avrupa Ligi finalinde İngiliz ekibi Aston Villa, Alman temsilcisi Freiburg’u 3-0 mağlup ederek kupanın sahibi oldu. Müsabakanın ardından şampiyon takımın başarılı savunmacısı Matty Cash, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.



"Maç boyunca kendimizi oldukça rahat hissettik"


Muhteşem bir gece yaşadıklarını dile getirerek sözlerine başlayan Cash, "Daha önce de söylemiştim; Aston Villa bunu hak ediyor, taraftarlarımız bunu sonuna kadar hak ediyor. Bugün buraya bu kadar kalabalık gelmeleri inanılmazdı. Yarın bir kutlama törenimiz var, bu yüzden evde olanlar da hiçbir şeyi kaçırmayacak; bu coşkunun tadını hep birlikte çıkaracağız. Oyun planımız çok iyiydi ve sahada bunu harika uyguladık. Maç boyunca kendimizi oldukça rahat hissettik. Sonrasında ise büyük oyuncularımız sahneye çıktı, gollerini attılar ve üzerlerine düşen görevi yaptılar" ifadelerini kullandı.



"Oyun planını gerçekten çok iyi uyguladık"


Geçmiş anlarda elde ettikleri tecrübelerin kendilerine bu başarıyı getirdiğini dile getiren İngiliz futbolcu, "Yarı finallerde kaybettik, çeyrek finallerde kaybettik ama sahip olduğumuz bu kemik kadroyla tüm o süreçleri ve deneyimleri birlikte yaşadık. Bu gece ise sahada oldukça rahattık. Deneyimli ve iyi görünüyorduk; üzerimizde çok fazla baskı hissetmedik. Bence bu, daha önce yaşadığımız o anların bir sonucu, hepsini bu gece sahaya yansıttık. Oyun planını gerçekten çok iyi uyguladık. Evet, sadece çok mutluyum" şeklinde konuştu.



"Umarım Şampiyonlar Ligi’nde iyi bir performans sergileyebiliriz"


"Üzerimizde ’bir kupa kazanmak, bir şampiyonluk elde etmek istiyoruz’ gibi bir yük vardı" diyen Matty Cash, şöyle devam etti:


"Evet, bu gece bunu başardık. Bu bizim için kesinlikle çok büyük bir adım ve temel taşı. Son birkaç yıla bakarsak, Avrupa kupalarına katıldık. Ondan birkaç yıl önce ise kulüp küme düşmekten kurtulmuştu; sonrasında tuğlaları üst üste koyarak ilerledik. Tüm bu çaba bizi şu an bulunduğumuz noktaya getirmek içindi. Gelecek yıl Şampiyonlar Ligi’nde bir yıl daha geçireceğiz ve umarım orada da iyi bir performans sergileyebiliriz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Samanlıkta öldürdüğü kişiyi çuvala koyup dereye atan sanık için haksız tahrik indirimi istendi Kastamonu’da samanlıkta balta ile öldürüldükten sonra çuvala konulup dereye atılan şahsın öldürülmesi olayıyla ilgili yargılanan sanıklar hakkında Cumhuriyet savcısı, mütalaasında haksız tahrik indirimi talep etti. Olay, 17 Temmuz 2023 tarihinde Kastamonu’nun merkez ilçesine bağlı Ahlat köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu’nun cenazesi, Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından dere yatağındaki çuval içerisinde bulundu. Çuvalın izlerini takip eden ekipler, izlerin köyün yaklaşık 300 metre yakınındaki Behice Ç.’ye ait evin samanlığına kadar devam ettiğini tespit etti. Jandarma ekipleri, samanlıkta yaptıkları incelemede, 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu’nun balta ile öldürüldükten sonra cesedinin çuvala koyulduğu ve sürüklenerek dereye atıldığını belirledi. Olayın ardından gözaltına alınan samanlığın sahipleri Behice Ç. ile eşi Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç., adli makamlarca tutuklandı. Olayın ardından şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçundan, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle açılan davanın 11’inci duruşması görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Behice