SAĞLIK - 04 Şubat 2026 Çarşamba 09:51

"Bebeklerin nefesini çalan sinsi virüs ’RSV’ toplumda hâlâ bilinmiyor"

A
A
A
"Bebeklerin nefesini çalan sinsi virüs ’RSV’ toplumda hâlâ bilinmiyor"

Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Simten Malhan ve Doç. Dr. Rukiye Numanoğlu Tekin tarafından gerçekleştirilen araştırma, bebeklerde ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilen RSV’nin toplumda büyük ölçüde bilinmediğini ortaya koydu. Bebeklerin neredeyse tamamının 2 yaşına kadar karşılaştığı RSV, her yıl dünya genelinde yaklaşık 33 milyon bebekte alt solunum yolu enfeksiyonuna ve 3,6 milyon bebekte hastane yatışına yol açıyor. Virüs ayrıca ilerleyen dönemde astım gelişme riskini 3 kat artırıyor. Prof. Dr. Simten Malhan, halk sağlığı açısından gizli bir tehlike olan RSV hakkında bilgilendirme seferberliğine ihtiyaç olduğunu, farkındalığın yükselmesiyle hastalıktan önce önlem alınabileceğini ve böylece kamusal bağışıklığın arttırılabileceğini vurguluyor.



Her yıl dünyada milyonlarca bebeği etkileyen ve küçük çocuklarda ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilen Respiratuar Sinsityal Virüs’ünün (RSV), Türkiye’de hâlâ "görünmez" bir tehdit olmaya devam ettiği belirtiliyor. Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Simten Malhan ve Doç. Dr. Rukiye Numanoğlu Tekin tarafından gerçekleştirilen araştırma, RSV’nin ne olduğu, kimleri etkilediği ve nasıl önlenebileceği konusunda toplumda büyük bir bilgi eksikliği bulunduğunu gözler önüne serdi. Kadın ve erkeklerin dengeli temsil edildiği, genç yetişkinlerin ağırlıkta olduğu, eğitim profili çoğunlukla lise ve üniversite mezunlarından oluşan 2 bin 825 kişiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 67,4’ü RSV’yi hiç duymadığını belirtirken, yalnızca yüzde 11,8’i "RSV’yi biliyorum" dedi.



Hastane yatışlarına ve kalıcı etkilere neden oluyor


Bebeklerin solunumunu zorlaştırabilen ve hastane yatışlarına kadar ilerleyebilen bu önemli enfeksiyonla ilgili toplumsal farkındalığın düşük olması, korunma yaklaşımlarında da gecikmelere ve kalıcı etkilerin oluşmasına neden oluyor. Yaşamın ilk aylarında basit bir soğuk algınlığı gibi başlayıp kısa sürede hayati risk oluşturabilecek bir enfeksiyona dahi dönüşebilen RSV, bazı bebeklerde ilerleyen dönemlerde tekrarlayan hırıltı, astım benzeri solunum sorunları ve akciğer hassasiyeti gibi kalıcı etkiler bırakabiliyor.



Prof. Dr. Simten Malhan, bu tabloyu halk sağlığı açısından gecikmeden ele alınması gereken önemli bir uyarı olarak değerlendiriyor.



"Bu veriler, acil bir bilgilendirme seferberliği ihtiyacını gösteriyor"


Araştırma sonuçlarının yalnızca toplumsal farkındalığı ölçen bir tablo olmadığını, aileleri ve bebekleri doğrudan etkileyen önemli bir bilgi eksikliğini ortaya koyduğunu vurgulayan Prof. Dr. Simten Malhan, elde edilen bulguları şu sözlerle değerlendirdi: "Bu araştırma bize çok net bir gerçeği gösteriyor: RSV, toplumun büyük bir kesimi için hâlâ ‘bilinmeyen’ gizli bir tehlike ve halk sağlığı açısından önemli bir risk. Katılımcıların üçte ikisinden fazlası virüsü hiç duymamış durumda. Korunma yöntemlerine karşı yine bilgi eksikliğinden kaynaklanan kararsızlık oldukça yaygın. Bu tablo, sorunun doğru, güvenilir ve anlaşılır bilgiye erişim meselesi olduğunu açıkça söylüyor. Sağlık okuryazarlığını güçlendiren, kanıta dayalı ve hedef gruplara göre tasarlanmış bir bilgilendirme seferberliğine ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Sistemli bir bilgilendirme süreci hayata geçirilmeden, RSV gibi risklerin etkin şekilde yönetilmesi mümkün değil. Özellikle bebekler, küçük çocuklar ve kırılgan gruplar için doğru bilgiye zamanında erişim, koruyucu sağlık yaklaşımının en kritik basamağıdır."



