Yerel Haberler
Iğdır
24 Nisan 2026 Cuma - 13:18 Serdar Ünsal; "24 Nisan bir ermeni ve empeyalist yalanıdır" Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu (TADDEF) genel başkan yardımcısı ve basın sözcüsü Serdar Ünsal, "24 Nisan sözde soykırım iddiası sadece bir Ermeni ve Emperyalist yalanıdır" dedi. Ünsal, yaptığı yazılı açıklamada, tarihi gerçeklerin ortada olduğunu ve asıl soykırımı Türk Milletine yapanın Ermeniler olduğunu belirterek, "1915 yılında Ermeniler düşmanla işbirliği ve casusluk yapıyor, erkeklerimiz cephedeyken, erkeksiz kalan köyleri basıp, vahşet uyguluyordu. Savaşta tüm bunların cezası idamdır oysa sadece tehcir cezası uygulanmıştır. Sözde soykırımın yıldönümü olarak ilan etmeye çalıştıkları 24 Nisan’da kimsenin burnu kanamamıştır. Sadece örgüt üyeleri ve ileri gelenleri tutuklanmıştır. Tek bir ölüm olayı yoktur. Ermenistan topraklarında yaşayan bir tek Türk bulamazsınız ama Türkiye topraklarında çok sayıda Ermeni yaşamaktadır. Yaşadıklarına göre soykırım diye bir şey yoktur ve eğer belli menfaat çevreleri izin verirlerse huzur ve kardeşlik içinde yaşamaya devam etmek arzusundayız. Türk devletine kin beslemeyen Türkiye Cumhuriyetine bağlı hiçbir Ermeni ile işimiz yoktur olamazda ,bizim mücadelemiz hain iş birlikçi olan kim olursa olsun onlarladır" şeklinde konuştu. "24 Nisan sözde ermeni soykırım yalanlarına son noktayı koyma zamanı gelmiştir" diyen Ünsal, "Hür dünya Ermeni diasporasının bu yalanlarına inanmamalı artık gerçekleri görmelidir. Asıl soykırımı yapan Ermenilerdir. 1915-20 yıllarında Anadolu’da Iğdır’da soykırım yapan Ermenilerin torunları daha dün Azerbaycan’da Hocalı’da Karabağ’ da soykırım yapmışlardır. Bu gerçekler ortadayken Avrupa soykırım yalanına inanmamalıdır. Bende babaannesi asıl Türk yurdu olan ve bugün Ermenilerce işgal altında tutulup adına Ermenistan denilen yerden sürgün edilen yakınları Ermenilerce öldürülen bir neslin torunu olarak diyorum ki asıl soykırımı Ermeniler yapmıştır. Bugün Ermenistan da bir tek Türk bulamazsınız. Iğdır dahil Doğu Anadolu bölgesinde 80 bin Türk’ü şehit etmişlerdir. Karabağ’da yenilen Ermeniler hala Türk düşmanlığına devam ediyor. Türk ve Azerbaycan bayrağını yakıyorlar. Asıl soykırımcı millet Ermenilerdir" dedi.
Iğdır Üniversitesinde 2023-2024 akademik yılı açılış töreni
03 Kasım 2023 Cuma - 17:06 Iğdır Üniversitesinde 2023-2024 akademik yılı açılış töreni Iğdır Üniversitesi 2023-2024 akademik yılı düzenlenen törenle açıldı. Karaağaç Kampüsü 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu’nda düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Törende bir konuşma yapan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, göreve geldiği yıldan itibaren üniversitenin eğitim, öğrenci ve akademisyen yönünde büyük bir ivme yakaladığını belirterek, “Tarihçe olarak 95’te Kafkas Üniversitesine bağlı bir meslek yüksek okulu olarak başladı. 2006 yılında da Ziraat Fakültesi kuruldu. Hemen akabinde de 2 sene içinde üniversite kuruldu. Iğdır Üniversitesi 2022’de de ihtisas üniversiteye doğru adım atmıştır. Şu anda da Türkiye’de 22 ihtisas üniversitesi var. Bizimki ’Katma Değeri Yüksek Tarımsal Ürünler’ üniversitesi oldu. Iğdır’a yakışır bir şekilde tarım üstü bir üniversite. Ben hep derim bir buçuk milyon dönüm arazisi olan bir yer Fransa, Belçika, Hollanda kadar tarım arazimiz var. Bütün Türkiye’yi besleyecek yerlere sahibiz. Ama kıymet bilinmiyor. Bunu hep dile getiriyorum bunun yüzde 65’i atıl durumdadır. İnşallah bununla ilgili çalışmayı da düşünüyoruz” dedi. Türkiye Yüzyılı’nı gençler ile koruyacaklarını söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Dr. Sevim Sayım Madak, “Gençler her birinizi ayrı bir Türkiye değeri olarak kabul ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı sizlerle birlikte koruyacağız. Edindiğimiz bu kazanımları korumak geliştirmek için elimizden geleni hep birlikte yapacağız. Üniversitelerimizin özgür, huzurlu, kaliteli ve çağdaş bir ortamda eğitim öğretim yapmasını sağlayacağız. Üniversitelerimizle, akademisyenlerimiz ile iftihar ediyoruz. Onlardan daha çok başarı daha çok akıl daha çok ilerleme bekliyoruz” dedi. Akademik yıl açılış törenine; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Dr. Sevim Sayım Madak, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Iğdır Vali Yardımcısı Akın Oruç, il protokol üyeleri, kamu kurum amirleri, üniversite akademik ve idari personeli katıldı.
