MAGAZİN - 28 Kasım 2018 Çarşamba 12:28

Rober Hatemo sahte tıklamalara isyan etti

A
A
A
Rober Hatemo sahte tıklamalara isyan etti

Ferdi Tayfur klasiklerinden ’Canına Okuyacağım’ şarkısını coverlayarak müzik yolculuğuna devam eden başarılı yorumcu Rober Hatemo, CRI TURK’te Michael Kuyucu’nun konuğu oldu.

Ferdi Tayfur klasiklerinden ’Canına Okuyacağım’ şarkısını coverlayarak müzik yolculuğuna devam eden başarılı yorumcu Rober Hatemo, CRI TURK’te Michael Kuyucu’nun konuğu oldu. Rober Hatemo, "Müzik dünyasında sahte sosyal medya hesapları ile yapılan manipülasyonlara değindi ve 80 milyonluk ülkede kim 100 milyon tık yapıyor?" diye çıkıştı.



Rober Hatemo, Michael Kuyucu’ya müzik dünyasında son zamanlarda yaygınlaşan sahte YouTube tıklanmalarına değinerek bu konuya isyan etti. Rober, "Sahte sosyal medya tıklanmaları ve YouTube için bazı şarkıcıların verdiği rakamlar 30 bin TL’ler falan. Ayda bir tekrarlayanlar var bunları. Para kocasından ya da babasından geldiği için sorun etmiyorlar. Yapsınlar tamam ama onlarla kıyaslanmak acı oluyor. Ben şu anda organik tıklanma ile gidiyorum. ’Giden Candan Gidiyor’ 20 milyon organik izleme aldı. Türkiye nüfusu zaten 80 milyon. Bazı şarkıcıların klipleri nasıl 100 milyon, 200 milyon tıklanma alıyor anlamıyorum. Herhalde mezardakiler kalkıp tıklıyor" dedi.



Sosyal medyada hile yapan şarkıcıların psikolojik sorunları olduğunu söyleyen Rober Hatemo, "Müzik dünyasındakiler bir de Instagramda falan da takipçi satın alıyorlar, işleri zor. Bu bir hastalık. Mitomani hastalığı bu. Olmadığın bir şeye inanmak ve gerçekten öyleymiş gibi yaşamak. Adam hileyle hurdayla kariyerini yükseltiyor ve gerçekten kendini öyle sanıyor. Bir yere oturduğunda 100 milyon kişi onu gerçekten izlemiş gibi davranıyor. Karşıdaki de buna inanıyor. Böyle bir geri zekalılık var mı? Adam dünyasında göremeyeceği paraları kazanıyor bu hileler sayesinde. Karşı taraf da inanıyor diye oluyor tüm bunlar" diyerek bu konuda çok sert eleştiride bulundu.



"Bu nasıl Türkçe kullanımı?"


Rober Hatemo, Michael Kuyucu’ya yaptığı açıklamada günümüz pop müziğinde üretilen şarkılarda kullanılan Türkçe’nin de kötü olduğundan yakındı ve "Şarkılar da garip. Yeni pop şarkılarını birkaç saniye dinledikten sonra Türkçe olduğunu anlıyorum. Bir heceye o cümle sığmıyor diye söyleme şeklini değiştiremezsin. Garip garip, çirkin çirkin sözleri söyleyip söyleyip duruyorlar" diyerek popüler müziği eleştirdi.



"21 gün askerlik eğitim için az"


Askere gittiği ilk gün gayrimüslim olmasından dolayı dayak yediğini söyleyen ünlü sanatçı, isminden dolayı çok ciddi bir mahalle baskıyı yaşadığını söyledi. Rober Hatemo, "Baskıyı işimde, çocukluğumda, askerde adımdan dolayı çok yaşadım. Ben 19 yaşındayken babam kulağımdan tuttu “Askere gideceksin” dedi. 18 ay askerlik yaptım. Gittiğimde 60 kiloydum. Askerde adımı sordular derken ’Bu ne biçim isim’ diye küfür ederek bana bir yapıştırdılar, yere yapıştım. "Allah’ım ben ne halt yiyeceğim daha ilk günden bunlar oluyorsa" dedim. Çok sıkıntılı zamanlar geçirdim, çok canımı sıktılar. Ama sonra müzik yanımı keşfettiler orkestralar kuruldu, smokinler giyildi. Resmen bir gazino kuruldu ben de çıktım orada solistlik yaptım. Şimdi askerlik değişti. 15 bin lira verip 21 gün askerlik yapıyor gençler. Bence 21 güne hiçbir eğitim sığmaz. Boşu boşuna 21 gün geçmiş olur, silahlı kuvvetlerimizi de meşgul edecekler boş yere. Bence hiç askere gitmesinler. 25 bin lira versinler hiç gitmesinler askere" şeklinde konuştu.