RSV’nin bebekler için bir tehdit olduğu bilinmiyor


Araştırma, RSV’nin en çok kimi etkilediği konusunda da net bir algı bulunmadığını ortaya koyuyor. Katılımcıların sadece yüzde 34,1’i RSV’nin en çok bebekleri ve küçük çocukları etkilediğini düşünürken, yüzde 35,7’si virüsün her yaş grubunu eşit etkilediğini belirtiyor. Bu sonuçlar, RSV’nin özellikle bebekler ve kırılgan gruplar üzerindeki etkisine dair toplumsal bilginin parçalı kaldığına işaret ediyor. Bu algı dağınıklığı, özellikle ebeveynler açısından dikkat çekici bir risk oluşturuyor.



RSV’nin hastaneye yatışlara yol açabileceğini düşünenlerin oranı yüzde 45,7. Ancak "emin değilim" diyenlerin oranı da yüzde 43,4 ile neredeyse aynı seviyede. Kadınlarda "RSV hastane yatışlara yol açabilir" diyenlerin oranı yüzde 49,6 iken erkeklerde yüzde 40,7. Erkeklerde hiç duymadım diyenlerin oranı ise yüzde 71,7. Bu farklar, cinsiyete göre de algının değiştiğini gösteriyor.



Eğitim farkındalığı artırıyor ama "bilgi açığı" her grupta devam ediyor


Araştırmaya göre eğitim düzeyi yükseldikçe RSV farkındalığı artıyor, ancak sorun yalnızca düşük eğitim düzeyiyle sınırlı değil. Lisansüstü grupta RSV’yi bildiğini söyleyenlerin oranı yüzde 58,6 iken, lise mezunlarında bu oran yüzde 7,7. Buna rağmen farklı eğitim gruplarında da aşıya yönelik kararsızlık dikkat çekiyor.



Ebeveyn olmak da farkındalığı artırmıyor


Araştırmanın bir diğer çarpıcı sonucu, çocuk sahibi olmanın RSV farkındalığını otomatik olarak yükseltmemesi. Çocuk sahibi olanlarda "RSV’yi hiç duymadım" diyenlerin oranı yüzde 69, çocuk sahibi olmayanlarda yüzde 65,6. Bu tablo, RSV’nin özellikle bebekleri ilgilendiren bir konu olmasına rağmen, ebeveynlerde dahi bilgi boşluğunun sürdüğünü ortaya koyuyor.



Prof. Dr. Malhan: "Bilgi boşluğu kapanmadan risk yönetilemez"


Araştırma bulguları, RSV’nin toplumda yeterince bilinmemesi nedeniyle riskin görünmez kaldığını, buna bağlı olarak da korunma kararlarının belirsizlikle şekillendiğini gösteriyor. Prof. Dr. Simten Malhan, özellikle bebekler ve risk gruplarında RSV’ye yönelik farkındalık çalışmalarının ve doğru bilgilendirme içeriklerinin yaygınlaştırılmasının hem ailelerin hem de sağlık sisteminin yükünü azaltmada kritik olduğunu vurguluyor.