Iğdır’a has patlıcan reçeli yapımı için kazanlar kaynamaya başladı
31 Ekim 2023 Salı - 10:13 Iğdır’a has patlıcan reçeli yapımı için kazanlar kaynamaya başladı Sonbahar mevsiminin gelmesiyle beraber Iğdır’a has coğrafi işaret belgeli patlıcan reçeli yapımı için kazanlar kaynamaya başladı. İklimi ve coğrafi özelliklerinden dolayı "Doğu’nun Çukurova’sı" olarak bilinen Iğdır, yöresel lezzetleri ile de öne çıkıyor. Yöreye ait bir lezzet olan ve 20 Aralık 2021 tarihinde coğrafi işaret ve tescil belgesi alınan patlıcan reçeli için mesai başladı. Her yıl genelde Eylül ayında yapımına başlanan patlıcan reçeli kış aylarında kahvaltıların vazgeçilmez lezzetlerinden biri olduğu kadar kadınların da ekonomik kazanç kapısı oluyor. Iğdır’ın Kasımcan köyünde kadınların oluşturduğu Ayyıldız Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi kadınları bu günlerde bütün zamanlarını patlıcan reçeli için ayırmış durumdalar. Sonbahar mevsimiyle büyümesi duran ve reçelin önemli püf noktalarından biri olan küçük boy patlıcanlar ile patlıcan reçeli serüveninin başladığını belirten Ayyıldız Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Elif Turan, “Eylül ayında patlıcanları topluyoruz. Patlıcan reçeli küçük patlıcanlardan yapılıyor. Eylül ayında artık büyüme durduğu için patlıcanlar büyümüyor küçük ve sert patlıcanlardan reçel yapıyoruz. Reçel için patlıcanları akşamdan topluyoruz. Suda bekletiyoruz içine çok az tuz atıyoruz. Patlıcan acı suyunu ve siyah suyunu versin diye tuz atıyoruz. Sabah erkenden gelip o suyu boşaltıp yeniden su kaynatıyoruz. Patlıcanları suyun içine atıp haşlıyoruz. Daha sonra onu sıcak sudan çıkarıp soğuk suyun içine bırakıyoruz. O soğuk sudan daha sonra patlıcanları suyunu versin su kalmasın diye tek tek sıkıyoruz. Ondan sonra patlıcanları kaynattığımız şekerli suyun içine atıyoruz. Aynı zamanda limon da koyuyoruz. Aromasını ve lezzetini bulduğu zaman piştiği zaman şişelere sıcak sıcak doldurup bir gün beklettiriyoruz. Ondan sonra reçellerimizi alıyoruz” dedi. ’Patlıcandan reçel olur mu’ diye soranlara da yanıt veren Turan, çok da güzel olduğunu söyleyerek, “Iğdır’ın ikliminden mi çok güzel ondan mıdır artık bilmiyorum, lezzeti, araması çok güzel oluyor. Biz fuarlarda da tattırıyoruz. Herkesten olumlu yanıtlar alıyoruz. Yani tadını ve lezzetini beğeniyorlar. Herkes yerken aslında patlıcan tadı almayı bekliyorlar. Onlara lezzeti çok farklı geliyor. Onlara aslında bir kestane şekeri tadında geliyor. Bu patlıcan reçelinin belli püf noktaları var biz de büyüklerimizden öğrendik geleneksel usullerle de yapıyoruz” diye konuştu. “Meyveleri sertleştirmek için kireç kullanılıyor, patlıcanın buna ihtiyacı yok” Reçel yapımında meyveyi sertleştirsin diye kireç kullanıldığını belirten Turan, “Kireci birçok meyvede kullanıyorlar. Aslında sadece patlıcan da değil meyveleri sertleştirmek için dağılmasın diye bütün meyvelerde kullanılıyor. Patlıcanın buna ihtiyacı yok ve biz kireçsiz denedik çok da güzel oluyor. Coğrafi işaretli olduğu için de kireç kullanmıyoruz. Çoğu zaman karbonat da atılabiliyor. Mesela tuzda da bekletebilirsiniz” dedi. Turan, kooperatif olarak yaptıkları bütün ürünleri internet üzerinde sattıklarını belirterek, bu sayede hem Iğdır’ın yöresel ürünlerini tanıttıklarını hem de kadınlar olarak ekonomik kazanç elde ettiklerini dile getirdi.