ASAYİŞ - 07 Ocak 2026 Çarşamba 15:29

İşçilerin kaldığı konteynerde çıkan yangın kontrol altına alındı

A
A
A
İşçilerin kaldığı konteynerde çıkan yangın kontrol altına alındı

Esenyurt’ta 3 katlı işçi konteynerinde çıkan yangın kontrol altına alındı. 400 kişilik konteynerin alev alev yandığı anlar havadan görüntülendi.


Olay, Esenyurt Orhan Gazi Mahallesinde bir inşaat alanında meydana geldi. İşçilerin kaldığı 3 katlı 400 metrekare konteynerde öğle arasında bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Alevler kısa sürede büyüyerek tüm konteyneri kapladı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İçeride bulunan işçiler tahliye edildi. Dumandan etkilenen bazı işçilere sağlık ekipleri müdahale etti. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken yangın itfaiye ekiplerince kontrol altına alındı. Yangının ilk çıktığı anda yangın tüplerinin boş olması nedeniyle işçilerin alevlere müdahale edemediği öğrenildi. 400 kişilik konteynerin yanma anı havadan görüntülendi.


İnşaat işçisi Eyüp Yavuz, "Kablodan başladı ve yayıldı. Yangın tüpleri boştu. Dolu olsaydı kurtarırdık. Yatan kişilerin hepsini uyandırıp dışarı çıkardık. 400 ile 600 arasında kalan kişi var. Her şey yandı. Öğle arasında molasındaydık. Camlar patladı" dedi.


Şantiyede çalışan Orhan Çoban, "Öğle molasındaydık. Saatimiz dolmuş işe gidiyorduk. Bir kapıdan duman çıkıyordu. Tüple müdahale etmeye çalıştım ama yangın tüpü boştu. Yetkililere haber verdim. Hep tedbirsizlikten dikkatsizlikten biz şu an bunu yaşıyoruz. Can kaybı yaralanma yok ama elbiselerimiz, kimliklerimiz hepsi içeride kaldı. Şu an mağduruz. Kimse çözemedi yangının nasıl çıktığını" ifadelerini kullandı.



