SPOR - 18 Ocak 2026 Pazar 12:10

Balkan Bisiklet Birliği 2026 Kongresi İstanbul’da gerçekleştirildi

A
A
A

Balkan Bisiklet Birliği (BCU) 2026 Kongresi, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu’nun başkanlığında İstanbul’da yapılırken, kongreye Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Başkanı David Lappartient ile Avrupa Bisiklet Birliği (UEC) Başkanı Enrico Della Casa da katıldı.

 

Balkan Bisiklet Birliği (BCU) 2026 Kongresi, İstanbul’da gerçekleştirildi. Türkiye Bisiklet Federasyonu ve Balkan Bisiklet Birliği Başkanı Emin Müftüoğlu’nun başkanlığında düzenlenen kongreye, 12 Balkan ülkesinin delegelerinin yanı sıra Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Başkanı ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Üyesi David Lappartient ile Avrupa Bisiklet Birliği (UEC) Başkanı Enrico Della Casa da katıldı. Toplantıya ayrıca T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı İnanç Özçakmak ile Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkan Vekili Fikret Hayali, Asbaşkan Metin Cengiz ile Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kenan Güler katıldı.

Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kıbrıs, Yunanistan, Kosova, Moldova, Karadağ, Kuzey Makedonya, Romanya, Sırbistan ve Türkiye’nin temsil edildiği toplantıda; bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi, sportif yönetim ve organizasyon standartlarının uyumu, genç sporcu gelişimi, eğitim programları ve Balkan bisikletinin uluslararası yapılarla entegrasyonu başlıkları ele alındı. Balkan Bisiklet Birliği’nin uzun vadeli gelişim stratejileri ve sürdürülebilir şampiyona organizasyonları için ortak yol haritası benimsendi.

Kongrenin açılışında konuşan Balkan Bisiklet Birliği Başkanı Emin Müftüoğlu, İstanbul’daki buluşmanın Balkan bisikletinin ortak vizyonunu güçlü biçimde ortaya koyduğunu vurgulayarak, "Bugün burada bir araya gelmemiz, Balkanlar’daki bisiklet sporunun birlikteliğini, gücünü ve ortak vizyonunu güçlü biçimde teyit etmektedir" diye konuştu. Müftüoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın katkıları ile UCI ve UEC başkanlarının katılımının, Balkan Bisiklet Birliği’ne duyulan güvenin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.

2025 sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Müftüoğlu, yol, pist, dağ bisikleti ve parabisiklet branşlarında düzenlenen Balkan Şampiyonaları’nın yüksek organizasyon standartlarıyla başarıyla gerçekleştirildiğini kaydederek, bu başarının üye federasyonların ortak emeğinin sonucu olduğunu söyledi.

Uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çeken Emin Müftüoğlu, UCI ve UEC’nin yönetişim anlayışı, sporcu gelişim programları ve dayanışma çalışmalarıyla Balkan Bisiklet Birliği için güçlü bir temel oluşturduğunu vurguladı. Müftüoğlu, "Balkan Bisiklet Birliği, kapsayıcılık, adil rekabet ve uluslararası iş birliğini esas alan bu vizyondan doğrudan fayda sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.

Başkan Emin Müftüoğlu, konuşmasında Gençlik ve Spor Bakanlığı’na, UCI ve UEC başkanlarına ve Balkan ülkelerinin federasyon temsilcilerine teşekkür ederek; gösterilen destek, güven ve iş birliğinin, Balkan Bisiklet Birliği’nin kurumsal kapasitesini güçlendirdiğini ve bölgesel dayanışmayı pekiştirdiğini ifade etti.

İnanç Özçakmak: "Bisiklet öncelikli alanımız"

Gençlik ve Spor Bakanlığı adına konuşan Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı İnanç Özçakmak, Balkan Bisiklet Birliği Kongresi’ne Türkiye’nin ev sahipliği yapmasından duyulan memnuniyeti dile getirerek, bisiklet sporunun ülkeler arası iş birliklerini güçlendiren stratejik bir branş olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bisikleti öncelikli alanlardan biri olarak gördüğünü belirten Özçakmak, Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu başta olmak üzere uluslararası takvimde yer alan 30’un üzerinde organizasyona ev sahipliği yapıldığını, dünya standartlarındaki tesislerle Avrupa ve dünya çapında organizasyonlar düzenlenmeye devam edileceğini söyledi.

