EKONOMİ - 27 Nisan 2026 Pazartesi 12:27

Bakan Işıkhan: ’’İş gücü piyasalarında yaşanan küresel değişimleri risk değil fırsat olarak görüyoruz’’

A
A
A
Bakan Işıkhan: ’’İş gücü piyasalarında yaşanan küresel değişimleri risk değil fırsat olarak görüyoruz’’

OECD 2026 Beceriler Zirvesi kapsamında düzenlenen basın toplantısında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann açıklamalarda bulundu. Işıkhan, küresel iş gücü piyasalarındaki değişimleri fırsat olarak değerlendirdiklerini ifade etti.



OECD 2026 Beceriler Zirvesi çerçevesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ortak bir basın toplantısı düzenledi. Zirve kapsamında, 25’i bakan, 20’si bakan yardımcısı olmak üzere 57 ülke ve uluslararası kuruluştan yaklaşık 300 temsilci Türkiye’de ağırlanıyor. İki gün sürecek zirvede; teknolojik değişim ve dönüşümün küresel ve bölgesel etkileri ile çalışma hayatı ve eğitim sistemlerinin bu süreçle ilişkisi ele alınacak.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, ‘‘2023 yılında Ülkemizde açılan, OECD İstanbul Merkezi ile OECD; bölgesel programlar geliştirerek, çok daha geniş coğrafyalara erişim imkanı kazanmıştır. Bu merkezin görev süresinin 3 yıl daha uzatıldığına yönelik karar, dün Resmi Gazete yayınlanmıştır. Hayırlı olmasını diliyorum’’ ifadelerini kullandı.


‘‘İş gücü piyasalarında yaşanan küresel değişimleri risk değil fırsat olarak görüyoruz’’


Basın mensuplarının da sorularını yanıtlayan Işıkhan, iş gücü piyasalarında yaşanan değişimlerle ilgili görüşlerini dile getirdi. Işıkhan, ‘‘İş gücü piyasalarının bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan değişikliklerin, ülkemiz iş gücü piyasalarını etkilemesini bekliyoruz, her ülke gibi bekliyoruz. Çünkü Türkiye dünyadan kopuk şekilde yaşayan bir ülke değil. Biz bunu bir risk olarak değil, bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Çünkü Türkiye’nin güçlü bir ekonomik yapısı söz konusu. İŞKUR’umuz özellikle yeni ortaya çıkabilecek mesleklere yönelik hazırlıklarını sürdürüyor. Biz hazırız, biz bunu bir risk olarak görmüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu baz alarak bu istihdam politikalarımızı, hem kadınları hem de gençleri iş gücü piyasasına katacak aktif istihdam politikalarını hayata geçirmeye gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.


1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün resmi tatil ilan edilmesinin emeğe verilen hukuki bir sembol anlamına geldiğini belirten Işıkhan, "Ülkemizde de hatırlarsanız 1 Mayıs derken hep sol marjinal örgütlerin çatışmalarının yaşandığı, farklı noktalara çekildiği siyasi anlamda da farklı bir boyuta çekildiği gün olarak kutlanıyordu. Fakat Cumhurbaşkanımızın özellikle 2009 yılında 1 Mayıs’ı resmi tatil ilan etmesiyle birlikte bu topraklarda emeğe verilen değer hukuki ve sembolik anlamda da tescil edilmiş oldu. Ancak 1 Mayıs’la birlikte biz çalışma hayatımızda sendikal hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi, toplu sözleşme süreçlerinin daha da demokratikleşmesi ve çalışma barışı, Bakanlık olarak bizim en çok önem verdiğimiz konuların başında geliyor; çalışma barışının da çalışma hayatında tahkim edilmesi konularında çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.


Mathias Cormann’dan küresel ekonomi için beceri gelişiminin önemi vurgusu


OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ise toplantıdaki değerlendirmesinde, beceri gelişiminin küresel ekonomiler için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Cormann, iş gücü dönüşümü, dijitalleşme ve eğitim politikalarının ülkelerin geleceğini doğrudan etkilediğini dile getirdi.



