POLİTİKA - 28 Mart 2025 Cuma 21:37

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Cumhuriyeti kurmakla övünen bir partinin genel başkanı çıkıyor resmen siyasi mandacılık talep ediyor"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Cumhuriyeti kurmakla övünen bir partinin genel başkanı çıkıyor resmen siyasi mandacılık talep ediyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhuriyeti kurmakla övünen bir partinin genel başkanı çıkıyor resmen siyasi mandacılık talep ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı, Gazze soykırımındaki ikiyüzlü yayınları sebebiyle itibarını kaybetmiş bir yabancı medya kuruluşundan süklüm püklüm yardım diliyor. Ülkesini yabancılara şikayet ederken utanmıyor, yüzü kızarmıyor, ben partimi ve kendimi niye bu hale düşüyorum sorusunu sormak aklına dahi iyi gelmiyor. Mandacı deyince bize öfkeleniyorlar, bize saldırıyorlar. Sizin söylediklerinizin İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nden ne farkı var" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakırköy’de düzenlenen 9. Milli İrade İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, "Rabbim bu mübarek ayda kendi rızası için edilen duaları yapılan ibadet ve hayırları kabul buyursun. Bu Ramazan’da Gazze başta olmak üzere gönül coğrafyamızda zulme uğrayan kardeşlerimize el uzattık. Yardımlarımızı artırmak suretiyle mazlum ve mağdurların yanında olmaya ihtimam gösterdik. Tüm gücümüzle, tüm kapasitemizle Gazze halkının yanındayız. İnşallah zulüm bitene 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devleti kurulana kadar da Filistinlilerin her daim yanlarında olacağız. Şehit düşen Gazzeli kardeşlerimize Allah’tan rahmet yaralılara acil şifalar diliyorum" dedi.


"Ülkemizde birileri Türkiye’nin İslam aleminde ve dünyada neye tekabül ettiğini idrak edemiyor"


"Ülkemizde birileri Türkiye’nin İslam aleminde ve dünyada neye tekabül ettiğini halen idrak edemiyor. Bu çevreler kendi tarihlerini bilmedikleri, kendi atalarını tanımadıkları için Türkiye’nin tarihi ve kültürel derinliğinden de habersizler" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan "Mesela Suriye’deki devrime Türk milletinin niçin bu kadar sevindiğini, Suriyeli kardeşlerimizin zafer kutlamalarında neden Türk bayrağı açtığını, yeni Suriye hükümetinde niçin bu kadar Suriye’de eğitim görmüş bakan olduğunu bir türlü kavrayamıyorlar. Cahil diyerek, kitap okumuyor diyerek aşağıladıkları gençlerin bilgi, birikim, cesaret, vizyon ve donanım noktasında kendilerinden fersah fersah ileride olduğunu onlar da anlayacaklar. Ama bunu yapmaya cesaretleri yok. Ya cehaletlerinden dolayı ya da batıya duydukları platonik aşk gözlerini kör ettiği için maalesef gerçekleri göremiyorlar. Böyle devam ederlerse korkarım hiçbir zaman da göremeyecekler" ifadelerini kullandı.


"Türkiye olarak tüm imkanlarımızla yeni dönemin hazırlığı içindeyiz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aşırı özgürlük, bireycilik, radikal demokrasi adına devleti ve toplumu zayıflatacak yönelimlerin siyasallaştırılması devri hızla son buluyor. Devleti zayıflatan popüler akımlar artık eskisi kadar rağbet görmüyor. Sadece Asya’da, Avrupa’da Amerika’da değil hemen her yerde devletler toplumu ve kamuyu güçlendirmek için yepyeni politikalar geliştiriyorlar. Ekonomiden ticarete, savunmadan nüfus oranına her alanda insanlık yeni mücadele dönemine kendini hazırlamaya çalışıyor. Türkiye olarak biz de tüm imkanlarımızla yeni dönemin hazırlığı içindeyiz. Yönetimde istikrarın kurumsallaştığı cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişten, savunma sanayi alanında yaptığımız hamlelere, LGBT belası gibi aile kurumunu hedef alan sapkınlıklarla mücadele eden iç cephemizin güçlendirilmesi çabalarına, terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan adımlardan, dış politikada kurduğumuz yeni denklemlere kadar çok geniş bir yelpazede bunun altyapısını oluşturuyoruz" şeklinde konuştu.


