EKONOMİ - 21 Mayıs 2026 Perşembe 14:21

Akkök Holding, bu yıl 324 milyon dolar yatırım 763 milyon dolar ihracat hedefliyor

A
A
A
Akkök Holding, bu yıl 324 milyon dolar yatırım 763 milyon dolar ihracat hedefliyor

Kimya, ileri malzemeler, enerji ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteren Akkök Holding, 2025’te tamamladığı 481 milyon dolarlık ‘yerlileşme’ yatırımlarının etkisiyle büyümesini sürdürüyor. Dolar bazında yüzde 9 büyüme hedefleyen grup, konsolide olarak bu yıl 3,7 milyar dolar ciroya ulaşmayı ve ihracatta 760 milyon doları aşmayı hedefliyor.



Türkiye sanayisinin önde gelen gruplarından Akkök Holding, yatırımlarına devam ederken büyümesini sürdürüyor. Yüksek katma değerli üretime odaklanan Akkök Holding, geçen yıl tamamladığı toplam 481 milyon dolarlık stratejik sektörlerde yaptığı ‘yerlileşme’ yatırımlarının meyvelerini bu yıl almayı planlıyor. Holding, özellikle kritik malzeme üretimine dönük yatırımların devreye girmesiyle bu yıl ihracatta 760 milyon dolar barajını aşacak. Yatırımlarına aralıksız devam ettiklerini ve bu yıl 324 milyon dolarlık yatırım yapmayı planladıklarını belirten Akkök Holding CEO’su İhsan Gökşin Durusoy, "Yatırımlarımızın devreye alınmasıyla 2026’da daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yapısına kavuşuyoruz" dedi.



Akkök Holding’in 2026 performansını ve önümüzdeki dönem öngörülerini gazetecilerle paylaşan İhsan Gökşin Durusoy, 2025’te tamamlanan yatırımlarla holdingin daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme dönemine girdiğini söyledi. Durusoy, "Özellikle kimya ve ileri malzemelerde kapasite kullanımının artırılması ve katma değerli ürünlerin payının yükseltilmesi en önemli önceliklerimiz arasında. Yıl sonuna kadar bu dönüşümün finansal göstergelerimize yansımasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.



Jeopolitik risklerin etkileri sürüyor


2025 yılında küresel ölçekte jeopolitik risklerin ve korumacı ticaret politikalarının tedarik zincirleri üzerindeki etkisinin sürdüğü, finansmana erişimin sınırlı kaldığı bir yıl yaşandığını belirten CEO İhsan Gökşin Durusoy, "Türkiye’de uygulanan sıkı para politikası ile birlikte dezenflasyon süreci öne çıktı. Bu ortamda stratejik olarak benimsediğimiz çok sektörlü ve dengeli portföy yaklaşımı sayesinde riskleri dağıttık ve operasyonel sürekliliğimizi koruduk" ifadelerini kullandı.



2025 yılının hacim bazlı büyümeden ziyade ürün gamının katma değerli ürünlere dönüşmesiyle dengelendiğini vurgulayan Durusoy, "Teknik elyafın toplam içindeki payı arttı. Karbon elyaf ve kompozit yatırımlarıyla ileri malzemelerde yüksek marjlı segmentlere geçişimiz hız kazandı. Bu dönüşüm, kârlılığa odaklı büyüme yaklaşımımızın temel unsurlarından biri oldu" dedi.



Dolar bazında yüzde 9 büyüme hedefi


24 operasyonel şirket, 22 üretim tesisi ve 6 bin 500’ü aşan istihdam kapasitesiyle ülke ekonomisine katkı sunmaya devam ettiklerini vurgulayan Durusoy, "Yatırımlarımızın sağladığı katkıyla bu yıl büyümemizi sürdüreceğiz. Geçen yıl 3.4 milyar dolar olan kombine ciromuzu bu yıl 3.7 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu dolar bazında yüzde 9 seviyesinde önemli bir büyümeyi getirecek. 2025’te 680 milyon dolar olarak gerçekleşen ihracatta ise Avrupa’daki talep zayıflığına rağmen pazar çeşitlendirmesi ve katma değerli ürünlere yönelişimiz sayesinde marj katkısını artırdık. Bu yıl da ihracattaki artışımızın devam etmesini ve 763 milyon dolara ulaşmayı planlıyoruz. İhracatta odak alanlarımız yeni coğrafyalar, alternatif müşteri kanalları ve katma değerli ürünler. Yıl sonunu bu hedefin üzerinde kapatmak için müşteri bazında derinleşmeye ve marj kalitesine odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı.



