ASAYİŞ - 08 Ocak 2026 Perşembe 18:39

İstanbul Valiliği fırtınanın bilançosunu açıkladı: 350 olaya müdahale edildi

A
A
A
İstanbul Valiliği fırtınanın bilançosunu açıkladı: 350 olaya müdahale edildi

İstanbul Valiliği, sabah saatlerinden itibaren etkili olan fırtınanın bilançosunu açıkladı. İl genelinde 1 metruk bina çökmesi, teknelerin hasar alması, ağaç devrilmesi, çatı uçması gibi toplamda 350 olaya müdahale edildiğini belirtildi.


İstanbul Valiliği, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 8 Aralık’ta İstanbul’da etkili olan fırtına ve şiddetli yağışa ilişkin açıklama yaptı. Valiliğin veriler doğrultusunda gerekli uyarıların yapıldığını belirtildi. Açıklamada, "Beklenen şiddetli rüzgâr- fırtına, sabah saat 05.00 itibariyle bölgemizde etkili olmaya başlamış olup fırtınanın, bugün saat 22.00’a kadar etkisini sürdürmesi beklenmektedir. İstanbullu hemşerilerimizden, olası çatı uçmalarına, karbon monoksit-doğalgaz zehirlenmelerine ve su baskınlarına karşı tedbirli olmalarını önemle rica ediyoruz. İstanbul’da şiddetli rüzgar ve fırtınanın etkili olmaya başladığı sabah saatlerinden 18.00’a kadar, 45 ağaç devrilmesi, 89 çatı uçması, 214 tehlike arz eden parça ihbarı, 1 metruk bina çökmesi, 1 istinat duvarı çökmesi olmak üzere toplam 350 ihbar gelmiştir. Alınan ihbarlara AFAD, itfaiye, 112 acil sağlık ekipleri müdahale etmiş olup, fırtınaya bağlı olarak meydana gelen olaylarda bir vatandaşımız hafif yaralanmıştır" ifadelerine yer verildi.


