EĞİTİM - 02 Ağustos 2024 Cuma 15:12

Ağrı Dağı’nın zengin florayasından yararlanan üniversite ürettiği ürünler ile ülke ekonomisine katkı sağlıyor

A
A
A
Ağrı Dağı’nın zengin florayasından yararlanan üniversite ürettiği ürünler ile ülke ekonomisine katkı sağlıyor

YÖK tarafından ’katma değeri yüksek tarımsal ürünler’ alanında ihtisas üniversitesi ilan edilen Ağrı Dağı eteklerindeki Iğdır Üniversitesi ürettiği ürünler ile hem üniversiteye hem de ülke ekonomisine ciddi gelir sağlıyor.



Ağrı Dağı’nın yüksek rakımlı ve çeşitli ekosistemleri, endemik bitki türleriyle dolu. Bu bitkilerden elde edilen özler ve bileşenler, sağlık ve kozmetik sektörlerinde kullanılabilecek değerli hammaddeler sunuyor. 2021 yılında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından "Katma Değeri Yüksek Tarımsal Ürünler’’ alanında ihtisas üniversitesi ilan edilen Iğdır Üniversitesi bunu göz önünde bulundurarak çalışma başlattı. Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma öncülüğünde Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri Bölümü ve Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi Sorumlusu Öğretim Görevlisi Musa Karadağ sorumluluğunda başlatılan çalışmalar ile yöredeki bitkiler toplanarak işlendi. İşlenen ürünler başta kozmetik olmak üzere, sağlık, temizlik gibi birçok alanda kullanılmaya başlandı. Üniversitede üretilen yaklaşık 30 ürün ekonomiye de kazandırıldı. Üniversite bünyesinde üretilen ürünler satışa çıkarılarak hem üniversiteye hem de ülkeye ciddi ekonomik kazanç sağlıyor. Katma değeri yüksek tarımsal ürünler alanında ihtisas üniversitesi olmanın gereğini yaptıklarını söyleyen Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri Bölümü ve Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi Sorumlusu Öğretim Görevlisi Musa Karadağ; “İhtisaslaşma alanında 2024 yılına ulaştıktan sonra bir çok katma değeri olan ürün üretimini gerçekleştirmekteyiz. Özellikle bölgedeki tıbbi ve aromatik bitkilerden ve bölgede yetiştirilen bitkileri bir araya getirerek bunların ekstraktlarını, yağlarını uçucu bileşenleri elde ederek farklı ürün konfigürasyonları oluşturmaktayız. Bunları tabi ki hem ihtisaslaşan üniversitenin ürünlerini elde etmede hem de bölge ekonomisine ve ülkeye büyük bir katkı sağlamayı hedefliyoruz. Şu anda 30’un üzerinde ürün üretimi gerçekleştirdik. Bu ürünleri biz Iğdır Üniversitesi Araştırma Laboratuvarı döner sermayesi üzerinde hem üniversitemizin laboratuvarının giderlerini karşılamak için bir gelir getirmeyi planlıyoruz. Aynı şekilde Iğdır’ın ve Iğdır Üniversitesi’nin bölgede temsil edilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Üniversitemiz özellikle tarımsal ürünler üzerine ihtisaslaşan bir üniversitedir. Bu ihtisaslaşmanın da bize getirmiş olduğu birçok katkısı mevcuttur. Özellikle Iğdır’ın zengin bir floraya sahip olması Ağrı Dağı’nın geniş bir florayasının olması geniş bir ürün yelpazesinin olmasını sağlamaktadır." dedi. Amaçların ülke ekonomisine katkıda bulunmak olduğu belirten Karadağ; " Bizim temel hedefimiz kendi kendine yeten üniversite modelinin yanında ülke ekonomisine katkı sağlamak ve dışa bağımlılığı azalmaktır. Bu sadece bir alan ile alakalı değildir. Biz gıda, kozmetik, sağlık ve endüstriyel ürünler üzerine çalışmamızı sürdürüyoruz" dedi. TÜBİTAK projelerini geliştirdiklerini açıklayan Karadağ; " Şu anda TÜBİTAK’da öğrenci arkadaşlarımız ile beraber çalıştığımız farklı projelerimiz var. Bu projeler çerçevesinde katma değeri yüksek birçok ürün elde ettiğimizi söyleyebiliriz. İleriki bir süreçte bu alanı daha da geliştirerek hem üniversitemizin ürün çeşidini artırmak hem de ülke ekonomisine katkı sağlayarak Doğu Anadolu da öncü bir üniversite olarak kendi kendine yeten bir üniversite modeli yapmayı hedefliyoruz" dedi.


Öğrencilerin hem öğrendiğini hem de ürettiğini kaydeden Karadağ; “Burada öğrenci arkadaşlarımız ile berber 2209 projelerini geliştirerek hem ürün üreterek ülke ekonomisine katkı sağlıyor hem öğrenciler burada ürünlerini üreterek işi mutfağında öğreniyorlar. Bu hem öğrenci hem de bizim için avantajlıdır. Öğrenci mezun olduğunda endüstriyel alanında hazır bir eleman olarak yetişiyor. Bu alanda kendilerini geliştiren öğrenciler işlerini daha iyi yapabiliyorlar” dedi.


