ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 14:29

Kağıthane’de araca yönelik silahlı saldırı: 1 ağır yaralı

A
A
A
Kağıthane’de araca yönelik silahlı saldırı: 1 ağır yaralı

İstanbul Kağıthane’de bir araca yönelik silahlı saldırı düzenlendi. Olayda araç içerisinde yaralan bir kişi hastaneye kaldırılırken, polis olayı gerçekleştirdikten sonra kaçan şahısları yakalamak için çalışma başlattı.


Olay, saat 11.30 sıralarında Kağıthane Hamidiye Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre park halindeki bir araca kimliği belirsiz kişi yada kişiler tarafından silahla ateş açıldı. Açılan ateş sonrasın araç içerisinde bulunan ve kurşunların hedefinde olan bir kişi ağır yaralandı. Olayı gerçekleştiren şahıslar olay yerinden kaçarken, ihbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan şahıs ambulans ile hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.


Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemeleri devam ediyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Muhtar Oğuz: "Ailem hakkında ortaya atılan iddiaları destekleyen tek bir somut delil bulunmamaktadır" Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Hülya Oğuz, kendisi ve ailesi hakkında ortaya atılan iddialar hakkında konuştu. Oğuz, "Şahsıma ve aileme yönelik bu ithamları sadece kişisel bir saldırı olarak değil, toplumsal güvene yönelik bir saldırı olarak görüyorum. Bahsi geçen kişi hiçbir şekilde benim eşim değil, kızım değil. Şahsım ve ailem hakkında ortaya atılan bu iddiaları destekleyen tek bir yargı kararı, tek bir resmi belge, tek bir somut belge bulunmamaktadır" dedi. Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Hülya Oğuz, "CHP’nin Arka Bahçesi KİPTAŞ Evleri", "Çalışmadan Yatan Maaşlar", "Oy Karşılığı Alınan Evler" başlıklı haberde "İmamoğlu suç örgütü" davası kapsamında iddianamede yer alan Adem Soytekin’in Bahçelievler muhtarının eşi ve kızının 1,5 yıl süreyle SGK’lı gösterildiği iddialarına yanıt verdi. Muhtarlık binasında basın toplantısı düzenleyen Oğuz’a diğer mahalle muhtarları da destek verdi. "Hiçbir somut delile dayanmayan iddialar ortaya atılmıştır" Kendisi hakkındaki iddialar hakkında konuşan Oğuz, "Hayatım boyunca olduğu gibi görev yaptığım süre boyunca da hukukun. emeğin ve alın terinin dışında hiçbir yolun parçası olmadım. Son günlerde İmamoğlu suç örgütü davası kapsamında tarafıma yönelik olarak CHP’nin arka bahçesi, KİPTAŞ evleri, çalışmadan yatan maaşlar, oy karşılığı alınan evler gibi başlıklar altında hiçbir somut delile dayanmayan iddialar ortaya atılmıştır Söz konusu haberlerde, iddianamelerde yer alan bir şahsın beyanları esas alınarak eşim ve kızımın 1 buçuk yıl süreyle SGK’lı gösterildiği yönünde tamamen iftiraya dayalı iddialara yer verilmiştir. Altını özellikle çiziyorum; bu iddialar varsayımdan ibarettir, gerçeği yansıtmamaktadır ve tarafımızca kesin bir dille reddedilmektedir" dedi. "Tüm yasal süreçleri başlatacağımı buradan ilan ediyorum" Kendisi ve ailesi hakkındaki iddialar nedeniyle hukuk yoluna başvuracağını dile getiren Oğuz, "Bir iddia ancak belgeyle, kanıtla, hukuki anlamla dayanak kazanır. Şahsım ve ailem hakkında ortaya atılan bu iddiaları destekleyen tek bir yargı kararı, tek bir resmi belge, tek bir somut belge bulunmamaktadır. Görevini halkın oyuyla ve güveniyle sürdüren bir mahalle muhtarı olarak şahsıma ve aileme yönelik bu ithamları yalnızca kişisel bir saldırı olarak değil, aynı zamanda kamusal bir göreve ve toplumsal güvene yönelik bir saldırı olarak görüyorum. Şahsıma ve aileme yönelik bu yayınlarla ilgili tüm yasal süreçleri başlatacağımı, sonuna kadar takip edeceğimi buradan ilan ediyorum" ifadelerini kullandı. "Bahsi geçen başka bir muhtar olması lazım" Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Hülya Oğuz, iddianamede yer alan Adem Soytekin’in şirketinde eşinin ve kızının SGK’lı olarak gözüktüğü iddialarına ilişkin, "Eşim ve kızım onun şirketinde SGK’lı