ÇEVRE - 05 Şubat 2026 Perşembe 15:49

Kadıköy’de kentsel dönüşüm krizi büyüyor: "Bu karar kamu yararına değil, kamu zararınadır"

A
A
A
Kadıköy’de kentsel dönüşüm krizi büyüyor: "Bu karar kamu yararına değil, kamu zararınadır"

Kadıköy Suadiye’de devam eden kentsel dönüşüm çalışmalarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) çatı katı düzenlemesiyle hız kazanması beklenen süreç, Mimarlar Odası’nın açtığı dava sonrası durma noktasına geldi. 50 yıllık binalardan birinde yaşayan ve evinin yıkım süreci yarıda kalan ünlü oyuncu Selma Özkanlı duruma tepki göstererek, "Mimarlar Odası burada bir deprem olunca ve bu evler yıkıldıktan sonra mı bizi görecek? Derhal bu kararı sonlandırın" çağrısında bulundu.


İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 13 Mart 2025 tarihli ve 414 sayılı kararıyla kent genelinde mevcut binaların çatılarına "çatı dairesi" eklenmesine izin verildi. Bu kapsamda bazı kat sahipleri, hem daha uygun bir bütçeyle ev sahibi olmak hem de kentsel dönüşüm sürecini hızlandırmak için evlerin çatı katı daireler üzerindeki haklarını müteahhide devretti. Ancak TMMOB Mimarlar Odası tarafından kararın deprem riski taşıyan İstanbul’da yapı yoğunluğunu artırarak altyapı ve bina güvenliğini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı alındı. Alınan kararla birlikte kentsel dönüşüm süreci de pek çok semt ve mahalle için adeta durma noktasına geldi.



"Burada emekli insanlar, yaşlı insanlar var"


Bölgede ikamet eden ünlü oyuncu Selma Özkanlı, yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle pek çok evin dönüşüm sürecinin yarıda kalması nedeniyle yaşadıkları mağduriyeti dile getirerek, "Yalnızca kendi mahallem ya da evim için değil, tüm Kadıköy için konuşuyorum. Kentsel dönüşüme gitmeye karar verdik, çünkü 50 yıllık binalar bunlar. Bakın buradaki apartmandan karot alındı, çürük çıktı. Şu anda yıkılmak üzere zaten, yıkım kararı geldi. Dolayısıyla bunlardan da karot alındığı zaman çürük çıkacak diye karar verdik, müteahhitlerle anlaştık. İBB çatı katları için zaten daha önceden ’çatı katlar bağımsız olsun, satılabilsin, bize faydası olsun, kentsel dönüşüm hızlansın’ diye bir karar çıkartmıştı. Biz de buna istinaden müteahhitlerden teklif aldık. Çünkü en küçük daireye en az 100 bin dolar ödememiz gerekirken, biz çatı katlarını müteahhide vereceğimiz için ve onlar da onu satabileceği için hemen hemen az para vererek bu işi kotaracaktık. Tam karar vereceğiz, imza atacağız; o sırada Mimarlar Odası yürütmeyi durdurma kararı için dava açtı. Bu ay 14. İdare Mahkemesi de yürütmeyi durdurma kararı almış. Şu anda yapılmış şeyler var, yıkılacak evler var, taşınmış insanlar var. En uçtaki apartman yıkıldı, burası yıkılacak, bizler de karot aldıracağız ve bu evlerde oturamayacağız. Ne yapacağız şimdi? Durup dururken bir de yürütmeyi durdurma kararı alıyorlar. Zaten daha önceden de çatı katlar dubleks oluyordu ama sadece satılamıyordu. Burada emekli insanlar, yaşlı insanlar var. Burada mı öleceğiz?" sözleriyle verilen karara isyan etti.



"Biz artık bu evlerde oturamayız"


Özkanlı, yürütmeyi durdurma kararının geri alınmasına ilişkin Büyükşehir Belediyesi’ne ve Bakanlığa seslenerek, "Bu kamu yararına bir şey değil, kamu zararına bir şeydir. Bu kentsel dönüşüme ket vurmaktır. Kentsel dönüşümü herkes istiyor; yani İstanbul Belediyesi istiyor, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı istiyor, biz de istiyoruz. Çünkü biz artık bu evlerde oturamayız. Mimarlar Odası ya da mahkemelerimiz burada bir deprem olunca ve bu evler yıkıldıktan sonra mı bizi görecek? Derhal bu kararı sonlandırın" çağrısında bulundu.



