Yerel Haberler
Iğdır
Iğdır FK - Ankara Keçiörengücü maçının ardından 08 Nisan 2026 Çarşamba - 20:53:45 Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında oynanan Iğdır FK ile Ankara Keçiörengücü maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Iğdır FK, sahasında Ankara Keçiörengücü’ne 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Iğdır Futbol Kulübü Yardımcı Antrenörü Ömer Faruk Karaman bireysel hatalar yaptıklarını belirterek, "Rakibimizin nasıl bir oyun oynayacağını ofansif ve defansif anlamda biliyorduk. Buna rağmen ilk yarıda iyi bir performans sergiledik. Sadece yaptığımız bireysel hatalardan dolayı rakibin yakaladığı pozisyonlar oldu. Nitekim ikinci yarının başında talihsiz, beklenmedik bir gol yedik. Ne olursa olsun, oyunun son 25-30 dakikasında skoru en azından 1-1’e getirip lehimize çevirebilirdik. Oyun buna uygundu" dedi. "50 dakika oyunda kalması dikkat çekici" 90 dakika süren karşılaşmada topun yalnızca 50 dakika oyunda kalmasının dikkat çekici olduğunu söyleyen Karaman, "Fakat maçın bitişinden sonra, maçtan ziyade konuşmamız gereken başka bir konu var. Hakemlerimize çok değer veriyoruz. Dünya Kupası’na katılacak bir ülke olarak, ülke futbolu adına kendimizi geliştirip ileri taşıyoruz. Ancak 90 dakika oynanan bir maçta topun sadece 50 dakika oyunda kalması dikkat çekici. Bugün 9 oyuncu değişikliği yapıldı ama top yine sadece 50 dakika oyunda kaldı. Top oynamak isteyen bir takım var, yerden kalkmayan bir rakip var. Bunun ayırt edilip oyunun ona göre yönetilmesi gerekiyordu. Rakip takım kalecisinin 70. dakikada uyarılıp bir kez bile sarı kart görmemesi ve oyunun bu şekilde devam etmesi düşündürücü. Rakibin sürekli yere yatmaları var ve buna rağmen uzatma süresinin sadece 4 dakika verilmesi, ilk yarıda da 2-3 dakika eklenmesi topun oyunda kalma süresiyle örtüşmüyor" diye konuştu. Talihsiz bir mağlubiyet aldıklarını söyleyen Karaman, " Topu oynamaya çalışan bir takım var ve bunun korunması gerekiyordu. Nitekim talihsiz bir mağlubiyet aldık. En kötü ihtimalle skoru 1-1’e getirip buradan beraberlikle ayrılmamız gerekiyordu. Hatta oyunu 1-1’e getirdikten sonra maçı çevirebilirdik de. Ancak maalesef yeterli olmadı. Rakibimizi tebrik ediyoruz" açıklamasında bulundu. Koşukavak: "Maça iyi hazırlandık" Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak maça iyi hazırlandıklarını söyleyerek, "Biz maça iyi hazırlandık. Iğdır FK zor bir rakip; bu ligin üzerinde oyuncu kalitesine sahip isimleri var ve her an problem çıkarabilirler. Buna rağmen çok iyi savunduk. İlk yarıda, özellikle 23. dakikaya kadar maç 2-0’a gelebilirdi. Hem Eze hem de Junior Fernandes ile net pozisyonlardan faydalanamadık. O pozisyonları değerlendirebilseydik, maçı erken koparıp ikinci yarıyı daha rahat oynayabilirdik. Ancak bu fırsatları kaçırınca, özellikle deplasmanda bu kadar net pozisyonu bir daha bulmak zorlaşıyor. İlk yarının 0-0 bitmesiyle bir avantaj kaybettik. İkinci yarıda da iyi savunduk, topa iyi sahip olduk. Oyunun tüm bölümlerini ciddi bir şekilde oynadık ve çok önemli bir galibiyet elde ettik. Oyuncularımı tebrik ediyorum. İnşallah play-off’a kalmak için kalan maçlarda da aynı özveriyle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
