SAĞLIK - 26 Ağustos 2025 Salı 10:36

Çocuklarda miyopi oranı artıyor

A
A
A
Çocuklarda miyopi oranı artıyor

Türkiye’de de çocuklarda miyopi oranı son yıllarda ciddi şekilde artarken; Sağlık Bakanlığı’nın desteklediği araştırmalara göre, 2024 yılı itibarıyla okul çağındaki çocukların yaklaşık yüzde 25’inin miyop olduğu belirtiliyor. Ailelerin düzenli göz muayenesi yaptırmaması da miyopi sürecini hızlandırıyor. Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, miyopi hakkında bilgi verdi.


"Miyopi ne kadar erken yaşta başlarsa, ilerleme riski o kadar yüksek olur" diyen Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, "Çocuklukta başlayan miyopi, ergenlik boyunca hızla ilerleyebilir. Bu durum ileride yüksek miyopi riskini beraberinde getirir. Yüksek miyopi, sadece görme bozukluğu değil, göz sağlığı açısından ciddi tehditler içerir. Retina incelmesi, retina dekolmanı ve göz içi basınç problemleri bu riskler arasındadır. Erken yaşta miyopi gelişimi, çocuğun sosyal ve akademik yaşamını da etkileyebilir. Görme bozukluğu olan çocuklar tahtayı net göremeyebilir. Bu durum, derse katılımı ve öğrenme sürecini olumsuz etkiler. Aynı zamanda dış aktivitelerden uzak durma eğilimi gösterebilirler. Bu da hem fiziksel hem psikolojik gelişim üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilir" şeklinde konuştu.



Miyopide genetik, önemli rol oynuyor


Miyopi gelişiminde genetik faktörlerin önemli rol oynadığına değinen Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, "Eğer anne ya da baba miyop ise, çocukta bu durumun ortaya çıkma ihtimali artar. Genetik eğilim, göz yapısının belirlenmesinde doğrudan etkili olur. Miyopiye neden olan göz küresi uzunluğu, kornea eğimi gibi yapısal özellikler genetik yolla aktarılabilir. Tek ebeveynin miyop olması çocukta miyopi görülme ihtimalini yaklaşık %25’e; her iki ebeveynin miyop olması bu riski yüzde 50’nin üzerine çıkarabilir. Ancak sadece genetik yeterli değildir. Çevresel faktörler bu eğilimi hızlandırabilir ya da yavaşlatabilir. Genetik yatkınlık tek başına yeterli değildir. Günlük alışkanlıklar ve çevresel şartlar miyopi ilerlemesinde belirleyici olabilir. Modern yaşam tarzı, çocukların göz sağlığını olumsuz etkileyen birçok faktör barındırır. Özellikle okul çağı çocuklarında dijital cihazlara maruz kalma süresi artmıştır. Bu da göz kaslarını zorlar ve miyopi gelişimini hızlandırır" ifadelerini kullandı.



Gün ışığı göze faydalı


Gün ışığının göz sağlığı için değerli olduğuna değinen Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, "Araştırmalar, açık havada daha fazla zaman geçiren çocuklarda miyopi riskinin azaldığını gösteriyor. Doğal ışık, göz gelişimini destekleyen önemli bir faktördür. Ayrıca açık hava etkinlikleri göz kaslarının farklı odaklara uyum sağlamasına yardımcı olur. Çocuklar parkta oynadığında hem fiziksel hem görsel anlamda gelişim gösterir. Kapalı alanlara sıkışan yaşam tarzı bu süreci sekteye uğratır. Bunun yanında ekran başında ya da kitap okurken mola vermemek göz sağlığını bozar. 20-20-20 kuralı burada büyük önem taşır. Her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca 6 metre uzağa bakmak gözleri rahatlatır. Bu alışkanlık hem göz kaslarını hem de odaklama sistemini korur. Uyku düzeni de görsel gelişim üzerinde etkilidir. Yetersiz uyku, gözlerde kuruluk, yorgunluk ve odaklama sorunlarına yol açabilir. Erken yatmak ve kaliteli uyumak çocuk sağlığı için gereklidir" diye görüş verdi.