"Bebeklerin nefesini çalan sinsi virüs ’RSV’ toplumda hâlâ bilinmiyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Yüksel Yıldırım: "Bizi eleyecekler gibi gözüküyor" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, 3-1 yenildikleri Rayo Vallecano maçının ardından, "Bizi eleyecekler gibi gözüküyor. İnsan umudunu kaybetmek istemiyor ama gerçekçi olmak lazım" dedi. Rayo Vallecano’yu taş gibi bir takım olarak nitelendiren Yıldırım, "Büyük umutlarla maça hazırlandık ve çıktık ama gördük ki karşımızda taş gibi bir takım var. Bu gece La Liga ile Süper Lig arasındaki farkı, bir Anadolu takımı olarak denemiş olduk. Takım çok hızlı oynuyordu. Biz kendimizi hızlı biliyorduk, onlar bizden daha hızlıymış. Daha iyi hazırlanmışlar ama yediğimiz ikinci ve üçüncü gol Samsunpor’a hiç yakışmadı. Tamamen bizim hatalarımızı rakip takım değerlendirdi ve golleri buldu" diye konuştu. İkinci karşılaşmada takımın elinden geleni yapması gerektiğini söyleyen Yüksel Yıldırım, "Takımda geçen pazar Fenerbahçe maçının yorgunluğunun olduğu kesinlikle gözüküyor. Çok tempolu bir maç oynamıştık ve hoca aynı kadroyu çıkardı. Ondan sonra da zaten 2-1 gerideyken hocamız gerekli değişiklikleri yaptı. Sakatlıktan dönen Emre ile Coulibaly girdi. Oyuna bir canlılık kattı. Tam böyle hani acaba 2-2’yi yakalar mıyız derken yine Ntcham’ın bir hatası ve golü buldular. Yani dediğim gibi sanki umutlarımız tükeniyor ama bir sonraki maç var ve biz Madrid’de bu takım elinden geleni yapması lazım" şeklinde konuştu. Gerçekçi olmak gerektiğini söyleyerek Rayo Vallecano’ya elenebileceklerini söyleyen Yıldırım, "Bizim yapmak istediğimiz ilk 16’ya kalmaktı onu yaptık. Şimdi hedef çeyrek final dedik ama karşımıza güçlü bir takım çıktı. Zannediyorum bu takım çeyrek final, yarı finalde oynar bizi elerseler ki eleyecekler gibi gözüküyor yani. İnsan umudunu kaybetmek istemiyor ama gerçekçi olmak lazım" ifadelerini kullandı. Kadroda yenilemeler olacağını söyleyen Yıldırım, "Biz iyi bir takım olma yolundayız. Bu takımı ben 8 sene önce 2. Lig’de aldım. Yapılandırdık, adım adım geldik. Yani 2’inci senemizde Süper Lig’de Avrupa’ya gittik. Bu benim için büyük başarı. Ama önemli olan bundan sonra sürdürülebilir yapmak. Bunu yapmak için de seneye şimdiden hazırlıklara başladık. Hocamız yeni. Kadroda yenilenmeler olacak. Biz geçen hafta Fenerbahçe’ye kök söktürmüştük. Türkiye’nin yani en iyi takımlarından bir tanesi ve bugün karşımızdaki rakip İspanya’da 15’inci sırada ama adamlar oynuyor. Demek ki yani biz Türkiye’de futbol oynuyoruz deriz ama ligimiz çok zayıf" sözlerine yer verdi. Yıldırım Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’nın maç için Samsun’a gelmesi ile ilgili ise şunları söyledi: "Montella bile dedi ben böyle bir şey görmedim başkan dedi. Yani hakem de buna göz yumuyor falan. Sonuçta ama hocamla güzel şeyler konuştuk. Türkiye’nin geleceğiyle, milli takımın geleceğiyle ilgili. Ben de ona başarılar diledim. İnşallah Romanya’yı sonra da çıkacak rakibi geçip Dünya Kupası’na gitmek istiyoruz dedim. O da istiyor, güzeldi yani. Hocama da teşekkür ediyorum. İstanbul’dan kalkıp Samsun’a gelip bize destek vermesi, maçı seyretmesi güzel, sevinçli bir şey. Demek ki Samsunspor doğru yolda gidiyor ki yani milli takım hocası bile gelip destek veriyor." Yüksel Yıldırım sosyal medyada bazı hesaplara da "troller" diyerek şu ifadeleri kullandı: "Gerçek Samsunspor taraftarlarına teşekkür ediyorum. Biliyorsunuz sosyal medyada klavye delikanlılığı yapan kim olduğunu bilmediğimiz troller sallıyor bizlere ama sonra maç oluyor, biletleri indir diyor. Biletleri indiriyorsun yine gelmiyor. Yani artık bu işin bilet fiyatlarıyla ilgili olmadığını biz gördük. Sosyal medyadan yazmaya dönmesin onlar. Onlar gerçek Samsunspor taraftarı değil. Sırf içimizdeki o İrlandalılar, karıştırmak istiyorlar. Ama biz doğru yolda gidiyoruz."
