SAĞLIK - 22 Nisan 2026 Çarşamba 09:47

İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner’den ‘Kızamık’ açıklaması: "Problemimiz yok, takipteyiz"

A
A
A

Son günlerde dünyada kızamık hastalığı konuşulurken İstanbul’daki son duruma ilişkin konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, "Aşılama oranlarımız yüzde 90’ların üzerinde. Şu an kızamık ve ya bulaşıcı hastalıklarla ilgili riskimiz yok, birebir takip ediyoruz. Kızamık şüpheli vakalarımız bazen oluyor, hepsi aşısız çocuklar. Avrupa kızamıktan kavrulurken bizim bunu başarmamızın tek nedeni; aşılama programımız. Aşılamayı yapmazsanız eninde sonunda vaka artışıyla karşılaşabiliriz, şu anda kızamıkla ilgili problemimiz yok" dedi.

İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, megakentin sağlık sistemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Birçok ülkede yüksek ateş, döküntü ve boğaz ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren kızamıkla ilgili hareketlilik yaşandığı ifade edilirken Doç. Dr. Güner, İstanbul’daki son durumu İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. İstanbul’da devam eden sağlık yatırımlarına ilişkin de konuşan Doç. Dr. Güner, beklenen büyük İstanbul depremine yönelik megakentteki sürece yönelik bilgi verdi.

"Geçtiğimiz sene 4 milyon 232 bin aşı uygulandı"

‘Türkiye’nin en iyi yaptığı şeylerden biridir; aşı’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Güner, "5 bine yakın aile hekimimizle bin 114 aile sağlığı merkezimizle tüm Türkiye’deki sayıları 30 bini bulan aile hekimiyle her türlü noktada aşılamayı gerek aile hekimliğinde gerek evde, köyde, mezrada yapabilir durumdayız. Geçtiğimiz sene 4 milyon 232 bin aşı uygulandı. Bazı noktalarda bilimsellikten uzak açıklamalarla bazen karşılaşıyoruz. Bunlara aşı kararsızlığı diyoruz çünkü aşıyı reddetmeniz gibi bir şeyin bilimle yan yana gelme şansı olmaz. Bugün kızamık regüle edilmiş, Avrupa kızamıktan kavrulurken, bulaşıcı hastalıklarla ilgili problemler olurken bizim bunu başarmamızın tek nedeni; aşılama programımız. Aşıyı birebir takip etmemiz gerekiyor. Bununla beraber topuk kanı, yenidoğan taramalarımız. Kalıtsal hastalıkları birebir takip ederiz, İstanbul’da da özel bir uygulamamız var. Herhangi bir risk olduğunda çocuk endokrin doktoruyla ilgili randevu almanıza gerek kalmıyor. İstanbul Valiliğimizin projesiyle beraber de yapay zekaya dönüştürülmüş bir sistematik var" dedi.

"İstanbul’da 18 hastane yatırımı devam etmekte"

İstanbul’un sağlık alt yapısına yönelik bilgiler veren Doç. Dr. Güner, "2002 yılından itibaren sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan bir Sağlıkta Dönüşüm Projesi var. Yapılarımızı ana noktada depremde dayanması hatta sağlık hizmetine devam edeceği şekilde planlamaya çalışıyoruz. 2025 yılında 52 tane sadece aile sağlığı merkezi, 2 hastanemizi açtık. Yakın zamanda Esenyurt Hastanemizi açacağız. 18 tane hastane yatırımı devam etmekte, Türkiye’nin en büyük hastanesi şu an Sancaktepe’de şehir hastanesi olarak yapılıyor. İstanbul’un batı yakasında Çam ve Sakura Şehir Hastanesi vardı, doğu yakasında Sancaktepe Şehir Hastanesi’ni yapıyoruz, onunla beraber Beykoz Devlet Hastanesi. E-5 hattı dediğimiz, güney hattımızda yenilenmeyi takip eden hastaneler var. Yeni yaptığımız hastanelerden Silivri, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Avcılar’da yeni bir hastane yapıyoruz. Bakırköy’deki hem Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi hem Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi beraber bin 600 yataklı olarak yerinde yeniden yapılacak, şu anda projesi çiziliyor. Okmeydanı ve Göztepe’nin 2’nci safhaları, aynı blokların ikizleri yapılacak. Süreyyapaşa’da büyük bir sağlık kompleksi yapılacak. Fatih Sultan Mehmet Devlet Hastanemiz yerinde; Kozyatağında bin 453 yataklı yapıyoruz. Şu anda çalışmaları başladı, temel kazıları devam ediyor. Numune ve Siyami Ersek hastanelerimiz; yerinde, Abdülhamid Han Hastanesi ile birleşerek yaklaşık bin yataklı çok güzel bir eğitim ve araştırma hastanesi olacak. Sağlıklı kalmayı, yaşamayı insanlara teşvik etmemiz lazım" dedi.