Fast food gözü tehdit ediyor


"Beslenme, göz sağlığı üzerinde doğrudan etkilidir" diyen Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, "Vitamin ve mineral eksiklikleri göz gelişimini olumsuz etkileyebilir. Özellikle A vitamini, lutein, omega-3 ve çinko gibi besin öğeleri göz fonksiyonları için kritiktir. Sebze, meyve, balık ve kuruyemiş tüketimi dengeli olmalıdır. Fast food ve işlenmiş gıdalar çocukların genel sağlığı kadar göz sağlığını da tehdit eder. Sağlıklı bir diyet, miyopinin ilerleme hızını azaltabilir. Gözlerin ihtiyacı olan besinleri sağlamak, büyüme dönemindeki çocuklar için şarttır" ifadelerini kullandı.



Miyopinin ilerlemesini durdurmak için düzenli muayene önemli


Miyopi ilerlemesini kontrol altına almak için düzenli göz hekimi muayenelerinin şart olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, "Göz yapısındaki değişiklikler çoğu zaman fark edilmez. Ancak uzman bir göz hekimi bu değişimleri erken teşhis edebilir. Erken müdahale, miyopinin ilerlemesini yavaşlatır veya durdurabilir. Ayrıca çocuğun ihtiyaç duyduğu doğru gözlük ya da lens numarası belirlenir. Bu da görme kalitesini artırır. Yıllık göz muayeneleri, çocukların okul başarısını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler" dedi.


