POLİTİKA - 13 Ocak 2026 Salı 11:51

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in kuklasıdır. YPG sivilleri kalkan yaptı. Masumların arkasına saklanıp onları ölüme sürükleyen SDG’dir"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in kuklasıdır. YPG sivilleri kalkan yaptı. Masumların arkasına saklanıp onları ölüme sürükleyen SDG’dir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Devlet Bahçeli, "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir" dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada küresel gelişmelerden Ortadoğu’daki çatışmalara, İran’daki protestolardan Suriye’deki son duruma, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan terörle mücadele sürecine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek, "ABD’nin savunduğu şey küresel çeteleşmedir" dedi.


"Dünya kaosun pençesinde"


Dünyada yaklaşık beş milyar insanın çatışma ve huzursuzluk sarmalı içinde yaşadığını vurgulayan Bahçeli, ABD Başkanı Trump’ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarına tepki gösterdi. Trump’ın, "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok" sözlerini hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır. Bizim tarih, kültür ve fikir koordinatlarıyla söyleyecek olursak; hukuk, devlet olma halinin mahsulü; devlet de hukukun ve adalet ruhunun mütemmim cüzüdür. Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymaz, hukuku çiğnerse çeteden, organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmayacaktır. Buradan hareketle diyebiliriz ki, mevcut ve mahut haliyle uluslararası hukukun aldığı ölümcül darbeler küresel mahiyette çeteleşmeyi, devlet altı yapıları, gücü yeten yetene mantığını yaygınlaştıracak, ezcümle korkunç bir durumu yeni ve yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir."


Bahçeli, hukuk ve devlet ilişkisine dikkat çekerek, "Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymazsa çeteden ve organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmaz" dedi.


"ABD’nin savunduğu küresel çeteleşmedir"


Uluslararası hukukun ağır darbeler aldığını savunan Bahçeli, bunun küresel ölçekte tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. Bahçeli, "ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir" ifadelerini kullanarak, şu değerlendirmede bulundu: "ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD’nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır; maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir."


"Grönland çıkışı NATO’yu tartışmalı hale getirmiştir"


Trump’ın Danimarka’ya bağlı Grönland ile ilgili açıklamalarını da eleştiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir NATO üyesinin göz dikmesini sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO’nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde; istedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD’nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkiinde görülmeyecek midir" dedi.


1946 yılında ABD Başkanı Truman’ın Grönland’ı satın alma girişimini hatırlatan Bahçeli, "Emperyalizmin çarkında özde bir değişiklik yoktur" dedi.


"Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir"


Bahçeli, 19’uncu yüzyılda Osmanlı’ya yöneltilen "hasta adam" tanımlamasını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evenjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır. Dünya ABD ve İsrail’den müteşekkil değildir. Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir. Siyonizm’in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir. Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismi Donroe doktrinidir. Tek kutuplu dünya tamamen istisna bir dönemin ürünüdür. Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır."


"İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü Türkiye için hayat memat konusudur"


İran’da yaşanan protestolara da değinen Bahçeli, olayların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Bahçeli, "İran’a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonlar devrededir" dedi.


İran’ın huzursuzluğunun Türkiye ve bölge ülkeleri için ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:


"Komşu ülke İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur. Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçildiğini, nasıl bir İran’ın hedeflendiği parkta oynayan çocuklara sorsak onlar bile itiraf ve ifade edeceklerdir. Buzdağının yalnızca görünen kısmına değil, su altında kalan bölümüne bakmak lazımdır. İran’a neşter vuran, İran’ı felç etmek için örtülü operasyon yapan; siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran’daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail’in, İran’a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri az evvel bahsettiğim küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran’daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür. İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir. İran’daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır."


"Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır"


Suriye’deki gelişmelere de değinen Bahçeli, Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerinde yaşanan çatışmaların düşündürücü olduğunu söyledi. SDG/YPG’yi sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "PKK’nın örgütsel varlığı feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır. Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır" dedi.


"Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır"


Bahçeli, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının tüm yapıları bağladığını belirterek, "SDG/YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir. Görünen gerçek aynısıyla şöyledir: Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır, PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep’te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG’dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye’yi uyarıyoruz’ diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir" ifadelerini kullandı.


Kardeşlik vurgusu yapan Bahçeli, terörün Türkiye’ye kazandıracağı hiçbir şey olmadığını kaydetti.


"Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız"


Konuşmasının son bölümünde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin zor şartlar altında yaşadığını söyledi. Bahçeli, "Emeklilerimizin derdi derdimizdir. Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız" diye konuştu.