İşçilerin kaldığı konteynerde çıkan yangın kontrol altına alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Sürücülere yollarda görünmeyen gizli tehlike uyarısı Kış aylarında sürücülerin fark edememesi sonrası kazaya neden olan gizli buzlanma ve su birikintilerine karşı uzmanlardan uyarı geldi. Sürücülerin özellikle hız sınırlarına uyulması noktasında uyarıda bulunan uzmanlar, kış lastiği ve güvenlik önlemlerine dikkat çekti. Konya’yı çevre illere bağlayan kara yollarında yer yer kar, yağmur yağışı ve soğuk hava etkili olurken, yola çıkacak sürücülere uzmanlar uyarılarda bulundu. Havaların soğumasıyla yollarda buzlanma oluşabileceğine dikkat çeken İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, "Bunun tedbirlerini de almamız gerekiyor. Bu noktada, araçlarımızda muhakkak kış lastiği kullanmamızda fayda var. Gizli buzlanma olabilir. Bundan dolayı hız sınırlarına dikkat etmemiz lazım. Yani bize verilen hız limitini zorlamamamız gerekiyor. O limite ulaşmamamız lazım. Diyelim bize 70 hız sınır vermiş ama biz normal şartlarda, tabii kuru havada, belki 70’le gittiğimiz zaman herhangi bir sıkıntı yaşamayabiliriz. Ancak kış şartlarında, yerde kar olmasa bile, bir gizli buzlanma meydana gelebilir, dolayısıyla aracımızın durması güçleşir. Bu noktada, hız sınırımızı azaltmamız gerekiyor. Öndeki araçla aramızda olan mesafemizi de artırmamız lazım. Çünkü öndeki araç fren yaptığı zaman, bizim kuru yoldaki durma mesafemiz ile ıslak ve buzlu yolda durma mesafemiz kesinlikle uzayacağı için, herhangi bir kazaya meydan vermememiz gerekiyor" dedi. "Kesinlikle dikkati elden bırakmayacağız, güvenlik önlemlerimizi alacağız" Kullanılan araçların bakımlarına öncelik verilmesi gerektiğine değinen Ceylan, "Sürücülerimizin bu mevsimde kesinlikle buzlanma olma ihtimalini düşünerek, özellikle akşam saatleri ve gece sabaha karşı, yerde kar olmasa bile biliyorsunuz hava sıcaklığı 4 derecenin altına düştüğü zaman artık buzlanma meydana gelebilir. Buz dediğimiz de, yol yüzeyindeki ince bir film tabakası gibi incecik, yani gözle fark edilemez; ancak belki araçta indiğimiz zaman, hani ayağımızla bir yoklama çektiğimiz zaman, bir ihtimal onu anlayabiliriz. Onun dışında anlama ihtimalimiz çok zor. Bu noktada, hız sınırlarına dikkat edelim, güvenlik önlemlerimizi alalım ve aracımızın motor soğutma suyunun antifriz de olması, cam silecek suyumuzun antifrizli su olmasına dikkat edelim. Kaloriferimizi çalıştırdığımızda, özellikle ön tarafa, cam kısmına göre havalandırmalarının ısı verdiğinden emin olalım. Çünkü araçta buğulanma meydana geldiği zaman görüşümüz düşer. Bunlara dikkat etmemiz gerekiyor. Bunun yanı sıra, kesinlikle dikkati elden bırakmayacağız, güvenlik önlemlerimizi alacağız. Diğer yol kullanıcılarının tehlikeye atmayacağız" ifadelerini kullandı. "Su birikintisine girdiğiniz zaman ani frenleme veya sağa sola kaçma girişiminde bulunmayacağız" Sürücülerin karlı veya buzlu yollarda değil yağmurlu yolculuklarda da önlem alması gerektiğinin altını çizen Ramazan Ceylan, "Yağmur yağdığı zaman da su birikintileri olabilir. Aracınızın lastiklerindeki dişler, eğer kanallar doğru ve iyi değilse, su birikintisine girdiği zaman aracı sağa sola savrulabilir. Bu tür durumlarda, özellikle kışın kış lastiğini kullanmak zorundayız. Yani güvenliğimiz açısından zorundayız. Özel araçlar zorunlu değil ama güvenlik açısından bu bir zorunluluktur. Dolayısıyla, su birikintisine girdiğiniz zaman orada ani frenleme veya sağa sola kaçma girişiminde de bulunmayacağız. Ayağımızı gazdan çekeceğiz ve o su birikintisinden o şekilde çıkmanın mücadelesini vermiş oluruz. Eğer sağa sola bir hamle yaparsak, aracımızda savrulma meydana gelebilir, daha farklı sıkıntılar meydana gelir. Su birikintilerini daha önceden gözle bir şekilde görülebiliyorsa yavaş geçmemizde fayda var. Hızlı geçmeyelim; hem aracınızın motor aksamındaki parçalar ıslanmaz hem de normal şartlarda daha güvenli oradan geçişimizi sağlamış oluruz" şeklinde konuştu. Büyük araçların yanından geçerken dikkat Büyük araçların yanından geçerken oluşabilecek tehlikeye değinen Ceylan, "Büyük araçlar var otobüs, kamyon, çekici türü araçlar; bunların yanından geçerken, bunların lastiklerinde çamur olabilir, solunda ya da sağında ne yapıyor, diğer araçların üzerine yağmur suyu sıçrayabiliyor. Bu noktada, onları sollayacağımızda dikkatli olmamız lazım. Silecek konumunu yavaştan hızlıya doğru çevirerek, yani gelen su birikintisiyle görüş alanımızın azalmaması için hızlandırmamız gerekiyor. Silecek kolumuzu açtığımızda, silecekleri hızlandırmamız gerekiyor. Bu tür durumlarda da, yine dikkatli olmamız lazım. Çünkü görüş alanımız düştüğü zaman tehlikeyi fark edemeyebiliriz" diye konuştu.
