ÇEVRE - 13 Nisan 2026 Pazartesi 13:44

Iğdır Ovası’nı çevreleyen sıra dağlar yeniden beyaza büründü

A
A
A
Iğdır Ovası’nı çevreleyen sıra dağlar yeniden beyaza büründü

Iğdır’da bahar ayında güneşli havanın ardından gelen kar yağışı, özellikle yüksek kesimleri yeniden kış manzarasına çevirdi.


Iğdır’da bahar mevsimi etkisini göstermeye çalışırken, hava şartları sürpriz yaptı. Şehirde birkaç gün süren güneşli ve ılıman havanın ardından sıcaklıklar yeniden düşerken, özellikle yüksek kesimlerde kar yağışı etkili oldu. Sabah saatlerinde uyanan vatandaşlar, Iğdır Ovası’nı çevreleyen Ağrı Dağı, Zor, Pamuk Dağı ve Tekaltı dağlarının yeniden beyaza büründüğünü gördü. Nisan ayında yağan kar bölgede dikkat çekerken, ortaya kartpostallık görüntüler çıktı.


Iğdır’da yaşayan Harun Cengiz, bu yıl yaşanan kış şartlarının alışılmışın dışında olduğunu belirtti. Nisan ayında hala kar yağışı görülmesinin dikkat çekici olduğunu ifade eden Cengiz, vatandaşların kışlık kıyafetlerini henüz kaldırmadığını söyledi.



"Böyle bir kış hatırlamıyorum"


Yaşadığı durumu şu sözlerle dile getiren Cengiz, "Uzun zamandır Iğdır’da yaşıyorum. Ancak böyle bir kış mevsimi yaşadığımı hatırlamıyorum. Bu yıl adeta yılların karı yağdı diyebiliriz. Şu an, nisan ayı olmasına rağmen yüksek kesimlerde hala kar yağışı devam ediyor. İnsanlar kışlık elbiselerini henüz kaldırmış değil" dedi.



"Gündüz de gece de soğuk"


Önceki yıllarda bu aylarda sıcak havanın etkili olduğunu hatırlatan Cengiz, "Önceleri bu aylarda sıcak havadan insanlar bunalırdı. Ancak şimdi kar yağışı nedeniyle hem gündüzleri hem de geceleri hava oldukça soğuk geçiyor. İnsanlar hala üşüyor" ifadelerini kullandı.


Havaların mevsim normallerinin altında seyretmesinin tarımı da etkilediğini belirten Cengiz, durumun hem olumlu hem de olumsuz yönleri olduğunu vurgulayarak, "Kar yağışı toprağa can suyu oluyor. Ancak soğuk havalar ekim ve dikim işlerini geciktiriyor" şeklinde konuştu.