"Bu tip yerler için verilen bir hakka rağmen mahkeme yürütmeyi durdurma kararı almış"


Apartman yöneticisi Muammer Öztürk, mağdur olanın yalnızca kendileri değil bütün Kadıköy halkı olduğunun altını çizerek, "Kentsel dönüşümü kolaylaştırmak için Büyükşehir Belediyesi geçen sene mart veya nisan ayında böyle bir karar aldı ve bunu kendi idare meclisinden çıktıktan sonra Bakanlığa sundu. Bakanlık da onay verdi ve bütün ilçe belediyelerine bunun uygulanması için talimatlar verildi. İmar planına karşı Mimarlar Odası bir dava açtı. Mahkemeye müracaat etmiş, mahkeme de yürütmeyi durdurma kararı vermiş bunca ay sonra. Mesela karşımız 16 kat, 15 kat var; bizimki 4 kat. Yani bu tip yerler için verilen bir hakka rağmen mahkeme yürütmeyi durdurma kararı almış. Tabii bu arada da Kadıköy Belediyesi biraz bunu geç uyguladı. Mesela Kadıköy uygulamıyor; Üsküdar uyguluyor, Maltepe uyguluyor, Kartal uyguluyor. Karşı tarafta 5-6 tane belediye; Bakırköy, Arnavutköy ve birçok ilçede uygulanıyor bu. Dolayısıyla buradaki hukuki muhatap Büyükşehir Belediyesi oluyor ilk karar oradan çıktığı için. Mimarlar Odası tek tek uğraşmak yerine direkt onun kararına itiraz ediyor. Biz derdimizi anlatmak istiyoruz. Mağdur olan sadece biz değiliz, bütün Kadıköy halkının yarısı. Diğer ilçelerde de aynı şeyler mevcut" şeklinde konuştu.



"Mimarlar Odası bir deprem olmayacağının garantisini verebiliyor mu?"


Site sakinlerinden Ayşegül Boncuklu, pek çok ev sahibinin büyük bir mağduriyet yaşadığını dile getirerek, "Bu durum bir an önce olumlu bir şekilde sonuçlanmalı. Çünkü Allah korusun Mimarlar Odası bir deprem olmayacağının garantisini verebiliyor mu? Böyle bir şey söz konusu değil. Bir şey oldu, buralar indi aşağı; öldük, kaldık, yaralandık, bunun manevi sorumluluğunu kim alacak? Buradakilerin hepsi 50 yıllık bina, her yeri dökülüyor. Su boruları parçalanıyor, her dakika bir tamir çıkıyor. Sahil bandı diye burada oturanlar zengin değil, burada oturanların çoğu emekli. Bizim bunu yapacak bütçemiz yok" ifadelerine yer verdi.



