Yerel Haberler
Iğdır
04 Nisan 2026 Cumartesi - 20:18 Iğdır’da binadaki dış cephe çalışmasında güvenlik ihmali İstanbul’da 6 yaşındaki çocuğun hayatını kaybettiği olayın ardından benzer ihmaller bu kez Iğdır’da görüntülendi; güvenlik önlemlerinin alınmaması "ders alınmadı" yorumlarına neden oldu. İstanbul Zeytinburnu’nda 2 Nisan’da kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı yapılan bir binadan kopan beton parçasının kaldırımda yürüyen 6 yaşındaki çocuğun başına düşmesi sonucu yaşanan acı olay, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Ağır yaralanan çocuk kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, olay sonrası ihmaller tartışma konusu olmuştu. Bu tartışmalar sürerken benzer bir görüntü bu kez Iğdır’dan geldi. Iğdır merkez Rıza Yalçın Caddesi’nde eski bir binanın cephesinde yapılan iyileştirme çalışmalarında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı gözlendi. Çalışmalar sırasında kurulan iskelede işçilerin koruma filesi olmadan çalıştığı, iskele altında yaya geçiş güvenliğinin sağlanmadığı ve herhangi bir uyarı levhasının bulunmadığı görüldü. Ayrıca kaldırımın gelişigüzel şekilde kapatılması dikkat çekti. Öte yandan, kaldırım ve yaya geçiş alanlarının kapalı olması nedeniyle vatandaşların yolda yürümek zorunda kaldığı gözlendi. Herhangi bir şerit kapatma ya da trafik düzenlemesinin yapılmaması ise muhtemel kazalara davetiye çıkardı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 16:00 Anadolu Aşiretler Federasyonu’ndan İsrail’in idam yasası ve Mescid-i Aksa’nın kapatılmasına tepki Anadolu Aşiretler Federasyonu, İsrail parlamentosunun Filistinli esirlere idam cezası öngören yasa tasarısını onaylamasını ve Mescid-i Aksa’nın uzun süre ibadete kapalı tutulmasını kınadı. Yaklaşık 300 aşireti temsil eden ve 60 ilde faaliyet gösteren Iğdır merkezli Anadolu Aşiretler Federasyonu, İsrail’in son dönemde aldığı kararlar ve uygulamalarla ilgili basın açıklaması yaptı. Federasyon Başkanı Ferhat Armağan, İsrail Meclisi Knesset’in Filistinli esirlere idam cezası getirilmesini öngören yasa tasarısını onaylamasının "insan haklarına açık aykırılık" olduğunu belirterek, İsrail’in savaş gerekçesiyle Mescid-i Aksa’yı 28 Şubat’tan bu yana kapalı tutmasına da tepki gösterdi. 1967’deki işgalden bu yana ilk kez Ramazan Bayramı’nda Mescid-i Aksa’da bayram namazının kılınmasına izin verilmemesinin "tarihi ve dini değerlere yönelik ağır bir ihlal" olduğunu vurgulayan Armağan, ibadet özgürlüğünün engellenmesi ve Filistin halkına yönelik ağır yaptırımların kabul edilemeyeceğini söyledi. Armağan, "Mescid-i Aksa’nın 30 günden fazladır ibadete kapatılması ve diğer bir gündem olan 12 bin Filistinli mahkûmun idam edilmesi ile ilgili bugün bir açıklama yapmak istiyoruz. Maalesef görüyorsunuz ki her zaman ve tarih boyunca yeryüzünü fesada uğratan, insanları maddi ve manevi perişan eden bu siyonist ve emperyalist güçler, âlem-i İslâm’ı birkaç asırdır esaret altına almış durumdadır. Dolayısıyla İslam aleminin bir araya gelmesi çok zor bir hale gelmiştir. Bugün bakın İran’ı görüyoruz. Bütün emperyalist güçler, tüm kuvvetleriyle İran’a saldırıyor. İslam âlemi için bir olma zamanı artık gelmedi mi? Bugün Hristiyanlık alemine bakın ve diğer Yahudi alemine bakın. Asırlar boyunca, tarih boyunca onları bir araya getirecek ruhani liderleri, Katolik liderleri ve Hristiyan ülkelerini bir ordu gibi, bir asker gibi nizam altında toplayan bir güçleri var. Buna karşılık bizde bunun yokluğuna üzülüyoruz. Bizde ise asırlar boyunca İslam milletlerini ve İslam devletlerini her zaman bir arada tutan bir güç ve kuvvet vardı. Bu da hilafet makamıydı. Gerçekten de bu makamın yokluğunun çok ciddi acısını maalesef yaşıyoruz. Tarih boyunca hilafet makamı sayesinde bütün İslam milletleri ve İslam devletleri tek vücut halinde, bir ordu gibi hazır bulunurdu. Bütün beşeriyeti, bütün İslam milletlerini bir araya toplamak tek bir emirle mümkün olurdu. Fakat bugün görüyoruz ki İslam alemi içimizi yakan, dağlayan elim bir durum içindedir. İslam alemi ve İslam milletleri maalesef birbirinden ayrılmış, rekabet haline gelmiştir. Emperyalist güçlerin hiçbir merhameti olmadığını görüyorsunuz. Siyonist güçlerin bu milleti ayrılıklarla parçalamak için nasıl bir birlik içinde hareket ettiklerini de tarih boyunca gördük. Bizim tek çare-i necatımız Gazze’yi, Filistin’i ve tüm İslam alemini kurtarmak için İslam milletlerinin bir an önce uyanmasıdır. Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: ’Bir kötülükle karşılaşıldığında mümin onu gücüyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle karşı koysun; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.’ Maalesef üzülerek söylüyorum ki İslâm âlemi neredeyse kalbiyle buğz edemeyecek bir hâle gelmiştir. Çok ciddi bir gaflet içindedir. Dolayısıyla insanlık hiçbir zaman böyle bir gaflete düşmemiştir. Bilhassa İslam milletleri, tarih boyunca şu anda yaşadığımız bu ayrılık ve parçalanma gibi bir perişanlıkla karşı karşıya kalmamıştır. Ancak yine de umutsuz değiliz. Şunu da ifade etmek isterim ki, alem-i İslâm’ın tarih boyunca böyle zor zamanlarda yeniden yek vücut haline gelmesini sağlayacak imkan, güç ve kabiliyet inşallah Türkiye’dedir. Daha önce olduğu gibi Türkiye’nin bu birlik ve beraberliğe öncülük edeceğine inanıyoruz. O günlerin çok uzak olmadığı kanaatindeyiz. Esaret altında olan ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşmasını Cenab-ı Hakk bizlere nasip etsin. Ve 12 bin Filistinli kardeşimizin idam edilmesi meselesinde de şunu ifade etmek isteriz ki inşallah Cenab-ı Hakk’ın kudretiyle Selahaddin Eyyubiler, Fatih Sultan Mehmetler, Yavuz Sultan Selimler bu milletin bağrından yeniden çıkacak ve bu zulüm sona erecektir. Bunun da çok yakın olduğuna inanıyoruz" dedi. Federasyon yetkilileri, bölgede kalıcı barışın sağlanabilmesi için uluslararası hukuka uygun adımlar atılması çağrısında bulunarak, yaşanan gelişmeleri "şiddetle kınadıklarını" belirtti.
Iğdırlılar Zengezur Koridoru’nun açılmasını dört gözle bekliyor
02 Eylül 2025 Salı - 13:21 Iğdırlılar Zengezur Koridoru’nun açılmasını dört gözle bekliyor Asya, Kafkasya, Türkiye ve Avrupa arasında kesintisiz bir ulaşım zinciri oluşturacak Zengezur Koridoru, Iğdır’da heyecanla bekleniyor. Bölge halkı, koridorun açılmasıyla birlikte hem ekonomik hem de sosyal açıdan büyük kazanımlar elde edileceğini ifade ediyor. Türkiye’nin stratejik önemini artıracak Zengezur Koridoru için tarihi adım atıldı. Asya, Kafkasya, Türkiye ve Avrupa arasında kesintisiz bir ulaşım zinciri kuracak Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu hattının temeli düzenlenen törenle atıldı. Koridorun açılmasıyla birlikte taşıma süreleri ve maliyetlerin azalması, ticaret hacmi ve yatırımların artması bekleniyor. Bölgenin gelişimi açısından kritik öneme sahip demir yolu hattı, hem Türkiye’nin hem de Azerbaycan’ın lojistik gücünü pekiştirecek. Taşıma sürelerinin ve maliyetlerin azalması, ticaret hacminin artmasıyla Iğdır’ın stratejik konumunun daha da güçleneceğini söyleyen vatandaşlar, koridor sayesinde şehrin uluslararası ticaretin merkezi haline geleceğine inanıyor. Sivil toplum kuruluşları da sürece tam destek verirken, iş dünyası yatırımların artacağına dikkat çekiyor. Özellikle Iğdır’ın Aralık ilçesi ve Dilucu Sınır Kapısı’nın, Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla birlikte bölgenin kalbi konumuna geleceği belirtiliyor. Türkiye ile Ermenistan’ı birbirine bağlayan ve Nisan 1993’ten beri hizmete kapalı durumda bulunan Alican Sınır Kapısının da açılacağına inanıyorlar. Yetkililer, koridorun Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik rolünü güçlendireceğini vurgularken, Iğdır’da beklenti her geçen gün artıyor. Iğdır’da şimdiden arsa ve tarlaların