"Türkiye’nin bir planı var, İstanbul’un her ilçesi illerle eşleştirilmiş durumda"

Beklenen büyük İstanbul depremine karşı sağlık sistemi ve çalışanlara yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Doç. Dr. Güner, izolatörlü hastanelerle sağlık hizmetinin aksamadan devam edeceğine dikkat çekti. İstanbul’un sağlık alt yapısının her geçen gün daha iyiye gittiğini belirten Güner, "Türkiye’nin bir sağlık planı var. İstanbul’un her ilçesi bir illerle eşleştirilmiş durumda. Deprem olduğu anda kimin nerede, hangi ameliyathanede, poliklinikte çalışacağı belli. Refleks sistematiğinde gelecekler, belirlendiği hastanede Numune, Kartal Lütfi Kırdar gibi izolatörlü hastanemize gelip çalışacaklar. Deprem tatbikatları yapıyoruz" şeklinde konuştu.

İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner’den ‘Kızamık’ açıklaması:

"Kızamıkla ilgili problemimiz yok, birebir takip ediyoruz"

Son dönemde gündeme gelen kızamık hastalığına ilişkin konuşan Güner, "Aşılama oranlarımız yüzde 90’ların üzerinde. Pandemide hepimiz aşı nedir, nasıl kapsar, nasıl korur öğrendik. Şu an kızamık ve ya bulaşıcı hastalıklarla ilgili bir riskimiz yok, birebir takip ediyoruz. Bir filyasyon sistematiğinin olduğunu tüm dünyaya gösterdik. Kızamıklı bir çocuk varsa çocuk nereye gitmiş, nerede okumuş, sınıfında kaç kişi var, aşılamayla ilgili problemleri var mı, bire bir takip ediyoruz. Kızamık şüpheli vakalarımız bazen oluyor, bunların hepsi aşısız çocuklar. Avrupa‘nın sıkıntı yaşamasının nedeni ne; birinci basamak sağlık hizmetini oturtamadığı için aşılamayla ilgili problemleri var. Bu sistematik eğer devam ederse her 4-5 senede bir salgınla, vaka artışıyla Avrupa karşılaşacak. Biz eğer aşılamamızı yüksek tutmazsak çocuklarımızı aşıya götürmezsek sağda solda duyduğumuz haberlerle aşıyla ilgili kararsızlık yaşayacaksak bizim de Avrupalıdan bir farkımız yok. Kızamıkla ilgili problem yaşamamamızın nedeni; aşılama kuvvetimiz. Koruyucu sağlık hizmetleriyle ilgili Avrupa’nın büyük problemleri var. Dünya Sağlık Örgütü’nün birebir takip ettiği bir şey bu; kızamık eliminasyon programı, tüm dünyada takip ediliyor. Şu anda çocuk felci hastalığı yok, çiçek hastalığı hiç yok, bunların başarısı aşılamayla ilgili. Aşılamayı yapmazsanız şu anda kızamık virüsü aktif bir virüs olduğundan dolayı eninde sonunda vaka, vakanın artışıyla karşılaşabiliriz ama şükür olsun aşılamamız yüksek. Şu anda kızamıkla ilgili problemimiz yok" dedi.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum Kent Konseyi’nden Bakan Tekin’e destek Erzurum Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Hüseyin Tanfer başkanlığında toplanarak, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik yapılan eleştirilere karşı destek açıklamasında bulundu. Açıklamada, son günlerde yaşanan üzücü olaylar üzerinden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yöneltilen eleştirilerin, asılsız iddialar ve sosyal medya operasyonlarıyla maksatlı bir karalama kampanyasına dönüştürüldüğü ifade edildi. Bakan Tekin’i hedef alan mesnetsiz eylemlerin tasvip edilmediği vurgulanan açıklamada milli ve yerli eğitim vizyonunun Türkiye’nin köklü değerleriyle harmanlanarak geleceğe taşındığı belirtilirken, "Türkiye Yüzyılı" hedefleri doğrultusunda eğitim alanında önemli adımlar atıldığı kaydedildi. Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milli Eğitim Bakanımız, Kıymetli Hemşerimiz Sayın Yusuf Tekin, gençlerimiz için sayısız projeyi hayata geçirmiştir. Bu çalışmalar yalnızca fiziki yatırımlarla sınırlı kalmamış; gençlerimizin eğitimine, sosyal gelişimine, manevi dünyasına ve ahlaki değerlerinin güçlendirilmesine de katkı sağlamıştır. Güçlü bir Türkiye ideali; vatanını seven, bayrağına bağlı, köklerine sadık, ahlaklı, inancıyla yoğrulmuş ve donanımlı bir gençlikle mümkündür. Son günlerde milletçe hepimizi derinden sarsan bazı üzücü olayların kirli bir siyaset anlayışına malzeme yapılması vicdan sınırlarını zorlamaktadır. Kıymetli Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’e yönelik sistematik saldırılar, şahsından ziyade yürüttüğü politikalara ve temsil ettiği değerlere yöneliktir." Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: "Erzurum Kent Konseyi olarak bizler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde her alanda olduğu gibi eğitimde de Türkiye Yüzyılı hedeflerine odaklanmış durumdayız. Kirli ve karanlık anlayışların şunu iyi bilmesi gerekir ki; linç kültürü, sosyal medya operasyonları ve asılsız iddialarla Sayın Bakanımız Yusuf Tekin’e yöneltilen haksız ve mesnetsiz suçlamaları tasvip etmiyoruz. Desteğimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Provokasyonlardan beslenen hiçbir anlayışa geçit verilmeyecektir. Aziz milletimiz şu gerçeği çok iyi bilmektedir: Bu anlayışın derdi ne eğitimdir ne de evlatlarımızdır. Asıl meseleleri, maneviyatla büyüyen bir neslin önünü kesmeye çalışmaktır. Bu ülkenin evlatları, hiçbir karanlık amaca alet edilemeyecek kadar asil ve şuurludur. Milli ve manevi değerlerimizi hedef alan, eğitim camiamızın huzurunu bozmayı amaçlayan ve provokasyonlardan beslenen hiçbir anlayışa geçit verilmeyecektir. Gençliğin geleceği için gece gündüz çalışan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanında olmaya; evlatlarımızın hem ilimle hem irfanla yetişmesini isteyenlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz."
Aydın Başkan Çerçioğlu: "Çocuklarımızın gözlerindeki parıltı, bizim en büyük umudumuz ve çalışma azmimizdir" Aydın’da her çocuğun yüzünün gülmesi için çalıştıklarının altını çizen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu; "Geleceğimizin mimarı olan çocuklarımızın gözlerindeki parıltı, bizim en büyük umudumuz ve çalışma azmimizdir" dedi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106. yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Çerçioğlu mesajında "Cumhuriyetimizin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşuyla taçlanan bu büyük günde, tam bağımsızlık yolunda atılan en güçlü adımın gururunu halen yüreğimizde taşıyoruz. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu müstesna günü çocuklarımıza armağan ederek, onlara olan sarsılmaz güvenini ve Cumhuriyetimizi emanet edeceği nesillere verdiği değeri en açık şekilde ortaya koymuştur. Geleceğimizin mimarı olan çocuklarımızın gözlerindeki parıltı, bizim en büyük umudumuz ve çalışma azmimizdir. Aydın’da her bir çocuğumuzun yüzü gülsün, her evde neşe hakim olsun diye var gücümüzle çalışıyoruz. Onların güven dolu bir şehirde yetişmesi, hayallerini gerçekleştirebilecekleri imkanlara sahip olması bizim asli görevimizdir. Bu anlamlı günde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. Tüm çocuklarımızın ve milletimizin bayramını en içten dileklerimle kutluyor; sevginin, barışın ve kardeşliğin hakim olduğu bir gelecek diliyorum" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Abdülhamid Han’ın Torunu Osmanoğlu: "Hüseyin Çelik’e tavsiyem ceddim hakkında konuşmadan evvel, onun bıraktığı eserlere bir baksın" Sultan 2’inci Abdülhamid Han’ın dördüncü kuşak torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, eski bakan Hüseyin Çelik’in 2’inci Abdülhamid Han’a sarf ettiği cümlelere tepki göstererek, "Hüseyin Çelik’e tavsiyem şudur. Ceddim hakkında konuşmadan