İki yılda 800 milyon doların üstünde yatırım


2025 yılında toplam 481 milyon ABD doları yatırım gerçekleştirildiğini hatırlatan Durusoy, bu yıl da yatırımların devam ettiğini ve yıl sonuna kadar toplam 324 milyon dolarlık yatırım yapmayı planladıklarını kaydetti. İki yılda toplam 800 milyon doların üzerine çıkan yatırım yaklaşımının üç ana eksende ilerlediğini açıklayan Durusoy, "Mevcut kapasitenin etkin kullanımı, seçici kapasite artışı ve yeni yetkinlik kazanımı odaklı bir program yürütüyoruz. Bu yaklaşım, sermaye disiplinini korurken uzun vadeli büyüme alanlarımızın geliştirilmesini sağlıyor" ifadelerini kullandı. Durusoy, yurtdışında yatırım fırsatlarını da değerlendirdiklerini belirterek, "Tunus’ta özellikle havacılık sektöründe dünyanın önde gelen şirketlerinin de olduğu yatırımlar bulunuyor. Bu yoğunlaşma Aksa İleri Kompozit şirketimize avantaj oluşturabilir. Yatırım için fizibilite ve yer araştırmalarımız sürüyor" şeklinde konuştu.



Stratejik ürünlerde yerli üretim kapasitesini artırıyor


Yatırımlarını ithalat ikamesi, ihracat gücünün desteklenmesi, verimlilik ve dikey entegrasyon hedefleriyle şekillendirdiklerini belirten Durusoy, "Mithra (UHMWPE) yatırımı 350 ton kapasiteyle üretime başladı ve ilerleyen dönemde 500 tona çıkarılacak ve savunma ile ileri malzemelerde yeni bir büyüme alanı oluşturuyor. Aksafil yatırımıyla 4.000 ton kapasiteyle akrilik elyaf değer zincirinde bir adım ileriye geçildi. Aralık 2025’te kapasite 7.000 ton seviyesine çıkarıldı. Akkim Kimya tarafından hayata geçirilen epoksi reçine yatırımıyla, stratejik bir üründe yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve yıllık 150-200 milyon dolar düzeyinde ithalat ikamesine katkı sağlanması hedefleniyor. Aksa Carbon ve Aksa İleri Kompozit üzerinden karbon elyaf ve kompozitte bütüncül bir değer zinciri oluşturularak hammadde üreticisinden entegre çözüm sağlayıcısına geçiş yapıldı" dedi.



Gayrimenkul ve enerjide değer odaklı büyüme


Gayrimenkul sektöründe de büyümesini sürdüren Akkök Holding, bu yıl Sahrayıcedit projesine başlamayı planlıyor. Durusoy’un verdiği bilgiye göre Sahrayıcedit projesinin büyüklüğü 500-550 milyon dolar seviyesinde olacak. Akasya ve Akbatı AVM’lerinde ise yüzde 95’in üzerindeki doluluk oranının sürdüğünü, Akmerkez’de Nisan 2026 itibarıyla yüzde 92’nin üzerindeki doluluk oranının korunduğunu belirten Durusoy, Akiş GYO’da yurtiçindeki fırsat odaklı projelerin yanı sıra yurtdışında iş birliği fırsatlarını da değerlendirdiklerini belirtti.