Sabah saatlerinde gemi trafiğine kapatılan boğazın saat 17.00 itibariyle açıldığı duyurulan açıklamada, "Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Boğazı çift yönlü gemi trafiğine kapatılmış, saat 17.00 itibariyle ise gemi trafiğine yeniden açılmıştır. İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) ve Bursa Deniz Otobüsleri’nin (BUDO) tüm seferleri ile Şehir Hatları işletmesine bağlı tüm seferler iptal edilmiştir. İstanbul Havalimanı’nda 32’si iç hat, 32’si ise dışa hat olmak üzere toplam 64 sefer; Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ise 31 iç hat, 2 dış hat olmak üzere toplam 33 sefer iptal edilmiştir. Fırtına nedeniyle Tuzla’da 37, Pendik’te 7 ve Kartal’da 1 olmak üzere toplam 45 tekne zarar görmüştür" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Lodostan sonra gelen tehlikeye karşı uzmanlar uyarıyor Lodosun etkili olduğu bölgelerde karbonmonoksit zehirlenmesi riski artıyor. Vatandaşları soba ve kombi kullanımı konusunda uyaran uzmanlar, soba kullanıcılarına doğru ve kuru yakıt tüketimi, doğalgaz kullanıcılarına ise havalandırma noktasında alınacak hayati önlemlerle ilgili tavsiyelerde bulundu. Son günlerde yer yer etkisini arttıran lodosla birlikte uzmanlar, karbonmonoksit zehirlenmesi riskine karşı vatandaşlara uyarıda bulundu. Soba ve kombi kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çeken Konya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Sancak İtfaiye Merkezi Amiri Emre Yılmaz, "Bu hava şartlarında rüzgar basınç şiddetleriyle beraber yarım yanma sonucu oluşan, özellikle karbonmonoksit diye halkımızın tabir ettiği bu zehirli gaz grubu, evin içerisine geri dönme riski ve evdeki tahliye noktalarından çıkış yapamaması neticesinde vatandaşlarımız üzerine maalesef zehirlenme dolayısıyla can kayıpları yaşanmaktadır" dedi. "Yakıtlar konusunda kuru yakıtlar, doğru yakıtların tercih edilmesi önemlidir" Zehirlenmelerin kendi içerisindeki çeşitlerini sıralayan Yılmaz, "Solunum yoluyla zehirlenmelerde uygulanacak ilk yardım müdahaleleri vardır. Bunun ilk belirtileri de kişide görülen mide bulantısı, kusma, ateş yükselmesi gibi durumlarla karşılaşılmaktadır. Vatandaşın yapması gereken, bu durumu fark ettiğinde derhal o alanı havalandırmak, yani camları, pencereleri açıp kendisine temiz hava alması önem arz etmektedir. Ve binadaki riskin yok edilebilmesi, sağlıklı yaşam alanının devam ettirebilmesi için 112 Acil Çağrı Merkezine ihbar verilmesi sağlıklı olacaktır. Özellikle mutfaklarımızda bulunan doğalgaz menfezlerini, kış aylarında soğuk gelmesin düşüncesiyle gazete, naylon poşet, koli bantı gibi malzemelerle kapatmak tehlikelidir. Sobada ise vatandaşlarımızdan özellikle bu konuda isteğimiz; sobalarının ilk kurulum anında boru içlerindeki kurumların temizlenmesi, boru hatlarının ve çıkışlarının kontrol edilmesi. Sağlıklı, sağlam bir şekilde kurulması ve sobada yakıt kullanım esnasında tercih edilen yakıtların, doğal odunlar ve en az 1 yıl kuru halde beklemiş olması, kömürlerinde kesinlikle kuru olması gerekiyor. Çünkü bu ürünleri bazı vatandaşlarımız ıslak halde, nemli halde kullandıkları takdirde, soba yakma esnasında eksik yanma durumu oluşuyor. Bu eksik yanma, bizim duman dediğimiz gaz birikimleri meydana getiriyor. Bu da ev içerisinde bir duman basması, bir koku ve hatta kişi bunu da ilk öksürmesi ile hissedecektir. Karbonmonoksit sinsi zehirli bir gazdır; dolayısıyla yakıtlar konusunda kuru yakıtlar, doğru yakıtların tercih edilmesi önemlidir" ifadelerini kullandı. "Dedektörler kurulursa daha güvenli bir ortam oluşacaktır" Zehirlenmeye karşı önlemlere değinen Emre Yılmaz, "Evde bulunan hem sobalar hem kombi tesisatlarının bakımları için kombi servislerince periyodik bakımların düzenli yapılması, yılda en az minimum bir defa bu bakımların yapılması gerekiyor. Soba ile düzenli kullanımda, artık evde ne sıklıkla kullanılıyor ise bu sobanın da belirli periyodik bakımları, temizlikleri düzenli yapılarak kontrol desteğiyle beraber kullanımı sağlanması. Akabinde evlerde karbonmonoksit dedektörleri var; evde bu dedektörler temin edip de kurulursa vatandaşımız için daha güvenli bir ortam oluşacaktır. En azından bir dedektör vasıtasıyla da bu zehirli, hayatımızı tehdit eden gaz grubunun oradan tahliye edilmesi için önem arz edecektir" diye konuştu.