"Müzikte 21’inci yılımı tamamladım"


Rober Hatemo, yakında bir best of albüm yapmayı da düşündüğünü söyleyerek, "Müzikte yirmi birinci yılımı geride bıraktım. Geriye baktığımda kendimle gurur duyuyorum. Hiç kimse gibi olmadım. İyi şeyler yaptım. Best of muhakkak yapacağım. Albüm benim için bu saatten sonra sadece ’Rober Hatemo Hitleri’ olacak. Bir yeni şarkı sonrası best of albüm yayınlayacağım. Şu an Ahmet Selçuk İlkan’ın projesinde büyük bir hitim var, çok güzel oldu. Çok güzel bir iş geliyor söyleyebilirim bunu" şeklinde sözlerini sonlandırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da "gelenekten geleceğe tarih sofrası" projesi hayata geçiyor Anadolu Profesyonel Şefler Birliği (ANPOŞEF), gastronomi kültürünü genç kuşaklara aktarmayı hedefleyen sosyal sorumluluk projesi kapsamında kadim şehir Çorum’da önemli bir etkinliğe imza attı Anpoşef Food Editor Şef Hüseyin Şipal öncülüğünde; Şef Cansu Tekin, Şef Mehtap Poyraz ve Şef Bilge Örnek’in katılımıyla gerçekleştirilen "Gelenekten Geleceğe Tarih Sofrası" başlıklı sosyal sorumluluk projesi, 8 bin yıllık geçmişe sahip ve yaklaşık 5 bin yıl boyunca birçok uygarlığa merkez olmuş Çorum’un köklü mutfak kültürünü geleceğe taşımayı amaçlıyor. İlk yemek reçetelerinin kil tabletlere yazıldığı kadim coğrafyanın önemli merkezlerinden biri olarak gösterilen Çorum’da düzenlenen etkinlik kapsamında usta şefler, genç şef adaylarıyla bir araya geldiler. Program, Bahçelievler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirildi. Osmanlı saray mutfağı temasıyla düzenlenen etkinlikte panel, söyleşi, kariyer planlaması ve atölye eğitimleri yer aldı. Usta şefler, gastronomi eğitimi alan öğrencilere mesleki deneyimlerini aktarırken uygulamalı eğitimlerle genç şef adaylarının bilgi ve becerilerini geliştirmelerine katkı sundular. Etkinliğin sonunda ayrıca, Anadolu mutfak kültürünün korunması, geleneksel lezzetlerin yaşatılması ve gençlerin gastronomi alanında kariyer planlamalarına destek olunması hedeflendiği belirtildi. Okul müdürü Mine Çetin’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte Çorum İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar hazır bulunarak şeflerin öğrencilerle birlikte hazırladıkları yemekleri tattılar. Çorumlu Şef Mehtap Poyraz’ın girişimleri ile gerçekleştirilen programda gastronomi eğitimi alan öğrencilere mesleki deneyimlerini aktarmasının ardından milli değerlerimiz olarak ele aldığı gastronomi kültürü ve yaptıkları etkinlikle ilgili açıklamada bulunan Şef Hüseyin Şipal, "Ben Anpoşef’in başkanıyım. Anpoşef yani açılımı; Anadolu Profesyonel Şefler Birliği. Anpoşef sosyal sorumluluk projeleriyle Türkiye’nin yurt içinde ve yurt dışında mutfak, gastronomi, mutfak sanatları, tarihi yemeklerimiz, unutulmaya yüz tutmuş yemeklerimiz, Osmanlı saray mutfağı yemeklerimizi alıp başka başka coğrafyalara tanıtan, tanıştıran bir yapı ve tattıran bir yapı. Bununla, bu yapıyla birlikte Türkiye’nin birçok ilinden şeflerimizle Anadolu’yu karış karış geziyoruz. İllerdeki teknik, mesleki Anadolu liselerindeki aşçılık bölümündeki kız çocuklarımıza el veriyoruz. Onlara bu mesleğin önemini anlatıyoruz. Ekonomik anlamda güçlü olmalarını, meslek sahibi olmalarını ama bu giden yolda ve serüvende, süreçte onların ecdat ve ata mutfağını da bilmelerini. Yani biz bunun toplumsal hafıza, kültürel miras olduğunu çocuklara anlatmaya çalışıyoruz. Ve menülerinizde, kombinasyonlarınızda ne olursunuz unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerimizden, Osmanlı saray mutfağından, geleneksel Türk mutfağından gözde yemeklerimizi günlük hayatlarınıza katın, menülerinize katın. Bundan sonraki çalışacağınız hayatta ola ki işletmelerde şefler, ustalar olursanız, bizim şefler olursanız lütfen oralarda bu ürünleri uygulayın. Evlerinizde, misafirlerinize yapın; annelerinize, nenelerinize bu yemeklerin kaybolmaması için paylaşımlarda bulunun diyen bir grup insanız, ustayız. Bu yemek kültürümüz, milli değerlerimiz arasında yer alıp gelecek kuşaklara yansıtılması gerekir. Toplumsal miras, kültürel hafıza diyoruz biz buna. Yani o bizim hafızamızın var olması ve bin yıllarca başka coğrafyalara, başka insan topluluklarına aktarılması için çaba sarf ediyoruz. Ve bu çabanın içinde biz bugün neredeyiz? 