Iğdır Ovası’nı çevreleyen sıra dağlar yeniden beyaza büründü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘İç Kontrol Uygulamaları’ eğitim semineri Fethiye’de başladı Orman Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığının ‘İç Kontrol Uygulamaları’ konulu hizmet içi eğitim semineri Fethiye Ömer Eşen Eğitim Merkezinde başladı. Orman Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığının 2026 yılı hizmet içi eğitim programında yer alan ‘İç Kontrol Uygulamaları’ konulu eğitim semineri 13-17 Nisan tarihlerinde Fethiye’de yapılacak. Fethiye Ömer Eşen Eğitim Merkezinde yapılacak seminerin açılışına Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Mehmet Akat, Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür ve Fethiye Orman İşletme Müdürü Hakan Duman katıldı. Daire Başkan Yardımcıları, OİP Şube Müdürleri ve Araştırma Enstitü Müdür Yardımcılarının katıldığı eğitim semineri 5 gün sürecek. Seminerde; İç kontrole ilişkin genel esaslar, iç kontrole ilişkin düzenlemeler, iç kontrole ilişkin yetki-görev ve sorumluluklar, kamu iç kontrol standartlarına uyum çalışmaları, iç kontrol sistemi mevcut durum analizinin yapılmasında dikkate alınacak hususlar, kamu iç kontrol standartlarına uyum eylem planlarının izlenmesi, raporlanması ve güncellenmesi, risk yönetimine ilişkin genel esaslar ve risk yönetim teorisi, hassas görev kavramı ve hukuki dayanak, iç kontrol kapsamında yürütülen çalışmaların kayıt altına alınması konularında eğitimler verilecek.
Ankara Bakan Yumaklı: (Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi) "En iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış sürülerden verilecek" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi kapsamında verilecek küçükbaşların tamamının en iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış sürülerden verileceğini bildirdi. Yumaklı, "3 yıl boyunca devam edecek bir projeden bahsediyoruz. Şu an için bizim öngördüğümüz rakam 150 bin. Bu belki 58 milyonun yanında düşük bir rakam gelebilir ama biz bakanlık olarak bir model oluşturuyoruz. Şu anda konuyla ilgili birlikler, kooperatifler de kendileri açısından bu projenin farklı yönlerinde olmak üzere onlar da çalışmalara başladılar. Dolayısıyla hep birlikte inşallah çok güzel sonuçlara ulaşacağız" dedi. Bakan Yumaklı, Polatlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nü (TİGEM) ziyaret etti. İşletmeyi gezen Yumaklı, kuzuların anneleriyle kavuşma anına şahitlik etti. Yumaklı, daha sonra TİGEM’e, hayvan yetiştiriciliğine ve müjdesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçilerle iftar programında duyurduğu ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ne dair açıklamada bulundu. "Küçükbaş sürülerimiz yüzde 11’lik bir artışla 58 milyon başa yükselmiş durumda" Kuzuların kokularından annelerini bulmalarının ve buna tanık olmanın tarifsiz bir duygu olduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Hayvancılık stratejik bir sektör. 2024 yılında tarımsal üretimle alakalı planlı üretimi hayata geçirdik. 2024 yılının Şubat ayında 5 yıllık bir yol haritası açıkladık. Bu süreç içerisinde meraların geliştirilmesinden hem küçük aile işletmelerinin hem genç kardeşlerimizin hem kadın girişimcilerimizin bu sektöre girmesine kadar, özellikle kırsal kalkınma desteklerinin tarımsal üretimin içerisinde çok önemli bir vazife görmesine kadar birçok hususu da bu süre içerisinde devreye aldık. Bugün itibariyle büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim ki hem üretim planlamamızın hem de uygulamaya koymuş olduğumuz yol haritamızın olumlu sonuçlarını aldık. Bugün itibariyle küçükbaş sürülerimizde yüzde 11’lik bir artışla 58 