David Lappartient: "Genç nüfus, bu bölgeyi küresel bisiklet ailesi içinde daha stratejik bir noktaya taşımaktadır"

Sporun sürdürülebilir büyümesi açısında temel bir unsur olduğunu vurgulayan Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Başkanı David Lappartient, "Türkiye ve Balkanlar, bisiklet sporunun geleceğini şekillendirebilecek çok güçlü bir potansiyele sahiptir. Genç nüfus, gelişen organizasyon kapasitesi ve uluslararası standartlardaki tesisler, bu bölgeyi küresel bisiklet ailesi içinde her geçen gün daha stratejik bir noktaya taşımaktadır. UCI olarak yaklaşımımız yalnızca yarış takvimleriyle sınırlı değildir. Altyapı yatırımları, gençlik ve yetenek gelişim programları ile özellikle kadın bisikletinin güçlendirilmesi öncelikli alanlarımız arasında yer almaktadır. Kadın bisikletinin gelişimi, sporun sürdürülebilir büyümesi açısından temel bir unsurdur" diye konuştu.

"Bisiklet sporunun bu bölgede kalıcı şekilde büyümesini destekleyeceğiz"

Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı organizasyonlara değinen Lappartient, "Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı uluslararası organizasyonlar ile 2026-2027 takviminde öne çıkan büyük şampiyonalar, bu vizyonun sahaya yansıyan en somut göstergeleridir. Balkan Bisiklet Birliği’nin UCI yapısı içerisindeki güçlü temsiliyeti, bölgedeki federasyonların uluslararası platformlarda daha etkin bir şekilde söz sahibi olmasını sağlamaktadır. Bisiklet, yalnızca sportif bir disiplin değil; şehirlerin tanıtımı, genç nesillerin spora kazandırılması ve olimpik değerlerin yaygınlaştırılması açısından da önemli bir araçtır. UCI olarak Türkiye başta olmak üzere Balkan ülkelerindeki tüm federasyonlarla yakın iş birliği içinde çalışmaya ve bisiklet sporunun bu bölgede kalıcı ve sürdürülebilir şekilde büyümesini desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Della Casa: "12 ülkeyi temsil eden bu yapı sportif gücüyle son derece stratejik bir konumda"

Avrupa Bisiklet Birliği (UEC) Başkanı Enrico Della Casa ise, "Balkan Bisiklet Birliği’nin İstanbul’da 12 ülkeyi aynı masa etrafında buluşturması, bölgedeki birlik ve dayanışmanın ulaştığı noktayı net bir şekilde ortaya koymaktadır. Avrupa Bisiklet Birliği’ne bağlı 51 ülke arasında 12 ülkeyi temsil eden bu yapı, hem sayısal hem de sportif gücüyle son derece stratejik bir konumdadır. Emin Müftüoğlu’nun liderliği, insanları bir araya getiren yaklaşımı ve uluslararası alanda gördüğü takdirle Balkan Bisiklet Birliği’nin UCI ve Avrupa bisiklet yapıları içindeki görünürlüğünü güçlendirmiştir. Bu birliktelik, Balkanlar’da bisiklet sporunun geleceği adına çok önemli bir mesaj vermektedir" değerlendirmesinde bulundu.

