GÜNDEM - 12 Mayıs 2026 Salı 12:58

Adli tıptan gelecek rapor bekleniyor, grip için geldiği tıp merkezinde canından oldu

A
A
A
Adli tıptan gelecek rapor bekleniyor, grip için geldiği tıp merkezinde canından oldu

İstanbul’da Ümraniye Tepe Tıp Merkezi’ne grip tedavisi için giden ve verilen serumun ardından fenalaşan 28 yaşındaki Gamze Yıldız, bir aylık yaşam mücadelesini kaybetti. Penisilin alerjisi olduğunu belirtmesine rağmen serumun yetkisiz bir personel tarafından hazırlandığı, nöbetçi doktorun hastayı hiç görmediği ve Yıldız’ın yanlış entübe edildiği iddiaları ihmalin boyutunu gözler önüne sererken, acılı aile, olayda ihmaller zinciri bulunduğunu öne sürerken, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek raporun beklendiği öğrenildi.


İstanbul’un Ümraniye ilçesinde yaşayan 28 yaşındaki Gamze Yıldız, 29 Mart’ta soğuk algınlığı şikayetiyle Özel Tepe Tıp Merkezi’ne başvurdu. Yıldız, hasta kaydı esnasında penisilin alerjisi olduğunu söylemesine rağmen, kendisine laboratuvar teknikeri olduğu belirtilen bir kişi tarafından hazırlanan serum uygulandı. Herhangi bir kronik rahatsızlığı bulunmayan Yıldız, serum uygulanmasının hemen ardından fenalaşırken, yaşadığı solunum sıkıntısıyla birlikte kalbi durdu. 112 ekiplerinin müdahalesi sonrası Ümraniye Devlet Hastanesi’ne sevk edilen ve yaklaşık bir ay boyunca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Yıldız, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.



Doktor görmedi, başka hastanenin doktoru müdahale etti


Öte yandan, merkezde bulunan nöbetçi doktorun hastayı hiç görmediği ve Yıldız’a ilk müdahaleyi orada tesadüfen bulunan başka bir hastane doktorunun yaptığı öne sürüldü. Olay sırasında yapılan entübasyon işleminin hem yanlış hem de eksik yapıldığı ve bunun ancak Yıldız’ın sevk edildiği Ümraniye Devlet Hastanesi’nde fark edildiği iddiaları ise ihmalin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yıldız’ın ailesi tarafından söz konusu tıp merkezinde daha önce de benzer sağlık skandallarının yaşandığı iddia edildi. Olay saatlerine ilişkin kayıtlarda ciddi çelişkiler bulunduğunu ve bazı verilerin sonradan değiştirildiğini düşündüklerini ifade eden aile, "Başka Gamzeler ölmesin" diyerek yetkililerin gereken cezayı alması için Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulundu.



"’Benim ilaçlara karşı alerjim var’ diyor, buna rağmen 6 tane ilacı serumuna katıp veriyorlar"


Gamze Yıldız’ın babası Neytullah Yıldız, hastane tarafından tehdit edildiklerini öne sürerek yetkililere şu sözlerle seslendi:


"Biz buraya birçok defa gelip bilgi almaya çalıştık ama silahlı kişiler ’Bir daha gelirseniz sizi vururuz’ diyerek bizi tehdit ettiler. Bir de birçok insanın burada yaşadığı olaylar var ve birçok insan benzer şekilde ölmüş. Burası hala kapanmadı, Adli Tıp raporu bekleniliyor ama buradaki insanlar aynen işine devam ediyor, bunun haricinde tutuklanan herhangi kimse de yok. Gamze seruma alerjisi olduğunu söylüyor buraya geldiği zaman. ’Benim ilaçlara karşı alerjim var’ diyor. Bunu demiş olmasına rağmen 6 tane ilacı serumuna katıp veriyorlar. Sağlık Bakanı’na sesleniyoruz, bu işle ilgilensin. Bu tarz merdiven altı yerleri kapatsın, daha çok insanların canı yanmasın."



"Gencecik kız ’ertesi gün daha iyi hissedeyim’ diye buraya geliyor ve hiçbir zaman ertesi günü olmadı o çocuğun"


Yıldız’ın teyzesi söz konusu tıp merkezinin hala açık olmasına tepki göstererek, "Çok acı çekiyoruz, annesinin halini görüyorsunuz. Burası hala açık, biz buna dayanamıyoruz. Durmayacağız, elimizden gelen ne varsa yapacağız. Asla sesimizi susturmayacağız, artık birileri bir ses versin bize. Burası açık kalmasın, cezalarını çeksinler. Gencecik bir kız, hiçbir rahatsızlığı olmadan ’ertesi gün daha iyi hissedeyim’ diye basit bir soğuk algınlığından buraya geliyor ve hiçbir zaman ertesi günü olmadı o çocuğun" dedi.