Ç. ile yargılama sürecinde tahliye edilen Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç. ile maktul Satı Doğruoğlu’nun oğlu O. Doğruoğlu ile kızı N.K. ile avukatlar katıldı. Mütalaa da sanıklar hakkında haksız tahrik indirimi talep edildi Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, "Alınan ifadeler, tanık beyanları, otopsi raporları, keşif tutanakları, bilirkişi raporları, HTS kayıtları dosya kapsamında değerlendirildiğinde; sanık Behice’nin her ne kadar maktulü kendisinin öldürdüğünü beyan etse de mahkemece düzenlenen keşifte maktulün sürüklendiği yerin taşlık olduğu ve düzgün olmadığı, ağaç ve tümsekle kaplı olduğu değerlendirilerek, tek başına erkek olan maktule yönelik kafasından balta ile öldürmesi sonrası, sürükleyerek taşımasının hayatın olağan akışına aykırıdır. Sanık Behice’nin anlatımından farklı olarak yapılan otopsi raporunda maktulün başında birden çok vuruş izine rastlanıldığının görüldüğü, Behice’nin ise soruşturma aşamasında maktulün başına bir kez vurduğunu beyan etti. Sanık Ümit ile babası Bayram’ın birlikte köyden ayrılarak kesim alanına gittiklerini beyan etmesine rağmen HTS kayıtlarının incelemesi sonucu düzenlenen analiz raporunda; sanıkların telefonlarının köy sınırları içerisinden sinyal verdikleri, bu doğrultuda Bayram ve oğlu Ümit’inde kesim alanında olmadıkları, öldürülen Satı Doğruoğlu ile birlikte köy sınırları içerisinde olduklarının tespit edilmiştir. Otopsi raporunda maktulün kafa bölgesinde balta ve ya nacak benzeri bir alet ile en az 3 defa vurulmuş olduğu kanaatine varıldı. Maktulün bulunduğu konumun samanlığa olan uzaklığının toplam 293 metre olarak ölçüldüğü, taşınma istikametinin engellerden oluştuğu, yaklaşık 80 kilogram ağırlığındaki maktulü, Behice’nin kaldırmak ve sürüklemek sureti ile taşıyamayacağı, samanlık bölgesindeki delil niteliği taşıyabilecek emarelerin şüphelilerce yer değiştirdiği kanaatine varılmıştır. Behice’nin olayda kullanmış olduğu baltayı yüksek olan tezgahın üzerinde saklamıştır. Olayda kullanılan uzun saplı balta üzerinde sanıklardan herhangi birinin parmak izinin tespit edilememesi, sanığın ölüm zamanının tam olarak bilinememesi, maktulün başında birçok kez vuruş izine rastlanılması, HTS kayıtlarına göre sanıkların cep telefonlarının aynı bölgelerden sinyal vermeleri ve tüm dosya kapsamı hep birlikte dikkate alındığında açıklanan sebeplerle mevcut delil ve tespitler karşısında maktulün tek bir kişi tarafından öldürülmediği, maktul Satı Doğruoğlu’na karşı balta ile birden çok seferde kafa bölgesine vurulması ve devamında maktulü cesedin bulunduğu bölgeye taşıyıp sürükleyerek ve bu suretle süreç içerisinde ölümüne sebebiyet verilmesi olayında tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı kasten öldürme suçunu iştirak halinde işledikleri, aşamalarda alınan savunmalar ile mevcut dosya kapsamı dikkate alındığında suça konu eylemin haksız tahrik altında gerçekleştirildiği değerlendirildiğinde sanıklar Behice, eşi Bayram ve oğlu Ümit’in haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan ayrı ayrı 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükümle birlikte adli kontrol şartı uygulanan Ümit ve Bayram’ın da tutuklanması mütalaa ve talep olunur" denildi. "Maktul samanlığıma gelerek bana tecavüz etmeye kalktı, namusumu korudum" Mütalaayı kabul etmediğini söyleyen sanık Behice Ç., "Katılanların verdikleri ifadelerin hiçbirini kabul etmiyorum, maktul benim samanlığıma gelerek bana tecavüz etmeye