İsmail Yasin Akçın - Yunus Kılıç - Saycan Sayım



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburtlu besici zorlu kış şartlarına rağmen 140 hayvanını sevgiyle büyütüyor Bayburt merkeze 42 kilometre uzaklıktaki Başçımağıl köyünde yaşayan Fikri Telli, eksi 25 dereceyi bulan soğuk havaya rağmen 140 küçükbaş hayvanına gözü gibi bakıyor. Bayburt’ta dondurucu soğuklara rağmen hayvancılıktan vazgeçmeyen besici, işini severek yapmasıyla örnek oluyor. Emekli olduktan sonra hobi amaçlı Başçımağıl köyünde hayvancılığa başlayan hem köyde hem de merkezde evi bulunan Fikri Telli, merkeze gittiği günlerde bile karlı yolları ve zorlu tepeleri aşarak hayvanlarını yemlemek için kilometrelerce yol kat ediyor. Kar kalınlığının yer yer 20 santimetreyi bulduğu köyde sürüsünü ahırdan çıkaran Telli, sırtına yüklediği çuvallarla yemlikleri dolduruyor. Veteriner hekimlerden özel olarak temin ettiği vitaminlerle hayvanlarının bakımını titizlikle yapan Telli, hayvancılığı severek yaptığını ve zorlanmadığını ifade ediyor. Hayvanların bakımını tamamladıktan sonra soba üzerinde çay demleyip yemek yapacağını anlatan Telli, günlük rutinini şu sözlerle dile getirdi: "Hayvanların yemini, suyunu verdik, içeri aldık. Biraz hava aldılar, ben de işlerimi hallettim. Yukarıdaki hayvanlara da bakacağım. Sonra sobamızı yakacağız, çayımızı demleyeceğiz. Sabah yine aynı tempoyla devam edeceğiz. Yorulma yok, dinlenme yok; kafa rahat olduktan sonra sıkıntı yok." İşini gönülden yaptığını vurgulayan Telli, hayvancılığın her mevsiminin ayrı bir güzelliği olduğunu belirterek, "Kimseden bir şey beklemiyorum, kendi işimi kendim yapıyorum. Ahırı biraz daha genişleteceğiz. Yazın hayvanları dağa salacağız. Kışın ayrı, yazın ayrı bir güzelliği var" dedi.
Kahramanmaraş Engelli şahsın öldürülmesiyle ilgili cinayet şüphelilerine 15’er yıl hapis istendi Kahramanmaraş’ta bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 34 yaşındaki yüzde 50 engelli Onur Toy’un 17 yaşındaki katil zanlısı ile yanındaki arkadaşına 15’şer yıl hapis cezası istendi. Abla Nazlıcan Toy, "Abim, tıraşını olup evine dönerken 17 yaşındaki bir kişi tarafından hayattan koparıldı. Bu acıyı nasıl tarif edeceğimizi inanın bilmiyorum. Ancak abim için adalet arıyorum. Adalet istiyoruz" dedi. Dulkadiroğlu ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde geçen yıl 1 Eylül’de meydana gelen olayda, 34 yaşındaki Onur Toy, arkasından yaklaşan 17 yaşındaki F.G. tarafından bıçaklandı. Ağır yaralı hastaneye kaldırılan Toy, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Toy’un bıçaklanma anı ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Cinayet zanlısı F.G. (17) yakalanarak tutuklandı, yanındaki E.Ç. ise serbest kaldı. Toy cinayeti ile ilgili şüpheliler için istenen ceza ise belli oldu. Soruşturmayı tamamlayan savcı tarafından hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. 12 Mart da başlayacak olan dava için savcı tutuklu sanıklar F.G. (17) ve arkadaşı E.Ç. (17) için 15’er yıl, cinayet zanlısına ayrıca kullandığı suç aleti nedeniyle 1 yıl hapis talebinde bulundu. "Abim için adalet arıyorum" Adaletin er ya da geç tecelli edeceğini söyleyen Nazlıcan Toy, "Biliyorum ki adalet er ya da geç tecelli edecek. Kanı yerde kalmayacak. 1 Eylül 2025 günü akşam saatlerinde hayatını kaybeden 34 yaşındaki Onur Toy’un kız kardeşiyim. Abim, tıraşını olup evine dönerken 17 yaşındaki bir kişi tarafından hayattan koparıldı. Bu acıyı nasıl tarif edeceğimizi inanın bilmiyorum. Ancak abim için adalet arıyorum. Adalet istiyoruz. Bizim canımız yandı, başka ailelerin canı yanmasın. Abim melek gibi bir insandı. Yüzde 50 engelliydi, işinde, gücünde, ekmeğinde bir insandı. Ailesiyle mutlu bir hayat sürüyordu. Hiç kimseye zararı olmamıştı. On yıldır bir okulda hademe olarak çalışıyordu. On yıldır okulda hademe olarak çalışan bir insanın kime ne zararı olabilir? Zararı olsaydı neden bir okulda çalıştırılsın. Şu an acımdan dolayı ne konuşacağımı, nasıl konuşacağımı bilmiyorum. Ancak abime kıyanların hiçbir şekilde cezasız kalmasını kabul etmiyorum. Adalet istiyorum ve adalete sonuna kadar güveniyorum. Abim öldüğü için, kendini savunamayacağı için atılan asılsız iftiraların hiçbirini kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.