GÜNDEM - 01 Mart 2026 Pazar 19:56

Doç. Dr. Bingöl: "Bağımlılıkla mücadele toplumsal seferberliktir"

A
A
A
Doç. Dr. Bingöl: "Bağımlılıkla mücadele toplumsal seferberliktir"

Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kantarcı Bingöl, bağımlılıkla mücadelenin toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.


Doç. Dr. Bingöl, 1-7 Mart Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında idrak edilen Yeşilay Haftası, bağımlılıklarla mücadele konusunda toplumsal farkındalığın artırılması adına son derece önemli bir zaman dilimidir. Bu hafta, yalnızca zararlı alışkanlıklara dikkat çekmekten ibaret değil, aynı zamanda sağlıklı birey, güçlü aile ve güvenli toplum anlayışını yeniden hatırlama ve geleceğimizi koruma sorumluluğunu hep birlikte üstlenme çağrısıdır" dedi.


Bağımlılığın insanın iradesini zayıflatan, özgürlüğünü elinden alan ve bireyi zamanla hem kendisinden hem de hayattan uzaklaştıran bir süreç olduğuna dikkat çeken Bingöl, "Madde bağımlılığı, alkol ve tütün kullanımı, teknoloji ve dijital bağımlılıklar başta olmak üzere tüm bağımlılık türleri bireyin fiziksel sağlığını, ruhsal dengesini ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyerek, onu adeta görünmez bir esaret altına almaktadır. Bağımlı hale gelen birey yalnızca kendisini değil, ailesini, çevresini ve içinde yaşadığı toplumu da derinden etkilemektedir. Oysa sağlıklı ve nitelikli bir yaşam, insanın en temel hakkıdır. Sporla, sanatla, bilimle, kültürle ve milli-manevi değerlerle desteklenen bir yaşam anlayışı bireyi bağımlılıklardan uzak tutan en güçlü koruyucu kalkandır. Üreten, düşünen, sorumluluk alan ve hedef sahibi bireyler hem kendi geleceklerini hem de toplumun yarınlarını inşa ederler. Gerçek özgürlük, bağımlılıklardan uzak bir hayat sürebilme iradesidir" ifadelerini kullandı.


Bağımlılıkla mücadelede en hassas ve öncelikli alanın çocuklar ve gençler olduğunu belirten Bingöl, "Gençlerimizi yalnız bırakmadan, onları anlayarak, dinleyerek ve doğru yönlendirerek korumak zorundayız. Sevgi, ilgi ve rehberlik gören gençler riskli ortamlardan uzak durmakta ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını daha güçlü şekilde benimsemektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarına, ailelere, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Muş ili, genç nüfus potansiyeliyle ülkemizin önemli şehirlerinden biridir. Bu potansiyelin sağlıklı, bilinçli ve üretken bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek gençlerimizi bağımlılık risklerinden korumaya yönelik bilimsel, eğitsel ve farkındalık temelli çalışmalar yürütmekteyiz. Üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi aracılığıyla öğrencilerimize, ailelere ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitimler, seminerler ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir" şeklinde konuştu.


Sivil toplumun önemine değinen Bingöl, Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği çatısı altında yürütülen çalışmalarla gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunmasının, sağlıklı sosyal alanlara yönlendirilmesinin ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, "Çünkü bağımlılıkla mücadele yalnızca kurumların değil, toplumun tüm paydaşlarının birlikte yürütmesi gereken bir seferberliktir. Unutmamalıyız ki güçlü aile, bağımlılığa karşı en etkili koruyucu unsurdur. Çocuklarıyla iletişim kuran, onları dinleyen, değer veren ve rol model olan aileler, sağlıklı nesillerin yetişmesinde belirleyici bir role sahiptir. Aileyi korumak, aslında toplumu ve geleceğimizi korumaktır. Bağımlılıkla mücadele aynı zamanda vatanımıza ve milletimize sahip çıkma meselesidir. Sağlıklı nesiller yetiştirmek, ülkemizin sosyal gücünü artırmak ve geleceğimizi teminat altına almak anlamına gelmektedir. Gençliğini koruyan toplumlar, yarınlarına güvenle yürüyen toplumlar olacaktır" diye konuştu.


