SAĞLIK - 27 Kasım 2025 Perşembe 10:10

Çocuklarda kalp sağlığına dikkat: "Takipleri düzenli yaptıralım"

A
A
A
Çocuklarda kalp sağlığına dikkat: "Takipleri düzenli yaptıralım"

Çocuklarda kalp sağlığına ilişkin uyarılarda bulunan uzmanlar, "Yılda 12 bin çocuk doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geliyor, erken tanı mümkün. Doğumsal kalp hastalığı olan çocukların gerek anne karnında gerek doğum sonrası takiplerini düzenli olarak yaptıralım" dedi.


Türkiye’de her yıl çok sayıda bebek doğumsal kalp hastalığıyla doğarken kalp hastalıkları sonradan da meydana gelebiliyor. Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Dr. Damla Gökçeer Akbulut, Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Dr. Canan Yolcu da sağlıksız beslenme, hareketsizlik, obezite, gibi durumların süreç üzerine etkisine dikkat çekti. Uzmanlar, çocuklarda kalbi tehdit eden durumlara karşı bilgi verirken önemli uyarılarda bulundu.


‘Sağlık Bakanlığı verilerine göre her yıl bin canlı doğumdan 8’inde doğumsal kalp hastalığı görebilmekteyiz’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Damla Gökçeer Akbulut, "Yılda 12 bin çocuk doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geliyor. Çeşitli nedenleri olabiliyor bazen annenin gebelikte kullandığı ilaçlar ya da diyabet gibi bir hastalığı olması, genetik rahatsızlıklar, bunlar genetik olarak kalp rahatsızlıklarına yol açabiliyor. Bu hastalarda erken tanı mümkün, daha anne karnındayken fetal ekokardiyografi (anne karnındaki bebeğin kalp yapısını ve işlevini değerlendirmek amacıyla kullanılan bir tıbbi görüntüleme)yle doğumsal kalp hastalığı olan bebeklerde doğum sonrası erken müdahale yapabiliyoruz. Bazı bebekler mor doğabiliyor ancak bazılarında bu bulgular ilk ay içinde gelişebiliyor" dedi.



"Müdahale edilmediğinde yaşamsal olabilecek sorunlarla karşılaşabiliyoruz, hasta kaybedilebiliyor"


Uzm. Dr. Gökçeer Akbulut ise, "Ailede daha önceden tanısı olmayan doğumsal kalp hastalığı olan bir bebek olduğunda hızlı nefes alıp verme, morarma ya da emerken soğuk terleme gibi bulgular varsa mutlaka çocuk hekimi kontrolünde bir çocuk kardiyoloğuna hızlıca yönlendirilmesi lazım. Doğar doğmaz müdahale edilmediğinde yaşamsal olabilecek sorunlarla karşılaşabiliyoruz, hasta kaybedilebiliyor. Anne karnında olmuyorsa da doğar doğmaz ekokardiyografi yaparak tanısını koymak mümkün. Hastalarda viral enfeksiyon ve kış döneminde RSV virüsü, ilk 2 yaştaki çocuklarda sık gördüğümüz bir viral enfeksiyon, sezonuna girmiş bulunmaktayız. Doğumsal kalp hastalığı olan çocuklarda ekim, mart ayları arasında mutlaka RSV aşılaması yapılmasını tavsiye ediyorum. İnfluenza dediğimiz belirtiler varsa ya da covid sonrası miyokardit dediğimiz kalp kası iltihabı görebiliyoruz. Çok ciddi boyutlarda şok tablosu dediğimiz tansiyon düşüklüğü, taşikardi dediğimiz nabız hızlanması ve solunum yetersizliği bulguları, hastada ödem artışı, hızlı nefes alıp verme gibi bulgularla yoğun bakım yatışı gerektirebiliyor. Kalp hastası olduğundan emin olduğumuz bir çocukta yıllık aşılamalarına influenza açısından devam edilmesini öneriyoruz" diye konuştu.



"Varsa enerji içeceği kullanımının önüne geçilmesini tavsiye ediyorum"


