MAGAZİN - 08 Kasım 2018 Perşembe 16:47

Ünlü oyuncu Mehmet Günsür’un acı günü

A
A
A
Ünlü oyuncu Mehmet Günsür’un acı günü

İtalya’da yaşayan ünlü oyuncu Mehmet Günsür’ün, bir süredir tedavi gören babası Teoman Günsür hayatını kaybetmesinin ardından kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi.

İtalya’da yaşayan ünlü oyuncu Mehmet Günsür’ün, bir süredir tedavi gören babası Teoman Günsür hayatını kaybetmesinin ardından kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi. Cenazeye katılan arkadaşları, yakınları ve dostları Günsür’ü yalnız bırakmadı.


İtalya’da yönetmen eşi Katerina Mongio ve çocukları Maya, Ali, Cloe ile yaşayan ünlü oyuncu Mehmet Günsür’ün bir süredir tedavi gören 78 yaşındaki babası Teoman Günsür vefat etti. Vefat haberinin ardından ilk uçakla İstanbul’a gelen Günsür’ün babası için cenaze töreni düzenlendi. Zincirlikuyu Camii’nde düzenlenen cenazeye, Günsür, eşi ve çocuklarının yanı sıra Selman Ergenç, Tülin Özen, Güven Kıraç, Sarp Akkaya, Ece Sükan, Berrak Tüzünataç, Halit Ergenç ve Engin Öztürk katıldı. Duygu dolu anların yaşandığı cenazede, Mehmet Günsür katılanlarla tek tek tokalaştı. Arkadaşları ve dostlarıyla bir süre sohbet ettiği görülen Günsür ardından babasını son yolculuğuna uğurlamak için saf tuttu. Teoman Günsür’ün cenaze namazı ikindi namazını müteakip kılındı. Dua edilerek helallik alınmasının ardından başta oğlu Günsür tarafından omuza alınan cenaze, Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verilmek üzere cenaze aracına konuldu.



“Gidene yapacak bir şey yok”


Cenaze hakkında konuşan Halit Ergenç, “Hepimizin başına gelip geçiyor böyle şeyler. Nihayetinde hayat burada işte yaşadığımız anın önemini biraz daha idrak ediyoruz. Köklü bir takım dostlukların insana öz değer günleri hatırlatan günler bu günler. Gidene yapacak bir şey yok, kalan herkesin yardımcısı olsun. Teoman bey ile görüşmedim ama eşi benim liseden öğretmenimdi, çok uzun zamandır yani çocukluğumdan beri tanıyorum. Dolayısıyla Mehmet Günsür’ün ailesi çok güzel bir ailedir, Allah mutluluklarının ve birlikteliklerini uzun kılsın” dedi.