Enerji tarafında da portföyün yüzde 26’sı yenilenebilir olacak şekilde yapı sürdürülürken, kaynak çeşitliliği ve verimlilik odağı korunduğunu belirten Durusoy, şunları söyledi: "Akenerji’nin 904 MW kurulu güce sahip Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nde planlanan 7,79 MW hibrit GES yatırımıyla santralin iç tüketiminin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Ortaklığımız bulunan SEDAŞ ise artan enerji talebi, iklim koşulları ve dijital dönüşümün etkileri doğrultusunda Kocaeli, Sakarya, Düzce ve Bolu illerini kapsayan faaliyet bölgesinde şebeke dayanıklılığını artıran, teknoloji odaklı ve sürdürülebilir altyapı yatırımlarına odaklanmayı sürdürüyor. SEDAŞ’ın halka arzı için SPK’ya başvuru yapıldı. Sepaş Enerji ise 2026-2030 uygulama döneminde dağıtım ve şebeke altyapı yatırımlarına devam etmekte ve toplayıcılık-perakende tarafında da pazar payı artışı ve büyüme sürüyor."



212 NexT Fonu 30 milyon dolar büyüklük hedefine ilerliyor


Akkök Holding’in teknoloji odaklı büyüme stratejisinin önemli ayaklarından biri olan Akkök Next, malzeme teknolojilerine odaklanan teknoloji fonu 212 NexT’in anchor yatırımcısı olarak konumlanmaya devam ediyor. Fon kapsamında bugüne kadar 5 girişime yatırım yapıldığını ve 22 milyon dolar taahhütlü fon büyüklüğüne ulaşıldığını belirten Durusoy, 30 milyon dolar fon büyüklüğü hedefiyle malzeme teknolojilerinde küresel dönüşüme öncülük etmeyi sürdürdüklerini söyledi. Durusoy, bu alandaki yatırımların yalnızca finansal değil, aynı zamanda stratejik ve bilgi birikimini artırıcı etkiler taşıdığını vurguladı.



Ar-Ge’de odak: İleri malzeme, proses, dijital üretim, savunma


Durusoy, Ar-Ge ve inovasyonun holding için sadece bir yatırım kalemi değil, tüm şirketlerde içselleştirilen bir yönetim anlayışı olduğunu belirtti. Ar-Ge faaliyetlerinin odak alanlarını ileri malzemeler, proses teknolojileri, dijital üretim ile savunma ve yüksek performans uygulamaları olarak sıralayan Durusoy, üniversite iş birliklerinin, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği destekli projelerin yanı sıra grup içi çapraz araştırmacı değişim uygulamasının da kararlılıkla sürdürüldüğünü paylaştı.



Sürdürülebilirlik artık metrik bazlı yönetiliyor


Sürdürülebilirlik yaklaşımının daha sistematik ve ölçülebilir hale getirildiğini açıklayan Durusoy, önceliklerin yenilenebilir enerji kullanımının artırılması ve hibrit üretim modelinin yaygınlaştırılması, sürdürülebilir tedarik zinciri yapısının kurulması, karbon yönetimi ve regülasyon uyumu (CBAM/ETS) ile sürdürülebilirlik performansının metrik bazlı izlenmesi olduğunu belirtti.