"Günümüzde ekran maruziyetinin, paketli gıdaların tüketiminin artması hareketsizlikle birlikte obezite yaygın bir sorun oluşturmakta" diyen Uzm. Dr. Gökçeer Akbulut, "Özellikle sık göğüs ağrısı ve çarpıntı yaşayan çocuklarda ritim bozukluğu da varsa kafein tüketiminin sınırlandırılması, varsa enerji içeceği kullanımının önüne geçilmesini tavsiye ediyorum. Özellikle gazlı içecekler tüketilmemesini öneririm sadece kalp damar sağlığı açısından değil, diğer organ yağlanmaları, içerdiği ek koruyucu maddeler yönünden genel sağlık sorunu da oluşturabilmektedir. Spora katılım öncesi bir fizik muayene yapılması, ailede risk faktörü varsa ya da çocukta üfürüm duyulmuşsa mutlaka bir kardiyoloji kontrolünden geçirilmesi önerilir. Bir kardiyoloji hekimi muayenesi sonrası spora başlaması uygun olacaktır. Periyodik aralıklarla yürüyüş yapılmasını öneririm. Genel olmamakla beraber altta yatan bir kalp sorunu olduğu bilinmeyen bir çocukta, enerji içeceği kullanımı sonrası adrenalin deşarjı artacağı ve kalp kasının aniden daha fazla oksijen tüketmesine yol açacağı için ani kalp krizi riski taşıyabilmektedir. Altta yatan sorun bilinmediyse daha yaşamsal sıkıntılar gelişebilir. Sağlıklı beslenelim, yürüyüşümüzü ihmal etmeyelim. Doğumsal kalp hastalığı olan çocukların gerek anne karnında gerek doğum sonrası takiplerini düzenli olarak yaptıralım. Sadece yağlı değil aynı zamanda şekerli ürünler de yağa dönüşerek kalp ve damar sağlığını bozabilmektedir" şeklinde konuştu.



"Sağlıklı beslenmeye özen gösterelim, hareketsiz yaşama dur diyelim"


Çocukların fast food vs. gibi tüketimler yerine sağlıklı besinlerle beslenmesi, hareketsiz kalmaması gerektiğini aktaran Uzm. Dr. Canan Yolcu, "Biz aileler de herhalde çocuklarımızla çok fazla çatışmak istemiyoruz. Onların dediklerini yapan oluyoruz ve netice istemediğimiz, bu kötü sonuçlarla karşılaşıyoruz. Yağ oranları çok fazla sadece diyete bağlayamayız, tuzlu gıdalar alıyorlar, katkı maddesi içeren gıdalar da tabi etkileyebiliyor. Eşlik eden komorbidite dediğimiz durumların da olması ama en başta altını çizeceğimiz durumsa; birtakım hastalıkların ailesel, kalıtımsal özellikler göstermesi özellikle kan lipit oranlarının çok yüksek olmasına dikkat çekmek isterim. Covid döneminde MİS-C dediğimiz hastalarla karşılaştık, kawasaki hastalığına çok benziyordu. Her ağrı önemli olmayabilir ama ağrının karakteri gerçekten önemli. Ağrı uzun sürüyorsa 15 dakikanın üzerine çıkıyorsa sol tarafta başlıyor; sol kola, boyuna, çeneye yayılırsa ezici, sıkıştırıcı bir ağrıysa, altta yatan birtakım hastalıkları varsa çocuk daha önceden kawasaki hastalığı geçirmişse ailesel tromboza yatkınlık, hiperkolesterolemi (Kolesterolün kanda normalden fazla düzeylerde olması), farklı ilaç kullanımları varsa tabi ki dikkatli kontrollere gitmesi lazım. Bu tür ağrıları göz ardı etmemesi lazım. Göğüs ağrısının daha çok çocuklarda kalp dışı nedenli olduğunu biliyoruz. En çok kas, iskelet, gastrointestinal sistem, solunum sistemi hastalıkları izleyebilir. Nedeni belli olmayan bir grup da var. Acil muayenede bir üfürüm duyulmuşsa zaten hekim arkadaşımız çocuk kardiyoloji polikliniğine yönlendiriyordur. Ailelerimizi de uyarmak istiyorum; size söylendiğinde lütfen gidiniz, üzerine düşünüz. Sağlıklı beslenmeye özen gösterelim, sedanter yaşama dur diyelim" dedi.