evvel, onun bıraktığı eserlere bir baksın. Milletin gönlündeki yerine bir baksın. Dua ile anılan ismine baksın, Dedem Abdülhamid Han’a, söz söylemek kolaydır. Onun kadar yük taşımak, vallahi zordur. Biz ceddimizi, ekran tartışmalarından değil, eserlerinden, hizmetlerinden, milletine olan sadakatinden tanıyoruz. Ve biliyoruz ki, Sultan Abdülhamid Han’a bugün atılan her iftira, tarihin duvarlarına çarpıp, geri dönecektir" dedi. Geçtiğimiz günlerde Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Gazeteci Fatih Altaylı’nın programında Sultan 2’inci Abdülhamid Han hakkında "Son derece paragöz bir adamdır, servete çok önem verir. Öyle bir lokma, bir hırka yaşayan bir adam değildir" ifadelerini kullanmıştı. Bu ifadelere tepki gösteren Sultan 2’inci Abdülhamid Han’ın dördüncü kuşak torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, konu hakkında bir basın açıklamasında bulundu. Osmanoğlu, Sultan 2’inci Abdülhamid Han’ın şahsi menfaat peşinde koşmuş bir hükümdar olmadığını dile getirerek, "Ömrünü devletine, milletine ve ümmete adamış bir cihan padişahıdır" dedi. "Ömrünü devletine, milletine ve ümmete adamış bir cihan padişahıdır" Son günlerde ecdadına yersiz ve seviyesiz açıklamalara istinaden basın açıklaması yapma gereği duyduğunu aktaran Osmanoğlu, "Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik beyefendi tarafından sarf edilen mesnetsiz sözleri hayretle ve esefle takip etmekteyim. Tarihi hakikatlerden uzak ve kulaktan dolma ithamlarla ecdadımıza dil uzatılması, ne ilme sığar ne de vicdana. Hele ki yıllarca eğitim makamında bulunmuş bir isimden böyle sığ değerlendirmeler duymak ayrıca düşündürücüdür. Dedem Sultan Abdülhamid Han, şahsi menfaat peşinde koşmuş bir hükümdar asla ve asla değildir. Ömrünü devletine, milletine ve ümmete adamış bir cihan padişahıdır. Onun şahsi serveti üzerinden yapılan çarpıtmalar gerçeği asla değiştirmez. Çünkü ceddimiz, imkanını milletine sarf etmiş, yoksula el uzatmış, kimsesize kapı açmış, hayır kurumları inşa ettirmiştir. Darülaceze bunun en açık nişanelerinden bir tanesidir. Bunların içerisinde, cami var, havra var, kilise var. İçinde Türk var, Kürt var, Laz var, Çerkez var, Arap var, Abaza var. Aynı zamanda hastaneler yaptırmış, mektepler yaptırmış, yollar, su tesisleri, demiryolları ve nice eserler; onun bu milletin olan aşkının şahididir. Ceddim yalnız taş bina değil, gelecek inşa etmiştir. Çocukların eğitimi için mektepler açtırmış, maarifi güçlendirmiş, memleketinin dört bir yanından eğitim seferberliği başlatmıştır. Bugün kalkıp ona dil uzatanların, onun kurduğu eğitim mirasının gölgesinde konuşuyor olması ibretliktir" diye konuştu. "Sultan Abdülhamid Han’a bugün atılan her iftira, tarihin duvarlarına çarpıp geri dönecektir" Sultan Abdülhamid Han’ın kendisine muhalif olanlara dahi merhamet gösterdiğinin altını çizen Osmanoğlu şunları söyledi: "Zor durumda kalanlara, şahsi imkanlardan destek olduğu bilinen bir hakikattir. Çünkü o kin değil, vakar sahibiydi. İntikam değil, devlet terbiyesini bilirdi. 1552 eser bırakan bir hükümdara iftira atanlar, önce aynaya dönüp bakmalıdır. Ceddim devletin zor zamanlarında Devlet-i Aliyye’yi 33 yıl ayakta tutmuş, emperyalizme karşı dimdik durmuş, milletini korumuş, ümmetin umudu olmuş. Bugün hala konuşuluyorsa sebebi büyüklüğündendir. Üstat Kadir Mısıroğlu’nun dediği gibi, ‘Büyük adam odur ki, tenkitten asla ve asla korkmaz.’ Daha evvel de ifade ettim, Türkiye’de, öğretim vardır lakin eğitim eksiktir. Çünkü gerçek eğitim, insanı tarihine düşman etmez, ecdadına kara çaldırmaz, hakikati asla ve asla çarpıtmaz. Hüseyin Çelik’e tavsiyem şudur. Ceddim hakkında konuşmadan evvel, onun bıraktığı eserlere bir baksın. Milletin gönlündeki yerine bir baksın. Dua ile anılan ismine baksın. Dedem Abdülhamid Han’a söz söylemek kolaydır, onun kadar yük taşımak vallahi zordur. Biz ceddimizi ekran tartışmalarından değil, eserlerinden, hizmetlerinden, milletine olan sadakatinden tanıyoruz. Ve biliyoruz ki, Sultan Abdülhamid Han’a bugün atılan her iftira, tarihin duvarlarına çarpıp geri dönecektir. Çünkü Abdülhamid Han, milletin gönlünde taht kurmuş, o tahtı ne cehalet sarsar, ne de iftira sarsar. Yıllarca ecdadımıza, 36 padişahımıza süreklin ihanetler yapılmış, iftiralar atılmış. Ve bu sebepten ötürü ecdadımız bugün halen münazara ediliyorsa demek ki düzgün yoldan gitmişler." "Bizim davamız haktır. Ve hak olan davada galibiyet muhakkaktır" Bu tarz olaylarla sürekli karşı karşıya gelmekten dolayı üzüntü duyduklarını belirten Osmanoğlu, "Bu sebepten ötürü bizler bugün gerek filmlerde olsun, gerek gazetelerde olsun, gerek köşe yazılarımız olsun, gerek sizlerin vasıtasıyla olsun, ecdadımızı anlatmaya çalışıyoruz. Tabii ki ecdadımızdan, dedelerimizden rahatsız olacaklar. Bir dönüp bakalım, ecdadımıza bugün hakaret edenlere bir bakalım. Onların dedeleri acaba neredeydi, neler yapmış? Bir de dönüp böyle bakın. Maalesef ki, bugün kuyruk acısı olan, Osmanlı’ya saldırıyor. Bugün, Osmanlı’yı sevmek çok kolay. Dille seviyoruz ama gönülde sevemiyoruz. O yüzden, biz diyoruz ki, biz eğer geriye dönersek siz deliye dönersiniz. Kimse kendisini zorlamasın. Bizim davamız haktır. Ve hak olan davada galibiyet muhakkaktır" ifadelerini kullandı.
Kırıkkale Belediye personeli cinayetinde zanlıdan dikkat çeken çıkış: "Ben belediye başkanvekilliği yaptım" Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesinde garajda nöbet tutan belediye personelini av tüfeğiyle öldüren zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Cinayet zanlısı, adliyeye çıkarılırken, "Pişmanım. Ben Karakeçili Belediye Başkanvekilliği yaptım, onurum, şerefim, namusum için yaptım" dedi. Olay, 19 Nisan’da Karakeçili ilçesindeki belediye garajında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.A. (49), husumetlisi olduğu iddia edilen belediye personeli Celil Yazıcı’ya (42) nöbet tuttuğu sırada pompalı av tüfeğiyle ateş etti. Ağır yaralanan Yazıcı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Cinayetin ardından kaçan şüphelinin yakalanması için Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince teknik ve fiziki çalışma başlatıldı. Çevik Kuvvet ekipleri dron desteğiyle ilçenin giriş ve çıkışlarını havadan takip ederken, şüpheli araçlar da durdurularak kontrol edildi. Ekipler ayrıca ilçe genelindeki yaklaşık 100 metruk binada arama yaptı. Yürütülen çalışmalar sonucunda zanlının, Yavuz Sultan Selim Mahallesi’nde bulunan metruk bir ikamette gizlendiği belirlendi. İstihbarat ekiplerinin yer tespitine destek verdiği operasyonda, şüpheli Cinayet Büro Amirliği ekiplerince saklandığı yerde yakalanarak gözaltına alındı. Cinayette kullanıldığı değerlendirilen av tüfeği de ele geçirilirken, zanlının ikameti ve müştemilatında yapılan aramalarda 2 tüfek daha bulundu. Emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilen zanlı, geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Cinayet zanlısı adliyeye sevk edildiği sırada gazetecilere, öldürdüğü kişinin kendisine iftira attığını öne sürerek, "Pişmanım. Ben Karakeçili Belediye başkanvekilliği yaptım. Onurum, şerefim ve namusum için yaptım" dedi. Öte yandan İ.A.’nın, 2009-2014 yılları arasında Karakeçili Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptığı öğrenildi. (HA