Yerel Haberler
Iğdır
10 Nisan 2026 Cuma - 20:36 Iğdır’da göçmen kaçakçılığı şebekesine büyük darbe: 7 tutuklama Iğdır’da 5 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından düzenlenen operasyonda, yasa dışı yollarla sınır geçişi sağlayan organizatörlere yönelik baskında 12 şüpheli yakalandı; 7’si tutuklandı, çok sayıda sahte belge ve kaçak malzeme ele geçirildi. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir operasyon gerçekleştirildi. Yaklaşık 5 ay süren teknik ve fiziki takip sonucu, aranan ve ülkeye giriş yasağı bulunan yabancı uyruklu şahısların sahte belgelerle Dilucu Sınır Hattı üzerinden yasa dışı geçişlerinin sağlandığı belirlendi. Çalışmalar kapsamında toplam 6 ara yakalama yapılırken, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 kişi ile çeşitli suçlardan aranan 1 kişi ve sahte belgelerle yakalanan 8 şahıs gözaltına alındı. 07 Nisan 2026 günü sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, tespit edilen 7 şüpheliden 6’sı yakalanırken 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda kaçak akaryakıt, çok sayıda pasaport ve kimlik kartı, sahte giriş-çıkış belgeleri, uyuşturucu madde ve aparatları ile dijital materyaller ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen 12 şüpheliden 3’ü serbest bırakılırken, 2’si adli kontrol şartıyla serbest kaldı, 7 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:48 Iğdır’da cuma namazı sonrası Filistin’e destek açıklaması Iğdır’da Filistin’e Destek Platformu’nca cuma namazının ardından yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki saldırıları sert sözlerle kınanarak, küresel direniş çağrısı yapıldı ve Sumud Filosu’na destek mesajı verildi. Iğdır’da cuma namazı sonrası Filistin’e Destek Platformu tarafından düzenlenen basın açıklamasında, İsrail’in Gazze, Lübnan ve İran’daki saldırılarına dikkat çekilerek yaşananların insanlık vicdanını derinden yaraladığı ifade edildi. Platform adına açıklama yapan Memur-Sen Iğdır İl Temsilcisi Eğitim-Bir-Sen Iğdır Şube Başkanı Erkan Çiğdem, "Gözü dönmüş, azgın bir grup siyonist tarafından planlanmış ve ne yazık ki uygulamaya konulmuş akıl almaz bir dönemi yaşamaktayız. Tüm değerlerin yok sayıldığı bir zaman diliminden geçiyoruz. İnsanlık adeta sapkın bir ideoloji tarafından rehin alınmıştır" denildi. Açıklamada, Filistin’de yaşananların soykırım olarak nitelendirildiği belirtilerek, "Biz esir değiliz. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalmayacağız. Zalimlere karşı var gücümüzle direneceğiz" ifadelerine yer verildi. Gazze’de yaşananların yanı sıra Lübnan ve İran’daki gelişmelere de değinilen açıklamada, sivillere yönelik saldırıların insanlık dışı olduğu vurgulandı. İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamalarının açık bir hukuk ihlali olduğu kaydedildi. Mescid-i Aksa’ya yönelik kısıtlamaların da eleştirildiği açıklamada, bunun İslam dünyasına yönelik bir saldırı olduğu ifade edilerek, Filistin mücadelesinin süreceği vurgulandı. Platform, Filistin davasında hayatını kaybeden isimleri anarak destek mesajlarını yineledi. Ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yargılanması gerektiği belirtilerek, "Gün gelecek zalimler hak ettikleri cezayı alacaktır" denildi. Açıklamanın sonunda ise Filistin’e Destek Platformu olarak, ayrım gözetmeksizin küresel bir direniş hareketi başlatma kararlılığı ifade edilerek, ikinci kez yola çıkacak olan ve iki yüzü aşkın gemiden oluşacağı belirtilen Sumud Filosu’na tam destek verildiği duyuruldu.
