SAĞLIK - 15 Mayıs 2026 Cuma 10:52

Hemoroidde ’ekran bağımlılığı’ etkisi: "Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı"

A
A
A
Hemoroidde ’ekran bağımlılığı’ etkisi: "Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı"

Ekran bağımlılığının tuvalette de sürmesinin burada kalınan süreyi uzattığını söyleyen uzmanlar, hastalıklara karşı uyardı. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Sürek, "Son yıllarda özellikle genç yaşlarda dijital bağımlılık oldukça arttı, artık insanlarımız tuvalete bile telefonlarıyla gidip çok fazla vakit geçirmekte. 3-5 dakikanın üzerinde vakit geçirme olduğunda hemoroit veya makat bölgesinin hastalıklarında artış meydana geliyor. Sık görülen bir hastalık, yaklaşık yüzde 30-40’larda. Hemoroit bir anatomik yapı, hastalığa hemoroidal hastalık diyoruz. Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı. Hemoroidal hastalık, makat çatlağı, alt gastrointestinal sistem hastalıklarından başvurular oldukça fazla, dikkat etmeliyiz" dedi.


Halk arasında ’basur’ olarak bilinen makat bölgesindeki hemoroit dokusunun sarkması, genişlemesiyle kaşıntı, kanama, ağrı gibi şikayetlerle kendini gösteren hemoroidal hastalığa karşı uzmanlar uyarıyor. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Ahmet Sürek de yaşam şeklinin değişmesi, yoğun işlenmiş gıda tüketimi, aşırı acı ve baharatlı gıdaların tüketilmesi, tuvalette uzun süre kalınması, ıkınma, hareketsizlik gibi nedenlerle hemoroidal hastalığın daha sık görüldüğünü belirtti. Doç. Dr. Sürek, son dönemde özellikle genç yaş grubunda ekran bağımlılığının tuvalette de sürmesinin hastalık üzerinde etkili olduğunu söyledi, önemli uyarılarda bulundu.



"Sıklığının artışının ana nedenlerinden biri; ekran bağımlılığı"


"Son yıllarda özellikle genç yaşlarda dijital bağımlılık oldukça arttı artık insanlarımız tuvalete bile telefonlarıyla gidip telefonla çok fazla vakit geçirmekteler" diyen Doç. Dr. Ahmet Sürek, "Bu da tabii çeşitli sağlık problemlere yol açmakta. Uzun süre tuvalette, telefona bakarak vakit geçirmek, bağırsağımızın alt noktasında makat dediğimiz bölgede kan akımının durmasına neden oluyor. Kan damarlarında kan birikmesine neden oluyor. Bu da hemoroit, anal fissür dediğimiz makat çatlaklarına yol açabiliyor, kas disfonksiyonları (kas yapısındaki bozulmalar), ıkınmalarla prolapsuslar (dışarı çıkma, sarkmalar) meydana geliyor. Daha çok genç yaşlarda gördüklerimiz; anal fissür ve hemoroit olarak söyleyebilirim. Ekran bağımlılığı çok önemli bir konu, tuvalette çok fazla vakit geçiriyorlar hem de maalesef Z kuşağımız, gençlerimiz biraz daha artık aktivite, spor yerine herhalde bilgisayar başında vakit geçiriyor. Oyunlar oynuyorlar, devamlı oturarak vakit geçirdikleri için bu hastalıkların şu an görülme sıklığının artışının ana nedenlerinden biri aslında bu; ekran bağımlılığı. Alt bölgedeki damarlarda basınç artışı sağlayarak bu hastalıkların genç yaşlarda görülmesine olanak sağlamaktadır" şeklinde konuştu.



