SPOR - 01 Mart 2026 Pazar 18:53

Levent Açıkgöz: "İyi oynadığımız bir maçta galip gelemedik"

A
A
A
Levent Açıkgöz: "İyi oynadığımız bir maçta galip gelemedik"

Ümraniyespor Teknik Sorumlusu Levent Açıkgöz, Bandırmaspor mağlubiyeti sonrası "İyi oynadığımız bir maçta galip gelemedik" dedi.


Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında Ümraniyespor, konuk ettiği Bandırmaspor’a 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Ümraniyespor Teknik Sorumlusu Levent Açıkgöz, "Kendi evimizde kazanmak zorunda olduğumuz müsabakayı maalesef kaybettik. Oyuna iyi başladık. Maçın başından itibaren pozisyonlar bulduk. Golü de bulduk. Rakip, etkili ataklar yapamadı. Maçın ikinci yarısında kalemize sadece 2 kere gelebildiler ve bunlardan bir tanesi gol oldu. İyi oynadığımız bir maçta galip gelemedik. Oyuncularımı tebrik ediyorum. Performanslarından memnunum. İyi oyunumuzu galip gelerek sonuçlandırmalıyız. Önümüzdeki haftalarda bunun için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara DEM Parti: "İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimizdir" DEM Parti Merkez Yürütme Kurulunca (MYK) İran’a yönelik İsrail ve ABD saldırılarına ilişkin yapılan açıklamada, "İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimizdir" ifadelerine yer verildi. DEM Parti MYK tarafından İran’a yönelik İsrail ve ABD saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, İran’daki mevcut rejimin, demokrasiyle değişmesinin mümkün olduğu belirtilerek, saldırıların muhtemel bölgesel etkilerine karşı tüm taraflara uyarıda bulunuldu. "İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimizdir" DEM Parti olarak İran’da da 3’üncü yolun mümkün olduğu savunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimizdir. Dünden bu yana İran’da yönetim ve komuta kademeleri başta olmak üzere stratejik merkezlerin İsrail ve ABD güçleri tarafından hedef alındığını yakından takip ediyor ve bu saldırıların sonuçlarının olası bölgesel etkileri konusunda tüm tarafları uyarıyoruz. Küresel ve bölgesel güçlerin, İran’da demokrasi ve özgürlüklerden ziyade tarihteki diğer örneklerde olduğu gibi kendileri için tehdit olmaktan çıkacak yeni bir düzen kurma arayışında oldukları açıktır. Devam eden hava saldırıların, İran’daki Kürtlerin, Belucilerin, Hıristiyan, Azeri ve Fars toplulukların yeni bir özgür yaşam beklentilerine denk düşecek bir konjonktüre hizmet etmeyeceğini ortaya koyan örneklere tanığız. DEM Parti olarak İran’da da 3’üncü yolun mümkün ve en ahlaki yaklaşım olduğunu savunuyoruz. İran’daki tüm toplulukların kendi tarihsel tecrübelerinden ve birlikte yaşam deneyimlerinden faydalanarak, kendilerini yönetecek bir model inşa edebileceklerine inanıyor ve İran halklarının toplumsal barışa ve demokrasiye yönelik girişimlerinin arkasında duruyoruz."
Muş Doç. Dr. Bingöl: "Bağımlılıkla mücadele toplumsal seferberliktir" Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kantarcı Bingöl, bağımlılıkla mücadelenin toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Bingöl, 1-7 Mart Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında idrak edilen Yeşilay Haftası, bağımlılıklarla mücadele konusunda toplumsal farkındalığın artırılması adına son derece önemli bir zaman dilimidir. Bu hafta, yalnızca zararlı alışkanlıklara dikkat çekmekten ibaret değil, aynı zamanda sağlıklı birey, güçlü aile ve güvenli toplum anlayışını yeniden hatırlama ve geleceğimizi koruma sorumluluğunu hep birlikte üstlenme çağrısıdır" dedi. Bağımlılığın insanın iradesini zayıflatan, özgürlüğünü elinden alan ve bireyi zamanla hem kendisinden hem de hayattan uzaklaştıran bir süreç olduğuna dikkat çeken Bingöl, "Madde bağımlılığı, alkol ve tütün kullanımı, teknoloji ve dijital bağımlılıklar başta olmak üzere tüm bağımlılık türleri bireyin fiziksel sağlığını, ruhsal dengesini ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyerek, onu adeta görünmez bir esaret altına almaktadır. Bağımlı hale gelen birey yalnızca kendisini değil, ailesini, çevresini ve içinde yaşadığı toplumu da derinden etkilemektedir. Oysa sağlıklı ve nitelikli bir yaşam, insanın en temel hakkıdır. Sporla, sanatla, bilimle, kültürle ve milli-manevi değerlerle desteklenen bir yaşam anlayışı bireyi bağımlılıklardan uzak tutan en güçlü koruyucu kalkandır. Üreten, düşünen, sorumluluk alan ve hedef sahibi bireyler hem kendi geleceklerini hem de toplumun yarınlarını inşa ederler. Gerçek özgürlük, bağımlılıklardan uzak bir hayat sürebilme iradesidir" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelede en hassas ve öncelikli alanın çocuklar ve gençler olduğunu belirten Bingöl, "Gençlerimizi yalnız bırakmadan, onları anlayarak, dinleyerek ve doğru yönlendirerek korumak zorundayız. Sevgi, ilgi ve rehberlik gören gençler riskli ortamlardan uzak durmakta ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını daha güçlü şekilde benimsemektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarına, ailelere, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Muş ili, genç nüfus potansiyeliyle ülkemizin önemli şehirlerinden biridir. Bu potansiyelin sağlıklı, bilinçli ve üretken bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek gençlerimizi bağımlılık risklerinden korumaya yönelik bilimsel, eğitsel ve farkındalık temelli çalışmalar yürütmekteyiz. Üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi aracılığıyla öğrencilerimize, ailelere ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitimler, seminerler ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir" şeklinde konuştu. Sivil toplumun önemine değinen Bingöl, Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği çatısı altında yürütülen çalışmalarla gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunmasının, sağlıklı sosyal alanlara yönlendirilmesinin ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, "Çünkü bağımlılıkla mücadele yalnızca kurumların değil, toplumun tüm paydaşlarının birlikte yürütmesi gereken bir seferberliktir. Unutmamalıyız ki güçlü aile, bağımlılığa karşı en etkili koruyucu unsurdur. Çocuklarıyla iletişim kuran, onları dinleyen, değer veren ve rol model olan aileler, sağlıklı nesillerin yetişmesinde belirleyici bir role sahiptir. Aileyi korumak, aslında toplumu ve geleceğimizi korumaktır. Bağımlılıkla mücadele aynı zamanda vatanımıza ve milletimize sahip çıkma meselesidir. Sağlıklı nesiller yetiştirmek, ülkemizin sosyal gücünü artırmak ve geleceğimizi teminat altına almak anlamına gelmektedir. Gençliğini koruyan toplumlar, yarınlarına güvenle yürüyen toplumlar olacaktır" diye konuştu. Bingöl, Yeşilay Haftası vesilesiyle tüm vatandaşları bağımlılıklara karşı bilinçli olmaya ve gençlere daha fazla sahip çıkmaya davet etti.