Bingöl, Yeşilay Haftası vesilesiyle tüm vatandaşları bağımlılıklara karşı bilinçli olmaya ve gençlere daha fazla sahip çıkmaya davet etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sami Uğurlu: "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Fenerbahçe maçının ardından, "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Antalyaspor, sahasında Fenerbahçe ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. İç saha performanslarının iyi olduğunu ancak aynı performansı dış sahaya yansıtamadıklarını belirten Uğurlu, "Burada iç sahada 4. maçımızı oynadık. 8 puan aldık. İç saha performansına baktığınız zaman oldukça iyi, hatta bunu dışarıya da ansıtmak gerekiyor. Dışarıdaki maçlarda alacağımız puanlar bizi yukarıya taşıyacak. Fizik olarak da, mental olarak da hazırız. Geçen hafta son dakikalarda ediğimiz talihsiz gol bizi biraz üzdü. Onu telafi etmek için çıktık bugün de çok zorlu bir rakibe karşı. Kaliteli oyunculara sahip bir Fenerbahçe’ye karşı oynadık" diye konuştu. "Maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim" Fenerbahçe’ye çalıştıklarını söyleyen Uğurlu, "Özellikle maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim. Kenarlarda ve kanatlarda özellikle çok etkili olduk. Burada Fenerbahçe’nin 4’lü oynayabileceğini de düşünmüştük. 3’lü de çıkabileceğini düşünmüştük. Nottingham maçında 3‘lü oynayıp bunun karşılığını almaları, aslında iki türlü de Fenerbahçe’yi çalışmıştık. 3’lü başladıklarında iki kenar stopere geldiğinde bizim kanat oyuncularımız şiddetli baskı yapıp geçiş ve sonuçlandırma istemiştik. Bu biraz işin taktiksel bölümü ama, bize savunmada daha kalabalık ve güvenli kalmamızı sağladı. Sakatlık biraz dengeleri bozdu diyebilirim" ifadelerini kullandı. "Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik" Kendi kalelerine attıkları talihsiz bir golle sahadan 1 puanla ayrıldıklarını belirten Sami Uğurlu, "2-1’den sonra kanat oyuncularının da yorulduğunu gördük, hamleler yaptık. 2-1’den birkaç dakika sonra bulduğumuz pozisyonda eğer golü bulabilseydik burada maçı kazanabilirdik. Biz de Fenerbahçe’de pozisyonlar buldu. Daha sonra kendi kalemize talihsiz bir şekilde fol attık. Futbolda bunlar var, kendi kalemize attığımız ister istemez moral olarak takımı aşağıya çektiğini söyleyebilirim. 2-2 sonrası yaptığımız 2 değişiklikle ve geçişlerle pozisyon bulmaya çalıştık. Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik. Maçtan önce Fenerbahçe’den 1 puan verseler tabi ki her takım kazanılmış 1 puan olarak bakar. 2-0’dan sonra kaybedilmiş 2 puan, kazanılmış 1 puan olarak bakar" şeklinde konuştu. "İç saha performansımız iyi" İç sahada taraftar desteğinin arkalarında olmasının kendilerini güçlendirdiğinin altını çizen Uğurlu, "İç saha performansımız iyi, bunda taraftarında çok fazla rolü var. Her maçta onları arkamızda hissettiğimizde coşkumuzda artıyor. İçeride yakaladığımız coşkuyu dış sahada da yakaladığımızda sıralama olarak da yukarıya çıkacağımızı düşünüyorum" dedi. Her maç kendi oyunlarını oynamaya çalıştıklarını vurgulayan Uğurlu, "Tabii rakibin artıları, eksileri, pozitif yönleri ve zaaflarına baktığında ona göre de farklı planlar uygulayabiliyoruz. Bu maça kadar oynadığımız 6 maçta 3’ü duran top, 2’si penaltı, akan oyunda yediğimiz 2 gol. Oyun içinde bireysel hatalar oluyor, bunlar ne kadar azalırsa, puan sayısı da yukarıya çıkıyor" şeklinde konuştu. " Fenerbahçe karşısında takımın ilk 60 dakikalık bölümde sergilediği oyundan memnun kaldığını söyleyen Uğurlu, "Ben oyun ve mücadele olarak da ilk 60 dakikada oyuncularımdan çok memnunum. İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız. Geçen hafta son vuruş kalitesinden bahsetmiştim. Bu da santrfor işi, özel oyuncuların olduğu zaman ön bölgede kötü oynadığı zaman bile kazanabiliyorsun. Ancak bizim her maç iyi mücadele edip, iyi oynamamız gerekiyor. 