Bakan Işıkhan: ’’İş gücü piyasalarında yaşanan küresel değişimleri risk değil fırsat olarak görüyoruz’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Şüheda Park ve dönel kavşak için geri sayım başladı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından halkçı belediyecilik anlayışıyla yapımına başlanan Şüheda Parkı’nda sona gelindi. Kuvayı Milliye Mahallesi’nde yıllardır yapılması planlanan ancak hayata geçirilmeyen çalışma, mahallenin çehresini de değiştirecek. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin yoğun çabalarıyla hayata geçirilmeye hazırlanan Şüheda Parkı ve çevre düzenlemelerinde geri sayım başladı. Yalnızca park yapımıyla değil peyzaj düzenleme projesiyle de mahalle sakinlerinin sosyal yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen park çalışmasında sıcak asfalt dökümü ve kontrolsüz kavşak düzenlemesi de gerçekleştiriliyor. Kontrolsüz kavşak yerini dönel kavşağa bıraktı Yaklaşık 10 dekarlık alana inşa edilecek olan parkta; 245 m genişliğinde bir çocuk oyun alanı, 360 metre uzunluğunda bir yürüyüş parkuru, spor alanı, çok amaçlı spor sahası, Kıbrıs Barış Harekâtı Anıtı ve tören alanının yanı sıra; 4.500 m yeşil alan ile doğal peyzaj dokusu korunarak mahalleye nefes aldıran bir açık alan oluşturulması hedefleniyor. Yapılacak olan düzenlemeler dışında mahalle sakinlerinin daha rahat ve konforlu bir alana sahip olması amaçlandığından Şüheda Parkı önü bölgesinde bulunan kontrolsüz kavşakta da önemli bir düzenleme çalışması hayata geçirildi. Önceki yapısıyla sürücüler ve yayalar açısından güvenlik riski oluşturan, trafik akışını olumsuz etkileyen ve zaman zaman düzensiz geçişlere neden olan bu alan, modern şehircilik anlayışı çerçevesinde yeniden ele alınarak dönel kavşak olarak tasarlanarak kısa sürede kullanıma açıldı. Aynı zamanda kavşak çevresine sıcak asfaltlama yapılarak mahallenin ulaşım ağı güçlendirildi. Bu düzenlemeler ile Kuvayı Milliye Mahallesi’nde, sürdürülebilir kent estetiğinin zarafetini yansıtan bir yaşam mekânı hayata geçirilmiş olacak. Doğal hayatın yeşiliyle modern çizgilerin buluşacağı Şüheda Park böylece sosyal yaşamın yeni buluşma noktası haline getirilecek. ‘Bütün çalışmalarımızı Büyükşehir yapıyor’ Çalışmaları yerinde inceleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Karesi ilçemizde Şüheda Parkımızı tamamlamak üzereyiz. Hem onu görmeye geldik hem de Balıkesir Büyükşehir Belediyemizin kendi asfalt plentinden çıkan asfaltımız, kendi makinelerimiz ve kendi öz kaynaklarımızla asfaltlama işlemlerimiz tüm Balıkesir’in 20 ilçesinde başlamıştır. Burada olduğu gibi ihtiyaç bulunan her noktada vatandaşlarımızın modern şartlarda ulaşımını sağlamak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Bütün bu çalışmaları yol dairemizle birlikte yapıyoruz. Yani biz kendimiz yapıyoruz. İhaleye çıkmıyoruz. Bütün yapılan çalışmaları Büyükşehir’imizin kendi bünyesinde yapıyoruz. Bizim işimiz halka hizmet. Ve halka hizmet, Hakk’a hizmettir. O anlayışıyla Balıkesir’imin 20 ilçesinde hem yol çalışmalarımız hem altyapı çalışmalarımız hem kanalizasyon çalışmalarımız, tüm çalışmalarımızı yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Aydın ASTİM OSB Başkanı