Bahçeli, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Başkan Çavuşoğlu’ndan bayram mesaisindeki personele ve hastalara ziyaret Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Kurban Bayramı’nın birinci gününde; halkın sağlığı, huzuru ve güvenliği için fedakarca çalışan sağlık personeli, emniyet güçleri ve itfaiye ekiplerini görev yerlerinde ziyaret ederek bayramlaştı; hastanelerde tedavi gören vatandaşlara ise geçmiş olsun dileklerini ileterek moral verdi. Bayram mesaisinin en yoğun ve kritik geçtiği noktaların başında gelen sağlık kuruluşlarını ziyaret eden Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu Pamukkale Üniversitesi Hastanesi, Denizli Devlet Hastanesi ve Servergazi Devlet Hastanesi’nde görev yapan doktor, hemşire ve tüm sağlık çalışanları ile bir araya gelerek bayramlarını tebrik etti. Sağlık personelinin kutsal bir görev icra ettiğini belirten Başkan Çavuşoğlu, ardından hastanelerde tedavi gören vatandaşları ve hasta yakınlarını ziyaret etti. Hastalarla yakından ilgilenerek durumları hakkında bilgi alan Başkan Çavuşoğlu, kendilerine acil şifalar ve geçmiş olsun dileklerini iletti. Kahraman itfaiyecilere ve emniyet güçlerine moral ziyareti Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, şehrin can ve mal güvenliği için 7/24 teyakkuzda bekleyen kahraman itfaiye personelini de unutmadı. Bahçelievler, Kınıklı ve Kayalık İtfaiye İstasyonlarını ziyaret eden Başkan Çavuşoğlu, tatil gözetmeksizin büyük bir özveriyle çalışan personelin bayramını kutladı. Ziyaret programı kapsamında Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’nü de ziyaret eden Başkan Çavuşoğlu, kentin huzur ve güvenliğini sağlamak için görev yapan emniyet mensupları ile bayramlaşarak, gösterdikleri hassasiyet ve fedakarlıklar için teşekkür etti ve görevlerinde kolaylıklar diledi.
Sakarya Kayalıklara sıkışan motosikletliye patpatlı kurtarma operasyonu Sakarya’nın Akyazı ilçesinde kros motosikletiyle ormanlık alanda gezinirken dere yatağına düşen ve ayağı kayalıkların arasına sıkışan sürücü, ekiplerin çalışmasıyla kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Olay, Akyazı ilçesi Altındere Gündoğan Mahallesi şelale mevkiindeki ormanlık alanda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İsmet D.D. isimli sürücü, yeni satın aldığı motosikletiyle deneme sürüşü yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek dere yatağındaki kayalık alana düştü. Düşmenin etkisiyle sürücünün ayağı kaya bloklarının arasına sıkıştı. Motosiklet sürücüsünün yanında bulunan arkadaşının durumu bildirmesi üzerine bölgeye itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Coğrafi yapısı nedeniyle araç ulaşımının mümkün olmadığı zorlu arazi şartlarında ekipler, kazanın meydana geldiği noktaya yürüyerek ulaşım sağladı. Patpat ile ambulansa taşındı İtfaiye ekiplerinin çalışması neticesinde ayağı sıkıştığı yerden çıkarılan yaralı sürücü, sedyeye alındı. Sedyeyle taşınan yaralı, bölgedeki patpat olarak tabir edilen tarım aracına bindirilerek hazır bekleyen ambulansa ulaştırıldı. Olay yerinde sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan İsmet D.D., Akyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastanede tedavisi süren yaralının genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Edirne Edirne’de sağanak ve dolu hayatı felç etti: İş yerleri sular altında kaldı Edirne’de etkili olan sağanak yağış ve dolu, hayatı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklar göle dönerken, birçok iş yeri, apartman girişi ve bodrum katını su bastı. Kentte altyapı ve belediye hizmetlerinin yetersiz olduğunu belirten vatandaşlar tepki gösterdi. 1. Murat Mahallesi Güngören Mazlum Caddesi ile Zübeyde Hanım Caddesi’nde çok sayıda dükkan ve iş yeri sular altında kaldı. Yağışın ardından cadde üzerinde büyük su birikintileri oluşurken, esnaf iş yerlerine dolan suyu kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştı. Bazı noktalarda araçlar ilerlemekte güçlük çekerken, vatandaşlar yoğun yağış nedeniyle zor anlar yaşadı. Tıkanan rögar suyu bodrum katlara doldu Abdurrahman Mahallesi Bahariye Çıkmaz Sokak’ta ise tıkanan rögar nedeniyle geri tepen pis su, bir inşaatın temeline ve çevrede bulunan binaların bodrum katlarına dolmaya başladı. Mahalle sakinleri kötü koku ve taşkın nedeniyle tepki gösterirken, altyapının özellikle yoğun yağışlarda yetersiz kaldığını ifade etti. İstinat duvarı devrildi 100. Yıl Mahallesi’nde bulunan 100. Yıl Parkı yanında yer alan istinat duvarı da yağış sonrası toprağın suya doymasıyla birlikte büyük bir gürültüyle devrildi. Yağmurun şiddetiyle oluşan su baskısı ve biriken sular, olayın boyutunu gözler önüne sererken, çevrede kısa süreli panik yaşandı. Şans eseri olay sırasında bölgede kimsenin bulunmaması muhtemel bir faciayı önledi. Dolu araçların camlarını kırdı Kentte etkili olan dolu yağışı da maddi hasara yol açtı. Abdurrahman Mahallesi Şehit İstiklal Vardar Caddesi’nde park halinde bulunan bir aracın camları, dolunun etkisiyle patladı. Vatandaşlar, kısa sürede etkisini artıran dolu nedeniyle araçlarını korumaya çalışırken, bazı bölgelerde dolu tanelerinin yoğun şekilde yağdığı görüldü. "Altyapı yetersiz" tepkisi Yaşanan su baskınları ve hasarların ardından vatandaşlar, belediye hizmetleri ile altyapının yetersiz kaldığını savundu. Özellikle her yoğun yağış sonrası benzer görüntülerin ortaya çıktığını belirten mahalle sakinleri, rögar taşmaları, yetersiz drenaj sistemi ve su tahliye eksikliklerine tepki gösterdi. Kent genelinde ekiplerin su tahliye ve temizlik çalışmaları sürerken, vatandaşlar kalıcı çözüm için altyapı çalışmalarının hızlandırılmasını istedi.