2025’te sürdürülebilirlik yaklaşımının operasyonel uygulamaların ötesine taşınarak yatırım ve yönetim süreçlerinin temel bir bileşeni haline getirildiğini hatırlatan Durusoy, "Epoksi tesisi kapsamında benimsediğimiz sıfır atık su yaklaşımı, bu dönüşümün en somut örneği. Bu yaklaşımı diğer tesislerimize ve grup şirketlerimize yaygınlaştırıyoruz. Sürdürülebilirliği, finansal performansı destekleyen stratejik bir unsur haline getiriyoruz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sarunas Jasikevicius: "Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur" Fenerbahçe Beko Başantrenör Sarunas Jasikevicius, şampiyon olmanın zorluğuna değinerek, "Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur" dedi. Yunanistan’ın başkenti Atina’nın ev sahipliğinde 22-24 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 2026 Euroleague Final Four öncesinde basın toplantısı düzenlendi. Mücadele edecek takımların başantrenörleri ve birer basketbolcularının yer aldığı toplantıya sarı-lacivertlilerden Başantrenör Sarunas Jasikevicius ile Fransız basketbolcu Nando De Colo katıldı. Sezon boyunca takımın ortaya koyduğu savunma performansının kendileri adına büyük önem taşıdığını aktaran Jasikevicius, "Özellikle sayı bulamadığımız anlarda savunmamıza yükleniyor, savunmamıza önem veriyor olmamız lazım. Savunma, inşa etmeye çalıştığımız şeyin temelini oluşturuyor. Bence aynı zamanda sezon içerisinde hücum anlamında da önemli gelişmeler kaydettik ve bazı önemli isimleri kadromuza kattık. Umarız bir arada gerçekleştirdiğimiz o kimyayı sahaya yansıtacağız. O salonda diğer koçlar da yer aldılar. Bence saha kenarlarına baktığınızda her yer aşağı yukarı aynı ama OAKA’da olmak büyük bir memnuniyet. Biraz farklı hissedeceğiz tabii ki. Biz maça odaklanmalıyız. Görevi başarıyla bitirmemiz gerekiyor. Sonrasında da finali düşünüyor olacağız" ifadelerini kullandı. "Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur" Olympiakos karşısında hedeflerinin kazanmak olduğunu vurgulayan Litvanyalı başantrenör, "Onun dışındaki her şey unutulacak. Tüm konuşmalar, dedikodular, yorumlar, her şey bitiyor olacak. Burada çok fazla şey konuşuluyor tabii ki ama yarı finalde tek bir maç yapacağız eleme usulü. Çok fazla detay var. Tek düşüncem takımın başarısı için en iyi şeyi yapabilmek. Bu konuya daha basit bakıyoruz, bir sonraki antrenmana, bir sonraki maça. Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur. Bu tartışmaya kapalı, orada hikaye var. Kazanmak, bunu başarabilmek gerçekten çok zor. Bunu nasıl başarabiliriz diye düşünüyoruz" diye konuştu. Nando De Colo: "Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım" Bu sezonun profesyonel kariyerindeki son yıl olacağını dile getiren Nando De Colo, "Fenerbahçe’ye katılma fırsatı elime geçtiğinde gerçekten müthiş bir şans oldu. Eşimle çok konuşuyorum bu konuyu ve aynı şeyi düşündük, ’Haydi gidelim’ dedik. Gerçekleştirmek istediğimiz büyük hedefler var Fenerbahçe’yle. Dolayısıyla benim için de büyük bir motivasyon oldu. Burada olmak, bu Final Four’da olmak müthiş hissettiriyor. Herkese söylemiş olduğum gibi son ana kadar işin keyfini çıkarmak gerçekten önemli. Ben de işin keyfini çıkarmaya çalışacağım. Ben Nando De Colo’yum. Her yaptığım şeyde hala ciddiysem de, hala profesyonel bir oyuncu olarak kariyerime devam ediyorsam, bu Final Four’un da tadını çıkaracağım, keyfini süreceğim. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. "Son topta o an ne gerektiriyorsa onu yaparım" Final maçının son anlarında top onda olması halinde nasıl hareket edeceğinin sorulması üzerine deneyimli basketbolcu şu şekilde yanıtladı: "Doğru kararı vermek önemli. O anda kimin en iyi durumda olduğunu çok iyi görmek gerekir amaca ulaşabilmek için. O an ne gerektiriyorsa onu yaparım." "Kupayı kazanmak için savaşıp mücadele edeceğiz" Üzerinde büyük bir baskı olmadığını ve kendisini gergin hissetmediğini aktaran De Colo, "Baskıyı iyi bir şekilde yönetmek gerekiyor. Bu da tamamen bizim yapmış olduğumuz hazırlıklar üzerinden geçiyor ve tüm sezon boyunca da bu hazırlıkları gerçekleştirdik. Şimdi Final Four’dayız. Çok fazla düşünecek vaktimiz yok. Takım olarak hareket edip elimizden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalışacağız. Çok ekstra bir baskının olmadığını söylemeliyim. Burada olmaktan dolayı heyecanlıyız. Kupayı kazanmak için savaşıp mücadele edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Diyarbakır DİSİDER Başkanı Akbaş, mühendislik fakültesinden mezun olan öğrencilere deneyimlerini aktardı Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu başkanı Şeyhmus Akbaş, Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 2025-2026 yılı mezuniyet törenine katıldı. Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezindeki mezuniyet törenine katılan DİSİDER Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, mezun olan öğrencilerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. Gençlere sanayi ve iş dünyasını tanıtan Akbaş, dünyanın artık yalnızca diploma sahibi insanları değil, fikri olan, risk alan, çözüm üreten ve değişime yön veren insanları beklediğini söyledi. Akbaş, "Her şeyi sizlerden beklemediğimizi, bizlere de önemli sorumluluklar düştüğünü biliyoruz. İşte bu anlayışla Dicle Üniversitesi ve DİSİDER olarak bir araya geldik. Çünkü biliyoruz ki, bilginin üretime dönüşmediği yerde ne kalkınma mümkündür ne de kalıcı başarı. Bu vizyon doğrultusunda, Dicle Üniversitesi ve DİSİDER iş birliğiyle İnovasyon ve Girişimcilik Merkezini hayata geçiriyoruz. Bu merkez, fikirlerin projeye, projelerin girişime, girişimlerin ise başarı hikayelerine dönüşeceği güçlü bir ekosistem olacaktır. Artık sadece yeni şeyler söylemenin değil, yeni şeyler üretmenin zamanıdır. Sizlerin daha fazla vaktini almadan birkaç önemli düşüncemi paylaşmak istiyorum. Unutmayın, geleceği bekleyenler değil, geleceği inşa edenler kazanır. Bir ülkenin gerçek gücü, yer altındaki zenginliklerinde değil, yetişmiş insan kaynağındadır. Sizler bu ülkenin en kıymetli gücü, en büyük sermayesisiniz. Kimi zaman yorulacaksınız, kimi zaman yalnız kalacaksınız, kimi zaman üzüleceksiniz. Ama unutmayın, büyük başarılar konfor alanında değil, mücadele alanında doğar. Sözlerimi tamamlarken özellikle şunu ifade etmek istiyorum sadece iş arayan değil, iş üreten bireyler olun. Hayal kurmaktan vazgeçmeyin. Başarısızlıktan korkmayın. Çünkü en büyük kayıp, hiç denememektir. Bu ülkenin, çalışan, üreten, düşünen ve sorumluluk alan gençlere ihtiyacı var. Gençlerimize güveniyoruz. Bu vesileyle sizlerin yetişmesinde büyük emek harcayan kıymetli ailelerinizi, değerli hocalarınızı ve sizleri yürekten tebrik ediyorum. Yolunuz açık, vizyonunuz büyük, cesaretiniz daim olsun" dedi.
İzmir Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan EFES-2026’da önemli mesaj: "Dostlara güven, hesap yapanlara gözdağı veriyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’de icra edilen EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırılarına sert tepki göstererek, "Çoluk çocuk katleden soykırım şebekelerinin karşısında insanlığın müşterek değerini savunmaya devam edeceğiz" dedi. Erdoğan ayrıca, tatbikatın dünyaya ’dostlara güven, hesap yapanlara gözdağı’ mesajı verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 50 ülkeden bin 300’ü aşkın personelin katılımıyla İzmir’de icra edilen EFES-2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı’nda tarihi mesajlar verdi. Türk ordusunun 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi olduğunu vurgulayan Erdoğan, Gazze ve Lübnan’da katliam yapanları "soykırım şebekesi" olarak