Yerel Haberler
Iğdır
19 Nisan 2026 Pazar - 19:35 Iğdır FK - Pendikspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 36. haftasında oynanan Iğdır FK ile Pendikspor maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 36. haftasında Iğdır FK, sahasında Pendikspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Iğdır Futbol Kulübü Teknik Direktörü Hikmet Karaman maç ile ilgili analiz çıkarmak istemediğini belirterek, "Oyuncular kulübümüze ait. 90 dakika ve uzatma bölümlerine baktığınızda, sağlıklı bir analiz sonrası çok daha dikkatli değerlendirmeler yapmak gerekiyor. Buradan oyuncularıma da sesleniyorum; kamuoyunda oyuncularımız hakkında negatif konuşmak doğru değil. Ancak bu maçın analiz edilecek yönü açıkçası çok sınırlı. Eleştirmem gerekiyorsa elbette eleştiririm. Biz buraya bir hedef doğrultusunda geldik. Özellikle önümüzdeki sezonun plan ve projesi var. Bununla birlikte az da olsa play-off şansımız bulunuyordu. Takım olmak; takım ruhunu sahaya yansıtmak, birlikte hareket etmek, birlikte kazanmak ve birlikte kaybetmekle mümkündür. Futbol hatalar oyunudur ancak istek ve mücadele bambaşka bir konudur. Yetenek tek başına yeterli değildir; bazı oyuncuların kapasitesi sınırlı olabilir. Şampiyonluğa oynamak ise çok daha farklı bir seviyeyi gerektirir. Ligi genel anlamda değerlendirdiğimizde, bu konuda bir rapor hazırlayıp federasyona sunmayı düşünüyorum. Hakemlerle ilgili bu maça özel konuşmuyorum, genel bir değerlendirme yapıyorum. Bu ligin daha detaylı incelenmesi gerektiğine inanıyorum. Ligin temposu nedir, hangi yaş grubuna hitap ediyor, oyun ne kadar kesiliyor; bunların hepsi sorgulanmalı. Konuşulacak çok fazla konu var ancak burada kısa kesmek istiyorum. Bu maçın analizi yok denecek kadar zayıf. Açıkçası ortaya çıkan tablo oldukça kötü" dedi. Sinan Kaloğlu: "Tabii biz play-off’ları hedefliyoruz" Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu ise hedeflerinin play-off’larda yer almak olduğunu söyleyerek, "Öncelikle biz maça nasıl hazırlandık, öyle başlayayım. Iğdır FK son haftalarda özellikle saha içinde dizilişte 4-4-2’yi, bazen 3-1-6’yı çok deniyordu. Çift forvetle oynuyorlardı; Koita ve Bruno’yla. Ama bu karşılaşmada biraz daha Hikmet Hoca orta sahayı güçlendirmek istedi, tahminimce. Bu yüzden üç tane orta sahayla oynadı, tek forvet çıktı karşılaşmaya. 4-1-4-1 gibi bir diziliş vardı ama zaman zaman saha içinde tekrar 3-1-6 gibi de oldular. Biz bu pas bağlantıları ve duruşları ilk yarıda özellikle çok iyi yaptık. Çalıştığımız şekilde durduk. Neticesinde de çok net pozisyonlar yakaladık. Bence karşılaşmanın ilk yarısı 3-4-0 olabilirdi. Pozisyonlar çok netti. Karşı karşıya kaçırdık, çizgideki topumuz çizgiden çıktı. Final paslarımız da vardı, final öncesi paslarımız da vardı. İlk yarıda aslında karşılaşmayı bitirebilirdik ama bitiremedik. İkinci yarı rakibin risk aldığını gördük. Zaten alacağını biliyorduk. Savunma duruşumuzdaki bir hatadan, duran top sonrası yanlış bir çıkıştan maalesef, bence şanssız bir gol yedik. Ama yine bırakmadık, yüklendik ve golü de bulduk. İyi oldu. Sonrasında yine pozisyonlarımız var. Yine kaleciyle karşı karşıya kaldığımız pozisyonlar oldu. İyi beceriyi gösteremedik, iyi dokunuşu yapamadık ve karşılaşma beraberlikle son buldu. Tabii biz play-off’ları hedefliyoruz, play-off’lara oynuyoruz. Rakibimiz iyi bir takım, kaliteli oyunculara sahip. Özellikle Iğdır FK gibi bir takıma karşı alan ve zaman bırakırsanız oyuncular bireysel yeteneklerini gösterebilirler. Oyuncularımız bunu büyük ölçüde iyi yaptı. Çok tehlike oluşturmadılar. Oyunun büyük bölümünde iyi oynayan, daha çok pas yapan biz olduk. Sadece ikinci yarının ortasından itibaren biraz yaslandık. Sonrasında tekrar topa sahip olduk. Deplasmanda alınan bir puan bizim için iyi. Biz play-off’lar için yürümeye devam edeceğiz. Oyuncularımız son dakikaya kadar çok iyi bir mücadele örneği gösterdiler. Bu yüzden onların mücadelelerinden, oyun anlayışlarından ve hırslarından memnunum. Artık önümüzde bir Boluspor karşılaşması var. İnşallah onu da kazanıp play-off’larda yer almayı iyice garantilemek istiyoruz" açıklamasında bulundu.