Engin Öztürk ise “Hepimizin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Ölenin arkasından yapacak bir şey yok” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu ’Bolu’nun babası’ İzzet Baysal anısına düzenlenen "Şükran Günleri" koşuyla başladı BOLU (İHA) – Bolu’ya eğitim ve sağlık alanında sayısız eser kazandıran merhum İzzet Baysal anısına bu yıl 37’ncisi düzenlenen "Şükran Günleri", vatandaşların ve sporcuların yoğun ilgi gösterdiği 3 kilometrelik halk koşusuyla start aldı. Bolu halkının gönlünde taht kuran ve "Bolu’nun Babası" olarak anılan, 93 yaşında vefat eden hayırsever iş insanı İzzet Baysal, adına düzenlenen etkinliklerle anılmaya devam ediyor. Şehirde 4 gün boyunca sürecek olan 37. İzzet Baysal Şükran Günleri’nin açılış programı, geniş katılımlı bir halk koşusu ile gerçekleştirildi. Yedigöller Gençlik Merkezi önünden başlayan koşuda katılımcılar, Dr. Akın Çakmakçı Bulvarı, Mehmet Akif Ersoy Bulvarı ve Hürriyet Caddesi güzergahını takip ederek Anıtpark’ta bitiş çizgisine ulaştı. Yaklaşık 3 kilometrelik parkuru 11 dakikada tamamlayan Derya Kaman birinci olurken, Can Polat Yılmaz ikinci, Yusuf Kaan Çatalbaş ise üçüncü sırada yer aldı. "Gençleri teşvik etmek için geldim" Koşuyu birincilikle bitiren Derya Kaman gençleri teşvik etmek için geldiğini belirterek, "Bu organizasyonu düzenleyen İzzet Baysal Vakfına çok teşekkür ediyoruz. Artık Bolu’da bu tarz koşu etkinliklerinin daha fazla olmasını istiyoruz ki gençlerimizi spora yönlendirelim. Ben buraya birinci olmak için değil de, daha çok örnek olabilmek için geldim. Gençleri teşvik etmek için geldim. O yüzden de mutluyum. 3 kilometreyi 11 dakikada bitirdim" dedi. "Şükran günlerini coşkuyla yaşadık. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Cenker Göktaş ise yaşadığı coşkuyu aktarak, "37. İzzet Baysal Şükran Günleri kapsamında halk koşusunda ben de koştum. İzzet Baysal Bolu’nun babası. Bolu’ya birçok yatırım yaptı. Ben de onun okullarında okudum. Hastanelerine gittim. Biz de İzzet babamız için bugün halk koşusuna katıldık. Kendisi de bugün bu atmosferi, bu koşuyu görse gerçekten çok mutlu olurdu. Şükran günlerini coşkuyla yaşadık. İzzet babamız için bu koşuyu gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.
Kocaeli Türkiye’nin ilk Çerkes Müzesi’nde 162 yıllık kültürel hafıza sergileniyor Kocaeli’de açılan Türkiye’nin ilk Özel Çerkes Müzesi, bu kültüre ait yüzlerce eser ile sürgün döneminden kalan ve bağışlanan objeleri bir araya getiriyor. Kültürel hafızanın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanan müzede 162 yıllık hafıza yaşatılıyor. Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde Türkiye’nin ilk Özel Çerkes Müzesi açıldı. Çerkes kültürüne ait yüzlerce tarihi eser ziyaretçilerle buluşturulurken, müze kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli merkez olarak dikkat çekiyor. 1864 yılında sürgünde Çerkeslerin yanlarında getirdikleri eşyaların da bağışlanmasıyla oluşturulan müze, tamamen gönüllü katkılarla hayata geçirildi. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Çerkes Müzesi, Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde hizmete girerek Çerkes toplumunun tarihini, yaşam kültürünü ve geleneklerini yansıtan çok sayıda eseri bir araya getirdi. Müzede geleneksel kıyafetler, el emeği ürünler, eski fotoğraflar, kama, silah, mutfak eşyaları, arşiv belgeleri ve günlük yaşamda kullanılan tarihi objeler yer alıyor. Ziyaretçiler, Çerkes kültürünün geçmişten bugüne uzanan izlerini yakından görme fırsatı buluyor. Çerkes kültürünün korunması amacıyla oluşturulan müze, yalnızca bir sergi alanı olmanın ötesinde kültürel etkinlikler ve eğitim çalışmalarıyla da faaliyet gösterecek. Müzenin özellikle genç kuşakların kendi kültürel geçmişlerini tanımalarına ve bu mirası daha yakından öğrenmelerine katkı sağlaması hedefleniyor. "Bu eser, büyük sürgünün ardından bugüne uzanan mücadelenin, köklü kültürün ve birlikteliğin bir yansımasıdır" Kartepe Belediyesi işbirliği ile hayata geçirilen müzeye ilişkin konuşan İlçe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, "Kartepe’ye birçok eser kazandırdık ama bazı eserler var ki onlar metrekareyle ölçülmez, duygularla ifade edilir. Kartepe’de çok güçlü bir gönül bağımız var. Çerkes mimarisiyle bu binayı inşa ettik ancak içini Çerkes kültürüne gönül vermiş insanlar hayata geçirdi. Bu eser, büyük sürgünün ardından bugüne uzanan mücadelenin, köklü kültürün ve birlikteliğin bir yansımasıdır. Aslında bu eser, Türkiye’nin ve Türk milletinin kültürel zenginliğini oluşturan renklerden biridir. Bizi geleceğe taşıyacak, güçlü Kocaeli’yi ve dünyayla yarışan bir şehir vizyonunu oluşturacak birlikteliğin de bir parçasıdır. Bu nedenle çok kıymetlidir. Sadece bir eser değil, aynı zamanda bir birlikteliktir. Bu nedenle buraya sahip çıkmak, yaşatmak ve korumak gerekir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Bu müze hepimizin gururu ve onurudur" Tüm Çerkeslere seslenen Uzuntarla Adige Kültür Derneği Başkanı Sedat Sedat Yenişen ise, "Bu müze hepimizin. Bu müze var olduğumuzun ve olacağımızın bir kanıtıdır. Bu müze hepimizin gururu ve onurudur. Birlik ve beraberlik içinde, kimin neyi, niçin yaptığına bakmadan kişisel, kurumsal kırgınlıklarımızı, egolarımızı bir kenara bırakarak fakatsız, amasız, kültürümüz, halkımız için bu müzeye desteklerimizi esirgemeyelim. Çerkes materyal ve objelerini bu müzeye bağışlayarak gelecek nesillere aktaralım. Türkiye’de bir ilk olan Kartepe Özel Çerkez Müzesi Kartepemize hayırlı olmasını dilerim" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’a Uzuntarla Adige Kültür Derneği Başkanı Sedat Sedat Yenişen ile Vedat Eroğlu’na plaket takdim etti.