- 13 Kasım 2021 Cumartesi 09:45

Göçmenlerin trajedesini ’Beyaz Gölgeler’ sergisiyle anlattı

A
A
A
Göçmenlerin trajedesini ’Beyaz Gölgeler’ sergisiyle anlattı

Yeni bir hayat umuduyla ülkelerinden binlerce kilometre uzağa gitmek zorunda kalan çıktıkları yolda donarak yaşamını yitirenlerin dramını Iğdır Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Dr.

Yeni bir hayat umuduyla ülkelerinden binlerce kilometre uzağa gitmek zorunda kalan çıktıkları yolda donarak yaşamını yitirenlerin dramını Iğdır Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sadık Aslan, ’Beyaz Gölgeler’ sergisiyle anlattı.


Yeni bir yaşam için Avrupa’ya göç etmek isteyen ve dondurucu soğuklarda hayatlarını kaybeden göçmenlerin dramına dikkat çekmek için Iğdır Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sadık Aslan, sanatsal bir çalışmaya imza attı. Yapılan sanat ile konu edilen sanat performansı, yaşanmakta olan bir trajediye farkındalık yaratma amacı taşımaktadır. Aslan, İran’a sınırı olan Van’ın Çaldıran ilçesinde yaşanmış trajik göçmen ölümlerine gönderme yapmak üzere çalışma gerçekleştirdi. Van Çaldıran, Asya’dan gelen düzensiz göçün Türkiye’deki ilk durak noktalarından biridir. Çoğunlukla Avrupa ülkelerine yeni bir yaşam için gitmeye çalışan göçmenlerin takip ettiği güzergâhlardan biridir. Sınırdan kış aylarında yürüyerek geçmeye çalışan göçmenler, Çaldıran’ın sert iklimine hazırlıksız yakalanmaktadır. Kış koşullarına uygun kıyafetlere sahip olmadıklarından, Çaldıran’da donarak ölürler. Cesetleri, ancak bahar aylarında karların erimesiyle ortaya çıkmaktadır. Söz konusu trajik son, bu sanat performansında işlenmiştir. Aslan, çalışmasında karda yürüme eylemiyle oluşturulan üç devasa boyutta figür, göçmenlerin var olmayan bedenlerinin iz düşümünü (gölgesini) temsil etti. Bu sanat performansının ana vurgusu olan yürüme eylemini ise göçmenlerin herhangi bir modern ulaşım aracı kullanmadan yürümek durumunda kalmalarına sembolik bir gönderme yaptı. Şubat ayında 4 kişilik bir ekiple Çaldıran’a giden Dr. Öğretim Üyesi Sadık Aslan, eksi 17 derece soğuk havada 3 ayrı devasa figür çizdi. Karda yürüyerek çizilen figürlerin görüntü ve fotoğrafları, ilk olarak Ankara’da sergilenmeye başladı. Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sergilenen çalışma davetlilerin büyük ilgisini görüyor. Sergiyi 2-16 Kasım tarihleri arasında ziyaretçilerine açık olacaktır. Göçmenlerin varlıklarının sembolü olarak gölge öğesine başvurduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Sadık Aslan, yaşanılan zorluklardan çok etkilendiğini ve buna da sanatında yer verdiğini belirtti.