kalktı, ben namusumu korudum. Bir kere değil bin kere yemin ederim oğlum ve eşimin bu olayda hiçbir bilgisi ve alakası yoktur. Ben 60 yaşındayım, katılanların derdi babalarının ölümü değil para peşindedirler, başkaca bir diyeceğim yoktur, beraatımı istiyorum" dedi. Sanık Bayram Ç. ise, iddia makamının mütalaasını kabul etmediğini belirterek, beraatımı talep etti. Sanık Ümit Ç. de, "Üzerime atılı hiçbir somut delil olmaksızın yapılan suçlamaları kabul etmiyorum, aksine olay günü ve olay saatinde evde olmadığıma dair gerek tanık beyanları, gerek güvenlik kamerası görüntüleri ve HTS kayıtları ile sabittir. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum, yüce mahkemenizden beraatımı talep ediyorum" şeklinde konuştu. Katılan N.K. ise, "Ben de ilk aşamalardan beridir sanık Behice’nin değişik ifadelerini takip ediyoruz, bu eylemi tek başına yapmadığını düşünmekteyim, tek isteğim suçluların bulunması ve mahkemenizce gerekli cezanın verilmesidir" dedi. Katılan O. Doğruoğlu da, "Biz raporu bekliyorduk, zaten rapor da dosyaya geldi, ilk gün de söyledik, şimdi de söylüyoruz, bu kadın bu işi tek başına yapamaz, benim babam 180 boyunda iri yarı bir adamdı, mahkemeniz adaletine güveniyoruz, tüm sanıkların cezalandırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Katılan Vekili Av. Osman Yiğit Çınaroğlu ise, "Mütalaayı dinlerken gözlerim doldu. 11. Celsedeyiz. Bu aşamaya kadar tüm beyanlarımızda vicdani yükünü ben üzerimde hissetmiştim, çok mücadele ettik, mütalaa ile birlikte bu yüküm hafifledi, mütalaaya katılıyoruz. Cinayetin sanıklar tarafından birlikte işlendiğine dair deliller ve ayrıntılı değerlendirme mütalaa içerisinde olduğundan sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesini, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına diğer sanıkların da hüküm ile birlikte tutuklanmalarına karar verilmesini talep etmekteyiz" şeklinde konuştu. Sanık Av. Mehmet Çiftci de, "İddia makamının esas hakkındaki mütalaasını kabul etmiyoruz, mütalaaya karşı yazılı savunmalarımızı hazırlamak üzere süre talebimiz vardır. Tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve suç vasfının müvekkil lehine değişme ihtimali göz önüne alınarak Behice’nin tahliyesini talep ediyoruz" dedi. Sanık Av. Özlem Çiftci ise, "İddia makamının mütalaasını kabul etmiyoruz, süre talebimiz vardır. Biz, iddia makamına müvekkillerimizin bu olaya ne şekilde ve hangi hareketleri ile iştirak ettikleri hususunu sormak istiyoruz. Bu kısımlar açıklanamamak ile birlikte müvekkillerimin olay saatinde olay yerinde olmadıklarını birçok maddi delil ile ispat etmiş durumdayız. Buna tanık anlatımları, HTS kayıtları, kamera görüntüleri dahildir. Hukuk sistemimizde iddia makamının müvekkillerimin suçlu olduğunu ispat etmesi gerekirken biz, suçsuzluğumuza ilişkin tüm delilleri dosyaya sokmuş durumdayız. Atılı eylemler burada iki insanın hayatını karartacak niteliktedir, iddia makamı sadece katılan tarafın delillerini toplamak durumunda değildir. İki tarafında delillerini toplamak durumundadır, olay yerinde dahi olmayan müvekkillerimin bu suça nasıl iştirak ettiklerine dair bir anlatım olmadan kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını istiyor, ayrıntılı yazılı savunmamızı vereceğiz" diye konuştu. Mahkeme heyeti, avukatların süre talebinde bulunması üzerine duruşmayı ileri bir tarihe erteleyerek, sanık Behice Ç.’nin tutukluluğuna, Bayram Ç. ile oğlu Ümit Ç.’nin de adli kontrol şartlarının devamına karar verdi.
