ASAYİŞ - 02 Ocak 2023 Pazartesi 12:07

İzmir’deki vinç kazasında hayatını kaybeden Iğdırlı vatandaş toprağa verildi

A
A
A
İzmir’deki vinç kazasında hayatını kaybeden Iğdırlı vatandaş toprağa verildi

İzmir’in Bornova ilçesinde meydana gelen vinç kazasında hayatını kaybeden işçi, Iğdır’da gözyaşları içerisinde toprağa verildi.

İzmir’in Bornova ilçesinde meydana gelen vinç kazasında hayatını kaybeden işçi, Iğdır’da gözyaşları içerisinde toprağa verildi.


İzmir’in Bornova ilçesinde meydana gelen vinç kazasında hayatını kaybeden evli ve 2 çocuk babası olan Fesih Çiftçi’nin cenazesi, otopsi işleminin tamamlanmasının ardından İzmir Adli Tıp Kurumundan alınarak Iğdır’a getirildi. Çiftçi’nin cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından Iğdır Asri Mezarlığı’nda ailesi ve yakınlarının gözyaşları arasında defnedildi. Fesih Çiftçi’nin eşi, eşinin mezarında uzun süre gözyaşı döktü. Yaşanan kazada hayatını kaybeden Fesih Çiftçi’nin amcasının oğlu Mücahit Çiftçi de aynı kazada yaralandı. Defin sonrasında yaptığı açıklamada, kazanın göz göre göre meydana geldiğini, kazada hem eniştesi hem de amcaoğlu olan Fesih Çiftçi’yi kaybettiğini belirten Mücahit Çiftçi, "4 ay önce konteyneri getirip tam vincin dibine koydular. O zaman gelen şantiye şefine, iş güvenlik uzmanına bunun burada olmayacağını söyledik; bize gereken önlemleri alacaklarını söylediler. Sacdan bir çatı yaptık, 4 ay boyunca o çatıya moloz, briket, tahta düşmeye başladı" dedi.


Yaşanan kaza gününü anlatarak olayların iş kazası değil, cinayet olduğunu belirten Çiftçi, "Saat 5’te işten çıktık, yemeğe gittik. 17.20’de koğuşa geldik, uzandık. Hafif bir gürültü oldu, bir şeyler düşmeye başladı, umursamadık. Her gün olan bir şey olduğu için umursamadık. Ağırlaşmaya başladı, ayağa kalkınca kendimi enkazın altında buldum, kıyamet koptu. Ondan sonra da beni hastaneye kaldırdılar. Bu bir iş kazası değil, cinayettir" diye konuştu.


Yaşanan kazada ihmalin varlığını vurgulayarak, mesai saatleri dışında çalışma olduğunu söyleyen Çiftçi, "Çok büyük bir ihmal var, saat 17’den sonra çalışma oldu, mesai saatleri dışında. Normalde gelip bize çalışma olduğu için o alanı boşaltmamızı söylemeleri gerekiyor, onu yapmadılar. Haberimiz yoktu, vincin kaldırılmasından, yükseltilmesinden haberimiz yoktu. Bize söyleseydiler, iş güvenlikçi gelseydi orayı boşaltırdık, bu olay yaşanmazdı" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.