Kocaeli Yasal hakkını kullanmak istedi, işinden oldu Kocaeli’de Derince Belediyesi iştiraki Çenesuyu A.Ş.’de 14 yıldır görev yapan 3 çocuk annesi Ebru Öksüz, iddiaya göre doğum sonrası yasal "yarım gün çalışma" hakkını talep etmesi üzerine ücretsiz izindeyken işten çıkarıldı. Mağduriyet yaşadığını söyleyen Öksüz, "Ücretsiz iznim devam ederken apar topar işten çıkışım yapıldı. Tüm bu yaşananlar maddi anlamda bizi sarsacak bir süreç oluşturdu" dedi. Öksüz, AK Parti üyesi olduğu için işten çıkarıldığı yönünde duyumlar aldığını, bunun kendisini ayrıca üzdüğünü dile getirdi. İddiaya göre, Çenesuyu A.Ş.’de muhasebeci olarak çalışan Ebru Öksüz (37), doğum ve ücretsiz izin süreçlerinin ardından işe dönmek istedi ancak iş akdi feshedildi. Ücretsiz izninin 20 Ocak’a kadar devam etmesine rağmen, herhangi bir resmi gerekçe sunulmadan çıkışının verildiğini ileri süren Öksüz, yaşananları anlattı. "Bu senin hakkın ama yönetim vermiyor" Ebru Öksüz, doğum sonrası yasal yarım gün çalışma hakkını kullanmak için yönetime talepte bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Ücretsiz iznim devam ederken apar topar işten çıkışım yapıldı. Yarım çalışma hakkımı kullanmak istediğimi söyledim. Bana, ’Bu senin hakkın ama yönetim bunu vermiyor, istersen mahkemeye gidebilirsin’ denildi. Ben de ’O zaman tam zamanlı çalışmaya devam edeyim’ dedim. Buna rağmen talebime ilişkin herhangi bir yazılı ya da sözlü resmi dönüş yapılmadı, net bir karşılık alamadım." "Psikolojik baskı uygulandı" İşten çıkarılma sürecinde baskı gördüğünü iddia eden Öksüz, "İşten çıkış aşamasında üretim müdürümüzün aramasının ardından, anlaşmak için bizi şirkete çağırdılar. Eşimle birlikte görüşmeye gittik. Görüşmemiz 10 dakika bile sürmedi. Bu kısa süre içerisinde bana tam 5 defa ’Mahkeme yoluna git, istersen mahkeme yoluna git’ denildi. Bunu özellikle saydım. Resmen psikolojik baskı altına alındım" dedi. "Siyasi üyelik" iddiası İşten çıkarılma gerekçesinin kendisine resmi olarak tebliğ edilmediğini dile getiren Öksüz, siyasi parti üyeliği nedeniyle işine son verildiği yönünde duyumlar aldığını iddia etti. Öksüz, "Bana işten çıkarılma sebebi resmi olarak söylenmedi. Hiçbir gerekçe sunulmadı. Ancak dışarıdan edindiğimiz duyumlara göre, AK Parti üyeliğim nedeniyle işten çıkarıldığımı öğrendim. Bu beni ayrıca çok üzdü. Bir insanın bir siyasi partiye mensup olması işten çıkarılma nedeni olmamalı" diye konuştu. "Ailem de mağdur oldu" Sürecin ailesini de doğrudan etkilediğini söyleyen Öksüz, "Ortanca oğlum kreşe devam ediyor. Böyle bir durumla karşılaşacağımızı bilmediğimiz için devlet kreşi yerine tam gün özel kreş tercih etmiştik. Bunun ciddi bir maliyeti var. Büyük oğlumun spor faaliyetleri için yaptığımız harcamalar bulunuyor. Yeni bir bebeğimiz oldu. Tüm bunlar maddi anlamda bizi sarsacak bir süreç oluşturdu" ifadelerini kullandı.
Ankara DMS Genel Başkanı Cengiz: "Genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" Devlet Memurları Sendikası (DMS) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, "Hedefimiz nettir; genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" dedi. SİMESEN ve SAVDES-SEN’in tarihsel birikimlerini tek çatı altında buluşturan, Türkiye’nin 17’nci büyük sendikası ve 01 nolu hizmet kolunun üçüncü büyük sendikası olan Devlet Memurları Sendikası, Olağan Genel Kurulu’nu 10-11 Ocak’ta Ankara’da gerçekleştirdi. Genel kurulda Tuncay Cengiz, yeniden Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanlığı’na seçilerek güven tazeledi. Genel kurulun açılışında kürsüye çıkan Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, salonu dolduran kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, sendikacılıkta yeni bir dönemin şafağında olduklarını söyledi. Kaya, "Memurumuz yıllardır masada boynu bükük bırakılmanın, haklarının erimesinin yorgunluğunu yaşıyor. Ancak kimse umutsuzluğa kapılmasın; memurun özlediği, sadece üyesinin hakkını düşünen ve kimseden icazet almayan o onurlu sendikacılık anlayışı Devlet Memurları Konfederasyonu ile yeniden şahlanıyor. Biz sadece büyümüyoruz, biz gelmekte olan bir sel gibi gümbür gümbür geliyoruz" ifadelerini kullandı. "Genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" Yeniden genel başkan seçilen Tuncay Cengiz ise, teşekkür konuşmasında, sendikanın sadece bir rakamdan ibaret olmadığını, her bir üyenin alın terinin ve onurunun emanetçisi olduklarını vurguladı. Cengiz, "Bizim yolumuz, sadece bir hak arama yolu değil, bir haysiyet mücadelesidir. ’Emeğin ve onur mücadelesinin temsilcisi’ sloganıyla çıktığımız bu yolda menzilimiz belli, hedefimiz nettir; genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız. Yönetim felsefemizi Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye mirası olan ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturu üzerine kurduk. Biz devleti yaşatmak için önce memurun refahını, huzurunu ve emeğinin karşılığını savunacağız" dedi. Yeni yönetim kadrosu ise şu isimlerden oluştu: "Genel Başkan Tuncay Cengiz, Genel Sekreter Ahmet Sağlam, Genel Başkan Yardımcıları Kemal Duman, İbrahim Gümüş, Berrin Altuntaş, Vecdi Yanbaz ve Ferit Bingöl."