1-2 oyuncu vasatın altına indiği zaman bizim bunu kaldıracak gücümüz çok fazla yok. Genele baktığımızda iç sahada bunu yakalıyoruz. Dış sahada da aynı konsantrasyonla, istek ve coşkuyla oynadığımızda dış sahadan da istediğimiz puanları alacağız. Kendi dengin takımlarla oynadığın zaman bireysel yeteneklerle ya da oyuncu kalitesiyle işi çözmen gerekiyor. Bunu da özellikle Kayserispor maçında Safuri ve Balet’in olmaması bizim gibi transferi kapalı bir takımda 2 tane çok önemli oyuncu oynamadığı zaman bunu maalesef ki karşılığı çok uyu olmuyor. Özel oyuncularımız var, ama 2-3 oyuncu kaybettiğimizde ister istemez bunun problemlerini yaşıyoruz" dedi.
İstanbul Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi’nin düzenlediği Ramazan etkinliklerine katıldı. Etkinlikte konuşan Bakan Tekin, "Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından Dörtyol Meydanı’nda kurulan Ramazan etkinlik çadırını ziyaret etti. Bakan Tekin’e Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu da eşlik etti. Bakan Tekin, Ramazan etkinliklerine katılan vatandaşlarla selamlaşarak, meydanda kurulan tezgahları gezdi. Bakan Tekin, yaptığı konuşmada İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına değindiği konuşmasında, "Son iki yıldır önce İsrail’in Filistin saldırısı üzerinden, bugünlerde de yine İsrail, Amerika üzerinde İran’da yaşananları tartışıyoruz. Bu süreçte beni en çok rahatsız eden sosyal medyada, haberlerde İran’da millet olma şuuru ile ilgili olarak yaşanan eksiklikler. Diğeri ise siyasi anlamda ülkeyi toparlayacak olan ciddi bir lider eksikliği. Biz şu anda Türkiye’de Elhamdülillah şu noktadayız; dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, dünyada bütün liderlerin sözünü saydığı, sözünü dinlediği, dünyanın neresinde bir çatışma olursa olsun, ‘Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan çözer’ dediği bir dönemi yaşıyoruz. Bu bizim için çok büyük bir şans. İkinci bir konu. Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" şeklinde konuştu. "Okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık" Bakan Tekin, "İki buçuk yıl önce göreve başladığım dönem çocuk oyunları okul bahçelerinde tekrar oynansın diye başladık. Çünkü bir milletin geleneğinde, bir devletin geçmişinde, bir toplumun siyasal ve ahlaki karar alma mekanizmalarında çocukların oynadığı oyunların çok büyük önemi var. Çocuklarımız, vatanseverliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı, kardeşliği oyunlarımızdan öğrendik. Bizim atalarımız da oyunlarından öğrenmişlerdi. Biz de aynı oyunları çocuklarımız bugün de oynasınlar dedik. Bugün çocuklarımız elektronik ortamlarda farklı bahis, kumar ya da benzeri şeyler oynayacaklarına okul bahçelerinde geleneksel oyunlarımızı oynasınlar diye başladık. O günden beri dünyanın neresinde bir huzursuzluk olursa olsun okullarımızda çocuklarımızın farkında olacağı, örnek olsun, İsrail Gazze’ye saldırdığında o hafta okullarımızda bir dakikalık saygı duruşu ile başladık. Hemen sonrasında İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam edince bir yıl sonra okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık. Bu yıl bu eğitim öğretim yılında geçen yaz yaşadığımız orman yangınları üzerinden hareketle gelecek