Muğla Muğla’nın Hokey yıldızları Avrupa sahnesine çıkıyor Bodrum Gündoğan ve Ege Yıldızları Spor Kulübü forması giyen 5 başarılı hokey sporcusu, Ümit Milli Hokey Takımı’na seçilerek Ay-yıldızlı formayı giymeye hak kazandı. Türkiye Hokey, Ümit Milli Hokey Takımı kadrosunu açıkladı. Muğlalı sporcular Aleyna Satılmış, Sıla Aleyna Çelebi, Nilay Nur Öztürk, Nur Nebi Baran ve Rüveyda Duruakan, gösterdikleri üstün performansla milli takım kadrosuna adlarını yazdırmayı başardı. Milli takıma seçilen Bodrum Gündoğan ve Ege Yıldızları Spor Kulübü sporcuları, Temmuz ayında Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenecek olan U21 Kadınlar Hokey Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edecek. Dev şampiyona öncesinde Ay-yıldızlı formayla sahaya çıkacak olan Muğlalı yıldızlar, Haziran ayında Alanya’da gerçekleştirilecek olan milli takım kampına katılacak. Alanya’daki yoğun sürecin ardından kendi illerinde çalışmalarına ara vermeden devam edecek olan sporcuların, şampiyona öncesi planlanan toplam iki kampın ardından Avrupa Şampiyonası hazırlıklarını noktalayacağı bildirildi. Konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Bodrum Gündoğan Spor Kulübü ve Ege Yıldızları Spor Kulübü Başantrenörü Serkan Şen, Muğla’da hokey sporunun geldiği noktaya dikkat çekti. Muğla Valiliği, Muğla Milletvekilleri, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle çocukları sporla buluşturmaya devam ettiklerini belirten Şen, şunları söyledi: "Hokey sahamızın yapımı hızla devam ediyor. Bugüne kadar 50’nin üzerinde, Muğlalı çocuğumuzu milli takımlara kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Bizim asıl amacımız yalnızca sportif başarılar elde etmek değil; Muğlalı çocukların hayatlarına dokunmak, onları geleceğe çok daha güçlü ve özgüvenli hazırlamaktır. Yeni sahamız tamamlandığında daha çok oyuncuyu milli takıma kazandırmak istiyoruz. Bu vizyoner yolda yanımızda olan ve bize destek veren tüm kurumlarımıza ve herkese yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
Gaziantep Ağabeyini öldüren sanık hakim karşısında Gaziantep’te tartıştığı ağabeyini silahla vurarak öldüren Ahmet S. hakim karşısına çıktı. Gaziantep’te tartıştığı ağabeyi Mehmet S.’yi silahla vurarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan kardeş Ahmet S., yargılandığı davada hakim karşısına çıktı. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık Ahmet S. ve sanık avukatı hazır bulundu. Mahkemede savunma yapan sanık, olayın tartışma sırasında yaşandığını öne sürdü. "Oğlumdan şikayetçi değilim" Duruşmada olay gününü anlatan baba Hüseyin S., "Çocuklarım zaman zaman kendi aralarında tartışırlardı. Vefat eden oğlum Mehmet, genelde küfür eden biriydi. Olay günü küçük oğlum Yusuf beni arayarak kavga ettiklerini söyledi. Bunun üzerine Mehmet’i aradım. Mehmet telefonda bana, ‘Ahmet beni öldürmezse’ diyerek küfürlü ifadeler kullandı. Mehmet’in küfür eden bir yapısı vardı. Daha sonra oğlumu tekrar aradım. Olay yerine gittiğimde olay gerçekleşmişti. Ambulansı Ahmet aradı. Olayda kullanılan pompalı tüfek Ahmet’e aitti. Mehmet, Ahmet’e ağır hakaretlerde bulunuyordu. Oğlumdan