milyon başa yükselmiş durumdayız. Anadolu’muzun hem coğrafi şartları hem de küçükbaş hayvancılıkla ilgili tecrübesi bizim için bu alanda yapılması gereken çok daha önemli işler olduğunu da ifade etmekte. Dolayısıyla biz Anadolu’yu küçükbaş hayvancılığın merkezi haline getirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Verilecek olanların tamamı en iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış sürülerden verilecek" Gerçekleştirilecek desteklere değinen Yumaklı, "Desteklerimizin 3 yıllık belirlenmiş olması, ileriye doğru açıklanmış olması, kadın ve gençlere pozitif ayrımcılıklar, özellikle Kırsal Kalkınma Destekleri ve Ziraat Bankası kredilerinin bu anlamda entegre olmuş olması hakikaten bizim hedeflerimize ulaşmamızı da kolaylaştırmış vaziyette. Hedeflerimize ulaştık mı? Hayır. Daha da devam edeceğiz. Verimli, kaliteli ve sürdürülebilir bir üretimi hayvansal üretimde yerine getireceğiz. Bugün burada olmamız hasebiyle küçükbaş hayvancılığa da bu anlamda ayrı bir önem veriyor. Küçükbaşa destekle alakalı bir uygulamayı Sayın Cumhurbaşkanımız açıklamıştı. Burada özellikle Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesinin detaylarını da biz Cumhurbaşkanımızın açıklamasından sonra oluşturmaya başladık. 1 Nisan itibariyle başvuruları aldık. 30 Nisan itibariyle bu başvurular sona ermiş olacak. 95 dişi, 5 de erkek küçükbaş hayvan vereceğiz. Ayda 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve diğer giderleri için destekte bulunmuş olacağız. Verilecek olanların tamamı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüzde, en iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış olan sürülerden verilecek. Yüzde 100’e varan bir faiz desteğiyle, Ziraat Bankamızın 2 ila 7 yıl arasındaki bir vadelendirme söz konusu olacak" şeklinde konuştu. En temel güç üretim Bakan Yumaklı, üretimin bir ülkenin en temel gücü olduğunu vurgulayarak, bahar aylarıyla birlikte hem bitkisel hem de hayvansal üretimde hareketliliğin başladığını ifade etti. Türkiye’nin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yumaklı, hedeflerinin üreticilerle birlikte bu kapasiteyi en üst seviyeye çıkarmak olduğunu kaydetti. Çevre ülke taleplerine yetecek bir güç Türkiye’nin tarımsal üretimde sadece kendi ihtiyacını değil, aynı zamanda çevre ülkelerin taleplerini de karşılayabilecek güce sahip olduğunu dile getiren Yumaklı, Bakanlık olarak tüm ekiplerle ve üreticilerle birlikte bu süreci güçlü bir iş birliği içinde yürüttüklerini söyledi. "3 yıl boyunca devam edecek bir projeden bahsediyoruz" Projede kimlerin ilave puan alacağını anlatan Bakan Yumaklı, "Gençler, kadınlar ve şehit yakınları ilave puan alacaklar. Veteriner hekimler, ziraat mühendisleri, gıda mühendisleri bu konuyla ilgili eğitimleri aldıkları için bu arkadaşlarımız ilave puan alacaklar. Aile işletmeleri, birinci derecede tarımsal herhangi bir sivil toplum kuruluşuna üye olanlar da ilave puan almış olacaklar. 3 yıl boyunca devam edecek bir projeden bahsediyoruz. Şu an için bizim öngördüğümüz rakam 150 bin. Bu belki 58 milyonun yanında düşük bir rakam gelebilir ama biz bakanlık olarak bir model oluşturuyoruz. Şu anda konuyla ilgili birlikler, kooperatifler de kendileri açısından bu projenin farklı yönlerinde olmak üzere onlar da çalışmalara başladılar. Dolayısıyla hep birlikte inşallah çok güzel sonuçlara ulaşacağız. Ben şimdiden bu projeden faydalanacak, bu üretime katılacak olan kardeşlerime başarılar, bol bereketli ürünler diliyorum. İnşallah onlar bu işi sevgiyle, aşkla, muhabbetle yaparlar. Onların bizlere sunmuş olduğu bu üretim hem ülkemiz için hem de milletimiz için faydalı olsun" açıklamasında bulundu.