Çocuklarda kalp sağlığına dikkat: "Takipleri düzenli yaptıralım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi Belediyesi’nden Türkiye’ye örnek Kadın Çalıştayı Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Bursa Kadın Çalıştayı: Şehirde Eşit Adımlar" kadınların kent yaşamına dair taleplerini somut çözüm önerilerine dönüştürürken, kapsayıcı yerel politikalar için güçlü bir yol haritası ortaya koydu. Osmangazi Belediyesi, kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesini önceleyen vizyoner yaklaşımıyla önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yaptı. Kadınlara yönelik sosyal, ekonomik ve kültürel projeleriyle örnek olan Osmangazi Belediyesi, eşitlikçi ve kapsayıcı bir kent hedefi doğrultusunda Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi ve YEİP iş birliğiyle "Bursa Kadın Çalıştayı: Şehirde Eşit Adımlar" programını gerçekleştirdi. İki gün süren çalıştay, 20 moderatör, 20 raportör, 110 katılımcı ve organizasyon ekibinin de dahil olduğu yaklaşık 200 kişilik geniş bir buluşmayı sağladı. Kadınların kent yaşamındaki haklarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini görünür kılan çalıştay, eşitlikçi ve kapsayıcı yerel politikaların inşası için güçlü bir zemin oluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in de katıldığı sonuç oturumunda somut, uygulanabilir ve dönüştürücü çözüm önerileri paylaşıldı. Çalıştay boyunca 5 ana masa ve 15 alt masa olmak üzere toplam 20 masada yürütülen yoğun tartışmalar ve atölye çalışmaları ile birçok başlıkta kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Kadın girişimciliği ve kooperatifçilik alanında; finansman ve destek mekanizmaları, kooperatif yönetimi ve sürdürülebilirlik ile eğitim ve mentorluk konularında önemli öneriler geliştirildi. Yerel yönetimlerde kadın politikaları kapsamında kadın dostu şehir tasarımı, kadın temsili ve liderlik ile sosyal hizmetlerin güçlendirilmesine yönelik somut adımlar ele alındı. Eğitim ve teknoloji başlığında dijital okuryazarlığın artırılması, teknolojiye erişimin kolaylaştırılması, STEM alanlarında kadınların güçlendirilmesi ve eğitim fırsatlarının yaygınlaştırılması konuları öne çıktı. Kadınların sosyal güvenliği ve sağlığı alanında şiddetle mücadele ve rehabilitasyon, sağlık hizmetlerine erişim, önleyici sağlık uygulamaları ile psikolojik destek mekanizmaları detaylı şekilde değerlendirildi. Kadın istihdamı ve çalışma hayatı başlığında ise kadın istihdamının artırılması, sosyal destekler, kadın dostu iş yerleri ve kurumsal politikalar ile kadınların emek ve meslek örgütlerindeki hakları ve temsiliyeti üzerine kapsamlı öneriler ortaya kondu. Çalıştay kitaplaştırılarak rehber niteliği taşıyacak Çalıştay çıktıları, kadınların yalnızca hizmetlerden yararlanan bireyler değil, karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenen, kenti dönüştüren güçlü aktörler olması gerektiğini ortaya koydu. Sonuç oturumunda kadın dostu kent politikalarının hayata geçirilmesinin ancak katılımcı, şeffaf ve eşitliği esas alan bir yerel yönetim anlayışıyla mümkün olduğu vurgulandı. Çalıştayın en önemli kazanımlarından biri ise farklı temalar altında geliştirilen önerilerin ortak bir strateji çerçevesinde bir araya getirilerek, bütüncül bir yol haritasına dönüştürülmesi oldu. Bu kapsamda elde edilen içerik, "Bursa Kadın Odaklı Yerel Yönetim Strateji Belgesi" için güçlü bir temel oluşturdu. Düzenleme kurulu, çalıştay süresince üretilen tüm çıktıları derleyerek kapsamlı bir kitap hazırlayacak. Hazırlanacak bu eser, kadınların taleplerini, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini doğrudan yerel yönetimlere aktaran önemli bir rehber niteliği taşıyacak. "Çalıştay kollektif kadın çalışmasının ürünüdür" Çalıştaya katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kadınlara yönelik çalışmalara destek verdiklerini ifade ederek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Sonuçların çok başarılı olacağına inandıklarını belirten Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal ise, "Bu çalıştayın sonuçları bir kitaba dönüştürülecek ve o kitabın bir yerel politika strateji belgesi olmasını bekliyoruz. Sadece Osmangazi Belediyemiz için değil, bütün Bursa’nın kamu kurumları için ve yerel yönetim temsilcileri için. Kadın girişimciliği ve kooperatifçilik, yerel yönetimlerde kadın politikaları, eğitim ve teknoloji, kadınların sosyal güvenliği ve sağlığı, kadın istihdamı ve çalışma hayatı konularında ve bunların alt masalarında derinlemesine iki gün boyunca çalışmalar yapıldı. Yaklaşık 75 kurumun temsilcisi vardı. Bu elde edilen çıktılar, daha sonra bir ürün olarak ortaya konacaktır. Bu, kollektif kadın çalışmasının ürünüdür. Sürecin Bursa’ya hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Çalıştayda ayrıca plan ve projelere emek veren kadınlar, sonuç oturumunda da söz alarak fikir alışverişinde bulundu. Güçlü ortak akıl ve dayanışma zeminiyle şekillenen çalıştayın Bursa’da kadın odaklı yerel yönetim anlayışının gelişmesine önemli katkılar sunması bekleniyor.