Gece uygulanan tedaviler var


Miyopi tedavilerinden bahseden Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, "Düşük dozda atropin damlaları miyopi ilerlemesini yavaşlatabilir. Göz hekimi kontrolünde kullanılan bu tedavi, genellikle geceleri uygulanır. Atropin damlaları göz kaslarını gevşeterek göz küresinin büyümesini sınırlar. Bu tedavi uzun süreli ve düzenli takip gerektirir. Yan etkiler nadirdir ancak mutlaka uzman gözetiminde yapılmalıdır. Bunun yanında Orto-K lensler denenebilir. Bunlar, gece takılıp sabah çıkarılan özel kontakt lenslerdir. Bu lensler gece boyunca kornea yüzeyini geçici olarak şekillendirir. Sabahları lens çıkarıldığında çocuk gün boyu net görür. Ayrıca miyopi ilerlemesini yavaşlatır. Bu yöntem cerrahi müdahale gerektirmez ve çocuklar için güvenlidir. Ancak hijyen kurallarına kesinlikle uyulmalıdır" şeklinde görüş verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken:"Yüksek nakit dolaşımı sahte para riskini artırıyor" Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde kurban pazarlarında yaşanabilecek risklere dikkat çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Kurban bayramı yaklaşıyor. Bu yıl tahminime göre 850 bin büyükbaş, yaklaşık 2,5 milyon da küçükbaş hayvan kesilecek" dedi. Kurbanlık fiyatlarının bu yıl oldukça yüksek seviyelere ulaştığına işaret eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu sene fiyatlar biraz daha yüksek olacak. İstanbul’da 500-550 olarak kilogramı büyükbaşın. Yine küçükbaşlarda da 25 ile 40 bin TL arası. Bunun için tabi yanınızda o miktardaki paraları taşırken de büyük risk veyahut işte hayvanları emanet edilirken ki sağlıklı bir şekilde emniyet ettiğiniz insanların kimlikleri vesairelerini de kontrol etmek lazım. Ama yine yerel yönetimler, kolluk güçleri, hem de mobil araçlarda çok dikkat etmek lazım. En önemlisi tabi bu vecibeleri yerine getirirken üzüntüye girmemeniz için hem sağlıklı hayvan, hem de söylediğim gibi alışverişler biliyorsunuz biraz daha nakit oluyor. Nakit para taşırken yanınızda bildiğiniz üzere çok büyük miktarlardaki paralar olduğu için herhangi bir kapkaççının, herhangi bir yan kesiciyle karşılaşmadan inşallah ki bu kurban bayramını güzel şekilde geçirmenize neden olacak" şeklinde konuştu. "Gerekirse mobil denetim noktaları oluşturulmalı" Kurban pazarlarında sahte paraya karşı denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Tabii esnaf açısından bizim oradaki bulunan ilde, ilçede kurban pazarlarındaki esnaf sanatçılarının kimlik belgeleri olanlar tercih edilirse otokontrol sistemi olmuş olur. Yine aynı şekilde söylediğim gibi emniyet güçleri, aynı şekilde yerel yönetimleri, zabıta denetimleri, bu hijyen bakımından da hem kontrolü hem de sağlıktan kontrolleri de önemli. Herkese şimdiden bu bayramların bu güzel ulvi duygularını yerine getirebilecek imkanları olanların komşularıyla, yakınlarıyla, akrabalarıyla paylaşacakları bu kurban bayramının şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum. Aman ha diyorum dikkatli bu tür kalabalık alanlara girip çıkarken de emniyetli bir şekilde hatta yanınızda çocuğunuz, eşiniz, arkadaşınız böyle kontrollü bir şekilde bu para sayma olayını söylediğim güvenilir olmayı kontrol etmek lazım" ifadelerini kullandı.
Hatay Yürek ısıtan mağazada vitrin kedilerin güneşlenme alanı oldu HATAY (İHA) – Hatay’da sokak kedilerine yuva olan mağazada kediler rahatlıkla gezinebilirken vitrinde güneşlenebiliyorlar. İlgi çeken görüntülerin oluştuğu kedi dostu mağaza, müşterilerden de takdir topluyor. İskenderun ilçesi Savaş Mahallesinde bulunan 3 katlı giyim mağazasında iş yeri çalışanları sayıları 10’u bulan sokak kedilerine ve mağazaya ait cins kedilere bakıyorlar. Mağazada keyiflerine göre gezebilen kediler, yiyeceklerini, içeceklerini ve barınma ihtiyaçlarını da mağazadan karşılıyorlar. Yürek ısıtan görüntülerin oluştuğu mağazanın reyonunda ve raflarda dolaşan kediler, alışveriş yapanlarında dikkatlerini çekiyorlar. Müşterilerden olumlu dönüş alan mağaza, sokak kedilerine adeta yuva oldu. Kediler için mağazayı ziyaret edenlerin olduğunu söyleyen mağaza çalışanları özellikle ’Leblebi’ adlı kedilerinin ün saldığını söyledi. "Vitrinde yaşayan kedimizin adı Leblebi ve mağazada yaşayan 3 kedimiz var" Mağazanın kedilerle anılmaya başladığını söyleyen Nuray Esin, ’’Bu kediler 3 yıl oluyor bizimle birlikte yaşıyorlar. Bu katta 3 tane var, kapıda baktıklarımız da 3 tane. Sayıları değişiyor gelen oluyor, giden oluyor ve sahiplenilen var. Buradan sahiplenmek isteyenler oluyor. Vitrinde yaşayan kedimizin adı Leblebi ve mağazada yaşayan 3 kedimiz var. Badem, Mişa ve Maşa. Siyam kedileri. Onları seven ağırlıkta, resim çekilmeye gelenler var. Özellikle onlar için gelenler var, sevmeyenler için de hassasiyet gösteriyoruz. Depoda özel yerleri var. Kumlarının olduğu, mamalarının olduğu. Genelde 3-4 saat zaten geziniyorlar ve bütün gün uyuyorlar. Vitrinde olan Leblebi’miz var ve insanların en çok tanıdığı kedimiz" dedi.
