EKONOMİ - 06 Mart 2026 Cuma 10:13

Aksa Enerji 2025 yılında FAVÖK’ünü 13,5 milyar TL’ye yükseltti

A
A
A
Aksa Enerji 2025 yılında FAVÖK’ünü 13,5 milyar TL’ye yükseltti

Aksa Enerji, 2025 yılında Türkiye, Asya ve Afrika bölgelerindeki performansıyla operasyonel marjını artırarak 13,5 milyar TL FAVÖK elde etti. 2023-2025 döneminde gerçekleştirdiği 1 milyar doların üzerinde olan stratejik yatırımlarla şirket, Türkiye ve uluslararası pazarlardaki varlığını daha da güçlendirdiğini duyurdu.



7 ülkedeki 11 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle çalışmalarını sürdüren Aksa Enerji, 2025 yılına ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, 2025 yılında Türkiye, Asya ve Afrika bölgelerindeki performansıyla FAVÖK’ünü bir önceki yıla göre yüzde 37 artırarak 13,5 milyar TL seviyesine taşıdı. FAVÖK marjı ise 8 puan artışla yüzde 32 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde şirketin konsolide cirosu 2025 hedefinin üzerinde 42 milyar TL olarak gerçekleşirken, net dönem kârı yıllık bazda yüzde 39 artışla 3,7 milyar TL’ye ulaştı.



2023-2025 döneminde gerçekleştirdiği 1 milyar doların üzerinde olan stratejik yatırımlarla şirket, Türkiye ve uluslararası pazarlardaki varlığını daha da güçlendirdi. Uzun vadeli ve garantili döviz bazlı satış sözleşmelerine dayalı coğrafi açıdan çeşitlendirilmiş projelerle kapasitesini artıran şirket, gelir yapısını daha öngörülebilir ve dayanıklı bir zemine taşırken faaliyet gösterdiği ülkelerin enerji arz güvenliğine de stratejik katkı sağladı.



Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal şirketin yıllık performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "2025 yılında Aksa Enerji olarak dayanıklı iş modelimiz ve uzun vadeli değer oluşturma odağımız doğrultusunda stratejik hedeflerimizde güçlü bir ilerleme kaydettik. Türkiye’den Afrika ve Asya’ya uzanan operasyonel ağımız sayesinde enerji arz güvenliğine katkı sağlayan dengeli ve sürdürülebilir bir portföy oluşturduk. Finansal disiplinimizi korurken stratejik finansman yapımızı güçlendirdik; dijital dönüşüm yatırımlarımızla da kurumsal kapasitemizi ve operasyonel çevikliğimizi ileri taşıdık. 2023-2025 döneminde farklı coğrafyalarda eş zamanlı olarak 1 milyar doların üzerinde yatırımı başarıyla tamamladık. Zorlu makroekonomik koşulların hâkim olduğu bu dönemde yoğun yatırım programımıza rağmen kârlılığımızı artırmayı başardık. 2026 yılında devreye almayı planladığımız yeni projelerle üretim kapasitemizi daha da artırmayı ve portföyümüzü yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Uzun vadeli ve garantili döviz bazlı satış sözleşmelerine dayalı iş modelimiz, artan kapasitemizi yüksek gelir görünürlüğü ve güçlü nakit akışıyla desteklemeye devam ediyor. Depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarının portföyümüzde yüzde 20 paya ulaşması, enerji dönüşümünde bilanço dayanıklılığımızı ve kârlılığımızı güçlendiren önemli bir kaldıraç olacak. Önümüzdeki dönemde de küresel enerji dönüşümünü fırsata çevirerek sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizi kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."



Sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisine kararlılıkla devam


Aksa Enerji, sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini kararlılıkla uygulamaya devam ediyor. 2025 yılında özellikle Asya ve Afrika’daki yatırımlarıyla portföyünü güçlendiren şirket, farklı coğrafyalarda enerji arz güvenliğine katkı sağlayan güçlü bir uluslararası oyuncu olma yolunda ilerliyor.