Maraş, isyan etti Aydın ASTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, yaptığı basın açıklaması ile bazı kişi ve gruplar tarafından bilinçli olarak Aydın’ın adının sürekli kirletilmeye çalışıldığını iddia etti. Önceki gün Aydın Tepecik’te polisin yaptığı bir uyuşturucu operasyonunun bazı yayın organları tarafından sanki ASTİM OSB’de gerçekleştirilmiş gibi servis edilmesinin şaşkınlığını yaşadıklarını kaydeden Maraş, "Bazıları kişisel hırsları uğruna tüm Aydın’a zarar veriyor" dedi. . Sadece ASTİM OSB’de şu anda faaliyet gösteren 153 katılımcı firma ile yaklaşık 7 bin kişinin direk 25 bin kişinin de dolaylı olarak ekmek yediğini belirten Başkan Maraş, "Maalesef bazı mihraklar kasıtlı olarak bu şehrin marka değerine zarar vermeye başladı. Nasıl bir zihniyetle bunlar yapılıyor anlam veremiyorum. Halkın haber alma ve basının haber yapma özgürlüğüne sonsuz saygımız var. Ama, Tepecik’te yaşanan bir olayın sanki ASTİM’de yaşanıyormuş gibi haberleştirilmesinin şehrimiz Aydın’a ve insanlarımıza ne faydası olabilir" diyerek Aydın’da üretim yapıp katma değer üreten kişi ve kurumların bazı mihraklarca yıpratılmak istendiğini ileri sürdü. Aydın ASTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, konuyla ilgili açıklamasının devamında, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya mecralarında, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bir operasyona ilişkin haberlerde, olay yerinin gerçeğe aykırı şekilde "ASTİM OSB" olarak ifade edildiği görülmektedir. Resmi makamlarca açıkça Tepecik Mahallesi olarak belirtilen bir olayın farklı bir lokasyonla ilişkilendirilmesi; hem kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine neden olmakta hem de yöneticisi olduğum Aydın ASTİM Organize Sanayi Bölgesi’ni haksız şekilde gündeme getirmektedir" diyerek bazılarının kasıtlı olarak Aydın’ın marka değerine zarar verdiğini ASTİM OSB olarak bu yönde hukuki olarak mücadele vereceklerini açıkladı.
Tekirdağ Musluğa takılan küçük aparat, suyu yüzde 70 kurtarıyor: Tasarruf hamlesi Tekirdağ’da artan su tüketimi ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı TESKİ tarafından başlatılan perlatör dağıtımıyla su kullanımında önemli ölçüde tasarruf sağlanması hedefleniyor. Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yürütülen çalışma kapsamında, musluk uçlarına takılan ve suyu hava ile karıştırarak debiyi düşüren perlatörler vatandaşlara dağıtılıyor. Bu sayede bireysel kullanımda yüzde 70’e varan su tasarrufu elde edilebildiği belirtildi. TESKİ ekipleri tarafından bugüne kadar 16 bin adet perlatörün dağıtıldığı, 5 bin adet yeni perlatör için de temin sürecinin sürdüğü öğrenildi. Dağıtımların okullar, kamu kurumları ve çeşitli etkinliklerde yoğun şekilde gerçekleştirildiği kaydedildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, su kaynaklarının korunmasının önemine dikkat çekerek, "İklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Su kaynaklarımız üzerindeki baskı artarken, bizlere düşen en önemli görev bu kaynakları korumak ve verimli kullanmaktır. TESKİ’miz tarafından hayata geçirilen perlatör dağıtımı, küçük gibi görünen ancak etkisi oldukça büyük olan bir uygulamadır. Vatandaşlarımızın