Hatay Baraj sınırları içerisindeki köyler aşırı yağışlarla sular içerisinde kaldı Hatay’da aşırı yağışlarla birlikte debisi artan Reyhanlı Barajı, baraj sınırları içerisinde yer alan ve geçmiş yıllarda boşaltılan 2 köyü sular içerisinde bıraktı. Uzun yıllar sonra baraj sularının artmasıyla su içinde kalan köylerin görüntüsü dikkat çekti. Hatay’ın Reyhanlı ve Kumlu ilçelerinde yer alan Reyhanlı Barajı’nın temeli 2010 yılında atılmıştı ve çalışmalar 2019 yılında tamamlanmıştı. Amik Ovası’nda yer alan bereketli arazilerin sulanması ve taşkınların önlenmesi amaçlanarak inşa edilen Reyhanlı Barajı,3 Ekim 2020 yılında açıldı. Reyhanlı Barajının sınırları içerisinde kalan Karakaya ve Acer Köyü sakinleri de yıllarca yaşam sürdükleri, yuvalarından ayrılmak zorunda kalmışlardı. Tahliye edilen evlerin maddi karşılığını alan vatandaşlar, baraj sınırlarına yakın bir noktada yer alan Mehmetbeyli Mahallesi’ne yerleştiler. Uzun yıllardır dolmayan Reyhanlı Barajı, bu yıl etkili olan aşırı yağışlarla birlikte Tahtaköprü Barajı ile Afrin Çayından gelen sularla doldu. Yağışların etkisiyle debisi artan Reyhanlı Barajındaki sular, baraj sınırları içerisinde yer alan 2 köyü içine alarak Mehmetbeyli Mahallesi’ne kadar dayanmış durumda. Geçen yıl kuraklığın etkisiyle görünür olan olan evler ve tarım arazileri, bu yılki yağışlarla birlikte sular altında kaldı. Yıllarca yaşadığı köyün sular altında kaldığını gören Halit Atlar, köyün sular altında kaldığını ilk defa gördüğünü ve iki katlı evlerin sular altında kaybolduğunu söyledi. Geçtiğimiz yıl kuraklığın etkili olduğunu ifade eden Halil Atlar, bu yıl yaşanan aşırı yağışla baraj sınırları içerisinde kalan köylerin su içinde kaldığını belirterek, "Reyhanlı ilçesi Mehmetbeyli Mahallesindeyiz. Burada geçen yıl bu kadar su yoktu ama bu yıl bereketli oldu. Sular çok olunca yolumuz kalmadı. Bu sular bize Afrin Çayından ve Tahtaköprü Barajından geliyor. Geçen yıl burada bir damla bile su yoktu kuraklık vardı. Bu yılda bereketli olunca doldu. Bu durumu ilk defa böyle görüyorum ve sular köye dayandı. Buradaki sular altında kalan evlerin paraları 10 yıl önce ödendi. Bundan dolayı kimsede mağdur olmadı. Karşıda olan iki köydeki insanlarda sular altında kalınca hepsi buraya taşındı. Burada benim zeytin bahçem var ama yol olmadığı için o tarafa gidemiyorum. Buraya yol yapılırsa güzel olur. Suların olmasıyla çok güzel manzarası var. Bu manzarayla sanki Antalya’da oturuyormuş gibi hissediyorsun" dedi.
Hatay Hatay’da depremin ardından inşa edilen 232’inci okulun açılışı gerçekleştirildi Hatay’da depremin ardından inşa edilen 232 ‘inci okul hizmete açıldı. Vali Mustafa Masatlı, il genelinde depremde 210 okulun yıkıldığını belirterek 232’inci okulla birlikte hizmete alınan derslik sayısının 2 bin 594 olduğunu söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay’da binlerce bina yerle bir olurken kentteki bazı okul binaları da zarar görmüştü. Asrın felaketinde Hatay’da bin 604 eğitim kurumundan 210 tanesi deprem anında yıkılmış, 180 tanesi orta hasar almıştı. Orta hasar alan yapılardan 141 tanesinde güçlendirme kararı alınmıştı. Depremin izlerinin silindiği kentte yeni eğitim yuvaları inşa edilmeye devam ediliyor. Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde hayırseverlerin destekleriyle yapımı tamamlanan Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu, düzenlenen törenle eğitim-öğretime açıldı. Vali Mustafa Masatlı, depremin ardından inşa edilen 232’inci okulun açılışının gerçekleştirildiğini belirterek "Okullarımızla ilgili, bu zamana kadar hemen hemen görülmemiş bir ihya, inşa ve imar çalışması başlattık. Hatay’da 6 Şubat depreminde yıkılmış olan 210 okulun yerine, bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu ile birlikte 232. okulumuzu açmış bulunuyoruz. Diğer taraftan, 61 okulumuzun inşaatı ise halen devam etmektedir. Tabii bu noktada, özellikle hayırseverlerimize çok teşekkür ediyoruz. Yeni açtığımız 232 okulumuzun 78 tanesi hayırseverlerimizin destekleriyle yapıldı. İnşaatı süren 61 okulumuzun 17 tanesi de yine hayırseverler tarafından inşa edilmektedir. Hatay’da yürüttüğümüz imar, ihya ve inşa sürecine destek olan ve katkı sunan başta sayın Cumhurbaşkanımıza, Milli Eğitim Bakanlığımıza çok teşekkür ederim" dedi.