Özbekistan’da 430 MW kapasiteli Talimercan Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin devreye alınmasıyla birlikte Aksa Enerji’nin, ülkede toplam 1.220 MW kurulu güce ulaşarak Özbekistan’daki önde gelen Türk yatırımcı şirket konumuna ulaştığı belirtildi. Kazakistan’da 240 MW kurulu güce sahip olacak kombine ısı ve elektrik santralinin de 2026 Nisan ayı sonuna kadar devreye alınmasıyla, şirketin Orta Asya’daki güçlü konumu daha da pekişecek.



Aksa Enerji, Afrika’daki büyümesini de sürdürerek Gabon’da 145 MW kurulu güce sahip doğal gaz santrali ve Burkina Faso’da 119 MW kurulu güce sahip elektrik santrali projeleriyle bölgedeki varlığını genişletmeye devam edecek. Şirketin 2025 yılında Africa Finance Corporation (AFC) ile imzaladığı 150 milyon ABD doları tutarındaki kredi anlaşması, Afrika’nın enerji dönüşümüne ve sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlama hedefinin önemli bir göstergesi oldu.



Aksa Enerji, enerjiye yönelik artan küresel ihtiyaca yanıt vermek amacıyla yenilikçi ve sürdürülebilir yatırımlarını sürdürürken, fırsatların bulunduğu tüm coğrafyalarda büyüme imkanlarını yakından takip etmektedir. Bu doğrultuda şirket, Avrupa dahil olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkan enerji yatırım fırsatlarını ve potansiyel iş birliklerini değerlendirmeye devam ediyor.



2026’da kurulu gücünü 4.000 MW’ın üzerine taşıyacak


Aksa Enerji, 2025 yıl sonunda 3.000 MW’ı aşan kurulu gücünü, 2026 yıl sonunda 251 MW’ı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmak üzere 4.000 MW’ın üzerine yükseltmeyi hedefliyor.



Şirketin Türkiye’de geliştirdiği 941 MW’lık yenilenebilir enerji projeleri portföyü; depolamalı rüzgâr, güneş ve müstakil depolama yatırımlarıyla büyümenin yeni eksenini oluşturuyor. Aksa Enerji’nin 2025 yılında TSKB ile imzaladığı 80 milyon ABD doları tutarındaki 11 yıl vadeli kredi de bu yatırımların finansmanına destek sağlıyor. Şirket, orta vadede yenilenebilir enerjinin toplam portföyü içindeki payını yüzde 20’ye yükseltmeyi hedefliyor.



Sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetişimde istikrarlı ilerleme


Şirket, sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetişim alanındaki performansını 2025 yılında da sürdürdü. Şirket, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde üst üste 10 yıldır yer alarak ÇSY alanındaki istikrarlı yaklaşımını teyit etti.



