SAĞLIK - 19 Eylül 2025 Cuma 10:35

Dünya Alzheimer Günü’nde uzmanlardan uyarı: "Hastalık mutlaka ilerleyici seyir gösterir"

A
A
A
Dünya Alzheimer Günü’nde uzmanlardan uyarı: "Hastalık mutlaka ilerleyici seyir gösterir"

Dünya Alzheimer Günü kapsamında, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde görev yapan uzmanlar, hastalığın seyri ve hasta yakınlarının dikkat etmesi gereken noktalar hakkında açıklamalarda bulundu.


Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Nöroloji Bölümü’nde görev yapan Doç. Dr. Mustafa Ülker, " On senedir ağırlıklı olarak Alzheimer hastalarını değerlendiriyorum. Alzheimer hastalığı 75 yaş üzeri popülasyonda görülen, halk arasında bunama adını verdiğimiz zihinsel yeteneklerin ilerleyici kaybı ile karakterize bir tablo. Günümüzde özellikle 75 yaş üzeri popülasyonda sık karşılaştığımız bir durum" dedi.



Ülker, hastalığın en önemli belirtisinin unutkanlık olduğuna dikkat çekerek, "Kişinin kendisindeki kayıpların farkında olmadığı bir durumla ortaya çıkıyor. Unutkanlıkların ana özelliği yakın bellek unutkanlıkları dediğimiz gün içerisinde kısa süre önce olmuş şeylerin unutulması şeklinde gerçekleşiyor. Kişi günlük yaşantısında yeni şeyleri aklında tutamadığı için ekseriyetle geçmişte yaşamaya başlıyor" ifadelerini kullandı.



" Online olarak hastalara bağlanarak randevu alan hastalarla görüşebiliyoruz"


Alzheimer’ın ilerleyici bir seyir izlediğini vurgulayan Ülker, "Eğer unutkanlıklar varsa ama hasta beş sene sonra da aynı seviyedeyse çok büyük ihtimalle Alzheimer değildir. Tanım itibarıyla mutlaka ilerliyor. Erken evrede başlanan tedavi hastaya epey zaman kazandırıyor. Hiç tedavi görmezseniz 5-6 sene içerisinde tamamen bağımlı hale gelecek bir iş haline gelirken, ilaçların zamanında başlanmasıyla bu süre 10-12 seneye çıkıyor" dedi.



Doç. Dr. Ülker, hastalara online olarak da tedavi uygulanabildiğini söyleyerek, "Bu hastaların hastaneye randevu alıp gelmelerinde problem olabiliyor. Yaşlı hastalar evden çıkmak istemiyorlar, direnç gösteriyorlar. Kendilerindeki unutkanlığın ve hastalığın farkında da olmadıkları için genelde neden geldiklerini bilmedikleri için direnç gösteriyorlar. Çoğu yaşlı hasta yürüyemiyor, bazılarında başka problemler sebebiyle arabaya binmek bile sorun olabiliyor. Biz bu hastalar için aynı zamanda hastanemizde uzaktan değerlendirme yöntemiyle yani online olarak hastalara bağlanarak randevu alan hastalarla görüşebiliyoruz. Bu hastalarda önemli olan şey zihinsel muayene, yani bizim bilişsel muayene dediğimiz şey olduğu için hastaya dokunmak şart değil. Nörolojik aşamada sadece hastanın kooperatif bilişsel fonksiyonları değerlendirmekte sınırlı kalıyor, bunu online yöntemle yapabiliyoruz. Bu uygulamaya bu yaz başladık. Dolayısıyla hastanın buraya gelmesine gerek kalmadan konuşabilecek durumda olan ya da en azından ne yaptığının farkında olabilecek durumda olan hastalar için geçerli. Onlarla konuşarak hastaların durumunu, evresini ve tedavisini düzenleyebiliyoruz" şeklinde konuştu.



Psikiyatri Uzmanı Dr. Burak Amil ise Alzheimer’ın nörolojik bir hastalık olarak bilinmekle birlikte psikiyatrik yönü de olduğunu belirterek, "Bu hastalarda depresyon, anksiyete tablolarını sıklıkla görebiliyoruz. Kaygı, huzursuzluk, öfke kontrol problemleri, sinirlilik, tahammülsüzlük de karşımıza çıkan durumlar arasında olabiliyor. Bazen kişilik ve davranış değişiklikleri, halüsinasyonlar, şüphecilik de görülebiliyor" dedi.



Alzheimer hastalarının stabil bir yaşam alanından olumlu etkilendiğini vurgulayan Amil, "Odanın çok değişmemesi ya da eşyaların düzeninin değişmemesi hastalığın seyrinde olumlu katkı yapabiliyor. Uyku düzenini sağlamak da psikiyatrik belirtilerin önlenmesinde ve şiddetinin azaltılmasında yardımcı olabiliyor" ifadelerini kullandı.



Hasta yakınlarının da risk altında olduğunu hatırlatan Amil, "Alzheimer hastalarına bakım verenlerde tükenmişlik, yorgunluk, depresif duygudurum, huzursuzluk ve sosyal izolasyon görülebiliyor. Kendi ruhsal sağlıklarını ihmal etmemeleri, gerekirse psikiyatrik destek almaları oldukça önemli" diye konuştu.


Uzmanlar, Alzheimer ile ilgili farkındalığın artması gerektiğini belirterek, erken teşhisin, düzenli tedavinin ve yaşam alanında yapılacak basit değişikliklerin hem hastalar hem de yakınları için büyük önem taşıdığını vurguladı.




Dünya Alzheimer Günü’nde uzmanlardan uyarı: "Hastalık mutlaka ilerleyici seyir gösterir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.