olarak görünmüyor. Bahsi geçen başka bir muhtar olması lazım. Ben de zaten SGK’lı görünüyorsam bu kişinin mutlaka kimlik numarası vardır, TC numarası vardır. Bu numaranın açıklanması, isimlerinin, eşinin ve kızının isimlerinin, soy isimlerinin açıklanması hepimizi bu zan altından kurtaracaktır. Bahsi geçen kişi hiçbir şekilde benim eşim değil, kızım değil. Ben de en az sizler kadar merak ediyorum. Hangi muhtarın eşi ve kızı bu anlamda SGK’lı yapılmış ve ödenek sunuluyor, inşallah en kısa zamanda hep birlikte öğreniriz" dedi. "Büyükşehirden aldığımız destek fatura desteği ve eşya yardımıdır, başka bir şeyimiz yoktur" Muhtar Hülya Oğuz’a desteğini belirten Çobançeşme Mahallesi Muhtarı İrfan Günler, "Muhtarımızın dediklerine aynen katılıyorum. Aldığım bir destek yoktur. Büyükşehirden aldığımız destek fatura desteği ve eşya yardımıdır, başka bir şeyimiz yoktur" dedi. Bahçelievler Hürriyet Mahallesi Muhtarı Ahmet Özhan ise, "Burada Hülya Hanım’dan emin olduğumuz için destek olmaya geldik. İddianamede Bahçelievler muhtarı yazdığı için mahalle ayırmamış. Burada mahalle, ilçemizin ismini taşıyan bir mahalle olduğu için otomatikmen genelde Hülya Hanım hedefe konuldu" şeklinde konuştu.
Adıyaman Yılın ilk il koordinasyon kurulu toplantısı yapıldı Kamu kurum ve kuruluşların yatırım ve projelerinin değerlendirilerek kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla 2026 yılı birinci il koordinasyon kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Valilik Konferans Salonunda gerçekleşen toplantıya, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, kaymakamlar, ilçe ve belde belediye başkanları, yatırımcı bölge müdürleri, ildeki kamu kurum ve kuruluşların amirleri ile STK başkanları katıldı. Adıyaman Valisi Osman Varol, yatırımların ve sosyo-ekonomik gelişmelerin izlenmesi, koordinasyonu, yerel ve bölgesel kalkınma bakımından değerlendirmelerin yapıldığı toplantıda; 2025 yılının on iki ayını kapsayan 4. dönem itibarıyla, Adıyaman merkezi ve yerel yönetim olarak 26 kamu kurum ve kuruluşunca 306 proje uygulandığını belirtti. Varol, "Toplam tutarı 113,2 milyar lira olan bu projelerin 2025 yılı ödeneği 20 milyar liradır. 2025 yılı IV. Dönem itibarıyla bu projeler için 15,9 milyar lira harcama yapılmıştır. 2025 yılının tümünü kapsayan bu dönem itibarıyla yüzde 79,34’lük yıllık nakdi gerçekleşme oranı sağlanmıştır" dedi. Genel bütçeli yatırımcı kamu kurum ve kuruluşlarımızın 2025 yılı programlarında 241 adet projenin yer aldığını kaydeden Vali Varol, "Proje bedeli 109,3 milyar lira olan bu işler için önceki yıllarda 23,8 milyar lira harcanmıştır. 2025 yılında ise 16,6 milyar lira ödenek kullandırılması öngörülmüş olup 2025 yılı IV. Dönem itibarıyla bu ödeneğin 13,9 milyar lirası harcanarak ulaşılan yıllık nakdi gerçekleşme oranı yüzde 83,87 olarak gerçekleşmiştir. Mahalli İdarelerimizin ise programlarında bulunan 65 adet projenin bedeli 3,8 milyar liradır. Bu projeler için 2025 yılında 3,4 milyar lira ödenek kullandırılması öngörülmüş ve 2025 yılı IV. Dönem itibarıyla 2 milyar lira harcama yapılarak yüzde 57,63’lük bir yıllık nakdi gerçekleşme sağlanmıştır. 2025 yılının IV. Döneminde yapılan çalışmalar sonucunda toplam 306 adet projenin; 163 tanesi bitirilmiş, 85’i devam etmekte, 48’i ihale ve sözleşme aşamasında ve 10 tane proje ise tasfiye edilmiştir" diye konuştu. Vali Varol başkanlığında gerçekleştirilen il koordinasyon kurulu toplantısı, yatırımcı kurum ve kuruluşların bölge müdürleri ve temsilcileri tarafından devam eden projelerle ilgili sunum yapılması ve görüş alışverişinde bulunulmasının ardından sona erdi.