nitelendirerek, Türkiye’nin barışı savunmaya kararlılıkla devam edeceğini söyledi. Sıradan bir tatbikatın çok ötesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nın planlaması, uygulaması, içeriği ve verdiği stratejik mesajlarla sıradan bir askeri faaliyetin çok ötesinde olduğunu belirtti. Tatbikata katılan dost ve müttefik ülke unsurlarına teşekkür eden Erdoğan, "Bu yılki tatbikatımıza kendi askerlerimizin yanı sıra 50 farklı ülkeden bin 300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personel katılıyor. Misafirlerimizin her birine Türkiye’ye hoş geldiniz diyorum. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız ve kuvvet komutanlarımız başta olmak üzere ordumuzun her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarımızın temsilcilerini canıgönülden tebrik ediyorum. Emeği geçen her Mehmetçiğimize, her kahramanımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Hesap yapanların heveslerini kursaklarında bırakıyoruz" Tatbikatın icra edildiği Ege coğrafyasının tarihi önemine de atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1081 yılında Çaka Bey’in İzmir’i fethini hatırlattı. Sahadan verilen mesajın son derece net olduğunun altını çizen Erdoğan, "Dostlarımıza güven aşılayan, ülkemizle ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten on yıl sonra 1081’de Çaka Bey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihimizde destanlar yazdığı topraklarda yapıyoruz. Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan tüm kahramanlarımızı minnetle yad ediyorum" diye konuştu. "Türk Ordusu tahrip etmez, tamir eder" Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgesel ve küresel barışın en büyük güvencesi olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Türk ordusu barışın, huzurun ve istikrarın ordusudur" dedi. Ordunun sadece milletinin değil, içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını taşıdığını kaydeden Erdoğan, "Türk ordusu İstiklalin ordusudur. Tarihte hiçbir yeri tahrip etmemiş, tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Türk Ordusu bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da güvencesidir" şeklinde konuştu. Soykırım şebekelerine sert tepki Dünyada güvenlik paradigmalarının değiştiği ve uluslararası hukukun itibar kaybettiği hassas bir dönemden geçildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze ve Lübnan’da yaşanan insanlık dramlarına sert tepki gösterdi. Dünyanın çok kutuplu bir yapıya evrildiğini ve Türkiye’nin yer aldığı geniş bölgenin bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Geleceğe dair senaryolar yazılırken biz ülkemizi kilit konuma getirmek için çalışıyoruz. Ordumuzu güçlü ve donanımlı tutmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da çoluk çocuk katleden soykırım şebekelerinin karşısında insanlığın müşterek değerini savunmaya devam edeceğiz."
Gaziantep Büyükşehir’den vatandaşlara ücretsiz toplu taşıma müjdesi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı süresince vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak, bayram ziyaretlerini daha rahat gerçekleştirebilmelerini sağlamak ve şehir içi toplu ulaşımı teşvik etmek amacıyla toplu taşıma araçlarını ücretsiz hale getiriyor. Uygulama kapsamında Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı turuncu otobüsler, tramvaylar ve GAZİRAY, arife günü ile Kurban Bayramı’nı kapsayan 26-30 Mayıs tarihleri arasında ücretsiz hizmet verecek. Vatandaşlar, uygulama süresince Gaziantep kartlarını kullanarak toplu taşıma araçlarından ücretsiz şekilde faydalanabilecek. Bayram boyunca yaşanacak yoğun şehir içi hareketliliğin daha konforlu ve güvenli şekilde yönetilmesini hedefleyen uygulama ile vatandaşların mezarlık ziyaretleri, aile buluşmaları, kültürel etkinlikler ve sosyal ziyaretlerini daha kolay gerçekleştirmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda toplu taşımanın teşvik edilmesiyle kent genelindeki trafik yoğunluğunun azaltılması ve çevreci ulaşımın desteklenmesi hedefleniyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bayram süresince ulaşım hizmetlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması adına gerekli tüm planlama ve koordinasyon çalışmalarını tamamladı. Saha ekipleri ve trafik kontrol birimleri, vatandaşların güvenli ve sorunsuz ulaşım sağlayabilmesi için bayram boyunca aktif olarak görev yapacak.