kuşaklara biz doğasıyla, tabiatıyla, ormanıyla, yaşanabilir bir Türkiye bırakmakla mükellefiz. Bu temayla başlattık. Bu yıl Şubat ayında ise milli birliğimiz, beraberliğimiz için önemli bir değer olan bayrak ile başlasınlar dedik. Türk bayrağı hakkında farkındalık oluşturacak bir etkinlik ile başladık" dedi. "Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" Programda konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Bu sene Ramazan’ı farklı yaşıyoruz. Ramazan heyecanıyla beraber bütün şehrimizin sokaklarını, yüreklerimizi, evlerimizi farklı bir heyecanla kuşattık. Bu farklı heyecanı Ramazan’ın bereketiyle taçlandırdık. Elhamdülillah, şehrin her bir tarafında Ramazanımızı en kalbi hislerimizle hisseder ve Ramazan’ın bereketini birlikte yaşamayı bize Cenab-ı Hak nasip etti. Onun için Cenab-ı Hakk’a şükrediyoruz. Bugün Türkiye’nin her bir köşesinde Ramazan gerçekten büyük bir heyecanla ‘Hani o eski Ramazanlar?’ diye soruların sorulmadığı bir Ramazan’ı yaşıyorsak, bu Ramazan’ın bu heyecanla yaşanmasında en büyük katkı ve emeği olan aziz dostum Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e ben yürekten teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan neşesini ve bereketini yaşamasından rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan ruhu ile bütünleşip, Ramazan heyecanıyla, Ramazan istikametiyle hayatlarını kurgulamak istemesinden rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam edin. Biz sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" ifadelerini kullandı.
Antalya Zeki Murat Göle: "İki puanı ilk yarıda kaybettik" Fenerbahçe Teknik Sorumlusu Zeki Murat Göle, 2-2 biten Antalyaspor maçı sonrası yaptığı açıklamada, "İki puanı aslında ilk yarıda kaybettik. İstediğimiz tempoyu sahaya yansıtamadık" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Antalyaspor ile 2-2 berabere kaldı. Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco’nun rahatsızlığı nedeniyle karşılaşmada takımın başında sahaya çıkan Zeki Murat Göle, basın toplantısında karşılaşmayı değerlendirdi. Hafta içi UEFA Avrupa Ligi’nde Nottingham deplasmanında harcanan efora dikkat çeken Göle, "Üç gün önce İngiltere’de oynadığımız maçtaki yüksek enerjiyi bugün sahada göremedik. Maça istediğimiz tempoyla başlayamadık. İlk yarıdaki erken oyun isteği, derine koşular ve uzun top tercihleri oyunun kontrolünü elimizden aldı. Bu da rakibin direncini artırdı" şeklinde konuştu. "İki puanı ilk yarıda kaybettik" İkinci yarının hemen başında kalelerinde gördükleri gole dikkat çeken Göle, "Devreye umutla başladık ancak kalemizde gördüğümüz gol bize yakışmadı. Buna rağmen oyuncularımız pes etmedi ve 2-2’yi yakalayacak reaksiyonu gösterdi. Galibiyet için çok net fırsatlar da bulduk ama değerlendiremedik" ifadelerini kullandı. Teknik direktörün rahatsızlığı nedeniyle süreci bir ekip ruhuyla yönettiklerini belirten Göle, "Bu süreci hep birlikte yönetiyoruz. Teknik direktörümüze her konuda destek oluyoruz. Alınan tüm kararlar yardımcı antrenörler ve analiz ekibimizle koordineli bir şekilde, ortak akılla hayata geçiriliyor. Biz kendi başımıza her kararı veremiyoruz. Biz aslında 2 puanı ilk yarıda kaybettik. İngiltere’deki enerjiyi oluşturamadık" diye konuştu. "Mücadelemizi son saniyeye kadar sürdüreceğiz" Şampiyonluk yürüyüşünde geri adım atmayacaklarını kaydeden Zeki Murat Göle, "Lig uzun bir maraton. Puan kayıpları olabilir ancak biz mücadelemizi son saniyeye kadar sürdüreceğiz. Bu takımı hedefine ulaştırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.