günlük yaşamlarında kolaylıkla uygulayabileceği bu yöntemle ciddi oranda su tasarrufu sağlanabiliyor. Biz de yerel yönetim olarak hem altyapı yatırımlarımızı sürdürüyor hem de bu tür bilinçlendirme çalışmalarıyla geleceğimizi güvence altına alıyoruz" dedi. TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül ise su verimliliğinin zorunluluk haline geldiğini belirterek, "Su verimliliği artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu kapsamda perlatör dağıtımı ile vatandaşlarımızın bireysel su tüketimini azaltmayı hedefliyoruz. Temin ettiğimiz perlatörlerle yaklaşık yüzde 70’e varan tasarruf sağlanabiliyor. Bugüne kadar 16 bin adet dağıtım gerçekleştirdik, 5 bin adet için de tedarik sürecimiz devam ediyor. Bununla birlikte okullarda ve çeşitli etkinliklerde gerçekleştirdiğimiz bilinçlendirme faaliyetleriyle su tasarrufunu bir yaşam kültürü haline getirmeyi amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Cinayetle sonuçlanan kavganın sanıkları mahkemede aileye başsağlığı diledi Kastamonu’da 1 kişinin öldüğü, 1 kişinin yaralandığı olayla ilgili tutuklanan 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunma yapan sanıklar, ölen vatandaşın ailesine başsağlığı dileyerek, yaşanan olaydan dolayı pişman olduklarını söylediler. Olay, 13 Aralık 2025 tarihinde Kuzeykent Mahallesi Kuzeykent Pazaryerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, daha önce husumetli oldukları öğrenilen iki grup arasında çıkan kavga sırasında bıçaklanan berber Cihan Çalışır ile darp edilen kardeşi Cüneyt Çalışır yaralandı. Sağlık ekiplerince Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan yaralılardan berber Cihan Çalışır hayatını kaybederken, kardeşi Cüneyt Çalışır ise tedavisinin ardından taburcu edildi. Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde kavgaya karıştıkları belirlenen M.C.B., H.E.G., V.Y.B. ve Z.C.Ç., polis ekiplerince gözaltına alınarak tutuklandı. Olayın ardından M.C.B., H.E.G., V.Y.B. ve Z.C.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Davanın görülen ilk duruşmasında sanıklar, müşteki sanık Cihan Çalışır, taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan H.C.Ç., hayatını kaybeden vatandaşın ailesine başsağlığı dileyerek, "Kapalı pazar yerine gittik. A.E.D.’nin kim olduğunu sorduk. Ben bir şey olduğunu düşünüp yanıma sopa aldım. Bu sırada tartışma çıktı. Cihan, birden V.Y.B.’nin üzerine koştu ve küfür ediyordu. ’Ağabey yapma’ dememin üzerine A.ED. arkadan bana saldırdı. Cüneyt ile birlikte beni sıkıştırdı. Ben de kendimi korumaya çalıştım. Cihan’ın bıçaklandığını görmedim. Pişmanım, adaletinize güveniyorum" dedi. "Çok pişmanım" Yaşanan olaydan ötürü çok pişman olduğunu söyleyen ve aileye başsağlığı dileye M.C.Ç. ise, "Cihan’ın bacak bölgesine bıçakla vuran benim, bıçağı baldır bölgesine vurdum. Öldürücü bir darbe vurmadım, tahliyemi istiyorum. Çok pişmanım. Bu durumda karşınıza çıkmak istemezdim. Cüneyt’ten de şikayetçiyim. Olayın buralara gelmesini istemezdim. Mekanı cennet olsun, tahliyemi istiyorum.Cihan’a zarar vermek istemedim. Cüneyt’e ise hafif şekilde tekmeyle vuruyorum" ifadelerini kullandı. "Ben, ayırmaktan başka bir şey yapmadım" Tutuklu sanık V.Y.B. de, "Öncelikle karşı tarafından ailesinden özür diler, olayın buralara gelmesini istemezdim. Olay günü H.E.G., ben ve kız arkadaşımla geziyorduk. Kimseyle husumetim yoktu. Z.C.