Verilen bilgiye göre; kurumsal yönetişim tarafında ise Yönetim Kurulu’ndaki kadın üye oranını yüzde 33’e yükselten şirket, BIST 100’de en yüksek kadın temsil oranına sahip elektrik üreticisi konumuna ulaştı. Şirketin Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu ise 94,10’dan 94,34 seviyesine yükseldi. 2025 yılı boyunca yatırımlarını büyüten, uluslararası operasyonlarını genişleten ve önemli bir finansal performans ortaya koyan şirket, yüksek yatırım dönemine rağmen kârlılığını artırarak sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koydu. Bu başarının bir göstergesi olarak Aksa Enerji, 2025 yılında Fortune 500 Türkiye ve Capital Türkiye’nin En Büyük 500 Şirketi listelerinde üst sıralarda yer aldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir ABAK’tan Deprem Haftası’nda öğrencilere hayat kurtaran bilgilendirme Aliağa Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ABAK), 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında Mehmet Saka İlkokulu ve Mehmet Saka Ortaokulu’nda deprem farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlikte öğrenciler, afet öncesi, sırası ve sonrasında yapmaları gerekenler konusunda kapsamlı şekilde bilgilendirildi. Risklerin belirlenmesinden aile afet planı hazırlamaya, acil durum çantası oluşturmadan bilgi kartı kullanımına kadar önemli konular aktarılırken, deprem ve afet kavramlarının ne anlama geldiği, çök-kapan-tutun pozisyonunun doğru uygulanışı ile okul ve evde alınması gereken önlemler de anlatıldı. Ayrıca öğrenciler, Aliağa’daki en yakın afet toplanma alanlarına nasıl ulaşabileceklerini öğrenerek, bilgi ve farkındalıklarını pekiştirdi. Bilgilendirmeler öğrencilerin merak ettiği soruların yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle tamamlandı. Bilgilendirme programının ardından okulda deprem tatbikatı gerçekleştirildi. İlk siren sesiyle birlikte öğrenciler ve okul personeli çök-kapan-tutun pozisyonu alırken, ikinci sirenin ardından kat planlarına uygun şekilde binayı tahliye ederek okulun toplanma alanına yönlendirildi. Aliağa Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Ramazan Özdal, Tatbikatın ardından açıklamalarda bulundu. Özdal, "ABAK ekibi 2021 yılında kuruldu. Ekibimiz AFAD İl Müdürlüğü tarafından verilen gerekli eğitimleri tamamladı. O günden itibaren çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün de Mehmet Saka İlkokulu ve Ortaokulu’nun daveti üzerine deprem farkındalık etkinliği kapsamında okulumuza geldik. Önce bilgilendirmelerimizi gerçekleştirdik, ardından siren eşliğinde öğrencileri sınıflardan güvenli şekilde tahliye ederek toplanma alanına yönlendirdik. Etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.
İzmir Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bağımlılıkların ekonomiye maliyeti 78 milyar dolar" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bağımlılıkların Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolara ulaştığını belirterek, 2026 yılının "Bağımsızlık Yılı" ilan edilmesinin toplumsal seferberlik ruhunu güçlendireceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeşilay’ın 106’ncı kuruluş yıl dönümü kapsamında İzmir İktisat Kongresi’nde düzenlenen törenle şehirde hizmet verecek yeni tesislerin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa İzmir Valisi Süleyman Elban, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yeşilay İzmir Başkanı Ömer Yahşi, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, milletvekilleri ile Yeşilay yetkilileri ve gönüllüleri katıldı. Bağımlılıkla