Aslan, “‘Beyaz Gölgeler’ Çaldıran’da gerçekleştirilmiş ve u ortam odaklı sanat saat uygulamasıdır. Çaldıran Türkiye’nin en soğuk bölgelerinden biridir özellikle kış aylarında göçmenler o güzergahı kullanıyorlar. Yaklaşık 70 metre uzunluğun var olduğu bu sınırı geçmeye çalışıyorlar. Uygun kıyafetlerin sahip olmayan göçmenler orayı maalesef geçemiyorlar. Çünkü sal çalının iklim koşullarıyla karşılaşıyorlar orada donarak yaşamlarının kaybediyorlar. Bu sefer karın altına gömülü ve bahar aylarında karların erimesiyle cesetler ancak köylerin görmesiyle ortaya çıkıyor bunu köylüler jandarmaya haber veriyor. Jandarma işlemleri yaptıktan sonra onları Van’a gönderiyorlar Van’da kimsesizler mezarlığına gömülüyorlar. Bu trajik olayı öğrendiğim zaman çok etkilenmiştim. 4 kişilik bir ekip ile Çaldıran’a gittim. Göçmenlerin gölgelerini temsil eden 3 figür çizdim. Çünkü gölge insanın varlığını temsil ediyor. Gölgelerin geçici tarafı karın geçici tarafı o sanat eserinde buluşuyor. Geçici bir sanat eseri ama orada yaşandığı için biz buna ortam odaklı sanat diyoruz. Hem sanatımı icra etmiş oldum hem de göçmen meselesine farkındalık oluşturmuş oldum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrasında Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Buluşması programı düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve çok sayıda milletvekili katıldı. Programda, Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımlar ve bölgede yürütülen çalışmalar ele alındı. "Üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, "Dayanışma, hemşerilik bağının nasıl canlı tutulduğunu gösteren güçlü bir tabloyu ortaya koymaktadır. Aynı şehirde yaşayan, benzer birikimleri paylaşan ve kökleri aynı yörelere uzanan insanlarımızın kurduğu bu ilişki, toplumsal dayanışmamızın en sağlam zeminlerinden birini oluşturmaktadır. Doğu ve Güneydoğu medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi hafızasını ve kültürel birikimini ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafyadır. Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerimiz, Türkiye’nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini de temsil etmektedir. Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Nesiller boyu aktarılan bu üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur. Ülkemizin gücüne güç katan kalkınma potansiyeline büyük destek olan bölgelerimizdir. Maalesef bu bölgelerimiz, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış, bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini, sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak Türkiye, bu makus tarihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir" şeklinde konuştu. "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Sağlanan huzur ortamıyla birlikte bölgede ekonomik hareketliliğin arttığını belirten Yılmaz, "Değerli hemşehrilerim, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son yıllarda ortaya çıkan tempo, atılan adımların sahada nasıl bir karşılık bulduğunu açık bir şekilde gösteriyor. Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığım payın artması ve ihracatı 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın, geçtiğimiz yıl 13 milyar doları bulması bu değişimin bazı göstergelerinden olarak ifade edilebilir. Bu dönüşüm tabii ki kendiliğinden olmadı. Bu ekonomik gelişme kendiliğinden olmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor, batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz. Bu zihniyetin bir neticesidir ki, Doğu ve Güneydoğu’ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapılmış. 2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. "Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" Sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin, bir ülkenin gelişmesinin mümkün olmayacağına da değinen Yılmaz, "Kamu yatırımlarının yanı sıra, özel sektör yatırımlarının da artması lazım. Burada, Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelmiş, İstanbul’a, metropollere yatırım yapmış, birçok iş insanımız da var. Huzur, güven ortamı zamanında olsaydı, belki hiç gelmeyecekti bu insanlar, orada yatırım yapacaklardı. Sadece Doğu’da, Güneydoğu’da değil, tüm ülkemizden, iş dünyasının çok daha fazla özel sektör yatırımı yapabileceği bir ortamı da tesis etmiş durumdayız. Gerek, huzur güven ortamıyla, gerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, gerek insan kaynağına, eğitime yaptığımız yatırımlarla ve bunları tamamlayıcı sunduğumuz teşviklerle, Doğu Güneydoğu’da özel sektör yatırımlarına da ayrı bir güç veriyoruz. Bunun sonuçlarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz. Sulama projelerimizle yüz binlerce hektar arazi sulanabilir hale gelmiş, organize sanayi bölgelerimiz genişletilmiş ve yüzbinlerce insanımıza iş imkanı sağlanmıştır. Tarımdan, sanayiye, ulaştırmadan, lojistiğe ulaşan bu yatırımlar, bölgenin üretim kapasitesini kalıcı bir şekilde güçlendiren bir değişim sürecinin kapısını açmıştır. Sloganlarla, içi boş tartışmalarla ne bir şehrin, ne de bir bölgenin bir yere ulaşması mümkün değil. Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" diye konuştu.