Ç., H.E.G.’yi arayarak ’olayı tatlıya bağladık’ dedi. Biz de arabayı pazaryerine park ettik. Eren’i aradık. Maktul, ’Eren yok, ben varım’ dedi. Z.C.Ç. ile Eren’in konuştuğunu gördüm. Maktul, bağırarak tezgahın altından bir şeyler alıyordu. Ben olayı ayırmaktan başka bir şey yapmadım. Çok pişmanım. Ben, kardeşimde bıçak olduğunu bilmiyordum. Bilseydim ayırırdım. Cihan ve Cüneyt’i hayatımda ilk defa gördüm. Ben, Cüneyt’e 4-5 kez vurdum, Cihan’a vurmadım. Benim futbol hayatım var, onun bitme ihtimali var. Ben, ayırmaktan başka bir şey yapmadım. Alkol ve madde etkisinde oldukları için olay buralara kadar geldi. Pişmanım, tahliyemi ve beraatımı istiyorum" şeklinde konuştu. "Pişmanım, ben sadece Cihan ile arbede yaşadım" Tutuklu sanık Z.C.Ç. ise, "İş merkezinde kafede oturuyorduk. Can’ın çalıştığı dükkana gittik. Diğer sanıklarla buluşacaktık. Pazaryerinde tuvalete gittik. Üzerimizi düzeltiyorduk. H.E.G., A.E.D. ve Cihan’ın tartıştığını gördük. Cihan üstünde montu çıkarıp arkalarından gitti. Cüneyt, elinde bıçakla üzerimize geldi. H.E.G. ile Eren’in arasında boğuşma gerçekleşti. Cihan küfür ederek silahı istedi. Cüneyt, ’Cihan benim kardeşim, küfür de eder, silah da çeker’ dedi. Bizden kimse küfür etmedi. Cihan arkadaşıma vurdu, ben de ona karşılık verdim. Yaralandığını ya da bıçaklandığını polis arabasına binince öğrendim. Pişmanım, ben sadece Cihan ile arbede yaşadım. Cüneyt’e dokunmadım. Cüneyt’ten şikayetçiyim. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim" diye konuştu. "Sopayı çıkarıp araca canice saldırdılar" Müşteki sanık C. Çalışır ise kardeşiyle pazaryerine balık almak için gittiklerini belirterek, Kardeşim tuvalete gitmişti, bağrışını duydum. Arkadaş koynunda sopayla geldi, sopayı çıkarıp araca saldırdılar. Sanıklar iftira atıyorlar, yemin ediyorum, tehdit etmedim. Polis gelince kardeşimi bıraktılar. ’Üzerimde bıçak var’ dedim ve polis memuruna verdim. Balık için taşıyordum. Bıçak üzerimde olduğu halde orada çıkarmadım. Onlar kafama, sırtıma, her yerime vurdular. Hepsinden ayrı ayrı şikayetçiyim. Burada masumu oynuyorlar. Ben sadece kardeşimin ve kendi canımı kurtarmak için ne yaptıysam yaptım. Ben de kardeşim de daha önceden kullandık. Benim elimde bıçak yoktu, olsa biri yaralanırdı. Kullansam cebime koymazdım. Emniyette de vermezdim" dedi. "Önümüzü kesip Cihan abiye vurmaya çalıştılar" Tanık olarak dinlenen A.E.D. de, "Tuvalette bizim önümüzü kestiler, Cihan ağabeye sopayla ve bıçakla vurmaya çalıştılar. Ben ayırmaya çalıştım, belimde babamın ruhsatlı tabancası vardı, düştü. Babama kayıtlı olan silahtı, kendimi korumak için aldım. Silahın içi boştu. Cihan ağabey, ’silahı ver, korkutayım da herkes dağılsın’ dedi ama ben silahı vermiş gibi yaptım ama yine de vermedim. Kimse de dağılmadı. H.E.G., sopayla indi, diğerinde de bıçak gördüm. Sadece V.Y.B.’de bir şey görmedim" diye konuştu. Avukatların savunmasını da dinleyen mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe ertelerken, sanıkların tutukluluğunda devamına karar verdi.