mücadeleyi milli bir beka meselesi olarak nitelendiren Yılmaz, açılışı yapılan merkezlerin özellikle gençlerin sağlıklı bir gelecek inşa etmelerine rehberlik edeceğini vurguladı. Bağımlılıkla mücadele eylem planları Köklü geçmişi, gönüllülük ruhu ve sahadaki güçlü çalışmalarıyla Yeşilay’ın toplumumuzu bağımlılıklardan koruma mücadelesinin bayraktarlığını yapan önemli bir dinamik güç konumunda olduğunu ifade eden Cevdet Yılmaz, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesislerin özellikle gençlerimizin sağlıklı bir gelecek inşa etmelerine katkı sunacak merkezler olacağına inanıyorum. Yeşilay’ın kuruluş hikayesi, aslında milletimizin bağımsızlık mücadelesinin önemli sayfalarından birini oluşuyor. İşgal yıllarında zararlı alışkanlıkların toplum üzerinde bir zafiyet oluşturmasına karşı harekete geçen bir grup vatansever aydın ve hekim, Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman’ın öncülüğünde bu kurumu hayata geçirmiştir. O gün verilen mücadele, toplum sağlığını korumanın ötesinde, milletimizin iradesini ve direncini ayakta tutma çabasının da bir parçası olmuştur. Bugün de aynı bilinçle hareket ediyoruz. Çünkü bağımlılık; bireyi zayıflatan, aileyi sarsan, toplumsal dayanışmayı aşındıran ciddi bir tehdittir. Başkanlığını yaptığım Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulumuzda bağımlılığın her türüne karşı bütün boyutlarıyla eylem planlarını hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede bağımlılığın her türüne karşı önleme, tedavi, rehabilitasyon ve toplumsal farkındalık boyutlarını birlikte ele alan kapsamlı politikalar hayata geçiriyoruz. Tütün, uyuşturucu madde kullanımı ve davranışsal bağımlılıklar alanlarındaki Eylem Planlarımızı kararlılıkla uyguluyor ve ihtiyaçlar doğrultusunda yıllık olarak gözden geçirerek yeniliyoruz. Risk analizi temelli ve veriye dayalı politikalarla mücadelemizi güçlendirerek, önlemeden rehabilitasyona, tedaviden sosyal uyuma kadar geniş bir çerçevede yenilikçi adımlar atıyoruz. Riskli çocuklarımızı erken aşamada tespit edip sporla, sanatla ve farklı faaliyetlerle bu çocukları kurtarmak mümkün. Belli uyuşturucu çeşitlerine yakalanan insanları tedavi etmek çok düşük. O yüzden asıl olan çocukları erken aşamada tespit edip harekete geçmektir" dedi. Sağlık altyapısı ve önleyici hizmetler Son yıllarda özellikle sağlık altyapı ve önleyici hizmetleri önemli ölçüde güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, "Sigara bırakma polikliniklerinin sayısını kısa sürede bin 400’ün üzerine çıkardık. Aile hekimlerimiz başta olmak üzere sağlık çalışanlarımızı bu sürecin aktif bir parçası hâline getiren eğitim programlarıyla milyonlarca vatandaşımıza daha kolay ulaşılmasını sağladık. Mobil ekipler ve tütünle mücadele timleri aracılığıyla meydanlardan üniversite kampüslerine kadar pek çok alanda yüz binlerce vatandaşımıza doğrudan danışmanlık hizmeti sunuldu. Uyuşturucuyla mücadelede de hem arz hem talep boyutunu birlikte ele alan kapsamlı bir yaklaşım izliyoruz. Kolluk birimlerimizin kapasitesi güçlendirilirken, sınır kapılarımız ve gümrüklerimiz ileri teknolojik sistemlerle desteklenmektedir. Sokak düzeyinde yürütülen çalışmalar, eğitim programları, danışma hatları, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleriyle risk altındaki bireylere erken aşamada ulaşmayı, riskleri erken aşamada tespit ederek bertaraf etmeyi hedefliyoruz. Bu mücadelede merkezi ve yerel düzeyde kamu kurumlarının kararlı politikaları kadar sivil toplum kuruluşlarımızın katkısı da büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. YEDAM merkezlerinin önemi YEDAM aracılığıyla bağımlılıkla mücadele eden bireylere ve ailelerine ücretsiz psikososyal destek sunulması gibi çalışmaların sahada fark oluşturan önemli örnekler olduğunu belirten Yılmaz, "Yeşilay Danışmanlık Merkezleri, bağımlılıkla mücadelede tedaviye erişimi kolaylaştırmanın yanı sıra bireyin yeniden hayata tutunmasına imkân sağlayan önemli bir destek mekanizmasıdır. Uzman kadrolar eşliğinde yürütülen bu çalışmalar, bağımlılıkla mücadelede insanı merkeze alan güçlü bir iyileşme ve sosyal uyum süreci sunmaktadır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesislerle, bağımlılıkla mücadelenin sahadaki imkân ve kapasitesi daha da güçlenmektedir. İzmir’de hizmete giren bu merkezlerin; özellikle gençlerimiz başta olmak üzere bağımlılık riski taşıyan bireyler için güvenli bir danışma ve destek noktası olacağına inanıyorum. Merkezler aynı zamanda toplumumuzda sağlıklı yaşam bilincinin güçlenmesine katkı sağlayacak önemli birer dayanışma mekanı olacaktır" şeklinde konuştu. Bağımsızlık odaklı seferberlik Yeşilay’ın geçen yıl yayınladığı rapora göre bağımlılıkların ülke ekonomisine maliyetinin 78 milyar dolara ulaştığını dile getiren Yılmaz, "Bu nedenle risk analizi temelli önleyici müdahaleler son derece önem taşıyor. Çünkü mücadelemizde belirleyici olan; bağımlılık geliştikten sonra müdahale etmenin ötesinde, risk tespit edildiğinde erken aşamada önlem alabilmektir. Koruyucu müdahalede bulunmaktır. Bu da güçlü bir aile yapısının tesisini, aile-eğitim-sağlık anlamında yakın iş birliğini, toplumsal dayanışmayı ve ortak sorumluluk bilincini zorunlu kılmaktadır. Türkiye’de bağımlılıkla mücadelemizde bu bütüncül yaklaşımı güçlendirmek en temel önceliğimizdir. Bağımlılıkla mücadeleyi tek başına devletin yürüttüğü bir alan olarak görmüyoruz. Millet olarak topyekûn biçimde bu mücadeleyi sahiplenmeliyiz; gönüllülük bilinciyle Yeşilay’ın yanında yer almalı ve gençlerimizi hep birlikte korumalıyız. Bu nedenle 2026 yılının teması olan "bağımsızlık" odaklı seferberlik anlayışı, bağımlılıklarla mücadelemiz için son derece anlamlı bir tanımlamadır. Burada da hedefimiz ekonomik, siyasi ve milli teknoloji alanındaki yaklaşımımız gibi tam bağımsızlıktır" dedi. Vali Elban’dan farkındalık vurgusu Tüm kurum ve kuruluşlarla farkındalık eğitimlerini sahada vermeye çalıştıklarını söyleyen İzmir Valisi Süleyman Elban, "Bu konuda yetişmiş eleman ve kalitesiyle Yeşilay’ın çalışmaları ayrı bir önem arz ediyor. Bu nedenle çalışmaların doğru bir düzlemde gitmesi ve iyi bir ivme kazanması için Yeşilay’ın çalışmalarını önemsiyoruz. Burada tüm sorumluluğu da Yeşilay’ın sırtına yüklemek istemiyoruz. 81 milyonun her bir ferdinin bizlerle beraber olmasını ümit ediyoruz" diye konuştu. Bağımlılıkla mücadelede yeni adımlar Yeşilay Cemiyeti olarak insanımızın bağımsızlığı için üç temel noktada çalışmalar yaptıklarını kaydeden Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, "Bağımlılıkla mücadele üst kurulunda hangi düzenleme, yönetmelik ve kanunların insanımıza koruyacağına dair çalışmalar yapıyoruz. Yakın zamanda ülkemizde kumar bağımlılığı ile ilgili somut adımlar atıldı. 