"Cumhuriyeti kurmakla övünen bir partinin genel başkanı çıkıyor resmen siyasi mandacılık talep ediyor"


"Türkiye ne zaman kendisine biçilen konuma itiraz etse, kökü dışarıda bazı kirli odaklar tarafından hedefe konulmuştur" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:


"Türkiye ne zaman ezber bozan adımlar atma cesareti gösterse, birileri hemen düğmeye basmış ülkemizin dikkatini dağıtmıştır. Cumhuriyet tarihinde buna defalarca şahit olduk. Sokak olayları ile bunu yaşadık. Sağ sol, alevi Sünni provokasyonları ile bunu yaşadık. Demokrasimize yönelik gayrimeşru girişimler ile bunu yaşadık. Terör örgütlerinin hain saldırıları ile bunu yaşadık. Bizi kendi içimize hapsetmek, kendi iç mesellerimiz ile meşgul etmek için her yolu denediler. Her yolu hala deniyorlar. Sivil siyaseti, demokrasi ve Türkiye’nin kazanımlarını hedef alan bu saldırılarda silah olarak hep belli kavramlar, belli cümleler kullanılmıştır. Hatırlayınız ‘Cumhuriyet tehdit altında’ dediler, ‘laiklik elden gidiyor’ dediler, ‘sivil darbe’ dediler, ‘hayat tarzımıza müdahale ediliyor’ dediler, ‘Türkiye batıdan uzaklaşıyor’ dediler. Daha burada saymaya kalksak sabahı bulacağımız bir sürü akıl, ahlak ve insaf dışı iddiaları dillendirerek hedeflerine ulaşmaya çalıştılar. Üzülerek söylüyorum çoğu zaman başarılı da oldular. Gerçekten çok ağır bedeller ödedik. Ekonomik ve siyasi bakımdan irtifa kaybettik. Pırıl pırıl gençlerimizi bu kalleş çarkın insafsız dişlilerine kurban verdik. İstanbul merkezli yolsuzluk ve terör soruşturması sonrasında yaşanan olayları bu fotoğraftan bağımsız değerlendiremeyiz. CHP genel başkanının yaptığı sorumsuz boykot çağrıları ile isim vererek yerli ve milli markaları tehdit etmesini yine bundan ayrı göremeyiz. 1 haftadır yolsuzluğu örtmek, hırsızlığı gizlemek, soygunu perdelemek, sahtekarlığı savunmak adına her şeyi yaptılar. Marjinal sol örgütleri öne sürmekten gençlerin arkasına saklanmaya, ecdat mirası camilerimize terbiyesizlik yapmaktan, güvenlik güçlerimize hakaret edilmesine kadar her türlü kepazelik sergilendi. Güya hak arama bahanesiyle demokrasi ile, hukuk ile, meşru hak arama yolları ile asla alakası olmayan çok tehlikeli bir provokasyona giriştiler. Ancak polisimizin soğukkanlı ve kararlı tutumu, milletimizin sağduyulu tavrı, zorbalığa maruz kalmalarına rağmen gençlerimizin sakin duruşu sayesinde tahrik siyaseti hedefine ulaşamadı."