Ankara Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Kayıpların telafi edildiği ve emekliye de yansıyacak şekilde seyyanen zam verilsin diyoruz" Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "Ücret reformu yapılsın istiyoruz. Gelirde denge sağlanması için kayıpların telafi edildiği ve emekliye de yansıyacak şekilde seyyanen zam verilsin diyoruz" dedi. Memur-Sen ve bağlı sendikaları Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde, diğer illerde de meydanlarında eylem gerçekleştirdi. Bakanlık önünde gerçekleştirilen eyleme Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve çok sayıda sendika üyesi katıldı. Yalçın, eylemlerin ücret adaletsizliği, alın terinin karşılığı ve adalet için gerçekleştirildiğini söyledi. "Farklı statülerdeki personelin ücretinden düşük olduğunu herkes bir kez daha gördü" Yeni yılın ilk maaşını kamu görevlilerinin bugün aldığını dile getiren Yalçın, "Zamlı maaşların bile aynı işi yapan farklı statülerdeki personelin ücretinden düşük olduğunu herkes bir kez daha gördü. Sosyal maliyet büyüyor, kamudaki huzursuzluk daha da artıyor, gelir dağılımı bozuluyor. Kamuda çalışanlar arasındaki makas gün geçtikçe açılıyor. Böylesi bir haksızlığa karşı susmak değil sesimiz duyurmak için hesabın sorumlusunun önündeyiz. Bizim derdimiz, ekmeğimiz, emeğimiz, geleceğimizdir. Mücadelemiz, masada sesimizi duymayanların sahanın sesini duyması içindir. Aynı işi yapanlar arasındaki ücret uçurumuna maliye nasıl göz yumuyor? Maliyeciler bütçeyi denkleştirdiler fakat memurun sosyal maliyetini hesaba katmadılar. Sosyal maliyeti önlemek, bütçeyi denkleştirmekten hem daha kolay hem de daha adaletliydi. Fakat işveren de, hakem de zor olanı seçti. Masada söyledik, hakemde söyledik, eylemlerimizde, basın açıklamalarımızda söyledik. Şimdi bir kez daha söylüyoruz. Kurumlarda huzur kalmadı, maliyenin bir tarafı öz, bir tarafı üvey gören sistemi çalışma barışını bozdu, sistemi tıkadı, dahası insanları çileden çıkarma noktasına getirdi" ifadelerini kullandı. "Son 2 sözleşme uyuşmazlıkla sonuçlandı" Toplu sözleşmenin 4’ünün uzlaşmazlıkla sonuçlandığını belirten Yalçın, "Kararların yarısını masa, yarısını hakem üzerinden çözdük. 16 yıllık sürecin 8 yılında ‘tamam’ diyebildik. Son 2 sözleşme uyuşmazlıkla sonuçlandı. ‘Ne sorun var ki’ duyarsızlığı değil, ‘Gelin görüşelim’ duyarlılığı istiyoruz. 8 toplu sözleşmede tutanak tutulmadığını da, hakeme elimiz boş gönderildiğini de, hedeflenen enflasyon kadar bile zam verilmediğini de, masada kazandığımız maddelerin sahada uygulanmadığını da gördük. Hakem bunlardan bir tanesine bile ’böyle iş mi olur arkadaş’ diyemedi. Toplu sözleşmenin hukuku korunmadı. Tarafların iradesine ve mücadelesine saygı duyulmadı. Kısacası hakem, maliyenin sesinden, hazinenin talimatından başka bir şey duymadı, görmedi" açıklamasında bulundu. Yalçın, kamu personel reformunun hayata geçirilmesi ve 4688 sayılı Kanun’daki eksikliklerin giderilmesinin işveren ve hükümetin temel sorumlulukları olduğunu da vurguladı. "Kayıpların telafi edildiği ve emekliye de yansıyacak şekilde seyyanen zam verilsin diyoruz" Toplu sözleşmenin kayıpların telafi edildiği, çalışma barışının sağlandığı bir sözleşme olması gerektiğini söyleyen Yalçın, "Kayıplarımızı görmeyen bir sözleşme olarak sonuçlandı. Ücrette denge, gelirde adalet, kamuda huzurun sağlanmasını istiyoruz. Ücret reformu yapılsın istiyoruz. Gelirde denge sağlanması için kayıpların telafi edildiği ve emekliye de yansıyacak şekilde seyyanen zam verilsin diyoruz. Emeklilere verilmeyen seyyanen zammın da biran önce hayata geçmesini istiyoruz. Kamuda huzurun sağlanması için 4688 sayılı Kanun evrensel normlara uyumlu hale getirilsin istiyoruz. Memur bu durumu hak etmiyor. Üç temel beklentimize ilave olarak 1’inci dereceye 3600 ek gösterge artık hayata geçirilmelidir. Gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmelidir. 22 bin 150’ye ulaşan seyyanen zam emeklilere de yansıtılmalıdır. Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalı, teknik personelin beklentileri karşılanmalıdır. YHS artık tarih olmalı, ğenel idare hizmetleri sınıfına dahil olmalıdır. Akademik zam ötelenmemeli. İdari personel, şef, şube müdürü ve diğer personeller için ücret reformu istiyoruz" diye konuştu.