Iğdır’ın Tuz Mağaraları her gün yeni ziyaretçilere ev sahipliği yapıyor
03 Temmuz 2024 Çarşamba - 14:03 Iğdır’ın Tuz Mağaraları her gün yeni ziyaretçilere ev sahipliği yapıyor Iğdır’ın eşsiz doğal güzelliklerinden biri olan Tuz Dağı’nda yer alan Tuz Mağaraları, her gün yüzlerce ziyaretçiyi ağırlayarak bölge ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. Tuzluca Kaymakamlığı ve yerel turizm işletmecileri, Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan Tuz Mağaraların turizmde kullanılması için yoğun çaba harcıyor. Son yıllarda yapılan altyapı çalışmaları ve tanıtım faaliyetleriyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçi sayısında belirgin bir artış yaşandığı görülüyor. Yoğun ziyaretçi akının olduğu Tuz Mağaraları, sadece sağlık turizmi açısından değil, aynı zamanda doğa turizmi tutkunlarının da ilgisini çekiyor. Mağaraların içindeki görsel şölen ve tuzun doğal oluşumu, ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Tuz Mağaraları, Iğdır’ın doğal ve kültürel zenginliklerini keşfetmek isteyen herkes için bir cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Bu benzersiz doğa harikası, hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çekerek Iğdır’ın turizm potansiyelini daha da yükseltiyor. Mağarayı görmeye gelen Gürbüz Turhan, mağarayı çok beğendiğini söyleyerek, "Eskişehir’den geldik. Burası bölgede görülebilecek gezilebilecek en güzel yerlerden bir tanesidir. Şu an büyük bir insan kitlesi burayı ziyaret etmiş durumdadır. Bölgede böyle bir yerin olması bizi çok mutlu etti. Dışarıda gelen herkesi burayı ziyaret etmeye davet ediyoruz" dedi.