"Telefonumuzu yanımıza almayalım"


Sözlerini sürdüren Doç. Dr. Sürek, "Bu hastalıkların en büyük nedenlerinden biri kabızlık, tuvalete girdiğimizde çok ıkınmamız, ekran başında veya iş yerinde çok fazla oturmak, hareketsizlik, tuvalette 3-5 dakikanın üzerinde vakit geçirme olduğunda hemoroit veya makat bölgesinin hastalıklarında artış meydana geliyor. Makat bölgesinde her kanama hemoroit olmayabilir. En büyük önerilerimden biri; tuvalete gidiyorsak telefonumuzu yanımıza almayalım. Hemoroit sık görülen bir hastalık, yaklaşık yüzde 30-40’larda hemen hemen herkesin etkilendiği bir hastalık. Hemoroit zaten herkeste olan kan damarları, bağ dokusu ve düz kaslardan oluşan, büyük abdestimizin, gazımızın makat çevresini kaplayarak kaçmasını önleyen bir anatomik yapı. Yediğimize, içtiğimize, hareketlerimize çok dikkat etmemiz gerekiyor. Hastalığa hemoroidal hastalık diyoruz çünkü hemoroit bir anatomik yapı. Evresine göre tedavi uyguluyoruz, 4 evreye ayrılıyor. Yaşam tarzını değiştirme, bol su içme, lifli gıdalar yeme, yürüyüşlerini artırması belki bir spor fiziksel aktiviteyi artırmasını öneriyoruz, bunlarla zaten çoğu geçebiliyor. Geçmezse medikal ilaçlar verebiliyoruz. Etkili olmazsa endoskopik müdahalelerimiz oluyor, en son aşamada artık hiçbir tedaviden fayda görmüyorsa cerrahiye hastaları yönlendirebiliyoruz" dedi.



"Kabızlık uzun sürüyorsa mutlaka doktora gidip nedeni araştırılmalı"


Hastalıkların oluşmaması için yapılması gerekenleri sıralayan Doç. Dr. Sürek, "Engellenmesi için şunu söyleyebilirim; hareketli bir yaşam, çok ekran başında veya işyerinde oturarak çalışıyorsak da mutlaka kısa bir yürüyüş yapmayı öneriyorum. Lifli gıdaları bol tüketmemiz gerekiyor hem bağırsak sağlığımız hem de bağırsak hareketleri, büyük abdestin formundaki yumuşaklıklarla bu hastalıklara yakalanmayı azaltmakta. Toplardamarlarda kan birikir ve bu hastalıklar meydana gelir, hemoroidin içinde kan birikirse hemoroidal hastalık meydana geliyor. Kabızlığı yenebilmemiz için aktiviteyi artırmamız, bol su içmemiz, lifli gıdalar yememiz gerekiyor. Uzun sürüyorsa mutlaka bir doktora gidip nedeninin araştırılması gerekiyor. İşlenmiş gıdalar hem kabızlık artışına hem de bağırsak floramızın bozulmasına, hastalıkların gelişmesine neden olabiliyor. Bağırsak sağlığımızı korumak için tahılları ön plana almamız gerekiyor, taze sebze, meyveleri bol tüketmemiz gerekiyor. Z kuşağı fast foodu aşırı seviyor, tüketiyor. Bu da bu hastalıkların gelişmesinde ve oluşmasında büyük etkenlerden biri" ifadelerini kullandı.



"Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı"


"Kesinlikle sosyal medyadan hasta kendini tedavi etmemeli" diyerek sözlerine devam eden Doç. Dr. Sürek, "İnternetten araştırıp tedavisini kendisi yapmamalı, bazen bunların altından kanserler de çıkabiliyor, özellikle 45 yaşından yüksek insanlarımızın mutlaka bir hekime başvurması gerekiyor. İnternette yazan her şey kişi için doğru değil. Kolorektal kanseri artık 20’li 30’lu yaşlarda da görüyoruz. Geçmeyen bir kanama, kronikleşmiş bir kabızlığı varsa vatandaşlarımızın mutlaka bir hekime başvurması gerekmekte. Belki kolonoskopi belki başka görüntülemeler yapılacak. Bu hastalıkların da yaşı biraz daha düştü, sebebi de yaşam tarzındaki değişiklik. Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı. 20 ile 40 yaş arasında bayağı bir hastamız özellikle genç 20, 30 yaş arasında daha da fazla hastamız bize başvuruyor. Hemoroidal hastalık, makat çatlağı, alt gastrointestinal sistem hastalıklarından başvurular oldukça fazla. Bağırsak sağlığımız çok önemli, insanın ikinci beyni derler, bütün vücudu etkiliyor, bağırsağımıza çok iyi bakmamız gerekiyor" diye konuştu.