Kırıkkale Savunma sanayide üretim sürüyor, istihdam artıyor: Bin 200 kişi bu tesisten geçimini sağlıyor Sinerji Yüksek Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Duman, şirket bünyesinde çalışan sayısının bin 200 kişiye ulaştığını söyledi. Duman, Kırıkkale’de üretim ve teknoloji alanında yürütülen çalışmaların şehrin istihdamına ve ekonomik gelişimine katkı sağladığını ifade etti. Sinerji Yüksek Teknoloji A.Ş. tarafından Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen iftar programında Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Duman, yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Duman, davete katılan basın mensuplarına teşekkür ederek Ramazan’ın toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir dönem olduğunu söyledi. Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Duman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu yerli ve milli üretim vizyonunun savunma sanayisinin gelişimine önemli katkı sağladığını belirtti. Duman, bu süreçte kamu ve özel sektörün birlikte önemli projelere imza attığını dile getirdi. Yaklaşık 12 yıldır faaliyetlerini sürdüren Sinerji Yüksek Teknoloji’nin üretim ve teknoloji alanındaki çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Duman, savunma sanayisinin Türkiye için stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti. Makine ve Kimya Endüstrisi’nin (MKE) savunma sanayisinde önemli bir kurum olduğunu vurgulayan Duman, yerli üretim altyapısının güçlenmesinde MKE’nin önemli rol üstlendiğini ifade etti. Duman ayrıca, kamu ve özel sektör iş birliğinin Türkiye’nin üretim kapasitesini artırdığını söyledi. Sinerji Yüksek Teknoloji’nin Kırıkkale’de önemli bir istihdam kaynağı olduğunu belirten Duman, şirket bünyesinde binin üzerinde personelin görev yaptığını, grup şirketleriyle birlikte bu sayının yaklaşık bin 200 kişiye ulaştığını kaydetti. Şirket olarak sosyal sorumluluk çalışmalarına da önem verdiklerini ifade eden Duman, Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine yönelik yardım faaliyetleri yürüttüklerini kaydetti. Bu çalışmaların daha sistemli yürütülmesi amacıyla Sinerji Derneği’nin kurulduğunu ve ilerleyen süreçte vakfa dönüştürülmesinin planlandığını söyledi. Duman, amaçlarının Kırıkkale’de üretim yapmak, istihdam oluşturmak ve şehrin ekonomik gelişimine katkı sağlamak olduğunu ifade etti.
Samsun Thorsten Fink: "İkinci maç var, futbolda her şey mümkün" 1 yenildikleri Rayo Vallecano maçının ardından bir maç daha oynayacaklarını ve futbolda her şeyin mümkün olduğunu söyledi. UEFA Konferans Ligi son 16 turunda sahasında İspanyol temsilcisi Rayo Vallecano’ya 3-1 yenildi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink mücadeleyi değerlendirdi. Yenildikleri için üzgün olduklarını dile getiren Fink, "Zor bir maç oldu ve kaybettik. Hatalarımızı beklediler, hatalar yaptık ve kaybettik. Rakip çok olgun bir takım. Topa daha çok sahip olan taraf bizdik. Gol beklentisi de benzerdi. İstatistiklere baktığımızda biz daha iyiydik. Onlar ise daha iyi takımdı, ezber oyun becerisi bizden daha iyiydi. İkinci maç var. Futbolda her şey mümkün. Eğer erken gol bulabilirsek, onlara zarar verebiliriz. Çok eksik ve sakat oyuncumuz var. Önümüzdeki haftalar için onların geri dönmesi önemli. Kanatta bugün Carlo Holse ile oynamak zorunda kaldık. Normalde merkez oyuncusu. Diğer kanat oyuncuları ise sakatlıklarından dolayı sonradan oyuna girmek zorunda kaldı" dedi. Rakibin gol yollarını iyi kapattığını dile getiren Fink, ayrıca şunları söyledi: "İyi bir takıma karşı oynadık. Çok fazla şans yakalayamadık. Gol beklentisi 0,55 oranında tutuk ancak ona rağmen çok güçlü bir rakibe karşı oynadık. Boşlukları çok iyi kapattılar. Belki Konferans Ligi’nin bile kazanabilirler. Bu tip güçlü ekiplere karşı bu sonuçlar normal."