Iğdır Üniversitesi’nde “3. Geleneksel Lavanta Şenliği” coşkusu
29 Haziran 2024 Cumartesi - 08:33 Iğdır Üniversitesi’nde “3. Geleneksel Lavanta Şenliği” coşkusu “Katma Değeri Yüksek Tarımsal Ürünler” alanında ihtisaslaşan Iğdır Üniversitesi’nde geleneksel hale gelen Lavanta Şenliği etkinliği düzenlendi. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından “Katma Değeri Yüksek Tarımsal Ürünler” alanında ihtisas üniversitesi ilan edilen Iğdır Üniversitesi, bölgede lavanta yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması ve tarımsal kalkınmaya katkı sunulması adına çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Üniversite bünyesinde yetiştirilen lavantalar, her yıl şenlik havasında hasat edilerek lavanta yağı, lavanta kolonyası ve lavanta reçeli gibi katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülüyor. Üniversitede üretilen ürünler, online satış mağazası üzerinden satışa sunulurken yerel üreticilerin de teşvik edilmesi hedefleniyor. Şehit Bülent Yurtseven Kampüsü’nde bulunan Bal Ormanı’nda yetiştirilen lavantalar, Rektör Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma ve personellerin katılımıyla hasat edildi. Iğdır Üniversitesinin lavanta yetiştiriciliği üzerine yaptığı çalışmalara değinen Rektör Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, “Bilindiği üzere lavanta, kıraç yerlerde kolaylıkla yetişebilen bir bitki.Çok fazla suya ihtiyaç duymuyor. Bu nedenle Iğdır, lavanta yetiştiriciliği için önemli bölge. Biz de şu anda ihtisas üniversitesi olmamız hasebiyle lavanta üzerine önemli çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Tescilli markalarımız bulunuyor. Lavantadan elde ettiğimiz yağ, hidrosol, kolonya, reçel ve sabun gibi pek ürünü şehirdeki belirli başlı lokasyonlarda ve Üniversitemizin online satış mağazası üzerinden satışa sunuyoruz. Bu yıl Kampüsümüzde yaklaşık 10 bin adet lavanta yetiştirdik. Aralık ilçesinde de bize tahsis edilen alanlarda çalışmalarımız mevcut” diye konuştu. Iğdır’da küçükbaş hayvanlığın da yaygın olduğuna işaret eden Rektör Alma, “Lavanta yetiştirirken sokağa atılan koyun yününü de malçlama olarak kullanıyoruz. Böylece daha fazla verim elde ediyoruz” dedi. Iğdır’ın sinek problemi olduğunu da hatırlatan Rektör Alma, lavantanın sinek konucu özelliği olması nedeniyle kent için önemli bir ürün olduğuna dikkat çekti. Iğdır Üniversitesi Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri Bölümü ve Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi Sorumlusu Öğretim Görevlisi Musa Karadağ, Ağrı Dağı’nın eşsiz iklimi ve toprak yapısı sayesinde lavantadan birçok ürün ürettiklerini belirterek, “Üniversitemizin ihtisaslaşması ile beraber katma değerli ürünler alanında birçok ürünün argesini ve ürgesini yapmaktayız. Özellikle şimdi de lavanta üzerinde büyük bir çalışmalarımız var. Bugün de geleneksel hale getirdiğimiz Iğdır Üniversitesi lavanta şenliklerinde buluşmaktayız. Lavantadan elde ettiğimiz katma değerli ürünlerde yaklaşık olarak 12 tane ürünümüz var. İleriki süreçte biz bunu 20’ye yakın ürünle buluşturmayı hedefliyoruz. Bizim temel hedefimiz özellikle Doğu Anadolu bölgesinin Çukurova’sı Iğdır‘da hem farklı değerli ürünler hem de tipi aromatik bitkiler konusunda şehrimizi önemi bir yere taşımak hedefimizdir. Özellikle üç ülkeye sınır bulmamamız bu alanda bizim gelişmemize önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.
Yolda yaralı bulunan yavru leyleğe sahip çıkan vatandaşın insanlık örneği
26 Haziran 2024 Çarşamba - 15:22 Yolda yaralı bulunan yavru leyleğe sahip çıkan vatandaşın insanlık örneği Iğdır’da bir vatandaşın yolda yaralı halde bulduğu yavru leyleği kendi çabalarıyla besleyip bakımını üstlenmesi takdir topladı. Iğdır’da vinç işletmeciliği yapan Keremcan Ardin, Aralık ilçesi Gödekli köyüne araç çekmek için vinci ile yola çıktı. Keremcan Ardin, seyir halinde iken yol kenarında bulunan elektrik direklerin üstündeki yuvadan yavru bir leyleğin düştüğünü gördü. Yavru leyleğin yanına giden Ardin, yavru leyleğe araç çarptığını fark etti. Ardin, ilk başta ne yapacağını bilemezken, hayvanın zayıf ve aç olduğunu fark etti. Hemen elindeki su şişesinden bir miktar su verdiği yavru leyleği kucağına alarak iş dönüşü açık veteriner bulayınca evine götürdü. Kendi imkanları ile yavru leyleği besleyen Ardin, yaralara da yanındaki kremlerden sürdü. Ardin, ertesi gün yavru leyleği Iğdır Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne teslim etti. Ekipler tarafından teslim alınan yavru leylek tedavisi ardından doğaya bırakılacak. Vatandaşlara hayvanların bakımına duyarlı olma çağrısında bulunan Ardin, "Aracımız Gödekli’ye araç çekimi için gitmişti. Giderken yavru bir leyleğin yol ortasında araç çarptığını ve yaralı olduğunu gördüm. Hem yavru leylek olması hem de bu sıcak havada bu şekil yavrunun bırakılması yanlıştı. Ben yavru leyleği alarak bakım ve beslemesini yaptım. Daha sonra da yavru leyleği Iğdır Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne teslim ettim" dedi.