şikayetçi değilim" dedi. "Onunla birlikte hastaneye gitmek istedim" Duruşmada savunma yapan sanık Ahmet S., "Olay günü çalışıyordum. Kardeşim Yusuf, olaydan birkaç gün önce bana şaka yapmıştı. Ben de ona şaka yaptım. Şakanın büyümesi üzerine küçük kardeşim Yusuf bana kırıldı. Daha sonra ağabeyim Mehmet iş yerine gelerek Yusuf’a daha düzgün davranmam gerektiğini söyledi. Ben de aramızda şakalaştığımızı anlattım. Ancak Mehmet ağabeyim bana hakaret etmeye devam etti. Bana, eşime ve küçük kız çocuğuma küfür etti. Özellikle kızıma küfür edince buna dayanamadım ve aramızda kavga çıktı. Kavga sırasında çevredeki esnaf arkadaşlar gelip bizi ayırdı. Beni dışarı çıkardılar. Ben de dışarı çıkıp motosikletimin üzerine oturdum. O sırada Mehmet ağabeyim tekrar yanıma gelerek benimle kavga etmeye çalıştı. Bana, ‘Şerefin, namusun varsa gidip bana sıkarsın, namusunu temizlersin’ şeklinde ifadeler kullandı. Bunun üzerine eve gittim. Eşim üç aylık hamileydi. Mehmet ağabeyimin tekrar gelip tartışma çıkaracağından korktuğum için silahı alıp arabaya koydum. Amacım silahı satmaktı. Daha sonra babam beni arayarak dükkana gelip sakin şekilde konuşmamızı istedi. Mehmet ağabeyimle evlerimiz altlı üstlü olduğu için ondan korkuyordum. Dükkana gittiğimde Mehmet ağabeyim yine bana hakaret etti ve ‘Namusunu temizliyormuşsun’ tarzında ağır ithamlarda bulundu. Bunun üzerine arabada bulunan silahı alıp getirdim ve rastgele ateş ettim. O an gözümü kapatmıştım. Gözümü açtığımda ağabeyimin yerde yattığını gördüm. Hemen yanına giderek kanı durdurmak için kolunu bağladım. Daha sonra ambulansa taşıdım ve sağlık ekiplerine yardımcı oldum. Ambulansta ben de onunla birlikte hastaneye gitmek istedim ancak izin vermediler. Sonrasında polise konum attım. Olay bu şekilde gerçekleşti. Çok pişmanım. Ağabeyimi öldürmek değildi amacım. Öldürmek gibi bir kastım da yoktu. Pişmanım" ifadelerini kullandı. Olay yerinde keşif yapılacak Savunmayı dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesine, tanıkların dinlenmesine, olay yerinde keşif yapılmasına, HTS kayıtlarının incelenmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi Olay, 19 Kasım 2025’te Şahinbeyilçesi 75. Yıl Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Ahmet S. (24) ile ağabeyi Mehmet S. (29) arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Kavga sırasında Ahmet S.’nin ateşlediği silahtan çıkan kurşunlar ağabeyine isabet etti. Olay sonrası katil zanlısı kardeş kaçarken ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Mehmet S., olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Gaziantep Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Mehmet S. yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak olaydan bir gün sonra hayatını kaybetti. Cenaze, adli tıp kurumunda tamamlanan işlemlerin adına defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Öte yandan olay sonrası kaçan katil zanlısı kardeş Ahmet S., Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yakalandı. Katil zanlısı kardeş, emniyette tamamlanan işlemlerin ve sağlık kontrollerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.