SPOR - 21 Ocak 2026 Çarşamba 23:00

Eczacıbaşı Dynavit’ten 3-0’lık net galibiyet

A
A
A
Eczacıbaşı Dynavit’ten 3-0’lık net galibiyet

Eczacıbaşı Dynavit, Vodafone Sultanlar Ligi’nin 17. haftasında evinde Bahçelievler Belediyespor’u 25-21, 25-15 ve 25-10’luk skorlarla 3-0 mağlup etti.



Salon: Eczacıbaşı


Hakemler: İbrahim Acar, Davut Köseoğlu


Eczacıbaşı Dynavit: Meliha, Rettke, Elif, Boden, Bengisu, Stysiak, Aybüke (L), Dilay, Smrek, Simge (L)


Bahçelievler BLD.: Eylül, Fatma Nur, Nikolova, Rylen, Eda, Jaksic, Berre (L), Yağmur, Selin, Sema


Setler: 25-21, 25-15, 25-10


Süre: 71 dakika (26, 24, 21)



Eczacıbaşı Dynavit’ten 3-0’lık net galibiyet

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Erken çocukluk döneminde belediye hizmetlerinin güçlendirilmesi çalıştayı yapıldı Küçükçekmece Belediyesi, erken çocukluk dönemine yönelik yerel hizmetlerin güçlendirilmesi ve aile ve toplum temelli yaklaşımların birlikte ele alınması amacıyla Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde, ‘Erken Çocukluk Döneminde Belediye Hizmetlerinin Güçlendirilmesi Çalıştayı’nı düzenledi. Çalıştay öncesinde moderatörlüğünü Devlet Tiyatrosu sanatçısı Hakkı Ergök’ün yaptığı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilara Fatoş Özer, Face Klinik Psikoloji’den Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Ayna ve Küçükçekmece Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Saniye Yıldız’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Toplum Temelli Erken Çocukluk Hizmetlerinin Geleceği’ adlı panel düzenlendi. Panele; Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, başkan yardımcıları, birim müdürleri, meclis üyeleri, muhtarlar, akademisyenler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve yerel ilçe belediye çalışanları katıldı. "Çocuklara yapılan yatırım bir kentin geleceğine yapılan tüm yatırımların başında gelmektedir" Panelde konuşma yapan Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, ‘’Erken çocukluk dönemi artık tüm dünyada bir iyi niyet alanı değil kanıta dayalı kamu politikalarının merkezinde yer alan stratejik bir başlıktır. Göreve geldiğimizde ilçemizde hiç belediye kreşi yoktu, bugün itibariyle 17 gündüz çocuk bakımevimiz aktif şekilde hizmet vermektedir. Aynı anlayışla BiMola Engelsiz Yaşam Merkezi, çocuk oyun evlerimiz, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerimizi de hayata geçirdik. Hedefimiz erken çocukluk dönemi alanında iyi niyetli uygulamaların ötesine geçerek yerel yönetimler için ölçülebilir, mevzuata uyumlu ve finansal olarak sürdürülebilir bir belediye hizmeti modeli ortaya koymaktır. Çocuklara yapılan yatırım bir kentin geleceğine yapılan tüm yatırımların başında gelmektedir’’ dedi. "Akran zorbalığına karşı çocukların duygularını ifade etmesine imkan sağlamak gerekiyor" Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Ayna son zamanlarda giderek artan akran zorbalığı hakkında, ‘’Çocuklara yönelik akran zorbalığının en önemli davranışsal örüntüsü yetişkinlere yönelik yapamadığı, iletemediği duygularını ve öfkesini kime gücü yetiyorsa ona uygulaması. Çocuklar bunu bir güç gösterisine de dönüştürebiliyor. Bu çeteleşmeler, kendi aralarında bir hiyerarşik yapılar oluşturulması gibi. Bunun çözümü bu tür film, dizi ve çizgi filmlerden uzak tutmak, çocuklarla vakit geçirmek ve onların duygularını ifade etmesine imkan sağlamak’’ dedi. "Hedefimiz çocukların hayata eşit şartlarda başlayabilmesini sağlamak" Küçükçekmece Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Saniye Yıldız ise, ‘’Erken çocukluk hizmetleri sadece kreş ve gündüz çocuk bakımevleri ile sınırlamak çocuğun hayatını görmezden gelmek ve birçok projeyi kısıtlamak anlamına geliyor. Bu nedenle belediyeler olarak sadece çocuğa değil aslında çocuğa bakım verenlere de ulaşmamız gerektiğini düşündüğümüz için ebeveyn destek programlarından psiko danışmanlık, ev temelli ziyaretlerden erişebilirlik, bakım hizmetleri ve dezavantajlı çocukların gelişim fırsatlarını güçlendiriyoruz. Buradaki temel hedefimiz çocukların hayata eşit şartlarda başlayabilmesini sağlamak’’ dedi. Oyunların çocuklarla ilişki kurma aracı olduğunu belirten Prof. Dr. Dilara Fatoş Özer ise, ‘’Oyun çocuğun ilişkilerini geliştirme, insanlarla bağ kurma aracıdır. Anne ve babanın çocukla bağını geliştirmesi için de oyun çok önemli bir araçtır. Oyun oynamak için illa bir oyuncağa ihtiyacınız yoktur. Günümüz teknoloji çağında çocukların çok daha fazla iletişime ihtiyacı var’’ dedi. Panel sonrası düzenlenen çalıştayda erken çocuklukta gelişim, öğrenme ve oyun ekosistemi, yerel yönetimlerde aile ve toplum temelli erken çocukluk hizmetlerinin güçlendirilmesi, erken çocuklukta akran ilişkilerini güçlendirme ve zorbalığı önleme modelleri ve erken çocuklukta dijital güvenlik, riskler ve dijital istismar ile mücadele gibi dört tema başlıkları ele alındı.