Iğdır’da topraksız tarım için ilk adım atıldı
02 Ocak 2025 Perşembe - 16:00 Iğdır’da topraksız tarım için ilk adım atıldı Iğdır’da üniversite bünyesinde kurulan “Topraksız Tarım Sistemleri Ar-Ge Ünitesi” ile topraksız tarımın geliştirilmesi amaçlanıyor. Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği bölümünde Prof. Dr. Sefa Altıkat önderliğinde “Katma Değeri Yüksek Tarımsal Ürünler” alanındaki çalışmalar kapsamında “Topraksız Tarım Sistemleri Ar-Ge Ünitesi” açıldı. Bu ünite ile bölgede modern tarım tekniklerinin yaygınlaştırılması ve tarımsal verimliliğin artırılması için bir araştırma ve geliştirme platformu sunuyor. Aynı zamanda, bölge çiftçilerinin ekonomik durumunu iyileştirme ve çevreye duyarlı üretim modellerinin benimsenmesini destekleme amacıyla çeşitli projeler geliştirilmesi planlanıyor. Proje yürütücülerinden Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Kaya topraksız tarımda ilaç kullanılmadan da bir tarım yapıldığını belirterek, "Projemiz, Biyosistem Mühendisliği ile birlikte yürüttüğümüz öncülüğünü, liderliğini Biyosistem bölümünün yaptığı bir projedir. Hidrofonik sistem de sebze yetiştiriciliğini amaçlıyor. Buradaki maksadımız bizim araştırmalarımız için özel bir ortam oluşturmak. Aynı zamanda hidrofonik sistem çok büyük ticari faaliyetler çerçevesinde de yürütülüyor. Sağlıklı, hiç ilaç kullanmadan minimum su kullanarak yapay ışık kullanılarak bir üretim yapma modeli. Biz burada araştırmalarımızda dış faktörleri minimize etmiş oluyoruz. Böylece herhangi bir araştırma yapıldığında en sağlıklı sonuçlara ulaşılır. Ancak bunu ticari bir yönü de var. Bir metrekare alanda marul yetiştirdiğinizde siz 15 bitki yetiştirebilirsiniz. Ancak bu sistemde 30-40 kadar bir bitki marulu yetiştirme imkanımız var. Daha az enerji ve daha fazla verim elde edilmiş oluyor. Bu da çok değerli bir detaydır" dedi. Bu sistemde yıl boyunca ürün alınabildiğini söyleyen Altıkat, "Bilimsel çalışmalarımızda bulaşma olmaması, kısa sürede ürün almamız tüm yıl boyunca, bu çok önemli. 12 ay boyunca üretim yapabilme imkanları sağlıyor. Bu yönüyle de çok önemli ve Iğdır şehrimiz de elbette ki tarımın yoğun olarak yapıldığı bir yer. Bölgede de bu faaliyetlerin yayılmasına çok uygun. Hidrofonik yani sıvı sistemlerle üretim yapma modeli. Elbette ki kış dönemini de üretime açmak, değerlendirmek, binaları, kapalı alanları da tarımsal üretime kazandırmak gibi bir faydası da olacaktır beraberinde. Iğdır Üniversitesi bunu ilk olarak başlatmış oluyor bu projeyle. Üniversitemiz biliyorsunuz İhtisas Üniversitesi olarak YÖK tarafından yetki ve görevlendirilmiş bir üniversite. Biz de bu çerçevede katma değeri yüksek tarımsal ürünler üzerine çalışıyoruz. Hidrofonik sistemin de tarımda katma değeri çok önemli oranda artıran bir yenilik olduğu biliniyor. Üniversitemiz bu çalışmalardan başladı ve devam ettirecek. Bitki türleriyle, farklı üretim modelleriyle çalışmamızı, projemizi genişletmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ziraat Fakültesi Araştırma Görevlisi Alperay Altıkat ise sistemi tamamıyla istedikleri şekilde yönlendirdiklerini söyleyerek, "Sistemimiz susuz tarım olarak geçiyor, hidroponik sistem. Bu sistemde otomatik sulama sistemi bulunmakta. Kabinlerimiz sayesinde havalandırmayı dışarıdan alabiliyoruz ve kabin içeride olduğu için istediğimiz şartı sağlayabiliyoruz. Haftalık süreçlerle sulaması bittikçe kendiliğinden otomatik olarak sulama sistemi devreye giriyor. Grow ledlerimiz mevcut. Full Spectrum bütün dalga boylarını sağladığı için dışarıdaki ışığa gerek duymadan bütün ışık ihtiyacını full ledlerden alabiliyor. Bu sayede üretimimizi bina içinde sağlayabiliyoruz. Nem, karbondioksit ve diğer bütün ihtiyaçları biz kendimiz ayarlayabiliyoruz” dedi.