1 yıllık çalışma içinde adım adım ilerleyecek ve başarılı çalışmaların meyveleri verilecek diye düşünüyoruz. Yine bu dönemde zorunlu tedavi ve rehabilitasyon konusunda çalışmalarımızı yapıyoruz. İnşallah bu konuyu da üst kurulda görüşerek bağımlılıkla mücadele eden kardeşlerimiz için çalışmalarımızı yapacağız. İnternet ve sosyal medya ile ilgili çok önemli bir yasa tasarısı gündeme geldi. Bu çalışmaların da yakın zamanda meyve vereceğini ümit ediyoruz. Yeşilay’ın lokomotif çalışmaları olan önleme çalışmalarına çok önem veriyoruz. Bu çalışmaların yeterli olmadığını biliyoruz, bağımlılıkla çok daha etkili mücadele etmek zorundayız. Sorumluluğu herkese teşvik etmeden bu mücadelenin altından kalkamayız. Seferberlik mantığı ile bütün bir toplumun bu meseleye el vermesi gerektiği mesajını verdik. Bu kapsamda geçtiğimiz sene 25 bin çalışma yaptık; bu sene inşallah 55 bin çalışma yapacağımızın sözünü veriyoruz. İzmir’de iki olan Yeşilay danışmanlık merkezi sayımız 4’e çıktı. İnşallah daha da fazla kişiye ulaşacağız. Yeni açtığımız merkezlerde sayısız insanımız, çocuğumuz bağımlılıktan kurtularak şifa kazanacak. İnşallah burada geliştirdiğimiz İzmir modelimiz bütün Türkiye’ye ulaşmış olacak" dedi. Gençlerin yetişmesi için çalışma Yeşilay’ın köklü mirasını İzmir’de devraldıklarını belirten Yeşilay İzmir Başkanı Ömer Yahşi ise, "Bu emanetin şerefi altında istiklal levhamızın altında yazılacak satırlara nail olduk. Bu davaya aklımızı da kalbimizi de seferber ettik. Menzilimiz insan, muradımız istikbal diyerek yola çıktık. Her yerde her kapıyı çalıyor, her gönle dokunuyoruz. Yeni YEDAM’ların açılmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Her bir konferans salonumuzda endüstrinin karşısında, bağımsızlığını ilan eden gençlerimizin yetişmesi için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. AK Partili İnan’dan İzmir’deki tartışmalı binalar için: "DGM, mücadele merkezi olsun" AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a seslendiği konuşmasında, "Bu şehirde gençlik kolları il başkanlığı yapmış bir kardeşiniz olarak parlamentoda en fazla gençlerin sıkıntıları ve çocukların maruz kaldığı sıkıntıları çözmek için çalışıyoruz. Sanal kumar, sanal bağımlılıkta dijital alanda tehlike barındıran hangi durum varsa önümüzdeki 25 yıllık projeksiyonla gençlerimizi dijital alanda her türlü enfeksiyonun kökünü kurutmaya kararlıyız. Bu noktada en büyük destekçimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Kendisinin her alanda nasıl mücadele ettiğini biliyoruz. Bu konuda taşın altına elini koyan tüm kamu kuruluşlarına ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyoruz. İzmir’de bu bina atıl bir binaydı. Bunu biz hayata geçirdik. Yine Tekel Kültür Fabrikası var. Farelerin cirit attığı, atıl kalmış bir alandı. Orayı İzmir’in en büyük müzesi ve kütüphanesi haline getirdik. İnşallah Menemen’de Ege Bölgesi’nin en büyük kütüphanesini açmaya hazırlanıyorlar. Burada yerel yönetimlere de çok iş düşüyor. Bu işi sadece emniyet müdürlüğüne, sivil toplum kuruluşlarına bırakarak çözemeyiz. Bu, yerel yönetimlerin de ortaya koyacağı büyük bir kentsel dönüşüme bakıyor. Biz İzmir’e deniz kıyısından mı bakacağız, arka sokaklardan mı bakacağız? Tüm kurumlarımızla birlikte dayanışma içinde kentsel dönüşüm meselesini halletmeliyiz. Bugün 21 bin 20 konutu İzmir’de konut kurası yaptık. Bugün, orada yetişecek gelecek nesilleri korumak için burada konuşuyoruz. Nasıl ki Tekel Fabrikası’nı ve İzmir İktisat Kongresi’ni İzmir’e kazandırdıysak şimdi Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün çok yoğun bir hukuki mücadelesi var. O, DGM binalarını kazandırdığımızda İzmir’de anne ve babalarının ne derdi varsa, bir zamanda şehirde yargılamaların olduğu bölgede Bağımlılıkla Mücadele Etkinlik Merkezi’ni İzmir’de gençlerimize kazandırma çağrısını yapıyoruz" ifadelerini kullandı.