Antalya Orkide bakımı uygulamalı olarak anlatıldı Antalya Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığınca, orkide yetiştiriciliğine ilgi duyan vatandaşlara yönelik eğitim düzenlendi. Eğitim, orkide bakımı konusunda bilgi edinmek isteyen katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Antalya Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası içerisinde orkide yetiştiriciliğine ilgi duyan vatandaşlara yönelik düzenlenen eğitimde, orkidelerin sağlıklı gelişimi için dikkat edilmesi gereken temel bakım süreçleri ayrıntılı şekilde ele alındı. Pratik orkide bakım önerileri Yoğun ilgi ile karşılanan eğitimde, orkidelerin sulama sıklığı ve yöntemleri, uygun ışık şartları, ortam sıcaklığı, nem dengesi, saksı ve toprak seçimi gibi başlıklarda kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Ayrıca sık yapılan bakım hatalarına da değinilerek, orkidelerin daha uzun ömürlü olması için önerilerde bulunuldu. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’nda görevli uzman personel tarafından verilen eğitimde, teorik anlatımın yanı sıra uygulamalı bilgilendirmeler de yapıldı. Gıda boyası ile yapılan orkidelerde renklendirme uygulaması da eğitime renk kattı. Katılımcılar, orkide bakımıyla ilgili merak ettikleri soruları doğrudan uzman personele sorma imkanı buldu. "Eğitimler devam edecek" Antalya Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’nda ziraat teknikeri olarak görev yapan ve eğitimi veren Mine Alpkapan ev ve ofis ortamlarında sıklıkla tercih edilen orkidelerin doğru şartlarda yetiştirilmesinin hem bitkinin gelişimi hem de görsel estetik açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Mine Alpkapan, "Orkidenin nazlı bir bitki değil, kurallı bir bitki olduğunu göstermek için bu eğitimi düzenlemiş bulunmaktayız. Bu eğitimler vatandaşların talepleri doğrultusunda devam edecek" diyerek eğitim sonunda katılımcıların, orkide bakımı konusunda daha bilinçli hareket edebilecek bilgi düzeyine ulaştıklarını belirtti.
Eskişehir Rusya’da öğrendiği keçe ustalığını Eskişehir’de sürdürüyor Rusya’da öğrendiği keçe ustalığını Eskişehir’de sürdürerek ayakkabı ve terlik gibi ürünler üreten Natalya Yiğit, ürünlerin oldukça sert bir yapıya sahip olduğunu ve formunun uzun yıllar boyunca asla bozulmadığını anlatarak, "Keçeden yapılmasının en büyük özelliği ise ayak sağlığına olan faydası" dedi. Rusya’dan gelen Natalya Yiğit, kendi ülkesinde öğrendiği keçe ustalığına Eskişehir’de devam ediyor. Bir ürün çıkarmanın çok zor olduğu ve 4 gün ila 1 hafta arasında sürdüğünü belirten Yiğit, günde 8-9 saat arasında çalıştığını aktardı. Ayrıca ürettiği ürünlerin yıllarca kullanılabildiğini anlatan Yiğit, bu ayakkabıların ayak kokusuna ve sağlığına iyi geldiğini söyledi. "Uzun yıllar boyunca asla bozulmuyor" Konu hakkında konuşan Natalya Yiğit, "Bir terliğin yapımı, sabahtan akşama kadar günde 8-9 saat çalışmayla tam 4 gün sürüyor. Bu kadar emek verilmesinin sebebi kullandığım özel teknik. Ürünlerim oldukça sert bir yapıya sahip ve formu uzun yıllar boyunca asla bozulmuyor. Keçeden yapılmasının en büyük özelliği ise ayak sağlığına olan faydası. Bu terlikler kışın sıcak, yazın ise serin tutuyor; en önemlisi de hava aldığı için asla koku yapmıyor. Erkeklerin normal ayakkabılarında yaşadığı koku problemi bu terliklerde kesinlikle olmuyor. İnsanlar genelde keçeyi yumuşak bir patik gibi düşünüyor, ama benim yaptıklarım ayakkabı kadar sağlam ve dayanıklı; adeta bir "ev ayakkabısı" niteliğinde. Hatta deri ve dış taban kullanarak dışarıda giyilebilecek ayakkabılar da yapıyorum fakat onların yapımı bir haftadan fazla zaman alıyor" dedi. "Bir anlamda ömürlük bir yatırım oluyor" Ürünlerin fiyatlandırmalarından da bahseden Yiğit, "Fiyatlar 3 bin 500 TL’den başlıyor; tasarıma ve boyuta göre değişiklik gösteriyor. Belki fiyatı yüksek gelebilir, ama bu terliği bir kere alan, kalitesi sayesinde 5 yıl boyunca rahatlıkla kullanabiliyor. Yani bir anlamda ömürlük bir yatırım oluyor. Çevremden ve internet üzerinden bu işi öğrenmek isteyen, kurs talep eden çok kişi oluyor. İleride online kurslar vermeyi de düşünüyorum. Sadece terlik değil; şapka, eldiven ve çanta gibi farklı ürünler de üretiyorum. Ancak terlik yapmak, formunu koruması ve sağlıklı olması açısından gerçekten büyük bir ustalık ve sabır gerektiriyor" şeklinde konuştu.