8 bin yıllık kültüre sahip birçok uygarlığa, ilk kil tabletlere yemek reçetelerinin yazıldığı, ilk buğday tanesinin una dönüştüğü, ilk beş-altı-yedi çeşit ekmeğin yapıldığı, ilk insanların, ilk bütün 8 milyarlık bir toplumda insanların ilk yediği ekmeğin çıktığı topraklar üzerindeyiz bugün. Çorum’dayız. Dünyanın merkezi onun için deniliyor zannedersem. Geldik, bilgi becerimizi paylaştık, el verdik, birlikte yemekler yapıyoruz." dedi. Program sonrasında, hazırlanan plaketler şeflere Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar ve Okul Müdürü Mine Çetin tarafından takdim edildi.
Denizli Denizli’de arama kurtarmaya yeni bir soluk Denizli’de afet ve acil durumlara müdahale kapasitesini artırmak amacıyla, İHAKUT Havacılık ve Spor Kulübü ile AFAD Denizli İl Müdürlüğü arasında iş birliği protokolü imzalandı. AFAD Denizli İl Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen imza törenine; AFAD Denizli İl Müdürü Yıldız Tosun, İHAKUT Kulüp Başkanı Zafer Yılmaz, İHAKUT Denizli İl Sorumlusu Bilal Elmas ve kulüp üyeleri katıldı. İmzalanan protokol çerçevesinde, afet durumlarında arama, havadan tarama, tespit ve koordineli çalışma süreçlerine yönelik önemli adımlar atıldı. Protokol çerçevesince afet ve acil durum süreçlerinde teknolojinin, özellikle insansız hava araçlarının etkin kullanımı, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve sahadaki operasyonel kabiliyetin artırılması hedefleniyor. Protokolün ardından açıklamalarda bulunan AFAD Denizli İl Müdürü Yıldız Tosun; "İmzalanan protokolle, insansız hava araçlarının (İHA) arama ve kurtarma faaliyetlerinde etkin, hızlı ve koordineli bir şekilde kullanılması ,özellikle afet ve acil durumlarda geniş alanların kısa sürede taranabilmesi, kayıp şahısların tespitinde yüksek doğruluk oranı sağlanması ve riskli bölgelere insan gücü sevk edilmeden önce ön keşif yapılabilmesi, İHA teknolojilerinin arama kurtarma süreçlerine entegrasyonu, saha ekipleriyle koordinasyonun artırılması, veri paylaşımı ve anlık görüntü aktarımının operasyon süreçlerine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Ayrıca, ilgili alanlarda teknik bilgi paylaşımının artırılması, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ve gönüllülük faaliyetlerinin desteklenmesi de iş birliğinin öncelikli başlıkları arasında yer almaktadır. Gerçekleştirilen bu iş birliğinin, afet ve acil durumlara müdahale kapasitesine katkı sunması ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmesi beklenmektedir." dedi. Dron Sevdalılarına Çağrı Protokolün ardından açıklamalarda bulunan İHAKUT Kulüp Başkanı Zafer Yılmaz, Denizli’de güçlü bir yapılanma oluşturduklarını vurgulayarak; "İHAKUT Denizli ekibi olarak AFAD ile protokolümüzü yaptık. Denizli’de 25-30 kişilik çok sağlam bir ekibimiz oldu. İlk saha tecrübelerini de birkaç gün önce yaşadılar ve bir arama kurtarma operasyonunda Aydın ekibine desteğe gittiler. İHAKUT Denizli tam anlamıyla çalışır bir vaziyette yoluna devam ediyor. İlgi ve desteklerinden dolayı İl Müdürümüz Yıldız Hanım’a teşekkür ediyoruz. Denizli’nin merkezinde çok yoğun bir yapılanmamız var. Çevre ilçelerdeki arkadaşlarımız, dron sevdalıları il sorumlumuza ulaşarak ekibe dahil olabilirler. Bu durum bize ulaşım ve hız anlamında çok büyük bir avantaj sağlıyor. Tüm ilçelerdeki dron gönüllülerini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.