İstanbul TBMM Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk son yolculuğuna uğurlandı İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk, son yolculuğuna uğurlandı. İstanbul’daki evinde rahatsızlanmasının ardından 25 Aralık’ta hastaneye kaldırılan TBMM Eski Başkanlarından Hüsamettin Cindoruk, 11 Nisan günü 92 yaşında hayatını kaybetti. Cindoruk için Teşvikiye Camii’nde öğle namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu , Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, bazı siyası parti genel başkanları, Cindoruk’un ailesi, yakınları, siyasetçiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Cindoruk’un naaşı, defnedilmek üzere Zincirlikuyu Mezarlığı’na götürüldü. Törende basın mensuplarına konuşan CHP Genel başkanı Özgür Özel, "Hepimizin başı sağolsun. Yassıada yargılamalarının genç avukatından Süleyman Demirel’in yol ve siyaset arkadaşlığına, Meclisimizin başkanlığından siyasetimizin hep tıkandığı zamanlardaki üstlendiği kritik rollere kadar çok önemli bir ismi kaybettik. Hepimiz kendisine ayrı bir saygı duyuyoruz. Demirel ailesinin siyaset arkadaşlarının Türkiye’nin başısağolsun" dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise "Demokrasinin önemli bir savunucusuydu. Tarihimizdeki bütün kırılma noktalarında önemli görevler üstlendi. Hep rehber olma özelliğiyle kendisini hissettirdi. Türk demokrasisi kendisini savunan önemli bir avukatı kaybetti. Yaşı kaç olursa olsun, konumu ne olursa olsun onun için siyaset bir hırs alanı değildi. Zaten Türk siyasetinde 70 yıldır var olan Hüsamettin Cindoruk ancak iki kez milletvekili olmayı talep etmiş biriydi. Onun için önemli olan şey hizmet etmek ve Türk milletine hizmetkar olabilmekti. Allah herkese böyle cenaze töreni nasip etsin. Giderken bile insanları birleştiren bir şahsiyet olarak hem belleklerde hem de yüreklerde yer edecek" dedi.
Antalya ALTSO Başkanı Erdem: "İkameti açın, desteğe hazırız’’ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yabancı sermayeyi ülkemize çekmeye yönelik çağrıları, Alanya iş dünyasından da destek buldu. ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Bakanımızın bu yöndeki açıklamalarını sonuna kadar destekliyoruz. Biz de diyoruz ki yabancıya mülk satışının önündeki engelleri kaldırın. Alanya olarak üzerimize düşen katkıyı yapmaya hazırız. Potansiyelimiz yüksek, ciddi yabancı sermaye girişi yaparız" dedi. ALTSO Başkanı Eray Erdem, "2022 den bu yana devam eden ikamet kısıtlaması nedeniyle çok sayıda yatırımcıyı komşu destinasyonlara kaptırdık. Halen elimizde satılmayı bekleyen çok sayıda gayrimenkul bulunuyor. Bu arada sektörde çok sayıda iflas yaşandı. Kriz halen devam ederken mahalle bazlı kotanın da altında kalınmasına rağmen yabancıya satışın önündeki engeller kaldırılmadı. Ancak halen tecrübesi ve potansiyeli yüksek bir sektör var elimizde. Bakanımızın yabancı sermayeye olan davetlerini bu anlamda çok önemsiyoruz. İvedilikle gerekli düzenlemeler yapılsın, Alanya olarak göreve hazırız mesajını vermek istiyoruz" dedi. Erdem, Alanya’nın uluslararası yatırımcılar açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "İlçemizde yabancıya satışı bekleyen çok sayıda gayrimenkul bulunmaktadır. Bu mülklerin ekonomiye kazandırılması, ülkemize ciddi miktarda döviz girdisi sağlayacaktır. İnşaat ve emlak sektöründe halen devam eden krizden sektörün de önemli dersler çıkardığını vurgulayan Erdem, geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması adına sektörün artık daha planlı ve sürdürülebilir bir yapıya yöneldiğini ifade etti. Yabancı sermaye yerel ekonomiler için de çok önemli Yabancı sermayenin yerel ekonomiler için kritik bir rol oynadığını belirten Erdem, Alanya’nın bu alanda Türkiye genelinde öne çıkan bölgelerden biri olduğunu ifade ederek, "Mevcut potansiyelin doğru değerlendirilmesi halinde Alanya, kendi ölçeğinde Türkiye ekonomisine çok önemli katkılar sunabilecek güçtedir. Yabancı yatırımcının önünü açacak adımlar, ekonomik büyümeye doğrudan katkı sağlayacaktır" diye konuştu.