Iğdır’da topraksız tarım için ilk adım atıldı
02 Ocak 2025 Perşembe - 15:56 Iğdır’da topraksız tarım için ilk adım atıldı Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi bünyesinde kurulan ve yürütülen “Topraksız Tarım Sistemleri Ar-Ge Ünitesi” ile birçok ürünün topraksız yetiştirilmesi sağlanacak. Iğdır Üniversitesi “Katma Değeri Yüksek Tarımsal Ürünler” alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Bu çerçevede Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği bölümünde Prof. Dr. Sefa Altıkat önderliğinde “Topraksız Tarım Sistemleri Ar-Ge Ünitesi” açıldı. Açılan ünite ile topraksız Tarım Sistemleri Ar-Ge Ünitesi’nin bölgenin tarım yapısına uygun çözüm önerileri geliştirerek su kaynaklarını etkin kullanım, verimliliğin artırılması ve çevre dostu tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Bu ünite ile bölgede modern tarım tekniklerinin yaygınlaştırılması ve tarımsal verimliliğin artırılması için bir araştırma ve geliştirme platformu sunuyor. Aynı zamanda, bölge çiftçilerinin ekonomik durumunu iyileştirme ve çevreye duyarlı üretim modellerinin benimsenmesini destekleme amacıyla çeşitli projeler geliştirilmesi planlanıyor. Teknolojiyi tarımla birleştirerek hem yerel hem de ulusal düzeyde tarımsal sürdürülebilirlik konusunda fark oluşturmayı hedefliyor. Proje yürütücülerinden Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Kaya topraksız tarımda ilaç kullanılmadan da bir tarım yapıldığını belirterek "Projemiz, Biyosistem Mühendisliği ile birlikte yürüttüğümüz öncülüğünü, liderliğini Biyosistem bölümünün yaptığı bir projedir. Hidrofonik sistem de sebze yetiştiriciliğini amaçlıyor. Buradaki maksadımız bizim araştırmalarımız için özel bir ortam oluşturmak. Aynı zamanda hidrofonik sistem çok büyük ticari faaliyetler bağlamında da yürütülüyor. Sağlıklı hiç ilaç kullanmadan minimum su kullanarak yapay ışık kullanılarak bir üretim yapma modeli. Biz burada araştırmalarımızda dış faktörleri minimize etmiş oluyoruz. Böylece herhangi bir araştırma yapıldığında en sağlıklı sonuçlara ulaşılır. Ancak bunu ticari bir yönü de var. Bir metre kare alanda marul yetiştirdiğinizde siz 15 bitki yetiştirebilirsiniz. Ancak bu sistemde 30-40 kadar bir bitki marulu yetiştirme imkanımız var. Daha az enerji ve daha fazla verim elde edilmiş oluyor. Bu da çok değerli bir detaydır" dedi. Bu sistemde yıl boyunca ürün alınabildiğini söyleyen Altıkat; "Bilimsel çalışmalarımızda bulaşma olmaması, kısa sürede ürün almamız tüm yıl boyunca, tüm yıl bu çok önemli. 12 ay boyunca üretim yapabilme imkanları sağlıyor. Bu yönüyle de çok önemli. Ve Iğdır şehrimiz de elbette ki tarımın yoğun olarak yapıldığı bir yer. Bölgede de bu faaliyetlerin yayılmasına çok uygun. Hidrofonik yani sıvı sistemlerle üretim yapma modeli. Elbette ki kış dönemini de üretime açmak, değerlendirmek, binaları, kapalı alanları da tarımsal üretime kazandırmak gibi bir faydası da olacaktır beraberinde. Iğdır Üniversitesi bunu ilk olarak başlatmış oluyor bu projeyle. Üniversitemiz biliyorsunuz İhtisas Üniversitesi olarak YÖK tarafından yetki ve görevlendirilmiş bir üniversite. Biz de bu bağlamda katma değeri yüksek tarımsal ürünler üzerine çalışıyoruz. Hidrofonik sistemin de tarımda katma değeri çok önemli oranda artıran bir yenilik olduğu biliniyor. Üniversitemiz bu çalışmalardan başladı ve devam ettirecek. Bitki türleriyle, farklı üretim modelleriyle çalışmamızı, projemizi genişletmeye devam edeceğiz" dedi. Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Görevlisi Alperay Altıkat ise sistemi tamamıyla istedikleri şekilde yönlendirdiklerini söyleyerek; "Sistemimiz susuz tarım olarak geçiyor, hidroponik sistem. Bu sistemde otomatik sulama sistemi bulunmakta. Kabinlerimiz sayesinde havalandırmayı dışarıdan alabiliyoruz ve kabin içeride olduğu için istediğimiz koşulu sağlayabiliyoruz. Haftalık süreçlerle sulaması bittikçe kendiliğinden otomatik olarak sulama sistemi devreye giriyor. Grow ledlerimiz mevcut. Full Spectrum bütün dalga boylarını sağladığı için dışarıdaki ışığa gerek duymadan bütün ışık ihtiyacını full ledlerden alabiliyor. Bu sayede üretimimizi bina içinde sağlayabiliyoruz. Nem, karbondioksit ve diğer bütün ihtiyaçları biz kendimiz ayarlayabiliyoruz” dedi.
Iğdır Üniversitesinin deri atölyesinde ürünler el işçiliği ile üretiliyor
30 Aralık 2024 Pazartesi - 13:08 Iğdır Üniversitesinin deri atölyesinde ürünler el işçiliği ile üretiliyor Iğdır Üniversitesi tarafından geleneksel motiflerin işlendiği ve tamamı el işçiliği ile üretilen deri ürünler üniversitenin sanat ve tasarım alanındaki iddiasını pekiştiriyor. Iğdır Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Geleneksel Türk Sanatları Bölümü tarafından kurulan ve işletilen deri atölyesi geçmişin izlerini günümüze taşıyor. Öğretim Görevlisi Akif Bayrak tarafından yönetilen atölyede tamamı el işçiliği ile üretilen ürünlerde makine kullanılmıyor. Atölyede üretilen ürünlerde geleneksel motifler işlenerek başta çanta ve cüzdanlar olmak üzere bütün ürünler üretiliyor. Gelen siparişlere göre üretilen ürünler hem üniversitenin döner sermaye gelirlerini de artırıyor hem de üniversitenin sanat ve tasarım alanındaki iddiasını pekiştiriyor. Deri atölyesinde çalışan Hatice Günay ürünlerin tamamıyla el işçiliği ile üretildiğini söyleyerek; “Iğdır Üniversitesi deri atölyesinde çalışıyorum. Burada tamamen el yapımı deriden aksesuar, çanta, kemer ve cüzdan yapıyoruz. Hiçbir şekilde makine kullanmıyoruz. Üniversitemiz bünyesinde verilen eğitimler ile sanatsal bütün ürünlerin atölyeleri var. Bunlardan biri de deri atölyesidir. Biz burada daha çok çanta, aksesuar ve kemer üzerine çalışıyoruz. Sipariş üzerine çalışıyoruz. Üniversiteye gelen sipariş ürünlerini yapıyoruz üniversite de bunları satıyor. Burada deri kabartma da yapıyoruz. Burada geleneksel motifleri biz ürünlere aktarıyoruz. Biz önce burada deriyi ıslatıyoruz. Ondan sonra geçireceğimiz deseni kesiyoruz. Daha sonra dövme kraftlarla onları kabartıyoruz. Kabartma tekniğine göre çalışıyoruz. Ayrıca gelen sipariş üzerine de çalışma yapıyoruz. Burada üretilen ürünleri hem üniversitemizin otelinin girişinde hem de çevrimiçi sayfamızda satışa sunuluyor” dedi.