"Kızım çok hayvan severdi, kızımın toprağında karıncaları besliyorum"


Gamze Yıldız’ın annesi Suna Doğantekin ise kızını hayattan koparan suçluların gerekli cezayı alması için çağrıda bulunarak, şunları söyledi:


"Kızımı kaybettik maalesef acı bir şekilde. Ölümün zaten gereği olmaz ama bu çok farklı bir şeydi. Maalesef ki kızım acı bir şey yaşadı, bu vesileyle öğrendik ki burada çok şeyler dönüyormuş, çok vakalar varmış. Ben her şeyin ortaya çıkmasını istiyorum, adalet yerini bulsun istiyorum. Adalet Bakanıma, Sağlık Bakanıma sesleniyorum, yalvarıyorum devletime bize yardımcı olsunlar. Kızım o kadar iyiydi ki, çok hayvan severdi. Kızımın toprağına sarılıyorum, kızımın toprağında karıncaları besliyorum. Benim kızımı aldılar benden, ben de onların ceza almasını istiyorum. Kızımın kanı yerde kalsın istemiyorum. Burada daha önceden de acayip şeyler olmuş. Dün de olmuştu, bir adam tesadüf geliyor, onun çocuğunun da dişi çekildikten sonra hayatını kaybediyor. Burası hala nasıl açık anlamıyorum. Dün burada eylem yaptık, yine açık. Kızımı toprağa vereli 14 gün oldu ve hala açık. Onun öncesi 31 günü var, hala açık."



"Burası bir ticarethane, mümkün değil tıp merkezi olamaz"


Merkezde nöbetçi doktor bulunmaması ve Yıldız’a ilk müdahalenin hastanede tesadüfen bulunan başka bir doktor tarafından yapıldığı iddiasına ilişkin olarak anne Doğantekin, "İfadelere göre güya doktor o anda başka birine müdahale ediyormuş. Çok acayiptir ki Göztepe’den bir doktor gelmiş, tesadüfen o varmış. Tesadüfen müdahale ediyor ki zaten o da edemiyor, entübe bile edememişler. İçeride bir şey var o çözülmüyor. Ben bir kere buraya geldim silah gösteriyorlar, normal bir yer değil burası. Buraya zaten ticarethane diyorum ben, burası tıp merkezi olamaz yani imkanı yok böyle bir şeyin" şeklinde konuştu.



"Bana ’Hiç kimsenin suçu yok’ dediler, o zaman benim kızım mı suçlu?"


Kızının ilaçlara alerjisi olduğunu söylemesine rağmen serum uygulandığını dile getiren Doğantekin, tıp merkezinin ’İsteyerek olmadı’ şeklindeki savunmasına karşı tepkisini ise şu sözlerle dile getirdi:


"Bize hiçbir şey demediler, biz epikriz almaya geldiğimizde sadece bana ’isteyerek olmadı’ dediler. Zaten böyle bir şey isteyerek olabilir mi? Ondan sonra serum uygulayan çocuk dedi ki, ’Hiç kimsenin suçu yok’. Burada benim mi suçum var, kızımın mı suçu var? Hiç kimsenin suçu yokmuş burada. O zaman suçlu kim, benim kızım mı suçlu? Ben mi suçluyum? Sen laboratuvar teknikeri olarak nasıl serum yapabilirsin, buna nasıl yetkisi olabilir? Benim kızım bir tane krem bile alsa onu detaylıca okur, ona göre sürer, aşırı dikkatli bir insandı. Gittiği her yerde de söyler, ’Benim ilaçlara alerjim var’ diye. Bunu söylememesi mümkün değil, zaten arkadaşı da söylüyor bunu söylediğini. Kızım bunu söylemiş, ona rağmen serum takılıyor ve o serumun ne olduğunu da bilmiyoruz, Adli Tıp’tan gelecek sonucu bekliyoruz. Benim çocuğum buraya ayaklarıyla güle oynaya geldi, gerisi yok. Çocuğumun komple kanı değişti, her yeri delik deşikti benim yavrumun. Bu resmen bir zulüm, işkence. Benim kızıma işkence yapıldı."