"Bu zihniyet ne yaparsa yapsın biz inadına Türkiye diyeceğiz"


"Türkiye’yi yabancılara şikayet etmeye, Türkiye’yi alenen kötülemeye başladılar. 23 yıllık başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı görevim boyunca yüzlerce farklı ülkeden binlerce siyasi temsilci ile görüştüm. Bunların arasında pek çok muhalefet lideri de vardı. Bunlardan bir tanesinin bile bize kendi ülkesini şikayet ettiğini, kötülediğini, kendi ülkesine karşı bizden yardım istediğini görmedik, duymadık. Ama bizdeki muhalefet, uluslararası her platformda, kendilerine her mikrofon uzatıldığında bunu yapmaktan kaçınmadı" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önceki gün bizim de tahmin edemeyeceğimiz yeni bir eşik aşıldı. Son olarak batıya yalvaracak kadar kontrolü kaybettiklerini gördük. Öyle büyük bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız ki, cumhuriyeti kurmakla övünen bir partinin genel başkanı çıkıyor resmen siyasi mandacılık talep ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı, Gazze soykırımındaki ikiyüzlü yayınları sebebiyle itibarını kaybetmiş bir yabancı medya kuruluşundan süklüm püklüm yardım diliyor. ‘Kendimizi terk edilmiş hissettik’ diyor yani ‘yolsuzluk yapanlara niye destek olmadınız’ demeye getiriyor. Ülkesini yabancılara şikayet ederken utanmıyor, yüzü kızarmıyor, ben partimi ve kendimi niye bu hale düşüyorum sorusunu sormak aklına dahi iyi gelmiyor. Mandacı deyince bize öfkeleniyorlar, bize saldırıyorlar. Sizin söylediklerinizin İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nden ne farkı var. 100 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’ni sırf yolsuzlukları savunmak adına böyle aciz bir duruma düşürmekten hiç mi hicap duymuyorsunuz. Sayın Özel’e bir kez daha kendini toparlamasını, yolsuzlukları aklamak için kendisini bu kadar yormamasını tavsiye ediyorum. Bu zihniyet ne yaparsa yapsın biz inadına Türkiye diyeceğiz. Tabii ki bu süreçte kamu düzeninin bozulmasına da göz yummayacağız. Yüzünü kapatan, polise saldıran, işinde gücündeki insanlarımıza tebelleş olan kim varsa emniyet birimlerimiz gerekli müdahalelerde bulunacaktır. Şunun da bilinmesini isterim kandırılmış, marjinal örgütlerin pençesine düşmüş dahi olsa bizim millet ve memleket düşmanlarına kaptıracağımız tek bir gencimiz olamaz. Onları da bir şekilde kazanmakla, onların da bir yolunu bulup iyiye, doğruya, ülkesinin ve milletinin safına katmakla mükellefiz. Sivil toplum kuruluşlarımızın yanı sıra ailelerimizin de bu çabalarımızda devlete destek olması gerekiyor. Ailelerimiz çocuklarını belediyeleri yağmalayan suç örgütlerinin sinsi planlarında kullandırmasınlar. Ana muhalefet partisini esir almış bir avuç belediye soyguncusunun, evlatlarının hayatını karartmasına, paçalarını kurtarmak için evlatlarını canlı kalkan olarak öne sürmesine ailelerimiz izin vermesinler" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dışişleri Bakanlığı: "İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir" Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne ve milli birliğine kast eden saldırılarıyla İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir. İsrail bölgede stratejik destabilizatör olarak hem kargaşaya neden olmakta hem terörü beslemektedir" denildi. Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "İsrailli bakanların ülkemize yönelik provokatif beyanları, içinde bulundukları ruh halinin yanı sıra fundamentalist ve ırkçı İsrail hükümetinin saldırgan ve yayılmacı politikalarını yansıtmaktadır. Bölgemizin barış, istikrar ve refahı için büyük umut vaat eden ve tüm dünya tarafından desteklenen Suriye ve Lübnan’daki gelişmelerin neden İsrail’i rahatsız ettiği sorgulanmalıdır. Suriye sahasında kendisine yönelen herhangi bir provokasyon veya saldırı bulunmamasına rağmen, İsrail’in dün gece birçok noktaya eş zamanlı olarak düzenlediği hava ve kara saldırılarının, İsrail’in çatışmadan beslenen dış politika anlayışından başka bir izahı bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi. İsrailli bakanların, Türkiye’yi hedef alarak, Gazze’de işledikleri soykırımı ve Suriye ve Lübnan’a karşı sürdürülen yayılmacı emellerini gizlemelerinin mümkün olmadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "İsrailli bakanların, Türkiye’yi hedef alarak, Gazze’de işledikleri soykırımı, Filistin halkına karşı sürdürülen topyekun savaşı, yerleşimci terörünü, Batı Şeria’yı ilhak niyetini, Suriye ve Lübnan’a saldırılarının arkasındaki yayılmacı emellerini gizlemeleri mümkün değildir. Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne ve milli birliğine kast eden saldırılarıyla İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir. İsrail bölgede stratejik destabilizatör olarak hem kargaşaya neden olmakta hem terörü beslemektedir. Dolayısıyla, tüm bölgede güvenliğin tesisi için İsrail öncelikle yayılmacı politikalarından vazgeçmeli, işgal ettiği topraklardan çekilmeli, Suriye’de istikrarın tesisine yönelik çabaları baltalamayı bırakmalıdır. Uluslararası toplumun İsrail’in giderek artan fütursuz saldırganlığına engel olunması bağlamındaki sorumluluğunu üstlenmesi önem taşımaktadır."
İstanbul Ole Gunnar Solskjaer: "Basit ve aptalca goller yedik" Beşiktaş Teknik Direktörü Ole Gunnar Solskjaer, Göztepe’ye çok kolay gol fırsatı verdiklerini söyleyerek, "Gol yediğiniz zaman rakibin gol atması için çaba sarf etmesi lazım. Biz golleri hediye ettik diyebilirim. Basit ve aptalca goller yedik" dedi. Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde sahasında Göztepe’ye 3-1 kaybederek organizasyona veda etti. Beşiktaş Teknik Direktörü Ole Gunnar Solskjaer, mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. "Romulo maçın oyuncusuydu" Solskjaer, Tayyip Talha Sanuç’un kırmızı kart gördüğü bölüme kadar İlk 35 dakika çok iyi bir oyun ortaya koyduklarını belirterek, "Çok fırsat bulduk. Oyunu tamamen kontrol ettik ama kırmız karttan sonra başka bir maç oldu. Romulo maçın oyuncusuydu. Hava toplarında çok iyi, savunması zor bir oyuncu. Fırsatlar yakaladı, hat-trick yaptı. Zaten oyuncularım savaştı ama futbolda bu kadar basit goller yerseniz kazanmanız zor olur. Son gol benim için sürprizdi. Hayal kırıklığı yaşıyoruz. Hayalimiz finale çıkıp kupayı almaktı. Şimdi odağımız tamamen lig" ifadelerini kullandı. "Böyle kolay goller yememeliyiz" Rakibe çok kolay gol atma fırsatı tanıdıklarına vurgu yapan Norveçli teknik adam, "Biz bu işte beraberiz. Taraftarlarımızla, oyuncularımızla, başkanımızla beraberiz. Gelecek için planlar yapıyoruz. Bir anda çok yükseklerdeyiz, bir bakıyoruz aşağıdayız. Bazen kontrolümüzün dışında da gelişebiliyor bazı şeyler. Futbolda bazı anlar belirleyici olabilir. Benim işim istikrarı getirmek. Ne istediğimizi biliyoruz. Pozitif şekilde ligi bitirmek hedefimiz. Takımdaki oyunculara bakıp, hangilerinin kalacağını hangi pozisyonlara transfer yapacağımıza karar vereceğiz. Galatasaray’ı yeniyoruz, çok iyi performans gösteriyoruz, bugün kaybediyoruz. İlk 35 dakika çok iyiydik aslında ama basit ve aptalca goller yedik. Gol yediğiniz zaman rakibin gol atması için çaba sarf