07 Nisan 2026 Salı - 14:22 Iğdır’da kırsalda 2026 ekin sezonu başladı Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden Iğdır’da, kış mevsiminin ardından ekin sezonu başladı. Ağrı Dağı eteklerindeki köylerde kar örtüsünün kalkmasıyla birlikte arpa ve buğday ekimine başlanırken, bu yıl hububat üretiminde yüzde 33 artış bekleniyor. Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden Iğdır’da 2026 yılı ekin sezonu başladı. Uzun ve sert geçen kış mevsiminin ardından havaların ısınması ve karların erimesiyle birlikte çiftçiler yeniden tarlalarına dönerek üretim hazırlıklarını tamamladı. Özellikle Ağrı Dağı eteklerindeki köylerde kar örtüsünün kalkmasıyla birlikte arpa ve buğday ekimi hız kazandı. İl genelinde hem ovada hem de dağlık alanlarda üretim faaliyetleri sürerken, üreticiler bereketli bir sezon geçirmeyi umut ediyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, baharın gelişiyle birlikte tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığını belirtti. Tingiş, "Iğdır ilimizde baharın gelmesiyle birlikte özellikle dağlık alanlarımızda arpa üretimi devam ediyor. Ovamızda diğer birinci ürünlerin üretimi sürerken, sonbaharda ekilen buğdayların gelişimi de devam ediyor. Bununla birlikte ot ilaçlaması, ot mücadelesi ve ilkbahar gübreleme çalışmaları da aralıksız sürdürülüyor." dedi. Iğdır genelinde yaklaşık 90 bin dekar alanda buğday ve hububat üretimi yapıldığını ifade eden Tingiş, bu yıl yaklaşık 60 bin ton buğday rekoltesi beklendiğini söyledi. Arpa üretimine de değinen Tingiş, 30 bin dekar alanda ekim yapıldığını ve yaklaşık 8 bin 500 ton ürün beklediklerini kaydetti. İklim şartlarının şu ana kadar olumlu seyrettiğini vurgulayan Tingiş, özellikle dağ köylerinde baharlık arpa ekimlerinin nisan ayı sonuna kadar devam edeceğini ifade etti. Üreticilere çağrıda bulunan Tingiş, herhangi bir sorunla karşılaşmaları halinde ilgili kurumlara başvurmalarını istedi. Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık nedeniyle üreticilerin mısır üretimine yöneldiğini hatırlatan Tingiş, 2026 yılı verilerine göre hububat üretiminde, özellikle buğdayda yüzde 33 oranında artış gözlemlendiğini belirtti. Yoğun yağışların etkisiyle nadasa bırakılan arazilerin de yeniden üretime kazandırıldığını dile getiren Tingiş, "Verimli geçen kış dönemi sayesinde topraklarımız ekime uygun hale geldi. Üreticilerimiz bu alanları tekrar ekmeye başladı. Yağışların devam etmesi halinde nisan sonu ve mayıs ayında oldukça iyi bir verim bekliyoruz" diye konuştu.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 12:15 Iğdır’da motosiklet hırsızlığı şüphelileri köye tekrar geldi Iğdır’ın Akyumak köyünde motosiklet çalan hırsızlar, hiçbir şey olmamış gibi ertesi gün tekrar köye geldi. Köylüler fark edince şahıslar kaçarak köyden uzaklaştı. Iğdır merkeze yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki Akyumak köyünde 3 gün önce meydana gelen motosiklet hırsızlığı, köy halkını endişelendirdi. İddiaya göre, yaşları 17 ile 20 arasında değişen 4 kişi, ilk gün köye gelerek duvarları yüksek bir evin bahçesine girdi ve burada bulunan motosikleti