(SY-AT)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Yönetici Liderlik Eğitim Programı devam ediyor İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla üniversite yöneticilerine yönelik "Yönetici Liderlik Eğitim Programı" devam ediyor. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Özer ile Prof. Dr. Mehmet Sağlam ve akademik personelin katıldığı programda, Araştırma Koordinatörü Doç. Dr. Enes Gül, "Akademik Üretkenlik ve Üniversitelerin Derecelendirme Metodolojisi" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Gül, araştırma koordinatörlüğü ve araştırma dekanlığı gibi birimlerin dünyada ve Türkiye’de giderek yaygınlaştığını belirterek üniversitelerin uluslararası derecelendirme sistemlerindeki yerinin önemine dikkat çekti. Üniversitelerin bu sistemlerde yer almamasının ilerleyen süreçte akademisyen kabulleri ve Erasmus anlaşmaları gibi alanlarda sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Web of Science, Scopus, QS, Shangai (ARWU) ve URAP gibi derecelendirme kuruluşlarının gelişim süreçlerine değinen Gül, veri biliminin ilerlemesiyle birlikte üniversitelerin sıralanmasında objektif ve veriye dayalı ölçümlerin öne çıktığını söyledi. "Life Sciences alanında Türkiye’de ikinci olduk" Sunumunda İnönü Üniversitesi’nin akademik başarılarına değinen Gül, multidisipliner çalışmaların bu başarıdaki rolüne dikkat çekti. Gül, "Life Sciences (Yaşam Bilimleri) alanında Türkiye’de ikinci olduk. Aslında böyle bir bölümümüz yok ama farklı disiplinlerin katkısıyla bu başarı elde edildi. Tıp fakültesi, gıda mühendisliği, spor bilimleri gibi alanlar bu başarıya katkı sağlıyor. Hatta çok küçük oranlarda diğer alanların da etkisi olabiliyor." diyerek sözlerini tamamladı.
Van Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı Van’da karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen, bölge halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinen ‘çiriş otu’ tezgahlarda satışa sunulmaya başlandı. Van ve çevresinde nisan ile mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte dağların yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, pazarlardaki yerini aldı. Doğadan bin bir güçlükle toplanan ve birçok ailenin geçim kaynağı olan şifalı ot, şehir merkezindeki tezgahlarda kilosu ortalama 100 TL’den alıcı buluyor. Özellikle çorba, pilav, börek ve çeşitli sulu yemeklerde tercih edilen çiriş otunun, bölge halkı tarafından birçok hastalığa karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin konuşan satıcı Emrullah Savur, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle hasadın geçtiğimiz yıla oranla biraz geciktiğini belirtti. Savur, "Bu sene kar çok olduğu için oralarda hâlâ kar yağıyor. Dağlarda bir sürü kar olması nedeniyle bu ürünler şu an geç geldi; yoksa normalde bir hafta, 10 gün önce gelmesi lazımdı. Aynı ıspanak gibi kaynatılarak pişiriliyor. Karaciğere, akciğere, tansiyona ve şekere çok iyi geliyor, yani oldukça faydalı. Mideyi temizliyor, bağırsakları sürekli çalıştırıyor. Piştiği zaman azaldığı için bir insan en az 5-6 kilo alıyor" dedi. "Bir haftaya kadar yayla muzu da çıkar" Çiriş otunun dağlardan toplanmasının çok zahmetli olduğunu dile getiren Savur, "İnsanlar kilometrelerce yol gidip o dağlara çıkıyor; o yüksekliği bir binanın katlarıyla kıyaslayın, öyle bir emek var. İnşallah daha güzel olur. Henüz sirmo, mendi, kenger ve uşkun (yayla muzu) gibi bitkiler yeni yeni başlıyor, daha fazlası da gelecek inşallah. Bir haftaya kadar uşkun (yayla muzu) da çıkar. Tabii bu sene yağış çok olduğu için inşallah daha bereketli ve daha güzel olur" diye konuştu.
Bilecik Doğanın sesi BŞEÜ’de yankılanacak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesinde, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Genç TEMA Kulübü tarafından yürütülen, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı kapsamında desteklenen "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesi, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Ulusal çapta gururlandıran bu vizyoner proje, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde düzenlenecek olan Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde ’İklim Değişikliği, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Enerji’ kategorisinde zirve için sahneye çıkacak. Zafer Asım Kaplancıklı: "Atılan her adım, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürdü" Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı proje hakkında yaptığı açıklamada, "Sadece bir proje olmanın çok ötesine geçerek yeşil bir geleceğin tohumlarını atan bu çalışma; sürdürülebilirlik bilincini en üst seviyeye taşımak, çevre duyarlılığını kampüs sınırlarımızın dışına taşırmak ve doğayla kusursuz bir uyum içinde yaşama kültürünü inşa etmek amacıyla öğrencilerimizin muazzam enerjisiyle hayata geçirildi. Atılan her adım ve hayata geçirilen her faaliyet, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürürken, onlara topluma yön verecek sarsılmaz bir sosyal sorumluluk bilinci kazandırdı. ÜNİFEST finalinde boy gösterecek olmak; projemizin sağlam bilimsel temellerinin, her alanda uygulanabilir yenilikçi yapısının ve topluma sunduğu eşsiz katkı potansiyelinin en parlak kanıtıdır. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi olarak göğsümüzü kabartan bu büyük başarıda alın teri döken, doğaya nefes olan tüm öğrencilerimizi ve onlara yol gösteren kıymetli akademik danışmanlarımızı yürekten tebrik ediyor" diye konuştu.