Kadıköy’de kentsel dönüşüm krizi büyüyor: "Bu karar kamu yararına değil, kamu zararınadır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Deprem sonrası Osmaniye’de 10 sağlık tesisi hizmete girdi Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Osmaniye’de sağlık altyapısı güçlendirildi. Bu kapsamda kent genelinde 10 sağlık tesisi hizmete alındı. Osmaniye’de deprem sonrası yapılan yatırımlar doğrultusunda 900 yataklı Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Düziçi’nde 150 yataklı, Bahçe’de 55 yataklı devlet hastaneleri vatandaşların hizmetine sunuldu. Toprakkale ve Sumbas ilçelerinde yapımı tamamlanan devlet hastanelerinin ve birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmek amacıyla yapımı tamamlanan 5 Aile Sağlığı Merkezinin de yarın düzenlenecek törenle hizmete girecek. Deprem sonrası süreçte sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi ve vatandaşların daha nitelikli sağlık hizmetine erişiminin sağlanması amacıyla Osmaniye ve ilçelerinde çok sayıda aile sağlığı merkezimiz hizmete açıldı veya açılma aşamasında olup yatırımların kararlılıkla devam edeceğini belirtildi. Deprem sonrası süreçte sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve etkin şekilde sürdürülebilmesi amacıyla yapılan planlamalar kapsamında 10 yeni sağlık tesisinin hizmete açıldığını söyleyen Osmaniye İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Emrah Ceviz, "6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve ’asrın felaketi’ olarak nitelendirilen depremde Osmaniye ilimizde bin 10 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, vefat eden vatandaşlarımızdan 9’u sağlık çalışanımız olmuştur. Deprem sonucunda il genelinde 273 bina yıkılmış, 8 bin 809 bina ise ağır hasar almıştır. Sağlık altyapımız da afetten ciddi şekilde etkilenmiş; 7 sağlık tesisimiz ağır hasar görmüş ve yapılan teknik değerlendirmeler sonrasında yıkımları gerçekleştirilmiştir. Depremin hemen ardından yürütülen yoğun çalışmalar neticesinde, 27 Şubat 2023 tarihinde Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanemiz hizmete açılmıştır. Hastanemiz, yalnızca ilimize değil, depremden etkilenen çevre illerden gelen vatandaşlarımıza da sağlık hizmeti sunarak bölge hastanesi rolünü üstlenmiş; afet sonrası sağlık hizmetlerinin koordinasyonunda ve sunumunda kritik bir görev üstlenmiştir. Deprem sonrası süreçte sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve etkin şekilde sürdürülebilmesi amacıyla yapılan planlamalar kapsamında 10 sağlık tesisimiz tamamlanarak hizmete açılmıştır" diye konuştu. Osmaniye’de sağlık yatırımları sürüyor Sağlık konusunda yatırımların devam ettiğini söyleyen Ceviz, "Sadece ikinci ve üçüncü basamak değil, birinci basamakta da 6 ilçemiz ve merkezimizde birçok aile sağlığı merkezimizde hizmete açılmakta veya hizmete açılmış durumda devam etmektedir. Bunların dışında bu yıl içerisinde hizmete alınacak olan Kadir ilçemizde 100 yataklı devlet hastanesi ek binamız ve hemen yanında 20 ünitli Kadirli Ağız Diş Sağlığı Merkezimiz hizmete açılacaktır. Diğer bir ilçemiz Hasanbeyli’de de 10 yataklı devlet hastanemiz yine kısa bir süre içerisinde hizmete alınacaktır. Yarın itibariyle resmi açılışı yapılacak 5 aile sağlığı merkezimizin dışında bu yıl içerisinde 8 aile sağlığı merkezimizin daha ihale süreçleri ve yapım süreçleri devam etmektedir. Asrın feraketi sonrasında ilimizin sağlık altyapısını güçlendirmeye, insan kaynağını artırmaya yönelik çabalarımız devam etmektedir" dedi.
Ankara Adalet Bakanı Tunç, İşyurtları’nın Kızılay satış mağazasında vatandaşlarla alışveriş yaptı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu’nun Kızılay’daki satış mağazasını ziyaret etti. Mağazada vatandaşlarla birlikte alışveriş yapan Bakan Tunç, çalışanlara kolaylıklar diledi. Vatandaşlarla sohbet eden Bakan Tunç, ürünler hakkında da vatandaşlardan geri bildirim aldı. Alışveriş yaparken Bakan Yılmaz Tunç ile sohbet eden vatandaşlar ürünlerin kaliteli olduğunu, İşyurtları mağazalarından alışveriş yapmaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. İşyurtları eğitim ve üretim faaliyetleri hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, İşyurtları müdürlüklerinde hükümlü ve tutuklarının topluma kazandırılmaları için bir taraftan mesleki eğitimler verilirken bir taraftan da üretim yapıldığını kaydetti. Yılmaz Tunç, Ceza İnfaz Kurumlarındaki atölye ve tesislerde üretilen ürünlerin satış mağazalarında ve Türkiye’nin farklı illerinde düzenlenen fuarlarda vatandaşların beğenisine sunulduğunu belirtti. Hükümlü ve tutukların İşyurtları atölyelerinde öğrendikleri meslekleri tahliye olduktan sonra da kendi işlerini kurarak icra edebildiklerini aktaran Bakan Tunç, "Bugün Kızılay’daki İşyurtları Satış Mağazamızı ziyaret ettik. Tüm mağazalarımızda olduğu gibi burada da gıdadan giyime, ayakkabıdan hediyelik eşyaya varıncaya kadar birçok ürün kaliteli ve uygun fiyatlarla vatandaşlarımıza sunuyoruz. Amacımız ceza adaleti sisteminde bir yaptırımla karşı karşıya kalan hükümlü ve tutuklunun ıslahını gerçekleştirmek. Onları topluma kazandırmak. İşyurtları Kurumumuz vasıtasıyla oluşturduğumuz tesis ve atölyelerdeki üretim süreçlerinde onları kendi istekleriyle çalıştırıyoruz. Hem kendi ekonomilerine, hem de üreterek ülkemiz ekonomisine destek sağlıyorlar. Bu çalışmalarla bir meslek kazanmış ve o mesleği cezaları bittikten sonra dışarıda uygulayarak topluma kazanmış oluyorlar" dedi. 3 binden fazla atölye ve fabrikada 200’den fazla iş kolunda üretim yapıldığını vurgulayan Bakan Tunç, "Birinci amacımız ceza adaletine katkı sağlamak, toplumu suçtan korumak, toplumsal huzuru daha da kuvvetlendirmek, suç işleyen kişileri cezaevinden tahliye olduğunda artık suç işlemeyecek şekle getirmek. Bu süreçte üretim aşamasında ortaya çıkan ürünler uygun fiyatlarla ve kaliteli bir şekilde vatandaşlarımıza sunuyoruz. Gıdadan, hayvancılığa, süt ürünlerine, tekstile, mobilyaya, metal eşyaya varıncaya kadar aklınıza gelen insanın ihtiyacı olan her çeşit ürün İşyurtlarımızda üretiliyor. Bugün vatandaşlarımızın memnuniyeti de sohbetlerimizde gördük ve mutlu olduk" diye konuştu. Ceza ve İnfaz Kurumlarında hükümlülerin, infaz sonrası yaşamlarında topluma kazandırılmaları ve meslek edinmeleri amacıyla yürütülen 378 İşyurdu Müdürlüğü bulunuyor. Fabrika gibi çalışan 3 binden fazla atölye ve tesiste her yıl ortalama 70 bin hükümlü ve tutuklu çalışıyor. Mobilyadan tekstil ve konfeksiyona, metal işlerinden el emeği ürünlere, temizlikten kozmetiğe, inşaat ve onarım malzemelerinden gıda, tarım ve hayvancılığa kadar 200’den fazla iş kolunda üretilen ürünler Türkiye genelinde 97 satış mağazasında satışa sunuluyor.