DÜNYA - 01 Mart 2026 Pazar 14:59 | Son Güncelleme : 01 Mart 2026 Pazar 15:06

İran'da Hamaney'in ölümünün ardından yüz binler sokakta

A
A
A

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in İsrail-ABD ortak saldırısında öldürülmesinin ardından İran genelinde yüz binlerce kişi sokaklara çıktı, ABD ve İsrail'e tepki sloganları atıldı.

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in İsrail-ABD ortak saldırısında öldürülmesinin ardından ülke genelinde yüz binlerce kişi sokaklara döküldü. Başkent Tahran başta olmak üzere birçok şehirde kalabalıklar meydanlarda toplanarak yas tuttu. Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda toplanan yüz binlerce kişi, ABD ve İsrail'e tepki gösterdi. Gözyaşları ve öfkenin iç içe geçtiği gösterilerde ülke genelinde yas havası hakim oldu. İran bayrakları ve Hamaney'in fotoğraflarını taşıyan kalabalıklar, "Kahrolsun ABD" ve "Kahrolsun İsrail" sloganları attı.

Hamaney hayatını kaybetti

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail-ABD ortak saldırısında dün hayatını kaybetmişti. İran devlet televizyonu tarafından yapılan duyuruda, Hamaney'in Tahran'daki ofisinin hedef alındığı ve saldırı sonucu yaşamını yitirdiği bildirilmişti. Resmi açıklamanın ardından ülke genelinde 40 gün ulusal yas ve 7 gün genel tatil ilan edilirken, bayraklar yarıya indirilmişti.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hamaney'in hayatını kaybetmesinin ardından yayımladığı açıklamada, "İran milleti, Hamaney'in katillerini sert, kararlı ve pişman edici şekilde cezalandıracaktır" ifadelerini kullanmıştı.

İran'da Hamaney'in ölümünün ardından yüz binler sokakta

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Anaokulunda öğrencisini darbettiği iddia edilen öğretmene para cezası Kastamonu’da 5 yaşındaki anaokulu öğrencisini darbedip tehdit ettiği iddia edilen müzik öğretmeni, 20 bin 500 TL para cezasına çarptırıldı. Olay, 5 Mart 2025 tarihinde Kastamonu il merkezinde bulunan bir anaokulunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, anaokulunda eğitim gören 5 yaşındaki T.A.Ç., annesi H.Ç.’ye müzik öğretmeni S.T.’nin kendisini darbettiğini söyledi. Bunun üzerine okul idaresi ile görüşen aile durumu anlattı. Güvenlik kamerası görüntülerini talep eden aile, okul idaresi tarafından isteklerinin yerine getirilmesi üzerine suç duyurusunda bulundu. Sanık hakkında Kastamonu 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘basit yaralama’ ve ‘tehdit’ suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında sanık, tanıklar, T.A.Ç.’nin ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada kendisini savunan sanık S.T., suçlamaları kabul etmediğini ve beraatını talep ettiğini belirterek, "T.A.Ç. benim öğrencimdir. Olay günü sınıfa geldiğimde kendisi yoktu. Ben T.A.Ç.’yi aramaya başladım. 35 öğrenciyi bırakıp, okul dışında onu aradım. Daha sonra tanık A.Ö.’den yardım istedim, kendisi görmediğini söyledi. Fakat son anda T.A.Ç.’nin bayrağın altında olduğunu söyledi. Kendisini ikna etmeye çalıştım, fakat, T.A.Ç. kendisini yerden yere attı. Ben onu tutmaya çalıştıkça kendisini yere attı. Kendisini içeriye almak için ikna etmeye çalıştım, elma verdim, fakat ikna edemedim. Ben kapıyı hızlıca açtığım için ayağım kendisine geldi. Asla kendisine tekme atmadım. A.Ç.ye ‘Ailesi geldiğinde ben teslim edeceğim ve durumu anlatacağım’ dedim" dedi. T.A.Ç.’nin annesi H.Ç. ise olay günü oğlunu okula almaya gittiğinde kendisinin ağladığını belirterek, "Oğluma ne olduğunu söylediğimde bir şey söylemedi. Normalde öğretmenler çocuğu teslim etmek üzere çıkmazlar ama o gün sanık başımızda bekliyordu ve çocuğumu göz hapsine almıştı. Oğlum bu nedenle konuşmadı. Oğlum suluğunu unutmuştu, kendisine gidip içeriden alıp getirmesini söyledim. Fakat oğlum içeri girmek istemedi. Sanığa ne olduğunu sordum. Kendisi oğlumun dışarıya çıktığını ve içeri girmek istemediğini söyledi. Daha sonra öğretmeni gittiğinde oğluma sordum, oğlumdan öğretmeninin kendisine davrandığı şekilde bana davranmasını istedim ve oğlum boynuma vurdu. Sonrasında oğlumun boynunun kızarık olduğunu gördüm. Kamera görüntülerini izlediğimde de oğlumu dövdüğünü ve oğlumun çığlıklar attığını duydum. Oğluma üstünü düzeltirken ‘Annene söyleme’ şeklinde söylediğini de gördüm. Daha önce de oğlumun vücudunda morluklar ve çizikler görmüştüm. Çocukların birbirini incittiklerini düşündüm" diye konuştu. T.A.Ç.’nin babası ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi. Duruşmada tanık olarak dinlenilen okul çalışanı A.Ç., "Ben sanık öğretmenin çocuğu çektiğini gördüm. Sonra çocuğun mutfakta yere çöktüğünü gördüm ve benden yardım istedi. Sanık ise kolundan onu çekmeye çalışıyordu. Kendisinin vurduğunu ya da tekme attığını görmedim. Ama sonra kamera görüntülerinde tekme attığını gördüm. Sanık olaydan sonra okulla ilişkisini kesti, gelmiyor. Ama bu olaya kadar T.A.Ç.’ye yönelik böyle bir eylemini görmedim. T.A.Ç.’ye ‘bittin sen’ şeklinde sözler söylediğini duymadım. Görüntülerden izledim" şeklinde konuştu. Avukat savunmalarının da dinlenmesinin ardından Cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Mütalaasında sanığın T.A.Ç.’yi yakasından tutup sürükleyerek ve tekme atarak darbettiği, ‘bittin sen, sen bittin’ diyerek tehdit edildiğinin güvenlik kamerası kayıtlarında sabit olduğunu belirten cumhuriyet savıcısı, sanığın ilgili suçlar sebebiyle cezalandırılmasını talep etti. Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, S.T.’nin ’basit yaralama’ ve ’tehdit’ suçlarından 20 bin 500 TL adli para cezasına çarptırılmasına karar verdi. Belirlenen cezaların 2 yıldan az olması, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması sebebiyle hükmün açıklanması geri bırakıldı.