çaldı. Köy muhtarının köyde kurduğu güvenlik kamera sistemi sayesinde şüpheliler kameraya yansırken, ihbar üzerine köye gelen jandarma ekipleri bölgede arama yaptı. Ancak yapılan çalışmalara rağmen şüpheliler bulunamadı. Olayın ardından ertesi gün aynı kişilerin tekrar köye geldiği öne sürüldü. Şüphelileri fark eden köylüler birbirlerine haber vererek bir araya geldi ve çevrede arama yaptı. Ancak tüm çabalara rağmen şahıslara ulaşılamadı. Köylüler, şüphelilerin köyü iyi bildiğini ve artık şehir merkezinden uzaklaşarak kırsal alanları hedef aldıklarını dile getirdi. Yaşları küçük olduğu tahmin edilen şüphelilerin bir an önce yakalanmasını isteyen Ali Kaya, "Cuma günü gece 00.35’te benim evin bahçesine girdiler. Bahçeye girip motosikleti üç kişi alıp götürdü. Tabii biz hemen jandarmayı aradık. Jandarma 15 dakika içinde köye ulaştı. Dört asker ve iki sivil ekip arama yaptı. Tarlayı, köprüyü, her tarafı gezdik ama bir şey bulamadık. Aradan bir gün geçti. Ertesi gün bu sefer dört kişi olarak tekrar köye gelmişler. Yanımdaki kafede oturan yeğenim onları tanımış, çünkü güvenlik kameralarına yansımışlardı. Beni ve oğlumu arayarak ’amca, aynı kişiler size doğru geliyor’ dedi. Ben de ’önlerini keselim’ dedim. Bizim aşevi var, orada durdular. Biz de toparlandık, yakalamaya çalıştık. Bu sırada yine jandarmayı aradık. Komşunun oğlu hayvanlara bakmaya çıkınca sesleri duyup onları fark etti. Bunu görünce kaçtılar. Biz de peşlerinden koştuk ama yakalayamadık. O sırada jandarma yine 10-15 dakika içinde geldi. Gece saat 03.00’e kadar köprü altı, tarla, Melekli, Pulur köylerinin her tarafını gezdik ama yine bir şey bulamadık. Yürüyerek aradık. Sanki burada kimse yaşamıyormuş gibi rahat hareket ediyorlar. Demek ki bu köyü önceden tespit etmişler. Çıkış yollarını biliyorlar. Bizim köylüler bile her yeri bu kadar iyi bilmez. Aynı güzergahtan gelip aynı güzergahtan gidiyorlar. Demek ki gündüz gelip keşif yapıyorlar, gece de aynı yoldan kaçıyorlar" dedi. Hırsızlık yapan şüphelileri birilerinin yönlendirdiğini söyleyen Kaya, "Bunları topluma kazandırmamız gerekiyor. Şimdi dışlarsak, büyüdüklerinde aynı şekilde devam edecekler" diye konuştu. Köy sakinlerinden Okan Sadi ise hırsızların artık şehir merkezi, köy dinlemediklerini belirterek, "Yaşları 17 civarında, küçükler. İçlerinde bir kişi biraz daha büyük. Köyümüz merkeze 3 kilometre uzaklıkta. Artık merkezi bırakıp köylere gelmeye başladılar. Bizim köye iki kez geldiler, ikisinde de yakalayamadık. Köye karışıp kayboldular. Jandarma da geldi ama bulamadık" dedi.
Iğdır Halk Oyunları temsilcisi Sili; "Değer görmek, görülmek, duyulmak istiyoruz"
22 Temmuz 2025 Salı - 11:19 Iğdır Halk Oyunları temsilcisi Sili; "Değer görmek, görülmek, duyulmak istiyoruz" Yıllardır Iğdır’ın kültürel zenginliklerini sahnelere taşıyan halk oyunları ekipleri, emeklerinin yeterince takdir edilmediğini ve kurslarının açılmadığını belirttiler. Iğdır Halk Oyunları Temsilcisi Şuna Sili, yaptığı açıklamada kültür sanat alanında çalışan yerel ekiplerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Iğdır Halk Oyunları Temsilcisi Şuna Sili yaptığı basın açıklamasında; "Bugün burada bir araya