Samsun İlkadım’da metruk yapılar bir bir yıkılıyor Mahallelerde güvenlik ve çevre riski oluşturan, estetik görünümü bozan metruk yapıların yıkımı, Samsun İlkadım Belediyesi tarafından sürüyor. Yıkım İşleri Müdürlüğü ekipleri, 2 yılda İlkadım’da toplam 79 metruk yapının yıkımını gerçekleştirdi. Ekipler, son olarak Reşadiye Mahallesi’nde yer alan bir metruk binanın yıkımını gerçekleştirirken, çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini söyleyen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Mahallelerde asayiş sorunlarına neden olan ve görüntü kirliliği oluşturan metruk yapıları tek tek ortadan kaldırıyoruz" dedi. "Güvenliği ve çevreyi tehdit ediyor" Metruk yapıların çevre sağlığını da olumsuz etkilediğinin altını çizen Başkan İhsan Kurnaz, "İlçemizde bulunan metruk yapıların yıkılmasıyla birlikte vatandaşlarımızın hem can hem de mal güvenliğini sağlıyor, mahallelerimizin yaşam kalitesini artırıyoruz. Vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit eden, kötü niyetli kişilerin kullanımına yönelik risk taşıyan metruk yapılara kesinlikle müsamaha göstermiyoruz. Emniyet güçlerimizin tespitleri, muhtarlarımız ile vatandaşlarımızın talepleri değerlendirilerek, yasal süreçlerin de tamamlanmasının ardından ekiplerimiz güvenlik tedbirlerini alarak yıkımları gerçekleştiriyor. İlçemizin her noktasında tespit edilen bu yapıları yasal çerçevede ortadan kaldıracağız. İlkadım Belediyesi olarak geçtiğimiz 2 yılda ilçemizde toplam 79 metruk yapının yıkımını gerçekleştirdik. Daha güvenli, daha düzenli ve daha yaşanabilir bir İlkadım için metruk yapı yıkım çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz" diye konuştu.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nde 2020-2025 döneminde 183 sınai mülkiyet başvurusu yapıldı Kastamonu Üniversitesi, 2020-2025 yılları arasında 183 sınai mülkiyet başvurusunda bulundu. Kastamonu Üniversitesi, Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalarını istikrarlı bir şekilde sürdürürken, akademik bilgi üretimini ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmeye yönelik adımlarını fikri ve sınai mülkiyet alanında somut sonuçlarla ortaya koyuyor. 2006 yılında kurulan Kastamonu Üniversitesi, ilk patent başvurusunu 2011 yılında gerçekleştirdi. Teknoloji Transfer Ofisinin faaliyete geçtiği 2020 yılına kadar, Kastamonu Üniversitesi’nin hak sahipliğinde toplam 22 patent başvurusu yapıldı. Bu başvuruların 12’si Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilerek fikri mülkiyet envanterine kazandırıldı. 2020 yılında Teknoloji Transfer Ofisi’nin kurulmasıyla birlikte, fikri ve sınai mülkiyet süreçleri TTO bünyesinde yer alan Patent Destek Ofisi koordinasyonunda yürütülmeye başlandı. Bu ofisin devreye girmesiyle başvuru sayılarında belirgin bir artış yaşandı. 2020-2025 yılları arasında Kastamonu Üniversitesi’nin hak sahipliğinde 92 ulusal patent, 21 faydalı model, 21 uluslararası (PCT) patent ve 49 endüstriyel tasarım olmak üzere toplam 183 sınai mülkiyet başvurusu gerçekleştirildi. 2025 yılı özelinde değerlendirildiğinde ise; 4 faydalı model, 8 uluslararası (PCT) patent, 22 patent ve 16 endüstriyel tasarım başvurusu yapıldı. Aynı yıl içerisinde 13 patent/faydalı model ile 18 endüstriyel tasarım Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek koruma altına alındı. 2020 sonrası dönemde yapılan başvuruların sonuçlarına bakıldığında, toplamda 34 patent/faydalı model ve 36 endüstriyel tasarım olmak üzere 70 sınai mülkiyet hakkının tescil edildiği kaydedildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitelerde üretilen bilginin korunmasının ve kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekerek, "Akademik çalışmaların fikri ve sınai mülkiyet kapsamında değerlendirilmesi, üniversitelerin bilimsel üretimlerinin kalıcılığı açısından önem taşıyor. Araştırmacılarımızı bu alanda desteklemeye, ortaya çıkan bilgi ve tasarımların toplumsal ve ekonomik değere dönüşmesini teşvik etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.