EKONOMİ - 13 Nisan 2026 Pazartesi 10:23

Cari denge Şubat ayında 7 milyar 501 milyon dolar açık verdi

A
A
A
Cari denge Şubat ayında 7 milyar 501 milyon dolar açık verdi

Şubat ayında cari işlemler hesabı 7 milyar 501 milyon dolar açık kaydetti.



Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayı Ödemeler Dengesi Gelişmelerine göre, cari işlemler hesabı 7 milyar 501 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 1.462 milyon ABD doları açık verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 7.478 milyon ABD doları olarak gerçekleşti.


Yıllıklandırılmış verilere göre, Şubat ayında cari açık yaklaşık 35,4 milyar ABD doları olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 73,2 milyar ABD doları açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 62,6 milyar ABD doları fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 24,0 milyar ABD doları ve 0,9 milyar ABD doları açık verdi.


Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler bu ay 2.014 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş olup, bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 1.215 milyon ABD doları ve 1.841 milyon ABD doları oldu.


Finans hesabı


2026 yılı Şubat ayı yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 2,6 milyar ABD doları, net portföy yatırımları 2,4 milyar ABD doları, krediler 38,0 milyar ABD doları ve ticari krediler 1,3 milyar ABD doları katkı verirken; net efektif ve mevduatlar 11,5 milyar ABD doları negatif yönlü etki etti. Merkez Bankası döviz cinsinden net rezerv azalışı 24,2 milyar ABD doları oldu.


Şubat ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net çıkışlar 138 milyon ABD doları olarak kaydedildi. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 780 milyon ABD doları artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 918 milyon ABD doları arttı.


Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 225 milyon ABD doları gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 230 milyon ABD doları net gayrimenkul alımı yaptığı görüldü.


Portföy yatırımları Şubat ayında 780 milyon ABD doları tutarında net giriş kaydetti.


Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 932 milyon ABD doları ve DİBS piyasasında 366 milyon ABD doları net alış yaptığı görüldü. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; yurt dışı yerleşiklerin bankalar ve Genel Hükümet ihraçlarında sırasıyla 43 milyon ABD doları ve 674 milyon ABD doları net alış, diğer sektör ihraçlarında ise 81 milyon ABD doları net satış yaptığı görüldü.


Yurt dışından kredi kullanımlarında bu ay bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 17 milyon ABD doları, 226 milyon ABD doları ve 1.478 milyon ABD doları net kullanım gerçekleştirdi.


Diğer yatırımlar altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, Türk lirası cinsinden 882 milyon ABD doları net artış ve yabancı para cinsinden 2.390 milyon ABD doları net azalış olmak üzere toplam 1.508 milyon ABD doları net azalış kaydetti.