etmesi lazım. Biz golleri hediye ettik diyebilirim. Rakip çok çaba sarf etmeli öyle gol atmalı, böyle kolay goller yememeliyiz" şeklide konuştu. Ersin Destanoğlu ve Tayyip Talha Sanuç rotasyonu hakkında Ole Gunnar Solskjaer, Galatasaray maçına göre bugün savunmada Paulista’nın yerine Tayyip Talha Sanuç’a, kalede ise Ersin Destanoğlu’na görev vermesi hakkında gelen bir soruya şu yanıtı verdi: "Paulista uzun süre sakattı ve bu maç öncesinde sadece 1 gün idman yaptı. Sağlık açısından onu korumamız gerekiyordu. Ersin harika bir kaleci ve gelişmesi için bu tür büyük maçlarda oynaması gerekiyor. İki tane çok iyi kalecim var. Ersin çalışması ve kaleciliğiyle oynamayı hak eden bir futbolcu."
İstanbul Stanimir Stoilov: "Böyle bir deplasmandan galip gelmek çok değerli" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, Beşiktaş maçının ardından yaptığı açıklamada, "Böyle bir deplasmandan galip gelmek çok değerli" dedi. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Göztepe, deplasmanda Beşiktaş’ı 3-1 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, "Bu akşam bizim adımıza muhteşem bir galibiyet oldu. Göztepe’nin adını yıllar sonra yarı finale yazdırdık. Göztepe ailesi adına çok mutluyum. Zor bir süreçten geçtik, bu süreç bizi için bitmedi. Ama hep beraber çalışamaya devam edeceğiz. Bu şekilde başarılı günler bizi bekliyor ve güzel günler gelecek. Taraftarımız için her şeyimizi vermek istiyoruz. Onlar her zaman takımımızın arkasında. Bizleri her zaman destekliyorlar. Buraya geldiğim ilk günden beri çok güçlü bir aile olduğunu hissettim. Bugünkü galibiyet çok değerliydi. Bize özgüven verecektir" ifadelerini kullandı. "Bizim için iki farklı yarı vardı" Müsabakanın ilk yarısında oynadıkları oyundan memnun olmadığını belirten Bulgar teknik adam, "Bizim için iki farklı yarı vardı. İlk yarı Beşiktaş bizden çok daha iyiydi ve orada maç 3-0 da olabilirdi. İlk yarıdaki performanstan mutlu değilim. Ama kırmızı kart ve sonrasında ikinci yarıda düzeltmeler yaptık. Bunun ardından istediğimiz dinamizme ve baskılı oyuna kavuştuk. Bundan ötürü de mutluyum. İlk yarıdaki gibi oynadığımız zaman rakip 10 kişi kalmasaydı maçı çevirmek zor olurdu. İkinci yarıdaki oyunu tüm maçlarda sergilememiz gerekiyor. Böyle bir deplasmandan galip gelmek çok değerli ama takım olarak iki farklı oyun sergilememizden dolayı mutlu değilim. Oyuncularımızla konuşacağım" şeklinde konuştu. "Transfer söylentileri Romulo’nun aklını karıştırdı" Devre arası transfer döneminde Romulo için Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden bir takımdan transfer teklifi aldıklarını ve bu tekliflerin oyuncunun kafasını karıştırdığını aktaran Stoilov, "Romulo takımın bir parçası ve onun işi gol atmak. Biz onu 1 yıl önce aldığımızda çok büyük efor sarf etti ve büyük gelişim kaydetti. Kendisi sürekli takım için oynuyor. Bu da ona golleri getirdi. Tabii ki çok büyük potansiyeli var. 1.5 ay sakatlık yaşadı. Sakatlanmadan önceki transfer söylentileri de aklını karıştırdı. Oyuncularımızın bu dönemlerde akıllarının karışmaması gerekiyor. Odaklanmaları gerekiyor. Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden bir kulüpten ciddi teklif aldık ama kulübümüz reddetti. Kulüp olarak hedeflerimiz var ve hedeflere onunla ulaşmak istiyoruz. Ondan sonra iyi bir teklif gelirse ne gerekiyorsa o yapılır. Şu anda hedeflerimize odaklanmış durumdayız" şeklinde konuştu. Tecrübeli teknik adam, sezon başında Avrupa hedefi koyduğunu ve sıkıntılı günler yaşamalarına rağmen bu hedefe ilerlediklerini de kaydetti.