Muş İstanbul’dan Muş’a robotik operasyon Türkiye’de sağlık teknolojileri alanında ilk defa İstanbul ile Muş arasında 5G teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilen uzaktan robotik böbrek taşı ameliyatı başarıyla tamamlandı. Muş Devlet Hastanesi’nde tedavi gören Emrullah Sülün’ün böbrek taşı operasyonu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı ile Muş Devlet Hastanesi’nin koordinasyonunda gerçekleştirildi. Yaklaşık 1300 kilometrelik mesafeye rağmen Turkcell’in sağladığı 5G altyapısı sayesinde operasyon gerçek zamanlı olarak yapıldı. Operasyonda, yerli teknoloji firması ELMED tarafından geliştirilen "İbn-i Sina" isimli robotik cerrahi sistemi kullanıldı. Böylece Türkiye’de ilk kez 5G destekli robotik tele-cerrahi yöntemiyle böbrek taşı ameliyatı gerçekleştirilmiş oldu. Yetkililer, operasyonun dünya çapında da böbrek taşı alanındaki ilk robotik tele-cerrahi uygulamalarından biri olduğunu belirtti. Operasyonun ardından bugün Muş Devlet Hastanesi’ne gelen İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tzevat Tefik, hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tefik, "Dün Emrullah Bey’e böbrek taşı nedeniyle uzaktan robotik tele-cerrahi işlemi gerçekleştirmiştik. İşlem başarılı geçmişti. Bugün de Muş Devlet Hastanesi’nde hastamızı ziyaret ettik. Dün geceyi rahat geçirmiş, ağrıları azalmış. Kontrollerinde herhangi bir sorun görülmedi. Bugün çok mutluyuz. İstanbul ile Muş arasında yaklaşık 1300 kilometrelik bir mesafe olmasına rağmen Turkcell’in 5G altyapısı sayesinde işlemleri gecikme yaşamadan gerçekleştirebildik. Robotik komutlar, video ve ses aktarımında hiçbir teknik sorun yaşanmadı. Bu çalışma Türkiye’de tele-cerrahi alanında bir ilk oldu. Dünyada da böbrek taşı alanındaki ilk robotik tele-cerrahi uygulamalarından birini gerçekleştirmiş olduk" dedi. Muş Devlet Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Rıfat Burak Ergül ise hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, "Bugün yaptığımız kan değerlendirmelerinde herhangi bir enfeksiyon bulgusuna rastlamadık. Görüntülemelerde yerleştirilen stentin yerinde olduğunu gördük. Yaklaşık iki hafta sonra stenti almayı planlıyoruz. Hastamız daha sonra günlük yaşamına dönebilecek" ifadelerini kullandı. Muş Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Yalçın Güzelel de, Türkiye’nin sağlık teknolojilerindeki önemli bir başarıya imza attığını belirterek, "Türkiye’nin 5G altyapısının kesintisiz şekilde çalıştığını ve çok düşük gecikmeyle başarılı bir operasyon gerçekleştirildiğini gördük. Cumhurbaşkanlığımızın öncülüğünde yürütülen milli teknoloji hamlesinin sağlık alanındaki somut örneklerinden birine tanıklık ettik. Yerli üretim robotik cerrahi sistemiyle gerçekleştirilen bu operasyon öncü bir adım oldu" diye konuştu. Ameliyat olan Emrullah Sülün ise yaşadığı süreci anlatarak, "Yaklaşık iki üç haftadır böbreğimde şiddetli ağrı vardı. Hastaneye başvurduktan sonra taş olduğu tespit edildi. Bana uzaktan teknolojiyle Türkiye’de bir ilk olacak operasyonun yapılacağı anlatıldı. Doktorlarıma güvendim ve ameliyat gerçekleştirildi. Şu an gayet iyiyim. Böyle ileri bir teknolojinin sağlık alanında kullanılması ve bunun bir parçası olmak bana gurur verdi" şeklinde konuştu.