Resmi rezervlerde bu ay 10.630 milyon ABD doları net azalış oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Talas Musiki Cemiyeti’nden unutulmaz Türk Sanat Müziği gecesi Talas Belediyesi Musiki Cemiyeti Türk Müziği İcra Heyeti tarafından hazırlanan ’Nağmelerde Hicâz’ adlı Türk Sanat Müziği konseri, Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Şef Ahmet Yüksel yönetimindeki yoğun katılımın olduğu programda, Türk musikisinin zarif ezgileri salonu dolduran dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Programda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, ilçede kültür ve sanatın köklü bir anlayışla sürdürüldüğüne dikkat çekerek, "Öncelikle Amir Ateş hocamızın selamlarını ileteyim. Kendisi Talas Musiki Cemiyeti’nin kurulmasında bize rehberlik etti. Üsküdar Musiki Cemiyeti’nin tüzüğünü aynen buraya aktarmıştık. Kendileri de birkaç konserimize eşlik etmişti. Değerli rektör hocamıza da bu salonu bize her zaman etkinliklerimize sunduğu için çok teşekkür ediyorum" dedi. Koronun güçlü bir geçmişe dayandığını vurgulayan Başkan Yalçın; "Koromuz 40 yıl öncesinden gelen bir geleneğin devamı. Büyükşehir Belediyesinde görev yaptığım yıllarda bu kıymetli isimlerle birlikte çalışmıştık. Bugün aramıza katılan gençlerimiz de bu mirası geleceğe taşıyor. Bir yıldır büyük bir özveriyle çalışan ekibimize, gönül pınarlarımızı coşturdukları için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa ise üniversite ile toplumun bu tür etkinliklerle buluşmasının önemine değinerek, "Üniversitemizin kapılarını kültürel ve sanatsal etkinliklere açmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Talas Belediyemizin bu anlamlı organizasyonu sayesinde güzel bir akşam yaşadık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Talas Kaymakamı İlyas Memiş de konserin oluşturduğu atmosfere dikkat çekerek, "Gönül tellerimizi titreten, nağmelerin büyülü atmosferinde keyifli bir akşam yaşamamıza vesile olan koromuza teşekkür ediyorum. Böyle anlamlı etkinliklerin düzenlenmesine katkı sunan Talas Belediyemize ve ev sahipliği yapan üniversitemize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Konuşmaların ardından program, çiçek takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Talas Belediyesi, kültür ve sanatın birleştirici gücüyle toplumsal hayatı zenginleştirmeye yönelik etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor.
Kırklareli Kırklareli’nde "Mahremiyet, Akran Zorbalığı ve Güvenli İnternet" eğitimleri Kırklareli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen, "Ekrandan Hayata" projesi çerçevesinde, çocuklara ve ebeveynlere yönelik "Mahremiyet, Akran Zorbalığı ve Güvenli İnternet" eğitimleri gerçekleştirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Eğitim Birim Sorumlusu Başöğretmen Vedat Balta tarafından, Mustafa Dalcalı İlkokulu ve Gaziosmanpaşa İlkokulu öğrencilerine yönelik olarak, "Mahremiyet Bilinci, Akran Zorbalığı ve Güvenli İnternet Kullanımı" konularında farkındalık eğitimleri verilmiştir. Eğitimlerde, akran zorbalığı ve zorbalıkla baş etme yolları, mahremiyetin günlük yaşam içerisindeki yeri ve önemi, duygusal, sosyal, bedensel ve mahremiyet kavramları, dijital/sanal mahremiyetin önemi, güvenli internet kullanımı ve dikkat edilmesi gereken temel kurallar gibi başlıklar ele alınarak, çocukların dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklere karşı bilinç kazanmalarının hedeflendiği bildirildi. Çocuklara yönelik gerçekleştirilen eğitimlerin ardından öğrenci velilerine de "Hayatın İlk Çeyreği ve Aile-Okul İş Birliği" temalı seminerler düzenlendi. Bu oturumlarda, çocuğun gelişiminde ailenin ve okulun önemi, sağlıklı iletişim kurma yöntemleri ile teknolojinin çocuklar üzerindeki etkileri gibi konulara değinildi. Eğitimler, katılımcıların aktif katılımı ve uygulamalı örneklerle desteklenerek interaktif bir şekilde yürütüldü.
Sivas Tüketici artık kendi üretmeyi tercih ediyor Pandemi ve deprem sonrası fide ve tohum satışları arttı, toprakla daha çok haşir neşir olan üretici, yediği sebzeleri kendisi üretmeyi tercih ediyor. Son yıllarda mahalle ve semt pazarlarında en çok ilgili meyve-sebze fide ve tohumları görüyor. Pandemi ve depremin ardından, müstakil konut ile hobi bahçeleri çığ gibi artarken, berberinde fide ve tohum satışları da patladı. "Pandemiden sonra arttı" Sivas’ta fide ve tohum satışı yapan Nihat Göbüç, özellikle pandemiden sonra ilginin artığını belirtip, "Nisan ayının başlamasıyla birlikte sergimize fidelerimizi getirmeye başlıyoruz. Çiçek ve sebze fideleriyle birlikte vatandaşa hizmet veriyoruz. Burada domates, biber, salatalık gibi ürünlerin hepsi satışa uygun şekilde sunuluyor. Bu ayda genelde seracılar satın alım yapıyor. Mayıs ayında ise bahçe ve bostan ekimleri uygun olduğu için dışarıda ekim yapmak isteyen vatandaşlar gelip fide almak istiyor. Şu an sezonun başı, tohum işleri güzel bir şekilde devam ediyor. Açık tohum ve paket tohum olarak hizmet veriyoruz. Serası olanlar fide ekimine hazır, bahçesi olanlar ise tohum ekmekle meşgul. Şu an Sivas’ta birçok kişi kendi ekimini yapmak, kendi tohumunu yetiştirerek üretim yapmak istiyor. Her kesim bu konuda oldukça hevesli. Pandemiden sonra organik tarıma ve kendi yetiştirdiği ürüne ilgi arttı. İnsanlar kimyasal veya hormon katılmamış ürünler istiyor ve bunu gelecek nesillere öğretmeye çalışıyor" dedi. "Pandemiyle toprakla tanıştılar" Muhammet Çelik isimli tüketici ise 35 yıldır bireysel olarak üretim yaptığını ifade edip şunları söyledi: "Doğayı ve bahçeyi çok seven bir insanım. Otuz beş yıllık bir bahçem var. Sivas gibi bir yerde kolumuzun kavuşamayacağı kadar büyük ladin ağaçları yetiştirdim. Sivas’ta testere dişi gibi bir iklim var, soğuk, sıcak, soğuk, sıcak şeklinde ilerliyor. Bu yüzden erken baharı sevmiyoruz, daha çok nisan sonu ve mayıs ayı içinde mevsimlik fideleri ekeriz, ayazları atlattıktan sonra. Ben de mayıs ayında ihtiyaçlarımı karşılayacağım. Pandemiyle birlikte insanların toprağı keşfetmesi bana doğru gelmiyor, pandemiden önce insanın toprakla ilişkisi yok muydu? Pandemiyle birlikte ülkenin en güzel topraklarının işgal edildiğini düşünüyorum ve buna karşıyım, bunun disipline edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ben pandemiyle birlikte doğayı keşfeden biri değilim, yıllardır bu işi yapıyorum. Kendi ürettiklerimi tüketmek ve satmak bana mutluluk veriyor. Nisan ayının ilk haftasında bahçe sezonumu açtım, kasım ayına kadar bahçemde kalıyorum ve yetiştirdiğim ürünleri tüketiyorum."