Adana Kış aylarında göz kuruluğu şikayetleri artıyor Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Koçluk, kış aylarında artan yakınmaların göz ardı edilmemesi ve düzenli göz kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini söyledi. Kış aylarının bir getirisi olan soğuk hava, rüzgar ve ısıtıcıların kullanıldığı kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmesi kimi zaman göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle soğuk ve rüzgarlı havalarda göz yüzeyinin nem dengesi bozuluyor, bunun sonucunda da göz kuruluğu şikayetleri oraya çıkıyor. Göz kuruluğu en sık gözlerde yanma, batma, kızarıklık, kum kaçmış hissi ve zaman zaman bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Medline Adana Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Koçluk, bu sorunun günlük yaşam konforunu düşürmesine rağmen çoğu zaman ihmal edildiğini belirterek alınabilecek önlemleri anlattı. Soğuk ve rüzgar olumsuz etkiliyor Prof. Dr. Koçluk, soğuk havanın etkisiyle gözyaşının daha hızlı buharlaştığını belirterek, "Rüzgar, göz yüzeyindeki koruyucu gözyaşı tabakasını zayıflatarak kuruluğu artırır. Kış aylarında kapalı ortamlarda kullanılan kalorifer, klima ve sobalar ise havadaki nem oranını düşürerek göz yüzeyinin kurumasına neden olur. Bununla birlikte bilgisayar, tablet ve telefon gibi dijital ekranlara uzun süre bakmak, göz kırpma sayısını azaltarak göz kuruluğunu daha da belirgin hale getirir. Özellikle masa başında çalışanlar, öğrenciler ve uzun süre ekran kullanan kişiler kış aylarında bu sorunu daha sık yaşayabilir" dedi. Enfeksiyon riskine yol açıyor Koçluk, göz kuruluğunun sadece rahatsız edici bir his oluşturmayıp tedavi edilmediğinde göz yüzeyinde hassasiyet artışına, enfeksiyon riskinin yükselmesine ve görme kalitesinde geçici düşüşlere yol açabildiğini belirterek, "Kontakt lens kullanan kişilerde bu durum daha belirgin hissedilebilir. Ayrıca ileri yaş, bazı kronik hastalıklar ve düzenli kullanılan bazı ilaçlar da göz kuruluğu riskini artıran faktörler arasında yer alır. Göz kuruluğu, yalnızca gözlerde hissedilen fiziksel rahatsızlıklarla sınırlı kalmayıp günlük yaşam kalitesini de olumsuz etkiler. Uzun süreli okuma, araç kullanma, ekran başında çalışma gibi dikkat gerektiren aktiviteler sırasında göz yorgunluğu ve odaklanma güçlüğü ortaya çıkabilir. Bu durum hem iş verimliliğini hem de sosyal yaşamı etkileyerek kişinin yaşam konforunu düşürür. Özellikle kış aylarında artan şikayetler, göz sağlığının düzenli olarak değerlendirilmesi gerekliliğini daha da önemli hale getirir" dedi. Erken tanı önem kazanıyor Göz kuruluğunda erken tanı ve şikayetlerin kontrol altına alınması ve ilerleyici sorunların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Koçluk, "Kış aylarında artan yakınmaların göz ardı edilmemesi ve düzenli göz kontrollerinin aksatılmaması, göz sağlığının gelecekte de korunmasına katkı sağlar. Kuruluk hissi, yanma ya da batma gibi yakınmalar uzun süre devam ediyorsa, altta yatan farklı bir göz hastalığının olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir" diye konuştu. Prof. Dr. Koçluk, kış aylarında göz kuruluğuna karşı şu önerilerde bulundu: "Rüzgarlı ve soğuk havalarda dışarı çıkarken koruyucu gözlük kullanın. Kapalı ortamlarda ortamı nemlendirici cihazlardan faydalanın. Bilgisayar ve telefon kullanımında düzenli aralar verin, bilinçli şekilde göz kırpmaya özen gösterin. Gözlerinizi ovalamaktan kaçının. Bol su tüketerek vücudun genel nem dengesini koruyun. Göz kuruluğu şikayetleri devam ederse, göz doktorunun önerdiği suni gözyaşı damlalarını kullanın. Şikayetler uzun sürüyorsa bir göz hastalıkları uzmanına başvurun."