gelmemizin sebebi, yıllardır gönül verdiğimiz, emek verdiğimiz ve Iğdır’ın kültürel kimliğini yaşatan halk oyunlarının son dönemde yaşadığı değersizleştirme sürecine dikkat çekmektir. Bizler; salonu olmadan, imkân tanınmadan, yazın sıcağında, kışın soğuğunda, okul bahçelerinde, koridorlarda, kimi zaman toprakta ama her zaman gururla ders veren halk oyunları eğitmenleriyiz. Yıllarca "toycular geldi" denilmesine rağmen yılmadan, usanmadan kültürümüzü yaşattık. Çünkü biliyoruz ki bir ili tanıtan en güçlü unsur, onun kültürel mirasıdır. Yarışmalara gittiğimizde gördük ki; diğer iller tam takım kostümleriyle sahneye çıkmak için hazırken, bizler kuliste arkadaşlarımızla ayakkabı ve kıyafet değiştirerek, kan ter içinde sahneye çıkmak zorunda kaldık. Iğdır halk oyunları olarak Kafkas’ımızla, halayımızla, dayanışmamızla hep bir bütün olduk. Tüm bu eksikliklere rağmen her defasında başarıyla döndük ilimize. Ve şunu da hatırlatmak isteriz: Düğünlerde gururla videolarını çekip sosyal medyada paylaştığınız gençler var ya... İşte o gençlerin hocaları buradalar. Yıllarını bu işe vermiş, yüzlerce öğrenciyi yetiştirmiş, Iğdır kültürünü ayakta tutan bu eğitmenler artık çok yoruldu. Değer görmek istiyorlar. Görülmek, duyulmak, hak ettikleri itibarı yaşamak istiyorlar. Yıllar önce bizler bu kültürel mirası, halk oyunlarına gönül vermiş büyüklerimizden devraldık. Onlar, çok daha zor şartlar altında bu değeri bize taşıdılar. Ama ne yazık ki görüyoruz ki; o zamanın yetersiz imkânlarına rağmen gösterilen kıymet, bugün elimizdeki tüm imkânlara rağmen gösterilmiyor. Bu gidişle, bizler bu mirası devredecek kimse bulamayacak hale geleceğiz. Ve bu, yalnızca bizler için değil, Iğdır’ın kültürel geleceği için büyük bir kayıp olacaktır. Bugün geldiğimiz noktada, halk oyunları eğitmenlerimizin kurslarının açılmaması, yıllarını bu işe vermiş arkadaşlarımızın görmezden gelinmesi, türlü bahanelerle sistem dışına itilmesi bizleri derinden üzmektedir. Örnek vermek gerekirse; yakın ilimiz olan Kars’ta şu an boşta kalan tek bir halk oyunları eğitmeni dahi yokken, bu engelin sadece Iğdır’da olması bizleri ayrıca düşündürmekte ve üzmektedir. Yıllar boyunca il birincilikleri, bölge dereceleri, Türkiye finallerine ulaşan ekipler çıkaran eğitmen arkadaşlarımız, bugün yok sayılmakta, sadece resmi bayramlarda veya şehir tanıtımlarında hatırlanmaktadır. Bizler o günlerde de vardık, bugün de buradayız. Ama artık yalnızca vitrin için değil, gerçekten bu kültüre değer verildiğini görmek istiyoruz. Kültürünü yaşatamayan toplumlar kimliğini kaybeder. Ve biz, bu kimliği yaşatmaya ant içmiş bir grubuz. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Eğer halk oyunları yalnızca bayramlarda, vitrinlerde, bir ’gösteri süsü’ olarak hatırlanacaksa, biz o sahnelerde olmayacağız. Kültürümüzün hak ettiği değeri görmediği sürece, bizleri hiçbir resmi bayrama, tanıtıma davet etmeyin. Çünkü bizler sadece ’oynayan’ değil, yaşatan, öğreten ve aktaran insanlarız. Bugün burada sesimizi duyurmaya gelen tüm halk oyunları eğitmenlerimize, bu kültürün asıl taşıyıcılarına teşekkür ediyor, Iğdır halkını da bu mücadelede yanımızda olmaya davet ediyoruz" dedi.
