EKONOMİ - 21 Mayıs 2026 Perşembe 10:08

Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu

A
A
A
Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu

Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Doğum İstatistiklerini açıkladı. Buna göre, canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu.


Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu


Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında kalmaya devam etti.


Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu


Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.


Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.


Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10’un altında kaldı


Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10’un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.


Toplam doğurganlık hızının 1,50’nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.


Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu


Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.


Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu


Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.


Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu


Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır" ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.


Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.


Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu


Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.


Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu


Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.


Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.


Adölesan doğurganlık hızı düştü


Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.


Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9’a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.


Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu


Annenin "son iki doğum arasındaki ortalama süre" incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.


Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.


Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu


Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.


Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.


İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu


Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.


İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu


İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.


İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.


Doğumların yüzde 3,3’ü çoğul doğum olarak gerçekleşti


Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında yüzde 3,3’ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların yüzde 96,8’i ikiz, yüzde 3,1’i üçüz ve yüzde 0,1’i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.


Doğumların 2025 yılında yüzde 42,8’i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti


Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların yüzde 36,1’i ilk, yüzde 31,9’u ikinci, yüzde 18,2’si üçüncü, yüzde 12,8’i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların yüzde 42,8’inin ilk, yüzde 30,5’inin ikinci, yüzde 15,5’inin üçüncü, yüzde 10,8’inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GİBTÜ’de inovasyon buluşması Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ), bölgenin vizyoner gençlerini, teknoloji dünyasını ve sanayi devlerini bir araya getiren organizasyona ev sahipliği yaptı. İnovasyon ve geleceğin teknolojilerinin konuşulduğu "Dijital Ufuklar 2026" buluşmasında, genç girişimciler fikirlerini gerçeğe dönüştürme yolunda adım attı. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Mühendislik Topluluğu ile Proje Üretim ve Yönetim Topluluğu (PUY) iş birliğinde düzenlenen "1503 Dijital Ufuklar Gaziantep Genç İnovasyon ve Proje Pazarı", kapılarını açtı. GİBTÜ Üniversite Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilen organizasyon, bölgedeki genç yetenekleri ve teknoloji meraklılarını tek bir çatı altında buluşturdu. Vali Çeber stantları tek tek inceledi Geleceğin teknolojilerinin sergilendiği etkinliğe Gaziantep Valisi Kemal Çeber de katılarak gençlerin heyecanına ortak oldu. Stantları tek tek ziyaret eden Vali Çeber, gençlerle yakından ilgilendi. Proje sahibi öğrencilerden ve ekiplerden teknik detaylar hakkında bilgi alan Çeber, bölge gençliğinin inovatif vizyonundan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üretilen projelerin ülkenin milli teknoloji hamlesine büyük katkı sunacağını vurguladı ve genç girişimcileri tebrik etti. Geleceği inşa edecek nesil bu alanda yetişiyor Organizasyonun açılış konuşmasını gerçekleştiren GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, üniversite olarak bilime, teknolojiye ve gençlerin inovatif fikirlerine her zaman tam destek verdiklerini belirtti. Konuşmasında gençlerin