Iğdır’da aşiretlerin toplumsal barışa etkileri konuşuldu
27 Aralık 2024 Cuma - 17:23 Iğdır’da aşiretlerin toplumsal barışa etkileri konuşuldu Iğdır’da toplumsal barışa önemli katkıda bulunan aşiretler ile ilgili program düzenlendi. Iğdır Üniversitesi Anlaşmazlık Çözümü ve Birlikte Yaşama Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi (ANLAŞMER) ile Kadim Aşiretler Federasyonu bünyesinde “Aşiretlerin Kültürel ve Sosyal Fonksiyonları: Toplumsal Barışa Etkileri” konulu program düzenlendi. Karaağaç Kampüsü 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu’nda düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Programda toplumsal barışa önemli katkıda bulunan aşiretlerin önemi anlatıldı. Kadim Aşiretler Federasyonu Iğdır Temsilcisi Ferhat Armağan kadim aşiret kültürünün binlerce yıllık bir mirasın taşıyıcısı olduğunu belirterek, "Bu değerler, yüzyıllar boyunca toplumumuzu bir arada tutmuş, zor zamanlarda bize güç vermiştir. Aşiretlerimizin geçmişten bugüne kadar birleştirici bir güç olarak varlığını sürdürmesi, milletimizin en önemli zenginliklerinden biridir. Bugün dünyamız, bireyselleşme ve yalnızlaşmanın getirdiği birçok sorunla karşı karşıya. Ancak bizler, yardımlaşmayı, birlik ve beraberliği önceleyen kültürümüzle bu sorunlara karşı sağlam bir duruş sergileyebiliriz. Aşiretlerimizin dayanışma ruhu, modern toplumlara örnek olacak bir potansiyele sahiptir. Şunu da belirtmek isterim ki Müslümanlar olarak bizler manevi bir aşiret hükmündeyiz ve bu aşiretimizin iki milyar efradı vardır. Bizi birbirimize bağlayacak çok kuvvetli bağlarımız vardır. Allah’ımız bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir, kıblemiz bir. Birlik vesileleri var” dedi. Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Mirpenç Akşit ise toplumda bazen büyük sorunların ortaya çıktığını, bu durumda aşiret liderleri olan kanaat önderlerinin ortaya çıkarak bu duruma çözüm üretmeleri gerektiğini söyleyerek, "Toplumda bazı hassasiyetler törpülendiği zaman haliyle sosyal yaptırımlar devreye girmesi gerekiyor. Toplumdaki büyük kişilerin kanaat önderlerin devreye girmesi gerekiyor. İşte bu toplumdaki sosyal meselelerin çözüme kavuşması da kanaat önderleri ile olacaktır. Bazı durumlarda bir problem çıkıyor bazı aileler günlerce evden çıkamıyorlar. Kendi temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Evlerinde aç kalabiliyorlar. Bizler şunu diyoruz; suç şahsidir, buna bütün aile dahil edilmez. Çocuklar okula gidemiyor, hastalar hastaneye gidemiyorlar. Bu durumda kanaat önderlerinin devreye girerek bu duruma çözüm üretmesi lazımdır" dedi.