Rektör Alma, Nahçıvan’da düzenlenen “Batı Azerbaycan’a Dönüş” festival/kongresine katıldı
25 Haziran 2024 Salı - 15:49 Rektör Alma, Nahçıvan’da düzenlenen “Batı Azerbaycan’a Dönüş” festival/kongresine katıldı Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Nahçıvan’ın Zengezur Milli Parkı’nda (Batabat yaylası) düzenlenen “Batı Azerbaycan’a Dönüş” festival/kongresine katıldı. Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Iğdır’ın Türk Dünyasına açılan kapısı Nahçıvan’da bu yıl ikincisi düzenlenen Zengezur “Batı Azerbaycan’a Dönüş” Festivaline katıldı. Burada bir konuşma yapan Rektör Alma, Zengezur Koridoru’nun tarihi rolü ve önemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Zengezur Koridoru denildiğinde genellikle 30 yıllık bir sürecin akla geldiğini fakat Koridor’un insanlık tarihi boyunca bu bölgede var olan bir ticaret yolu niteliğine sahip olduğunu vurgulayan Rektör Alma, sözlerine şöyle devam etti:“Diğer taraftan, Türk tarihi açısından bakıldığında ise bu yolun kuzey, güney ve orta yolundaki en önemli lokasyonlardan biri olduğu; İslam tarihi açısından da bu bölgenin İslam uygarlığının Türk kültürüyle kesiştiği ve Avrupa’yı besleyen bir bölge olduğu aşikardır. Geçmişte bu denli öneme sahip olan bölgenin kamuoyuna ve iş dünyasına tanıtımında doğal bir sürecin ürünü olduğunu bilerek hareket etmek gerekmektedir. Doğal süreç, uygarlıklar var olduğu andan itibaren gelişmiş süreç anlamına gelmektedir. Şehirler, kasabalar, köyler doğal bir şekilde oluşmuş ve Çin’den başlayarak Türk-İslam medeniyetine ve Balkanlara ulaşmış bir yoldur.” dedi.
Iğdır’daki yayla saldırısında ağır yaralanan kişi saldırı anlarını anlattı
24 Haziran 2024 Pazartesi - 16:20 Iğdır’daki yayla saldırısında ağır yaralanan kişi saldırı anlarını anlattı Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Karabulak köyü ile Abbasgöl köyü arasında yaşanan yayla sorununda ağır yaralanan Şevket Atar saldırı anını anlattı. Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Karabulak ile Abbasgöl köyü arasında yıllardır devam eden yayla meselesi bu sene yine kavgaya dönüştü. 3 gün önce edinilen bilgiye göre aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu Karabulak köyüne ait konvoy, mahkeme kararına rağmen kolluk kuvvetlerinin nezaretinde yaylaya doğru ilerlerken silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda 1’i ağır olmak üzere toplam 20 kişi yaralanmıştı. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan ve daha sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesine kaldırılan Şevket Atar, saldırı anını anlattı. Yaşanan saldırı da sol gözünü kaybeden Atar; "Biz yayla için Abbasgöl’e gittik. Abbasgöl’de askerler bizim yolumuzu kestiler. Yaylada koyunlar var dediler. Askerler gidip koyunları geri çevirecek, sonra gidersiniz dediler, biraz durduk tamam dedik. Biraz durduktan sonra sizler gidebilirsiniz dediler. Sonra biz geldik baktık asker yok. Traktörün üzerinde birkaç tane çocuk vardı. Çocukları traktörden indirdim baktım biri bana kurşun sıktı. Birisini tanıdım birisini tanımadım. O esnada bir tane siren sesi gelen araç geldi. Asker mi polis mi bilemedim. Baktım bu sefer de onlara keleş ile ateş açtılar" dedi.