Mars’ı andıran ’Gökkuşağı Tepeleri’ ziyaretçi akınına uğruyor
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 09:14 Mars’ı andıran ’Gökkuşağı Tepeleri’ ziyaretçi akınına uğruyor Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan ve sıra dışı görünümüyle dikkat çeken Gökkuşağı Tepeleri, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Mars yüzeyini andıran renkli yapısıyla öne çıkan tepeler, tur firmalarının da rotalarına dahil ettiği rağbet gören bir yer haline geldi. Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan ’Gökkuşağı Tepeleri’ farklı yükseklik ve boyutlarda oluşan doğal yapılar; kahverengi, yeşil, sarı, mor ve beyaz tonları sayesinde görsel bir şölen sunuyor. Özellikle sonbahar aylarında, güneş ışınlarının etkisiyle bu renkler çok daha belirgin hale geliyor ve ortaya kartpostallık manzaralar çıkıyor. Bölgedeki toprak yapısının bitki örtüsünden yoksun olması, tepelerdeki doğal renk geçişlerini çıplak gözle rahatça görmeyi mümkün kılıyor. Ziyaretçiler, doğanın bu eşsiz sanat eserine tanıklık etmek ve benzersiz kareler yakalamak için bölgeye akın ediyor. Yaz ayında toprağın sıcakla bulaşması sonucu yaklaşık 45 dereceye kadar çıkan sıcağa rağmen turistler bu tepelere tırmanış yaparak bu yerleri yakında görme fırsatı buluyor. Slovenya’dan gelen turist ekibi bu tepelere çıkarak hem fotoğraf çektirdi hem de bu alanları yakında inceleme fırsatı buldu. Grubun rehberi olan Adem Kocaman; "Grubumuz Slovenyadan geldi. Onlarla güzel bir trekking yaptık. Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan bu gökkuşağı tepelerini turizme kazandırmaya çalışıyoruz. Bu alanı yaklaşık 4-5 yıldır tur programlarımıza dahil etmiş bulunmaktayız. Yaklaşık bir saatlik bir trekking yaptık. Hepsi de burayı çok beğendiler. Burayı Mars’a benzetiyorlar. Biliyorsunuz Mars’ta çekilen görüntüler aynı bura gibi bir yüzeye benziyor. Bizim buraya gelen gruplar Mars’a benzetince bizde burası için Türkiye’nin Mars’ı diye tanıtımını yapıyoruz" dedi. Grupta yer alan Slovenyalı tur lideri Tadeja ise alanı çok beğendiğini belirterek; "Gökkuşağı tepelerin korunmasını istiyorum. Her yıl buraya turist getiriyoruz. İnsanlar buraya çöp atıyorlar gelen turistler için hoş olmayan bir görüntü. Buranın temiz ve koruma altına alınma ümidindeyiz. Buranın doğası ne ise o şekilde korunmasını istiyoruz. Üst kısımda bir gezi yaparken çöpleri gördük, yetkililerden buranın temizlenmesini istiyorum. Bu şekilde gelecek nesillere aktarılmasını diliyorum" dedi.
Bakan Yumaklı, Iğdır’da ’Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi’ kapsamında ilk hayvan teslim törenine katıldı
18 Temmuz 2025 Cuma - 17:54 Bakan Yumaklı, Iğdır’da ’Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi’ kapsamında ilk hayvan teslim törenine katıldı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi" kapsamında Iğdır’da ilk etapta 14 çiftçiye 235 hayvan teslim etme törenine katıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Iğdır’ın Aralık ilçesindeki Kazım Karabekir TİGEM Çiftliğinde ’Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi’ kapsamında düzenlenen ilk hayvan teslim törenine katıldı. Dağıtım törenine Iğdır Valisi Ercan Turan, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, ilgililer ve çiftçiler katıldı. Proje kapsamında 14 çiftçiye 235 hayvanın teslim edildi. Bakan Yumaklı, yaptığı konuşmada, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün Kazım Karabekir Tesislerinin potansiyelini harekete geçirmek üzere 2 yıl önce projelere başlattıklarını belirtti. Bakan Yumaklı, geçen yıl ocak ayından itibaren yürürlüğe koydukları üretim planlaması kapsamında hayvancılık yol haritasını şubat 2024’te açıkladıklarını söyleyerek; bu projenin alt başlıklarından birisi olan ve bu yılın şubat ayında Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi kapsamında ilk teslimat için bir araya geldiklerini dile getirdi. Projeye yoğun katılımın kendilerini mutlu ettiğini belirten Bakan Yumaklı, "10 Şubat ile 28 Şubat arasında üreticilerimizden başvuru alındı. Başvuruları yapan üreticilerimizin tamamını 18 kriter üzerinden bir yazılımla eşleştirdik. Bu değerlendirmeyi yaparken kadınlara, gençlere, aile işletmelerine, deprem bölgesine ve üretim planlaması kapsamındaki besi bölgelerimize, gazilerimize ve şehit yakınlarımıza öncelik verdik. Ayrıca ziraat mühendisleri, veteriner hekimler ve gıda mühendislerini de bu önceliklerin içerisinde yer verdik. Onların bu projeden yararlanma limitlerini de iki katına çıkardık." dedi. Projenin etaplar halinde devam edeceğini söyleyen Yumaklı, "Şu andaki planımız 2028’e kadar bunu tamamlamak. Ancak gerekiyorsa da uzatacağız elbette. 