ÇEVRE - 25 Aralık 2020 Cuma 09:29

Ovanın yeşili ile bütünleşen Ağrı Dağı görenleri mest etti

A
A
A
Ovanın yeşili ile bütünleşen Ağrı Dağı görenleri mest etti

5 bin 137 metre yüksekliği ile Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’na yağan kar adeta görsel şölen oluşturdu.

5 bin 137 metre yüksekliği ile Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’na yağan kar adeta görsel şölen oluşturdu.


Doğu Anadolu Bölgesi’nde etkili olan kar yağışı, Iğdır’ın yüksek kesimlerinde kar, şehir merkezinde ise sağanak yağmur olarak görüldü. Havanın açık olmasından dolayı gün boyu görünün Ağrı Dağı, yolculuk yapan insanlara keyifli dakikalar yaşattı. Özellikle Iğdır-Tuzluca karayolu üzerinde seyahat eden vatandaşlar, sıra dağlarla birleşen Ağrı Dağı’nı izleyerek yolculuğun tadını çıkardı. Bölgeye ilk kez gelen ve kendini görenlere ev sahipliği yapan Ağrı Dağı, ihtişamı ile kendine hayran bıraktı. Ağrı Dağı kar yağışı ile adeta beyaz gelinliğini giyerken, Iğdır ovasının yeşili ve gökyüzünün maviliği ile bütünleşerek adeta görsel şölen oluşturdu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kayınvalidesi tarafından öldürülen şahsın eşi ve kızı ile görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı İstanbul Kağıthane’de boşanma aşamasındaki eşini silahla yaraladıktan sonra kayınvalidesi tarafından bıçakla öldürülen şahsın, eşi ve kızı ile cep telefonu üzerinden görüntülü olarak konuştuğu anların görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde, ölen Rüzgar E.’nin, "Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikolojimi kalır o çocukta. İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak" dediği kaydedildi.Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmiş ve taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyümüştü. Rüzgar E.’nin, yanındaki ruhsatsız tabancayla ateş etmesi sonucu eşi Nurşin E., yaralanmıştı.Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden kayınvalide Delal A., Rüzgar E.’i göğsünden bıçaklamış ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan damat hayatını kaybetmişti.Öte yandan olay öncesi Rüzgar E’nin boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E., ile cep telefonu üzerinden görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı. Görüntülerde, eşi ve kızı ile konuşan Rüzgar E’nin "Annen sana kurban olsun annen göz yaşına kurban olsun. Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikoloji mi kalır o çocukta? İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak. Sence bu saatten sonra psikoloji önemlimi. Sence ben sözümden geri döner miyim. O çocuk yetimhanede büyüyecek diyorum sana" dediği görüldü.Ayrıca, Rüzgar E. eşine silah fotoğrafı attığı da öğrenildi.
Giresun Yöre halkı maden kirliliğine karşı ses yükseltti Giresun’un Doğankent ilçesinde faaliyet gösteren ve dereye atık su deşarj ettiği gerekçesiyle ceza kesilen maden işletmesine vatandaşlar tepki gösterdi. Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyü sınırlarında bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik Şirketi’ne yönelik tepkiler sürüyor. Çatalağaç Deresi’nde kirliliğe neden olduğu gerekçesiyle daha önce de iki kez ceza uygulanan işletmeye, son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemelerin ardından 2 milyon 517 bin lira idari para cezası kesildi. Yapılan incelemelerde, işletmeye ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğinin tespit edildiği bildirildi. Yaşanan çevre kirliliğine tepki gösteren vatandaşlar ise CHP’nin çağrısıyla Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde bir araya geldi. Bölge halkı, çevre tahribatı nedeniyle mağdur olduklarını belirterek, uygulanan para cezalarının yaşanan zararı ortadan kaldırmadığını ifade etti. Yöre halkından Esra Aydın, yaşam alanlarının büyük zarar gördüğünü belirterek, "Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Her yer heyelan. Kesilen cezalar bizim yaşam alanımızı geri vermiyor. Onlar cebini doldurup memleketine gidecek, çocuklarına ekmek götürecek ama biz çocuklarımıza ve torunlarımıza zehir bırakacağız. İleride çocuklarımız ‘Bu memlekette hiç mi kimse yoktu? Bu memleketi neden bu hale getirdiler?’ diye sormayacak mı? Maden atık suları bahçelerimizin içinden geçiyor. Kokudan kapıya çıkamıyoruz" dedi.