EKONOMİ - 11 Mart 2026 Çarşamba 11:01

İTO Başkanı Avdagiç: "İş dünyası olarak beklentimiz hızlıca Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin fiilen başlaması"

A
A
A
İTO Başkanı Avdagiç: "İş dünyası olarak beklentimiz hızlıca Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin fiilen başlaması"

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Şu andaki en kritik konu Hürmüz Boğazı. Bizim iş dünyası olarak beklentimiz, bir an önce bu gerilimin sulhla sonuçlanması, en azından önce bir ateşkes olması ve hızlıca Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin fiilen başlaması. Akaryakıttaki çok hızlı aksiyonla birbirini tetikleyebilecek fiyat artışının önü durduruldu" dedi.



İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Fransa’nın başkenti Paris’te İTO’nun milli katılımı gerçekleştirdiği JEC World 2026 Fuarı’nda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Spekülatif alanlarda 119 doları gören petrol fiyatının ABD Başkanı Donald Trump’ın son açıklamasıyla 87 dolar seviyesine geri geldiğini hatırlatan Avdagiç, dünyada enflasyonist bir baskı oluşması riskinin ise devam ettiğini kaydetti.


Avdagiç, bunun Türkiye’ye özgü bir durum olmadığını ama Türkiye’ye de etkileri olabileceğini bildirerek, "Ülkemizde özellikle akaryakıt fiyatlarında çok hızlı alınan bir aksiyonla ilk darbede, akaryakıt fiyatları ve buna bağlı olarak başlayabilecek, birbirini tetikleyebilecek bir fiyat artışının önü durduruldu. O sadece teknik anlamda değil, psikolojik açıdan da çok önemli bir hamleydi. Akaryakıt fiyatları arttığı zaman o "her şey artıyor" diye bir sarmala girebilirdik. O önemli ve çok değerli bir hamleydi. Onu fevkalade doğru buluyoruz" dedi.


"Türkiye bir istikrar adası olarak bölgemizde öne çıkmıştır"


Eşel mobil sisteminde bir marj bulunduğunu belirten İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, "Ümit ederiz ki o marjı eritip onun üzerine çıkıp fiyatlar artmak zorunda kalınmaz. Şu andaki bu aşağı doğru dalgalanmayla tekrar sanki o bandın içine girebiliriz gibi duruyor. Biraz yaşayarak göreceğiz. Çünkü karşımızda bu savaşı sürdüren ülkelerin açıkçası net ve belli olmayan, çok da dengeli olmayan bir politikaları var. Bütün bunlara rağmen bir gerçek var ki, Türkiye bir istikrar adası olarak bölgemizde öne çıkmıştır. Burada NATO üyesi olmanın da karşılığını görüyoruz. İki balistik füze NATO’nun imkanlarıyla imha edildi. O anlamda da onu da teknik anlamda görmek lazım" şeklinde konuştu.


"Şu andaki en kritik konu Hürmüz Boğazı"


Hükümetin savaşın tüm etkilerini yakından takip ettiğini kaydeden Avdagiç, "Gerilimin makul bir şekilde son bulması için hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın çok yoğun temasları var. Şu anda temkinli bir iyimserlik içinde olmaya çalışıyoruz. Şu andaki en kritik konu Hürmüz Boğazı. Bizim iş dünyası olarak beklentimiz, bir an önce bu gerilimin sulhla sonuçlanması, en azından önce bir ateşkes olması ve hızlıca Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin fiilen başlaması" diye konuştu.


"Uzakdoğu’dan gelen pek çok petrol türevi hammaddede ton başına yüzde 25 civarında lojistik farkı eklenmeye başlandı"


Savaşta tedarik kaynaklarındaki küresel zafiyet sebebiyle birçok hammaddenin tedarikinde sorunlar yaşandığını belirten Avdagiç, "Uzakdoğu’dan gelen pek çok petrol türevi hammaddede ton başına yüzde 25 civarında lojistik farkı eklenmeye başlandı. Sefer sürelerindeki uzamaya konusunda ise denizcilik sektörünün taşıma kapasitesinde gerileme var. Küresel sigorta maliyetlerinde de artışlar yaşanıyor. Bazı sigorta firmalarının poliçe bedellerini artırmak bir yana, poliçeleri iptal etme yoluna gidiyorlar" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Gençler çözümün parçası olmak istiyor Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda oluşturduğu bin 552 dijital paylaşımı inceleyen araştırma, gençlerin geleceğe yönelik somut çözüm önerilerini ortaya koydu. Sosyal ağ analizi sonuçları, iyi fikirlerin yayılmasında içeriğin kalitesi kadar öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da kritik bir rol oynadığını gösterdi. Yaşar Üniversitesi Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında yürütülen çalışmada 514 öğrenci, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevrimiçi forumlarda toplam 1.552 paylaşım yaptı. En yoğun katılım, 641 paylaşım ile "Sorumlu Tüketim ve Üretim" başlığında gerçekleşti. Yapılan araştırmanın sonuçları gençlerin sürdürülebilir gelecek için geliştirdiği projeleri ortaya koyarken, iyi fikirlerin yayılmasında yalnızca içeriğin değil, öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da belirleyici olduğunu gösterdi. Forumlarda su tasarrufundan güneş enerjisine, geri dönüşümden denizlerin korunmasına kadar onlarca somut çözüm önerisi paylaşıldı. 5 küresel hedef Yaşar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasin Özarslan’ın yer aldığı araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen çalışma, üniversiteli gençlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik geliştirdiği fikirlerin çevrimiçi ortamlarda nasıl yayıldığını ortaya koydu. Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında gerçekleştirilen araştırmada, 514 öğrencinin çevrimiçi forum paylaşımları sosyal ağ analizi ve metin analizi yöntemleriyle incelendi. Araştırma kapsamında Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda beş ana tema üzerinde fikir geliştirdi: Temiz Su ve Sıhhi Şartlar, Erişilebilir ve Temiz Enerji, Sorumlu Tüketim ve Üretim, Sudaki Yaşam ve Karasal Yaşam. Elde edilen forum verilerine göre öğrenciler toplam 1.552 paylaşım gerçekleştirdi. En fazla katkı 641 paylaşımla "Sorumlu Tüketim ve Üretim" temasında yapılırken, bunu Karasal Yaşam (328), Sudaki Yaşam (263), Temiz Su (162) ve Temiz Enerji (158) başlıkları izledi. Gençlerden öneriler Öğrencilerin geleceğe ilişkin çarpıcı değerlendirmelerinden bazıları şöyle: "Su, distopik bilim-kurgu eserlerinde bile geleceğin en kritik kaynağı olarak tasvir ediliyor." "Günümüzde kullanılan enerji kaynaklarının büyük bir kısmı doğaya zarar veriyor. Bu nedenle sürdürülebilir ve temiz enerjiye geçiş kaçınılmazdır." "İzmir denizi hepimizin sorumluluğu" diyen bir öğrenci "İzmir denizi ve çevresinde insanların duyarsız davranışları deniz ekosistemine ciddi zarar veriyor" sözleriyle çevre bilincine dikkat çekti. Bir başka öğrenci, üretim alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini belirterek, "Tüketicilere hayvan bazlı proteine alternatif ürünler sunulması çevresel etkileri azaltabilir" görüşünü paylaştı. Kentleşme konusunda ise şu uyarı yapıldı: "Bina, okul ve alışveriş merkezleri planlanırken doğaya verilen zarar mutlaka hesaba katılmalı."