Hemoroidde ’ekran bağımlılığı’ etkisi: "Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul CHP İstanbul İl Kongresi davasının duruşmasında ara karar: Gürsel Tekin göreve devam edecek CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen il başkanı ve il yönetim kurulunun tedbiren görevlerinden uzaklaştırılmasına ve kongrede alınan kararların iptaline ilişkin açılan davada ara kararını açıklayan mahkeme Gürsel Tekin’in görevine devam etmesine hükmetti. CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen il başkanı ve il yönetim kurulunun tedbiren görevlerinden uzaklaştırılması talebiyle açılan dava ile kongre ve kongrede alınan kararların iptaline ilişkin davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya davacı Özlem Erkan ve avukatı İlkay Orhan, davalı CHP Genel Başkanlığı’nın avukatı Avukat Çağlar Çağlayan hazır bulundu. Davacı tarafın avukatı İlkay Orhan duruşmada, ‘’Geçmiş beyanlarımızı tekrar ediyoruz. İfadesi alınan ve özellikle parti içerisinde etkin görevde bulunan kişilerin beyanları esas alındığında, 38. İstanbul CHP İl Kongresi ve 38. Kurultayı sırasında delege idarelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır" ifadelerini kullandı. Davalı avukat Çağlar Çağlayan ise ‘’Bir önceki celsedeki feri müdahale talebinin kabülüne karar verilsin, celse arasında İstanbul İstinaf mahkemeleri İstanbul İl Kongresine dair açılmış diğer davalarda verilen yetersizlik kararlarına dair İstinaf başvurularını reddetti. İstinaf son kararları İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğu yönünde olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz. Bunun dışında eksik hususların giderilmesini talep ederiz" dedi. Mahkeme ara kararında Ankaya 3. Asliye Hukuk Mahkemesine dosyaları birleştirmek için yeniden muvafakat gönderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi. Ara kararla Gürsel Tekin görevine devam edecek.
Sivas Obezite çağın en yaygın sağlık sorunları arasında Uzmanlar, obezitenin yalnızca estetik bir sorun değil birçok ciddi hastalık için risk oluşturan kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Günümüzde giderek artan obezitenin, doğru tedavi ve multidisipliner yaklaşımla kontrol altına alınabileceği belirtildi. Medicana Sivas Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden, hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının artmasıyla birlikte obezitenin çağın en yaygın sağlık sorunlarından biri haline geldiğini ifade etti. Obezitenin yalnızca estetik bir problem olmadığını belirten Özden, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimi ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Obezitenin tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, yüksek kolesterol, uyku apnesi ve bazı kanser türleri başta olmak üzere birçok hastalık için önemli risk faktörü oluşturduğunu aktaran Özden, bu nedenle mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Tedavide ilk adım: Yaşam tarzı değişikliği Obezite tedavisinde öncelikle cerrahi dışı yöntemlerin denendiğini belirten Doç. Dr. Hüseyin Özden, "Tedavi sürecinde ilk basamak; sağlıklı beslenme, diyet programı ve düzenli fiziksel aktivitedir. Ayrıca obeziteye neden olabilecek hormonal veya metabolik hastalıkların da mutlaka araştırılması gerekir. Bu yöntemlerle başarılı sonuç alınamayan hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelir" dedi. Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır? Obezite cerrahisinin uygun hastalarda etkili bir tedavi yöntemi olduğunu belirten Doç. Dr. Özden, "Vücut kitle indeksi (VKİ) 40 ve üzeri olan bireyler, VKİ 35 ve üzeri olup diyabet, hipertansiyon gibi ek hastalıkları bulunan kişiler, diyet, egzersiz ve medikal tedaviye rağmen kilo veremeyen hastalar cerrahi olabilecek hasta gruplarıdır. Bu hastalar cerrahi planlama öncesinde detaylı bir değerlendirmeden geçirilir ve kişiye özel tedavi planı oluşturulur. Günümüzde obezite cerrahisinin büyük oranda kapalı yöntemlerle gerçekleştirilir. Tüp mide başta olmak üzere uygulanan cerrahi yöntemler sayesinde hastalar daha konforlu bir süreç geçirir. Ameliyat sonrası ağrı genellikle minimal düzeydedir ve kısa sürede kontrol altına alınabilir. Hastalar çoğunlukla 1-2 gün içerisinde taburcu edilebilir ve kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilir" ifadelerini kullandı. Obezite cerrahisinin etkili sonuçlar sağladığını belirten Doç. Dr. Hüseyin Özden, "Cerrahi sonrası hastalar, düzenli takip ve uygun yaşam tarzı değişiklikleri ile hedef kilolarına genellikle 1 ila 1,5 yıl içerisinde ulaşabilmektedir. Ancak bu süreçte diyet ve egzersiz programına uyum büyük önem taşır. Obezite cerrahisi hastalar için yeni bir başlangıçtır. Ancak kalıcı başarı için ameliyat sonrası dönemde beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, fiziksel aktivitenin artırılması ve düzenli doktor kontrollerinin aksatılmaması gerekmektedir. Bu sayede hem verilen kilolar korunur hem de obeziteye bağlı hastalıklarda ciddi iyileşmeler sağlanır" dedi.
Erzurum İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya Aşkale geri gönderme merkezinde incelemelerde bulundu İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum programı kapsamında Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve Anayasa Mahkemesi üyeleriyle birlikte Erzurum’un Aşkale ilçesinde bulunan Göç İdaresi Başkanlığı Aşkale Geri Gönderme Merkezi’ni ziyaret etti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve beraberindeki Anayasa Mahkemesi üyeleriyle birlikte Aşkale Geri Gönderme Merkezi’nde yürütülen faaliyetler ile merkezde sunulan hizmetlere ilişkin incelemelerde bulundu. Heyet; kapalı devre kamera sistemi (CCTV) odası, avukat görüşme odaları, yemekhane, etkinlik alanları, revir, kapalı spor salonu, havalandırma alanları ve ortak kullanım alanlarını gezerek yetkililerden bilgi aldı. Heyet ayrıca etkinlik alanlarında barınan farklı uyruklardaki yabancılarla da bir araya geldi. "İnsan haklarına saygı ve kötü muameleye sıfır tolerans" Hukuk ve insan haklarına saygı, kötü muameleye sıfır tolerans ve güvenli geri gönderme süreçleri esas alınarak faaliyet yürütülen merkezde; barınma, beslenme, sağlık, hijyen, eğitim, tercümanlık ve sosyal faaliyet alanlarında sunulan hizmetlere ilişkin heyete bilgi verildi. Merkeze kabul sürecinde yabancılara hak ve sorumluluklarının 11 farklı dilde hazırlanan afiş ve broşürlerle aktarıldığı belirtildi. Anayasa, ilgili uluslararası sözleşmeler ile Avrupa Konseyi ve AİHM standartları doğrultusunda faaliyet gösteren merkezde uygulanan güvenlik ve şeffaflık standartlarına ilişkin de heyete bilgi sunuldu. Mahremiyet ilkesi gereği yatakhaneler hariç tüm alanların 7 gün 24 saat kameralarla izlendiği, süreçlerin şeffaflığı kapsamında yaka kameralarının aktif olarak kullanıldığı ifade edildi. Heyete ayrıca merkezlerin; TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Kamu Denetçiliği Kurumu ile uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli olarak denetlendiğine ilişkin bilgi verildi.