potansiyeline olan inancını vurgulayan Rektör Demir, "Bugün burada sadece projeleri değil, Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, dijital ufuklarını görüyoruz. GİBTÜ olarak, gençlerimizin teorik bilgilerini ürüne ve katma değere dönüştürebilecekleri bu tarz güçlü platformları çok önemsiyoruz. Akademi ile sanayiyi buluşturan bu köprü, genç girişimcilerimizin ’Sektör Devleri’ ile tanışarak vizyon kazanmalarına vesile olacaktır. Fikir üreten, çalışan ve ülkemizin teknoloji vizyonuna omuz veren tüm öğrencilerimizle gurur duyuyorum. Geleceği inşa edecek nesil tam da bu alanda yetişiyor" dedi. Büyük bir başarıyla tamamlanan bu dev organizasyonun arka planında ise güçlü bir akademik koordinasyon yer aldı. Projenin yürütücülüğünü üstlenen Doç. Dr. Osman Hansu ve projenin araştırmacısı Araştırma Görevlisi Zeynep Yüksel, etkinliğin planlama aşamasından yürütülmesine kadar tüm süreçte genç girişimcilere rehberlik ederek organizasyonun omurgasını oluşturdu. Teknoloji ve inovasyon ekosisteminin aktörleri de gençleri bu anlamlı günde yalnız bırakmadı. T3 Vakfı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, GBB Müzeyyen Erkul Bilim Merkezi ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) gibi güçlü paydaşların kurumsal destekleriyle hayata geçirilen projenin yarışma ve heyecan dolu değerlendirme süreci başarıyla tamamlandı. Bölge üniversiteleri ve sanayi dünyası tek çatıda buluştu Bölgenin güçlü eğitim kurumlarının iş birliğiyle adeta bir teknoloji üssüne dönen etkinlikte, akademi ve sanayi dünyası stratejik bir iş birliğine imza attı. Başta ev sahibi GİBTÜ olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ), Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) gibi bölgenin lider üniversitelerinden katılan vizyoner gençler, yenilikçi projelerini jüri üyelerine ve sektör temsilcilerine sunarak adeta birbirleriyle yarıştı. Güçlü paydaşlar, büyük ödüller Teknoloji ve inovasyon ekosisteminin aktörleri de gençleri bu anlamlı günde yalnız bırakmadı. T3 Vakfı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) gibi güçlü paydaşların destekleriyle hayata geçirilen projenin yarışma ve heyecan dolu değerlendirme süreci başarıyla tamamlandı. Kariyer kapıları ardına kadar aralandı Sadece bir proje yarışması olmanın ötesine geçen etkinlik, genç girişimciler için profesyonel iş hayatına açılan güçlü bir kapı oldu. Katılımcılar, iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle doğrudan iletişim kurarak geleceğe yönelik kariyer ve stratejik iş birliği fırsatlarını yakaladı. Günün sonunda, titizlikle yürütülen değerlendirme sürecinin ardından dereceye giren projeler, düzenlenen görkemli ve heyecan dolu törenle büyük ödüllerine kavuştu.
İstanbul Bayram öncesi "Baron" ve "Kral" Ataşehir’de görücüye çıktı: "Şu anda rakibi yok, İstanbul’da tek" İstanbul’da yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde kurban pazarlarında hareketlilik sürerken, Ataşehir Ataoğlu Kurban Pazarı’nda satışa çıkarılan "Baron" ve "Kral" isimli dev tosunlar vatandaşların ilgi odağı oldu. Ağırlıkları 1 tonu aşan dev boğalar, heybetleriyle dikkat çekti. Ataşehir Ferhatpaşa’da kurulan Ataoğlu Kurban Pazarı’nda sergilenen "Kral" isimli tosunun 1 ton 100 kilo, "Baron" isimli tosunun ise 1 ton 265 kilo ağırlığında olduğu öğrenildi. Besiciler, hayvanların yaklaşık 3 yılda arpa kırması, yem, saman ve otla beslendiğini ifade etti. Çadırda bulunan diğer büyükbaş hayvanların ise 900 kilodan başlayıp 1 ton 265 kiloya kadar ulaştığı belirtildi. Dev tosunları görmek için pazara gelen vatandaşlar hayvanlarla fotoğraf çektirirken, "Kral" isimli tosunun fiyatının 650 bin lira olduğu öğrenildi. Besiciler, geçen yıl Sultanbeyli Kurban Pazarı’nda "Şampiyon" ve "İmparator" isimli dev tosunlarla dikkat çektiklerini, bu yıl ise "Baron" ve "Kral"ı Ferhatpaşa’ya getirdiklerini söyledi. "Şu anda rakibi yok, İstanbul’da tek" Boğaların sahibi olan kurban satıcısı Menzeher Karaduman, hayvanlarının özellikle kilo ve ebat olarak benzerlerinin olmadığını dile getirerek şunları söyledi: "Kral 1 ton 100 kilo, Baron da 1 ton 265 kilo geliyor. Şu anda bu civarın en büyük hayvanı. Bunlar 3 yılda bu hale geliyor. Arpa kırmasıyla, yem, saman ve otla besleniyor. Kral’a talip var ama daha vermedik, biraz bekletiyoruz. Fiyat olarak 650 bin lira istiyoruz. Ataoğlu Kurban Pazarı’ndayız, çadır numaramız 40; taliplerini bekliyoruz. Şu anda bunun rakibi yok, İstanbul’da tek. Kabalık, uzunluk ve kilo olarak bunun ebatında hayvan yok. Geçen sene bizde Şampiyon ve İmparator vardı. Bu sene de Kral ile Baron’u getirdik. Allah nasip ederse 2027’ye de bir tane Lider getirmeyi düşünüyoruz. Çadırımızda en düşük boğamız 900 kilo. 900 kilodan başlayıp 1 ton 265 kiloya kadar boğamız var. Geçen sene Şampiyon 1 ton 250 kiloydu. Bu seneki tosunun adı Baron. Liderin de bundan daha büyük olmasını temenni ediyoruz."