arttığını belirten Iğdır Azerbaycan Evi Derneği başkanı Serdar Ünsal; "Zengezur Koridorunun açılması başta Iğdır olmak üzere bütün Erzurum, Kars, Ağrı, Van, Ardahan gibi illere çok büyük etkisi olacaktır. Özellikle Zengezur Koridorunun geçişi Iğdır üzerinden olacağı için Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden kalkan tır araçları, tur otobüsleri Iğdır’dan gelip geçecek ve Dilucu sınır kapısından Nahçıvan’a, Nahçıvan’dan da Azerbaycan’a gidecektir. Bu kapının açılmasıyla birlikte ekonomi gelişecek. İnsanlar daha çok para kazanacak. Iğdır’a daha çok yatırım gelecek. Şimdiden aldığımız duyumlara göre özellikle Zengezur Koridorunun açılmasını duyan insanlar Iğdır, Aralık, Dilucu bölge çevresinde tarla almaya, arsa almaya başlamışlardır. Yine bu çerçevede Zengezur Koridorunun açılmasıyla birlikte Alican Sınır Kapısı’nın yani Türkiye-Ermenistan’la aramızda bulunan Alican Sınır Kapısı’nın açılması dedikodusunun yayılmasıyla birlikte de o bölgedeki köylerdeki toprakların, tarlaların, arsaların fiyatı iki katına çıkmıştır. Bu da Iğdır için sevindiricidir. Şu anda bu Zengezur Koridoru için Iğdır’da demir yolunun temelinin atılması da Iğdır’da bir canlılık getirmiştir. Herkes bundan memnundur. 5 yıl sonra faaliyete geçecek olan Kars, Iğdır, Nahçıvan Dilucu demiryolu projesiyle birlikte de özellikle hızlı trenin olması Iğdır için büyük bir kazanç olacaktır. İnsanlar nasıl Doğu Ekspresine binip Kars’a geliyorsa Kars’a geldikten sonra Kars’tan da Iğdır’a hızlı trenle gelecek. Buradan Nahçıvan’a geçecek. Oradan da Azerbaycan’a Bakü’ye ulaşacak. Bunların hepsi Iğdır toprakları, Iğdır sınırları içerisinde olacağı için Iğdır ekonomisine büyük katkı sağlayacak ve Iğdır göç alacaktır" dedi. Iğdır’daki aşiret liderleri ve kanaat önderleri olarak Zengezur Koridorunun açılmasına bütün güçleri ile destek verdiklerini belirten Kadim Aşiretler Federasyonunun Iğdır İl Başkanı Ferhat Armağan ; "Burada 25 tane aşiret ve 150’ye yakın kanaat önderleri olarak Zengezur Kapısı’nın açılmasına bütün gücümüzle destek veriyoruz. Zengezur’un tabii Iğdır’a hemen bitişik olması bizim için büyük bir nimettir. Zengezur Kapısı yani Orta Asya’ya açılan bu kapı Türkiye’ye dünyadaki nüfusun %40’ını tekabül ediyor. Zengezur Kapısı’nın açılmasının ekonomik olarak çok ciddi manada faydaları var. Hem Iğdır’a, hem Türkiye’ye, hem bölgeye ciddi manada kalkınacağına inanıyoruz" dedi. Zengezur Koridorunun açılmasının İslam aleminin faydasına da olduğunu söyleyen Armağan; "Bir de şunu anlıyorum. Küresel yeni bir ticari yol olarak önümüze çıkıyor Zengezur Kapısı, bilhassa Orta Asya’daki dindaşlarımız, milletdaşlarımız olan milletlerle İslam aleminin bir daha pekişmesi ile ilgili ciddi manada önemli bir kapıya açılmasına inşallah vesile olacağına inanıyoruz. Çünkü binlerce senedir beraber olduğumuz, dindaş olduğumuz, milletler olduğumuz insanlara kuvvetli kısa bir yol olan Zengezur Kapısı’nın açılması bize ciddi manada hem ülkemize hem İslam alemine ciddi manada faydasında olduğunu görüyoruz" dedi. Iğdır nüfusunun 1 milyona yakın olabileceğini değinen Armağan, "Iğdır için de aslında bizim için en fazla da Iğdır’a faydası var. Zengezur Kapısı’nın açılmasının en büyük önemi Iğdır içindir. Iğdır’daki ticari ciddi manada artacak, ekonomi artacak. Hatta Iğdır’daki yönetime, Iğdır’daki idari büyüklerimize, amirlerimize ciddi manada bir yük şimdi şu anda onlara böyle bu şeyi aktarmak istiyorum. Iğdır’ın niye? Iğdır’ın nüfusu ciddi manada artacak. Iğdır’ın nüfusu belki 1 milyonu çok kısa sürede artabilecek bir kapasiteye gelecek. Çünkü bu akım kuvvetli bir enerji, kuvvetli bir ekonomik şeyi içinde barındırıyor. Ondan dolayı Iğdır’ın yolları, Iğdır’ın çevresel proje olarak Iğdır’ın gerçekten ciddi manada bir anda büyük bir şehir olacağı açık ve aşikardır. Bundan dolayı gerçekten bu projeye bütün bölgemizin ihtiyacı var" dedi.
Iğdır Üniversitesi öğrencilerin tercihi oldu
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:51 Iğdır Üniversitesi öğrencilerin tercihi oldu Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2025-YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından, öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği üniversiteler arasında Iğdır Üniversitesi de yer aldı. Yerleştirme sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, üniversitenin tercih edilme oranının her geçen yıl arttığını vurguladı. Gürel, Iğdır Üniversitesinin, güçlü akademik kadrosu, modern kampüsü ve bölgenin ihtiyaçlarına yönelik açılan programlarıyla öğrenciler için cazip bir merkez haline geldiğini belirterek, "Yaklaşık 2 bin 850 yeni öğrenci kabul ettik. Ön lisans ve lisans programlarımıza baktığımızda yaklaşık bin 650 civarında ön lisans ve bin 250 civarında da lisans programına yerleşen öğrencimiz olacaktır. Dolayısıyla 2 bin 850 yeni misafirimiz, yeni öğrencimiz bu sene eğitimlerine başlayacaklar. Ön lisanstaki doluluk oranımız yüzde 100. Dolayısıyla hiçbir kontenjanımız boş kalmış değil. Türkiye genelindeki doluluk dün YÖK başkanımızın da açıkladığı verilerle örtüşüyor. Türkiye genelinde bunda muhtemelen de memnuniyet duymamız gerekir. Ön lisans programlarının tamamı dolu. Bizde de yüzde 100 oranında doluluk gerçekleşti. Lisans programlarında bu oran biraz daha düşük yüzde 96 civarında. Ama üniversitemizin toplam doluluk oranına, yerleşme oranına baktığımızda yüzde 98,5 gibi oldukça yüksek bir rakam. Ek yerleştirme ile tahmin ediyorum ki bu rakam yüzde 99’ların üzerine çıkacak. Bu bizim üniversitemiz adına memnuniyet verici bir skor. Nispeten yeni bir üniversite olmamıza rağmen bu kadar yüksek oranda bir doluluk bizi ziyadesiyle mutlu etmiştir. Burada özellikle bazı programlarımız Diş Hekimliği Fakültesi gibi, İlahiyat Fakültesi gibi Sağlık Bilimleri Fakültesi programlarında lisans programlarımız da yüzde 100 oranında dolmuştur" dedi. "Diş Hekimliği Fakültesi ilk defa öğrenci aldı" Diş Hekimliği Fakültesine ilk defa öğrenci aldıklarını açıklayan Rektör Gürel, "İlk defa bu sene Diş Hekimliği Fakültesi’ne 20 tane evladımızı misafir edeceğiz. Onlar ilk defa bize kayıt yaptırdılar ve 1. sınıf eğitimlerini burada alacaklar. Biz bütün hazırlıklarımızı yaptık. Ders programları, müfredat, laboratuvarlar, uygulamalar, öğretim üyesi ihtiyaçlarını tamamını hazırladık ve 20 tane genç diş hekimi adayını karşılamak üzere gün sayıyoruz. Bu bizim üniversitemiz için Iğdır için de büyük bir başarı. İnşallah önümüzdeki yıl hem Diş Hekimliği Fakültesi hem de yeni bir hastane binası içinde strateji başkanlığında bütçe talebimiz var. İnanıyoruz ki onaylandığı zaman önümüzdeki yıl çok nitelikli bir diş hekimliği hastanesi ve fakültesi de inşa etmiş olacağız. Zaten geçtiğimiz yıl itibariyle diş hastanemiz açılmış durumda ve şu anda şehre ve bölgeye diş hekimlerine zaten hizmet verir durumdayız" ifadelerini kullandı. Rektör Gürel ayrıca, Iğdır Üniversitesi’nin sadece bölgesel değil ulusal ölçekte de tercih edilen kurumlar arasında yer almasının kendilerini gururlandırdığını ifade ederek, yeni dönemde üniversiteye katılacak tüm öğrencilere başarılar diledi.