4 bin 351 yetiştiricimiz bu projeden yararlanmakla ilgili hak sahipliğine kavuştu. Ayrıca 6 bin 472 üreticimiz de yedek olarak tespit edildi. Projeden yararlanacak olan kişilerin yüzde 42’si kadın, yüzde 80’i genç, yüzde 90’ı bu işte iştigal ediyor. Yüzde 15’i de meslek mensubu dediğimiz veteriner hekim, ziraat mühendisi ve gıda mühendislerinden oluşuyor. Bu meslek gruplarının genç kardeşlerimizin, kadın girişimcilerimizin üretimin içerisinde olmasını her vesileyle altını çizerek belirtiyoruz." diye konuştu. Projeye dair bilgi paylaşan Yumaklı, şöyle devam etti:"Bizler için son derece kıymetli ve hakikaten hem devlet desteklerinin ve teşviklerinin yönlendirilmesi bağlamında hem de uygulamaya koyduğumuz üretim planlamasının şemsiyesi altında genç, kadın ve aile işletmelerimizin üretimin içerisinde olması hedefimize bu proje vasıtasıyla erişmiş olduk. Bundan son derece mutluluk duyduğumu söylemek istiyorum. Elde ettiğimiz istatistikler çünkü bu projenin de ve hedeflediğimiz hususların da hayata geçmesi ile ilgili ne kadar doğru ve isabetli bir karar aldığımızı da gösteriyor bize. Peki ne olacak, bu proje nedir? Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi neyi ifade eder? Verimli ve kaliteli üretim yapabilmek için Türkiye’de etçi, anaç hayvanların çoğaltılması için ki bizim hayvancılık yol haritasındaki hedeflerimizden bir tanesiydi, bu projeyi gerçekleştirmiş olduk" dedi. "Her üreticiye hayvan başına 18 bin lira destek" Üreticileri desteklemelere ilişkin Bakan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı: "Bu projede her bir hayvan için hak sahibi olan üreticilerimiz hayvan başına 18 bin lira yıllık bakım ve diğer masrafları için bizden destek alacak. Şöyle düşünelim, 15 hayvanı almış olan bir üretici bir asgari ücreti her ay almış olacak. Bu sayede yetiştiricilerimizin bu hayvanlara sahip olmasının yolu açıldı. Peki diğer husus ne? Ziraat Bankasından da üreticilerimiz bu hayvanların bedeli olarak 2 yılı ödemesiz 3 ila 5 yıl arasında da sübvansiyonlu kredileri elde etme şansına sahip olacaklar. Buradaki sübvansiyon oranlarının kredilerdeki faiz sübvansiyonunun yüzde 85’e kadar çıkacağını tekrar belirtmiş olayım. Buna ilaveten bir yıllık Tarsim sigortası da yine Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüz tarafından gerçekleştirilmiş olacak. Teslim edeceğimiz hayvanların tamamının bütün sağlıkla ilgili aşıları ve diğer hususları yerine getirilmiş halde teslim edilmiş olacak." Yapılan projeyle etçi ırk ve gebe düve sağlamayı, böylece kırmızı et üretiminde verimli ve kaliteli bir üretimi hedeflediklerini dile getiren Bakan Yumaklı, "Ben bu hedeflerin yerine getirilmesi ile ilgili hiçbir tereddüt taşımıyorum. Üreticilerimizden, üretici birliklerimizden gelen çok yoğun ilgi ve alakanın, teveccühün bunun bir göstergesi olduğunu buradan bütün kamuoyumuzla paylaşmak istiyorum, kendilerine teşekkür ediyorum. Özellikle 81 ilimize de bu bereketin mayasının çalınması hususunda Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda da yine bu projeyi şekillendirmiş olduk. Bugün bu projenin 1. etabının 1. grup teslimatını gerçekleştirmiş olacağız. Bundan sonraki süreçte de Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüz projeden yararlanacak olan 4 bin 351 besici üretici kardeşimize peyderpey dönemler halinde ilan ederek bu teslimleri gerçekleştirmiş olacak. Ben bu projenin gerçekleştirilmesi için bizlere cesaret veren destek olan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a huzurlarınızda şükranlarımı arz etmek istiyorum. ’Türkiye Yüzyılı’nın bereketin yüzyılı olması konusunda en büyük destek Sayın Cumhurbaşkanımız" dedi. Program sonunda Bakan Yumaklı, proje kapsamında 14 hak sahibine sertifikalarını teslim etti. Bakan Yumaklı daha sonra Iğdır Valiliğini ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti.