ASAYİŞ - 23 Kasım 2024 Cumartesi 02:49

Iğdır’da trafik kazası: 6 yaralı

A
A
A
Iğdır’da trafik kazası: 6 yaralı

Iğdır-Nahçıvan Karayolu’nda otomobilin büyükbaş hayvana çarpması sonucu meydana gelen kazada 6 kişi hafif yaralandı.


Kaza, Iğdır-Nahçıvan Karayolu Babacan Köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre seyir halindeki otomobil yola aniden çıkan büyükbaş hayvana çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil takla atarak yol kenarına savruldu. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Bölgeye intikal eden Iğdır İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, araç içerisinde sıkışan yaralıları kurtararak, hafif yaralanan 6 kişiyi sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekipleri, yaralıları ilk müdahalelerinin ardından Iğdır Dr. Nevruz Erez Devlet Hastanesi’ne sevk etti.


Olayla ilgili inceleme başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Diyarbakır’da ‘tatlı’ molası Diyarbakır’da çeşitli programlara katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çalışmalarının ardından Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta’yı ziyaret ederek, "Bu lezzet Diyarbakır’ın markasıdır" dedi. Bir dizi programa katılmak üzere kadim şehir Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yoğun diplomasi trafiğine tatlı molası verdi. Şehrin simge isimlerinden Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta’ya konuk olan Yılmaz, tescilli burma kadayıfın tadına baktı. Ziyarette Cevdet Yılmaz’a, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Mehmet Sait Yaz ve Suna Kepolu Ataman, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Genel Başkan Vekili ve Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya, Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, kamu kurum müdürleri ve iş adamları eşlik etti. Tatlı tezgahının başına geçerek Sıtkı Usta ile keyifli bir sohbet gerçekleştiren Yılmaz, burma kadayıfın tarihine değinerek esprili bir tespitte bulundu. Yılmaz, ’’Diyarbakır’ın bu tescilli lezzeti artık sınırları aştı. Dünyada, Türkiye’de ve Diyarbakır’da tatlı yapan ustaların büyük çoğunluğunun Bingöllü olduğunu biliyoruz. Bugün burada hem bu geleneği hem de bu eşsiz kaliteyi yerinde görmekten mutluluk duyuyorum. Esnafımızın güler yüzü ve bu kadim kültürün yaşatılması Diyarbakır’ın turizm potansiyeli için çok kıymetli. Sıtkı Usta ve ekibine teşekkür ediyorum’’ diye konuştu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren işletme sahibi Sıtkı Usta ise devlet büyüklerini ağırlamanın gururunu yaşadıklarını belirterek şunları söyledi: ‘’Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz Beyefendi’yi ve beraberindeki değerli heyeti müessesemizde ağırlamak bizler için büyük bir onurdur. Kendilerine nazik ziyaretleri için esnafımız adına teşekkürlerimi sunuyorum. Biz yıllardır kaliteden ödün vermeden Diyarbakır’ın tadını dünyaya duyurmaya çalışıyoruz. Devletimizin yanımızda olduğunu bilmek çalışma azmimizi artırıyor.’’ Cevdet Yılmaz, ziyareti sırasında sadece tatlı yemekle kalmadı, çalışanlarla tek tek selamlaşarak hal ve hatırlarını sordu. Ziyaretin sonunda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve beraberindeki heyet, Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta ile günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.
Ankara Ankara Kitap Fuarı’nda son gün: Askıda kitap uygulaması dikkat çekti Ankara Kitap Fuarı, yüzlerce yayınevi ve yazarı kitapseverlerle buluştururken, askıda kitap uygulaması ise dikkat çekiyor. Her yaştan okurun ilgisini çekecek zengin bir programla dolu olan 23. Ankara Kitap Fuarı, kitap dünyasının önemli isimlerini bir araya getiriyor. Etkinliklerin yanı sıra, çeşitli yayınevlerinin stantları aracılığıyla okurlar, yeni kitapları keşfetme ve favori yazarlarıyla tanışma fırsatı buluyor. 250’den fazla yayınevi, binden fazla yazar yer aldı ve yüzlerce imza etkinliği ile 75’ten fazla söyleşi, konferans gerçekleşti. Kuşlukta Yazarlar standında ise askıda kitap uygulaması dikkat çekti. "Kültür ve sanat hayatının dirildiği bir kenttir burası" Ankara Ticaret Odası Başkan Vekili ve Ankara Kent Konseyi Başkanı olan Halil İbrahim Yılmaz, "1 milyon 800 bin üniversite mezunun yaşadığı, kitap okuma oranının en yüksek olduğu kent. Bu fuara 1 milyona yakın insanın katılmasından da anlaşılıyor. Kültür ve sanat hayatının dirildiği bir kenttir burası. Buradaki yoğunlukta toplum disiplinleri kalemin, yazının etrafında buluştular. Önyargılarını kırdılar. Bütün disiplinlerin kalemleri yan yana kendi hikayelerini arz ediyorlar. Dolayısıyla Ankara için çok değerli bir sahne var burada. Bu kalemin, bilimin ışığında gelecek kuşaklara kitabı aktarabileceğimiz bir ekosistem oluştu. Kağıt yok olsa bile kitap yok olmayacak. Ondan dolayı bunun umudunu yaşıyoruz. Gençlerin ilgisini de buradan anlıyoruz. Sümer ablamız, Hayati hocamız, Veysel hocamız, bu stantta onlar var. Onlar, yıllardan beri yakından takip ettiğimiz, görüşlerini, çalışmalarını bildiğimiz insanlar. Onların kitaba dönmüş halini de büyük bir zevkle imzalattık kendilerine. Burada yazı hayatında Türkiye’nin lokomotif olacak bir hikayeye şahitlik ediyoruz biz" şeklinde konuştu. "Edebiyatta kalıcılığı sağlamak gerekiyor" Ankara’nın en güzel haftası olduğunu belirten Türk Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Filiz Yavuz, "Ankara’nın bir özelliği de var. Kitap fuarları entelektüel yapı açısından Ankara’nın aslında Türkiye’nin en gelişmiş yerlerinden birisi olduğunu çok net gösteriyor. Gelenler hem bilinçli kitap alıyorlar hem de çok kitap alıyorlar. Hiçbirisinin keyif için gezdiğini düşünmüyorum. Çocuklar bile alacakları kitapları önceden hazırlayıp geliyorlar. Hocalar, arkadaşlar, yazarlar büyük bir dostluk çevresinde dolaşırken de mutlu oluyorsunuz. Görmediğiniz dostlarınızı da görüyorsunuz. Çok müthiş bir kültürel faaliyet Ankara Kitap Fuarı. Gençler seri kitaplara çok ilgi gösteriyorlar. Fakat bunların çok alıcı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü onlar belirli bir zamanın popüler kitapları. Edebiyatta kalıcılığı sağlamak için zamanın ötesinde, zamansız, siyasi kavramların dışında insanı içine işleyen, kültürel yapısı kuvvetli, edebiyat tarafı kuvvetli, iyi kalemlerin kitaplarının olması gerekiyor. Bunlar da zaten sık sık belirli yazarların her kitap fuarında çağrılmasa da görebiliyorsunuz. Bazı kitapların sürekli olarak baskı yapmış olması da bunu gösteriyor. Günümüzün popüler kitaplarının çok kalıcı olduğu düşüncesine değilim ama şöyle bir faydası var, en azından gençlere okumayı özendirdikleri için de fayda sağladığı düşüncesindeyim" dedi. "Bu tür kitap fuarlarının faydalı olduğunu düşünüyorum" Türk Ocakları bünyesinde kurulmuş Kuşlukta Yazarlar grubunun üyesi Dr. Hayati Bice, "Kitap fuarları biz yazarlar için okurlarla görüşme, tanışma, buluşma anlamında çok önemlidir. Bu nedenle kitap fuarları gibi kültürel etkinliklerin sürekli olarak yapılması ve gerek resmi makamlar gerekse de yerel yönetimler tarafından desteklenmesi gerekmekte. Çünkü giderek kağıda basılı materyalin, kitapların piyasamızdan çekildiğinin hepimiz farkındayız. Dolayısıyla kültür hayatının canlanması için bu tür kitap fuarlarının faydalı olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "İhtiyacı olan öğrencilere vermek üzere askıda kitap uygulaması yaptık" Hem kitap sergisi hem satış yaptıklarını söyleyen Kuşlukta Yazarlar üyesi olan Hasan Çoban, "Yenilik getirip kitap alanlara, ihtiyacı olan öğrencilere vermek üzere askıda kitap uygulaması yaptık. Askıda kitap uygulamasıyla, isteyen öğrencilere veriyoruz o kitaplardan. Benim de iki kitabım var. Düşünüyorum diye denemeler, bir de Alıp Başını Giden Gönül diye bir kitap yayınladık. Diğer arkadaşların kitabı da dahil imza günleri düzenledik. Çok kalabalık bir gün bugün. İlgi çok fazla. Her ne kadar gençler dijital dünyaya yöneliyor diyorlar ama buraya da büyük ilgi var. İnsanlar kültüre açmış, onların ihtiyaçları karşılanıyor" şeklinde konuştu.
Bilecik Mesai saatleri haricinde naht sanatını icra ederek, cami ve türbelere hat tabloları yapıyor Bursa İl Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Recep Ulu, mesai saatleri haricinde naht sanatını icra ederek, cami ve türbelere hat tabloları yapıyor. UNESCO’nun, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali’nin vefatının 700’üncü yılı olan 2026 yılının "Şeyh Edebali Yılı" ilan edilmesi kapsamında Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde "Yaşayan Miras Şöleni" düzenlendi. Ulusal envantere kayıtlı 12 unsur ve Kültür ve Turizm Bakanlığına kayıtlı 20 sanatçısıyla Bilecik’te buluşurken, bunlar biri de polis memuru Recep Ulu oldu. Ulu 15 yıldır Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Kartı’na sahip. 2006 yılından beri de naht sanatıyla uğraşıyor Olay Yeri İnceleme Şubesi’nde görevli 32 yıllık polis memuru Recep Ulu, 2006 yılından beri de naht sanatıyla uğraşıyor. Ahşabı kıl testere ile kesip, altın varakla kaplayan naht ustası Recep Ulu’nun birçok tarihî mekanda eserleri bulunuyor. Bursa’daki sultan türbelerinde, padişahların tuğralarını kesip varaklayan Recep Ulu’nun, Hamzabey Camii ve Kestel Vânî Mehmet Efendi, Veled-i Enbiya Camii başta olmak üzere onlarca cami ve sultan türbelerinde eserleri yer alıyor. Eserleri cami ve türbelerde yer alıyor 55 yaşındaki olay yeri inceleme uzmanı Recep Ulu, hem mesleğinin hem de sanatının titizlik ve detaylara dikkat üzerine olduğunu ve hata kabul etmediğini anlattı. Kültür Bakanlığı sanatçısı unvanını da alan Ulu’nun eserleri, cami ve türbelerin dışında çeşitli özel koleksiyonlarda, mekanlarda da yer alıyor. "Beni en çok mutlu eden Kosova’daki Murat Hüdavendigar Türbesi’nde bulunan padişahin tuğrası eserim" Recep Ulu, 20 yıldır naht sanatıyla uğraştığını söyleyerek, "Bu sanata, naht sanatçısı Mahmut Şahin hocamın tavsiyesiyle başladım. Onun teşvikiyle hobi olarak başladığım bu yolculuk, zamanla farklı hocalardan aldığım derslerle profesyonel bir sürece dönüştü. Bu sanatla birlikte yurt içi ve yurt dışında birçok sergiye katıldım. Sayılarını tam olarak hatırlamıyorum ancak çok sayıda sergide yer aldım. Bunun yanı sıra, birçok tarihi cami, ibadethane ve müzede eserlerimiz bulunmaktadır. Hocamızın teşviki bu noktaya gelmemizde büyük rol oynadı. Yaptığımız eserler arasında beni en çok mutlu eden çalışmaların başında, Kosova’daki Murat Hüdavendigar Türbesi’nde bulunan Sultan Murat Hüdavendigar’ın orijinal tuğrası ile Bursa’daki türbelerde yer alan tuğralar gelmektedir. Bunlar benim en çok önem verdiğim ve değer verdiğim eserlerimdir" dedi. "Naht sanatının ana malzemeleri ahşap ve kıl testereleridir" Recep Ulu açıklamasının devamında, "Naht sanatının ana malzemeleri ahşap ve kıl testereleridir. Daha sonra akrilik boyalar kullanılır ve altın, bu sanatın vazgeçilmezidir. Eserlerimizi altın kaplama ile tamamlıyoruz. Süreçte ilk olarak hocamızdan deseni alıyoruz, ardından bunu ahşap üzerine işliyor ve son aşamada tablo haline getiriyoruz" dedi.