Gaziantep Gaziantep’te 24 yaşındaki gencin ölümünde acılı anneden şok iddia Gaziantep’te eşiyle görüşmek üzere evden çıkan ve ardından öldürülen 24 yaşındaki Mehmet Polat’ın ailesi, ölümün arkasındaki sır perdesinin açılmasını istiyor. Acılı anne ise cinayeti gelinin azmettirdiğini öne sürdü. Gaziantep’te 16 Mart 2024 tarihinde Şahinbey ilçesi Kıbrıs Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 24 yaşındaki Mehmet Polat silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. İddiaya göre, Polat olay eşinin çağırması nedeni ile görüşme için dışarı çıktı. Kısa süre sonra kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından silahlı saldırıya uğrayan genç, ağır yaralandı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen Mehmet Polat kurtarılamadı. Aile olayın planlı bir saldırı olduğunu öne sürdü Acılı aile ise olayın planlı bir saldırı olduğunu öne sürdü. Anne Selma Polat, oğlunun bir kişi tarafından görüşme bahanesiyle çağrıldığını ve burada pusuya düşürüldüğünü iddia etti. Olayda herhangi bir husumet bulunmadığını belirten anne Polat, saldırıyı gerçekleştiren kişileri tanımadıklarını ifade etti. Yetkililer olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. "Benim oğlum pusuya düşürüldü" Oğlunun pusuya düşürüldüğünü söyleyen anne Polat, "Hayatını kaybeden Mehmet Polat’ın annesiyim. Oğlum vurulduğunda henüz 24 yaşındaydı. Oğlumun hiçbir husumeti yoktu. Haberlerde söylenenlerin aksine kimseyle bir düşmanlığı bulunmuyordu. Benim oğlum pusuya düşürüldü. Buna yürekten inanıyorum. Olaydan önce oğlum beni aradı. Eşiyle ufak bir tartışma yaşadıklarını söyledi. Bana, ‘Anne, pazartesi günü anlaşmalı boşanacağız. Artık birlikte olamayız’ dedi. Ortada büyütülecek bir kavga yoktu. Daha sonra eşi, oğlumu arayıp simitçiye çağırmış. ’Altınlarını vereceğim’ demiş. Oğlum da bunun üzerine oraya gitti. Amacı sadece konuşmak ve meseleyi tatlıya bağlamaktı. Olay yerine gittiğinde, onu oraya çağıran kişinin aslında simitçi olmadığını öğrenmiş. Telefonla tekrar aradıklarında ’Geliyoruz’ demişler. Oğlum onların gelmesini beklerken araçtan inen kişiler bir anda saldırıya geçmiş. İki kişi maskeliymiş. İçlerinden biri oğlumun boğazını tutup sırtını hedefe çevirmiş, diğeri ise pompalı tüfekle ateş etmiş. Oğlumun sırtından vurularak öldürüldü" dedi. "Oğlumu o noktaya çağıran, yönlendiren oydu" Suçluların en ağır cezayı almasını istediğini söyleyen anne Polat, "Bu kişileri biz tanımıyoruz. Kendileri de ifadelerinde tanımadıklarını söylüyor. Oğlumun nerede olduğunu, nereye gideceğini bilen tek kişi eşiydi. Ben bu olayın planlı olduğunu düşünüyorum. Oğlumun eski eşi ve ailesinin bu işin içinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü oğlumu o noktaya çağıran, yönlendiren oydu. Benim tek isteğim adalet. Oğlum için adalet istiyorum. Bu olaya karışan herkesin ortaya çıkarılmasını ve hak ettikleri cezayı almasını istiyorum" diye konuştu. Olay sonrası açılan davada mütalaa açıklanmıştı Savcı, esas hakkındaki mütalaasında sanıklar A.N.Y., M.Y., M.F.Y., A.D., M.C.D. ve suça sürüklenen çocuk E.D.’nin, eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdikleri gerekçesiyle "haksız tahrik altında kasten öldürme" suçundan cezalandırılmalarını istemişti. Mahkeme heyeti ise sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe ertelemişti.