EKONOMİ - 06 Mart 2026 Cuma 11:19

L’Oréal Türkiye 50+ Tekno Kadın Guru Programı ikinci yılına güçlenerek başlıyor

A
A
A
L’Oréal Türkiye 50+ Tekno Kadın Guru Programı ikinci yılına güçlenerek başlıyor

Kadınların gerçek potansiyellerine ulaşmalarını, dijital ve teknoloji dünyasının aktif bir parçası olmalarını hedefleyen L’Oréal Türkiye 50+ Tekno Kadın Guru Programı ikinci yılında kapsamını genişleterek zenginleşen eğitim içeriklerinin yanı sıra şirketin 40’ıncı yılına özel olarak, 18-35 yaş arasındaki şirket çalışanlarının da yer aldığı tersine mentörlük yaklaşımıyla kuşaklar arası bilgi ve deneyim paylaşımını odağına alıyor.



Kadınlar Günü’nde ikinci yılını kutlayan L’Oréal Türkiye 50+ Tekno Kadın Guru Programı bu yıl da kadınların güçlenmesini destekliyor. Kapsayıcı bakış açısıyla kuşaklar arası etkileşimin ve bilgi transferinin gücünden yararlanan program, yeni döneminde, eğitim içerik sayısını 2 katına çıkararak 50 yaş ve üzeri kadınların dijital, sosyal ve mesleki becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. Eğitimlere aktif katılım gösteren 40 katılımcı, L’Oréal Türkiye’nin 40’ıncı yılına özel olarak şirket bünyesinde görev yapan 18-35 yaş aralığındaki genç çalışanlar ve üniversite öğrencilerinden oluşan 40 kadınla eşleştirilecek. Altı ay sürecek tersine mentörlük programı sayesinde katılımcılar arasında karşılıklı öğrenmeye dayalı, kuşaklar arası güçlü bir bağ kurulacak. Şirketin farklı departmanlarında görev yapan onlarca çalışanın gönüllü eğitmen ve mentör olarak katkı sunduğu bu süreçte, dijital alandaki kuşaklar arası farkın azaltılması ve teknolojiye erişimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.


Programın ilk yılında dijital okuryazarlık ve temel teknoloji becerilerine odaklanan içerik bu yıl katılımcı geri bildirimleri doğrultusunda zenginleştirilerek sayısı da 12’den 25’e çıkarılıyor. Yapay zekadan e-ticarete, dijital dolandırıcılığa karşı farkındalıktan Canva kullanımına, finansal okuryazarlıktan LinkedIn yönetimine kadar uzanan farklı modülden oluşan program bu yıl yapay zeka destekli içerik üretimi, no-code / low code araçlarla dijital üretim ve dijital marka oluşturma, sosyal medya içerik yönetimi ve araçları gibi ileri seviye teknik eğitimlerin yanı sıra öz şefkat, beden algısı ve öz saygı odaklı sosyal beceri eğitimleriyle de kadınları bütüncül bir yaklaşımla destekliyor. Programın ikinci döneminin en dikkat çekici kazanımlarından biri, farklı departmanlardan 8 L’Oréal Türkiye çalışanının eğitimci kimliğiyle sürece katkı sunması. Şirketin konusunda uzman çalışanları yapay zeka ve dijital pazarlama başta olmak üzere verecekleri eğitimlerle katılımcılara uygulamaya dönük bilgi ve deneyim aktaracak.


Şirketin, odağın genellikle daha genç nesillerde olduğu bir dünyada, 50 yaş ve üzeri kadınları kapsayıcı bir şekilde destekleyerek onlara sadece bir fırsat değil, liderlik etme alanı da sunmasından bahseden L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova "Biz güzelliği; bireylerin özgüvenini artıran ve onları hayallerindeki potansiyele ulaştıran bir güç olarak görüyoruz. 40 yıldır bu topraklarda güven inşa ederken; çeşitliliği, hakkaniyeti ve kapsayıcılığı aktif bir şekilde teşvik etmeyi temel bir sorumluluk olarak benimsiyoruz. Şirketimizin bu vizyonu, Türkiye’deki liderlik yapımızdan hayata geçirdiğimiz tüm uygulamalara kadar her noktada kararlılıkla hayat bulurken; en somut yansımalarından biri de 2024 yılı itibarıyla kurum içindeki liderlik pozisyonlarımızın yüzde 50’sinde kadınların yer almasıdır. Şirket olarak, yaşın veya cinsiyetin hiçbir alanda başarıya engel teşkil etmeyeceğine olan inancımızla, bu program aracılığıyla 50 yaş ve üzeri kadınların özgüvenle üretmesini, öğrenmesini ve görünür olmasını güçlü bir biçimde desteklemeye devam ediyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın da bu projeye gerek eğitmen gerekse mentör olarak katkı sağlamasından gurur duyuyor; kuşaklar arası mentörlük modelimizle hem genç hem de deneyimli kadınların birbirinden beslendiği, sürdürülebilir bir güçlenme alanı oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı.


İş veya sosyal hayatlarında aktif olmak isteyen kadınlar dijital yeterliliklerini artırarak güçleniyor


Yapılan açıklamaya göre şirket, toplumda yer alan "50 yaş ve üzeri iş gücünün yeni teknolojilere uyum sağlayamadığı" algısını veriye dayalı gerçeklerle sorguluyor. 50 yaş ve üzeri çalışanların yüzde 62’si kariyer gelişim fırsatları ararken, günlük Üretken Yapay Zeka (GenAI) kullanım oranı 45-55 yaş grubunda (yüzde 16), 35-44 yaş grubuna (yüzde 11) kıyasla daha yüksek seviyede seyrediyor. OECD ve İŞKUR verileri ise Türkiye’de 55-64 yaş aralığındaki istihdam oranının yüzde 29’dan yüzde 35’e yükseldiğini, ancak kadınların bu artıştan yeterince yararlanamadığını ortaya koyuyor. Bu veriler ışığında şirket, 50 yaş ve üzeri kadınları dijital dönüşümün gerisinde kalan bir grup olarak değil; yeni üretim biçimlerini şekillendiren, dönüşümün aktif ve güçlü aktörleri olarak konumlandırıyor.


Tersine mentörlük ile kuşaklar arası köprü kuruluyor


Teknoloji ve dijital alanlarında nesiller arası uçurumu kapatıp bilgide erişimde fırsat eşitliği oluşturmak için genç ve ileri yaş kadınları bir araya getiren şirket, toplumsal fayda odağıyla farkındalığı artırıyor. Programın ikinci yılında hayata geçirilen tersine mentörlük modeli kapsamında, 18-35 yaş aralığındaki genç L’Oréal Türkiye kadın çalışanları ve üniversite öğrencileri arasından mentör çağrısı ile alınan başvurularda mentör adayları ilgi alanları, yetkinlikler ve beklentiler doğrultusunda değerlendiriliyor ve 50 yaş ve üzeri kadın katılımcılarla ihtiyaçları doğrultusunda eşleşmeler gerçekleştiriliyor. Toplam 6 aylık mentörlük sürecinde, ayda bir kez gerçekleştirilecek çevrim içi görüşmelerle karşılıklı öğrenmeye dayalı bir deneyim paylaşımı sağlanacak.


Şirketin 40’ıncı yılına özel olarak hayata geçirilen bu model kapsamında, genç kadınların güncel dijital bilgi ve pratik deneyimleri, 50 yaş ve üzeri kadınların yaşam ve iş tecrübeleriyle buluşarak kuşaklar arası güçlü bir bağ kurulması amaçlanıyor.


Eğitimler 9 Mart’ta başlıyor


Programın ilk eğitim günü 9 Mart’ta gerçekleştirilecek. İlk döneminde 3 bin kadına ulaşan L’Oréal Türkiye, programın ikinci senesinde etki alanını daha da genişleterek 4 binin üzerinde kadına ulaşmayı hedefliyor. Üretken yapay zekânın günlük ve iş hayatında kullanımı ile yapay zeka destekli içerik ve görsel üretimi gibi yeni nesil başlıklarla kadınların dijital üretim becerilerinin güçlendirilerek kendi gelirlerini oluşturmada ve üreticiliklerini üst düzeye taşımalarında şirket çalışanları katkı sağlarken eğitimler Nisan ayına kadar devam edecek. Çevrimiçi gerçekleştirilen mezuniyet töreni ise 17 Nisan’da gerçekleşecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Çarşamba’da ‘app plaka’ paniği: Şoförler odası doldu taştı ‘App plaka’ kullananlara ağır yaptırımlar gelmesi üzerine, Samsun’un Çarşamba ilçesinde plakalarını değiştirmek isteyen sürücüler, şoförler odası önünde kuyruğa girdi. Trafik düzenlemelerine yönelik kapsamlı bir değişiklik geçen hafta Resmi Gazete’de yürürlüğe girdi. Drift atma, app plaka kullanımı ve hız limitlerine varana kadar birçok maddeye ağır yaptırımlar uygulanacak. Çarşamba’da bulunan şoförler, yaptırımlara maruz kalmamak ve denetimlerde sıkıntı çekmemek için Çarşamba Şoförler Odası’nda yoğun kalabalık oluşturdu. 140 bin TL ödememek için kuyruk oluşturdular Normal plakadan daha kalın yazı karakteri ile basılan ve sıkıntı oluşturan app plakalar, denetimlerde güvenlik güçlerine sorun çıkarıyor. Yeni gelen düzenlemeler ile birlikte app plaka kullanan araç sürücüleri, trafik kontrollerinde denetime takılmaları durumunda 140 bin TL para cezasına çarptırılacak. Araç sürücülerinin ikinci kez denetime yakalanmaları durumunda ise bu kez 280 bin TL ceza uygulanacak. Ceza yememek isteyen Çarşambalı sürücüler ise plakalarını değiştirmek için Çarşamba Şoförler Odası’nın önünde kuyruk oluşturdu. "Kurallara uyacağız" Yeni gelen düzenlemelere şoförlerden de destek geldi. Şoförler odasında plaka değiştirmek için bekleyen bir vatandaş, "Kural neyse uyacağız. Bizim can güvenliğimiz için kurallar var. Herkes üstüne düşeni yapsın. Uymayanlara da yaptırımlar uygulansın" ifadelerini kullandı. Plaka değişimi APP plaka kullanan araç sahiplerinin ceza almamak için plakalarını standart hale getirmesi gerekiyor. Bunun için sürücülerin öncelikle notere başvurarak "Plaka Basım Talep Belgesi" alması gerekiyor. Daha sonra bu belge ile şoförler odasına gidilerek eski APP plakalar teslim ediliyor ve yerine standart plaka bastırılıyor. Yetkililer, sürücülerin denetimlerde sorun yaşamaması için plakalarını en kısa sürede yasal standartlara uygun hale getirmeleri gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Tokat Öldürülmeden önce yaptığı yardım işaretiyle gündeme gelmişti Tokat’ta girdiği büfede yaptığı uluslararası yardım işaretiyle yadım isteyen kadın, büfe çalışanı işareti anlamayınca 2 saat sonra öldürülmüştü, bugün görülen karar duruşmasında cinayet zanlısına ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezası verildi Tokat kent merkezinde 29 Mart 2025 tarihinde Topçam Mahallesi Akşemsettin Caddesi’nde meydana gelen olayda; motosiklet kazası ihbarı üzerine bölgeye giden ekipler Hatice Yalman ile Mustafa Koç’u yaralı olarak bulmuş. Tokat Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yalman yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Yapılan incelemelerde Yalman’ın vücudunda kazaya bağlı olmayan darp izleri tespit edilmiş, 400 metre mesafede bulunan kanlı taşlardaki kan örneklerinin Yalman’a ait olduğu anlaşılmıştı. Kaza soruşturması cinayet davasına dönüşürken, öldürülen kadının olaydan dakikalar önce girdiği bir büfede uluslararası yardım işareti yaptığı anlaşılmıştı. Büfe çalışanı yardım işaretini anlamadı Yalman’ın hayatını kaybetmesinden yaklaşık 2 saat önce Tokat merkezde bir büfede, uluslararası literatürde "yardım çağrısı" olarak bilinen el işaretini yaptığı görüntüleri ortaya çıktı. Ağırlaştırılmış müebbet verildi Tokat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen "Kadına karşı kasten öldürme" davasının bugün görülen dördüncü duruşmasında karar çıktı. Duruşmaya sanık Mustafa Koç ile birlikte tutuksuz yargılanan Ö. S., N. K., F. S., M. S., K. T., H.S. ve M. S., taraf avukatları ve Hatice Yalman’ın yakınları katıldı. Hatice Yalman’ın ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan Mustafa Koç, "Kadına karşı kasten öldürme" suçundan hiçbir indirim uygulanmayarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Diğer 7 sanık hakkında beraat kararı verildi.
Niğde 800 yıllık Selçuklu camisi meraklılarını bekliyor ’Niğde Seni Çağırıyor’ sloganıyla kentin tarihi ve kültürel mirasını tanıtmaya yönelik çalışmalar yürüten Niğde Valiliği, paylaştığı videoda kentin önemli tarihi yapılarından biri olan Alaeddin Camii’nin tarihi ve mimari özelliklerine yer verdi. Niğde’nin kültürel ve turistik potansiyelinin etkili bir şekilde tanıtılmasının amaçlandığı proje kapsamında paylaşılan Niğde’nin Değerleri videosunda kentin önemli tarihi yapılarından biri olan Alâeddin Camiinin tarihi ve mimari özelliklerine yer verildi. Yapılan açıklamada; "Taş işçiliğindeki asırlık zarafet, Aladağlar’ın zirvelerindeki vakur heybet Anadolu’nun kadim geçmişine tanıklık eden, her köşesinde bir medeniyet mirası saklayan bu topraklar; tarihi, kültürü ve kendine has doğasıyla keşfedilmeyi bekleyen bir zenginlik sunuyor. Bu köklü mirasın izinde, tarih ve doğayla buluşmaya davetlisiniz" ifadeleri kullanılarak Niğde’nin tarihi ve doğal güzelliklerine dikkat çekildi. Anadolu Selçuklu Dönemi’nin önemli eserlerinden biri olan Alaeddin Cami’nin mimari özellikleri ve asırlık taş işçiliği, tarihi ve mimari özelliklerine hazırlanan tanıtım filminde yer verildi. 1223 yılında Sultan I. Alaeddin Keykubad döneminde Niğde Sancak Beyi Zeyneddin Beşare tarafından yaptırılan caminin mimarları Gazi ve Sıddık’ın isimleri de kitabede yer alıyor. Yapının mimari kurgusuna da dikkat çekilen tanıtım filminde kıble duvarı önünde çap ve yükseklikleri farklı üç kubbeli örtü sistemi üzerine kurulan caminin, iç mekanında yer alan ’aydınlık feneri’ sistemi sayesinde kubbelerdeki açıklıklardan süzülen ışığın mekana görsel derinlik kazandırdığı anlatılıyor. Cami kapısındaki taşa işlenmiş taçlı kadın başı silüeti ilgi görüyor Özellikle sabah 09.00 ile 11.00 saatleri arasında oluşan ’taçlı kadın başı’ silüetinin, Selçuklu ustalarının astronomi ve fizik bilgisine hakimiyetini gösterdiğinin ifade edildiği filmde, Selçuklu sanatında düzen, sonsuzluk ve ilahi ahengi temsil eden desenlerin önemi, yapıda bulunan yüzlerin işlenmemiş insan başı figürlerinin ise farklı anlamlarda yorumlandığı aktarılıyor. Yaklaşık 8 asırdır ayakta duran Niğde Alaeddin Camii’nin üç kubbeli mimarisi, anıtsal taçkapısı ve zengin taş süslemeleriyle 13. yüzyılın teknik bilgisini ve estetik anlayışını günümüze taşıyan önemli bir Selçuklu mirası olduğu vurgulanıyor. Hazırlanan tanıtım filmleriyle Niğde’nin kültürel mirasının ve turizm potansiyelinin daha geniş kitlelere tanıtılması hedefleniyor.