Adli tıptan gelecek rapor bekleniyor, grip için geldiği tıp merkezinde canından oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Süper Lig bileti Kırklareli’nde belli olacak Turgutlu Belediyespor Kadın Basketbol Takımı, TKBL play-off final serisi ikinci maçında sahasında Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri’ne 76-65 mağlup oldu. Final serisinde durum 1-1’e gelirken, Süper Lig’e yükselecek takımı belirleyecek kritik üçüncü maç Kırklareli’nde oynanacak. Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi (TKBL) play-off final serisinde mücadele eden Turgutlu Belediyespor Kadın Basketbol Takımı, serinin ikinci maçında sahasında Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri’ni ağırladı. Yıldırım Beyazıt Spor Salonu’nda oynanan karşılaşmadan kırmızı-siyahlılar 76-65 mağlup ayrıldı. Karşılaşmada konuk ekip zaman zaman farkı 17 sayıya kadar çıkarırken, Turgutlu temsilcisi savunma ve hücumda etkili bölümler yakalasa da dört çeyrekte de üstünlüğü ele geçiremedi. Öte yandan karşılaşmaya taraftarlar yoğun ilgi gösterdi. 2 bin 500 kişilik Yıldırım Beyazıt Spor Salonu tamamen dolarken, çok sayıda sporsever maçı ayakta takip etti. Taraftarlar maç boyunca tezahüratlar ve alkışlarla takımlarına destek verdi. Turgutlu Belediyespor’da Sümeyya Özcan 22 sayı ve 5 ribaundluk performansıyla takımın en skorer ismi oldu. Senay Zeybek 12 sayı, 3 ribaund ile katkı verirken, Mikayla Cowling 9 sayı, 6 ribaund ve 5 asist, Ronahi Zilan Kıran 9 sayı ve 6 ribaund, Kennedi Maci Jackson ise 8 sayı ve 5 ribaundla mücadele etti. Üç galibiyete ulaşan takımın Süper Lig’e yükseleceği final serisinde durum 1-1’e gelirken, serinin üçüncü maçı 14 Mayıs Perşembe günü saat 19.00’da Kırklareli Yeni Spor Salonu’nda oynanacak. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü İstemihan Örücü, taraftara teşekkür ederek, "Öncelikle salonu dolduran ve son ana kadar takımımıza destek olan taraftarlarımıza çok teşekkür ederiz. Müthiş bir atmosfer vardı. Sahamızda oynamanın avantajını ne yazık ki bu maçta kullanamadık ve istediğimiz sonucu alamadık ancak hiçbir şey bitmiş değil. Biz de mücadeleyi bırakmadık. Kırklareli’nde yeniden reaksiyon gösterip durumu tekrar lehimize çevirmeyi istiyoruz" dedi. Turgutlu Belediyespor Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Maliz ise, "Turgutlu, takımımıza olan sevgisini ve duyduğu güveni bir kez daha gösterdi. İki bin 500 kişilik salon tamamen doldu, taraftarlarımız takımını ilk andan son ana kadar hep destekledi. Sonuç istediğimiz gibi olmadı ancak final serisi devam ediyor. Oyuncularımıza ve teknik ekibimize inanıyor ve güveniyoruz" ifadelerini kullandı.
Erzurum İbrahim Erkal’a vefa gecesine yoğun ilgi Palandöken Belediyesi, Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden İbrahim Erkal’ı vefat yıl dönümünde bu yıl da unutmadı. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma konseri, yoğun katılımla gerçekleşti. Salonu dolduran vatandaşlar, konseri büyük bir ilgiyle takip ederken, bazı dinleyiciler programı ayakta izlemek zorunda kaldı. Palandöken Belediyesi Türk Musikisi Topluluğu tarafından gerçekleştirilen konserde, İbrahim Erkal’ın hafızalara kazınan eserleri seslendirildi. Duygu dolu anların yaşandığı geceye sanatseverler büyük ilgi gösterdi. Programda konuşan Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, İbrahim Erkal’ın sadece bir sanatçı değil, Erzurum’un sesi ve ruhu olduğunu ifade etti. Başkan Sunar, düzenlenen konserin bir vefa programı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada, Erzurum’umuzun yetiştirdiği çok kıymetli bir değer olan; sesiyle, sözleriyle ve yüreğiyle milyonların gönlünde taht kuran merhum İbrahim Erkal’ı anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Palandöken Belediyesi olarak, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da İbrahim Erkal’ı unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü o yalnızca bir sanatçı değil; Erzurum’un sesi ve ruhuydu. Yazdığı eserlerle Anadolu insanının duygularını dile getirdi, memleket sevgisini ve kardeşliği en güzel şekilde anlattı. Eserleriyle, hatıralarıyla ve gönüllerde bıraktığı izlerle yaşamaya devam edecektir. Ruhu şad, mekânı cennet olsun." Başkan Sunar, konuşmasında Palandöken Belediyesi Türk Musikisi Topluluğu’na da teşekkür ederek, topluluğun gördüğü yoğun ilginin kendilerini memnun ettiğini söyledi. Şef Selçuk İçoğlu öncülüğünde sahne alan solist ve koristlere teşekkür eden Sunar, programa katılan vatandaşlara da şükranlarını sundu. Konser sonunda Başkan Sunar ve Türk Musikisi Topluluğu ile hatıra fotoğrafı çektiren vatandaşlar, düzenlenen anlamlı program ve İbrahim Erkal’a gösterilen vefa dolayısıyla Başkan Sunar’a teşekkür etti.