GENEL - 05 Ekim 2020 Pazartesi 10:32

ASİMDER Başkanı Gülbey: “Ermenistan kendi askerine işkence yapıyor”

A
A
A
ASİMDER Başkanı Gülbey: “Ermenistan kendi askerine işkence yapıyor”

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermenistan ordusunda görev yapan askerleri Azerbaycan’la yapılan savaştan kaçmaması için ayaklarından bulundukları mevzilere zincirlediklerini iddia etti.

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermenistan ordusunda görev yapan askerleri Azerbaycan’la yapılan savaştan kaçmaması için ayaklarından bulundukları mevzilere zincirlediklerini iddia etti.


Kendi askerinin ayağını elini bağlayarak ölüme terk etmek insanlık suçu olduğunu belirten ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, “27 yıldan beri Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan toprağı Karabağ’da bir haftadır yaşanan savaşta Ermenistan savaş alanından askerleri kaçmasın diye ayaklarını bulundukları mevzilere veya askeri araçta şoförse elinin birini direksiyona kelepçeliyorlar. Azerbaycan ordusunun ele geçirerek işgalini sona erdirdikleri Karabağ topraklarında ölen Ermenistan askerlerinin ayaklarının mevzilerinde zincirle bağlı olduğunu görüyorlar. Bunun adı işkence ve insanlık suçudur. Bunlar Ermenistan askeri olsa bile bu şekilde davranılması insan olarak bizleri de üzmüştür. Ermenistan haksız yere işgal ettiği bu toprakları terk edip asıl sahibi olan Azerbaycan’a bırakırsa bu üzücü olaylar yaşanmayacaktır. Bu haksız işgal ve kendi askerine karşı uygulamış olduğu insanlık suçundan dolayı Ermenistan’ı kınıyoruz. ASİMDER Genel Merkezi olarak geçmişte olduğu gibi yinede Azerbaycan’ın bu haklı toprak mücadelesinde sonuna kadar yanındayız. Ermenistan’ın hedef şaşırtıp Karabağ’da Türkiye veya Suriyeliler var yalanıyla kimseyi kandırmasın. Karabağ’da savaşanlar Azerbaycan’ın güçlü ordusu vardır. Biz Türkler kardeşlerimizin yanındayız” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çine Ovası’nda balya mesaisi başladı Aydın’ın Çine ilçesinde hububat hasadıyla birlikte tarlalarda yoğun mesai başlarken, üreticiler kurutulan buğdayları balyalayarak kaba yem olarak hazırlıyor. Üretici Taner İçöz, bu yıl yağışların verimi artırdığını belirterek sezondan umutlu olduklarını söyledi. Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden olan Aydın’da hububat hasadıyla birlikte tarlalarda da kaba yem olarak bilinen ’balya’ mesaisi başladı. Çine ilçesi Kahraman Mahallesi Muhtarı ve üretici Taner İçöz, geçen yıl kuraklık nedeniyle zor günler geçiren çiftçilerin bu yıl yağışların iyi gitmesiyle umutlandığını söyledi. Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren üreticiler, biçilen otları balyalama makineleri ile işleyerek hayvanların tüketebileceği kaba yem haline getiriyor. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte ovada yoğun mesai yaşanırken, çiftçiler bir yandan verimli sezonun sevincini yaşarken diğer yandan artan maliyetlerle mücadele ediyor. Çine Ovası’nda arpa, buğday ve yonca hasadının sürdüğünü belirten İçöz, üreticilerin biçim, toplama ve balyalama işlemleriyle yoğun şekilde çalıştığını ifade etti. Hasat edilen ürünlerin yaklaşık bir hafta bekletildikten sonra toplandığını, ardından balyalama sürecine geçildiğini kaydeden İçöz, makinacılık ve balyacılık işlerinin zorluğuna dikkat çekti. "Ümidimiz yüksek verimde yüksek parayı almak" Tarım sektöründe en büyük sorunlardan birinin işçi bulmak olduğunu söyleyen İçöz, "Arazilerimizde hasat dönemindeyiz. Arpa, buğday paketleme işle uğraşıyoruz. Sezonun tam üstündeyiz. Yonca paketleri oldu. Şimdi arpa ve buğdaydayız. Önce bunları biçiyoruz. 7-8 gün bekledikten sonra toplamaya geçiyoruz. Toplamadan sonra balyalama işine geçiyoruz. Makinecilik işi zor, balyacılık işi zor. İşçi bulmakta zorlanıyoruz. İşçi bulamıyoruz. Oradan bir sorunumuz var ama bu sene en azından yağışlar güzel gitti. Onun bir güzelliği var. Ürünlerimiz çok güzel. Bunun arkasında mısır ekeceğiz. Bu yerlerimize. Süt mısır ekiliyor bölgelerimizde. Bir de kuru mısır ekiyoruz. Domates eken yerler var. Bunlarla uğraşıyoruz. Şimdi bunlar kalktıktan sonra yerden arazilerimize giriş yapacağız. En azından su sorunumuz yok. Allah’a şükür olsun. En azından o bizi sevindiriyor şu anda. Fiyatlar belli değil. Bir belirsizlik var. Şu an yaptığımızı kaç paraya satacağımızı bilmiyoruz yani. Gübre ve mazot çok yüksek olduğu için işçi maliyeti yüksek. Bunun için de biz şu anda fiyat belirleyemiyoruz. Geçen sene biz çiftçiler olarak kurak bir yıl geçirdik. Para kazanmadık. Onun için bu sene ümitliyiz biraz daha. Geçen sene 36-37 lira civarındaydı. Bu sene 70-75 TL’lerde mazot alıyoruz. En azından ümidimiz kuru mısır da olsun silajlık mısır da olsun yüksek verimde yüksek parayı almak. Çünkü geçen sene bütün çiftçilerimiz zarar da etmedi, kâr da etmedi. Çok düşük paralara gitti işleri. Geçen sene balya fiyatları bizim arazide 150 liraydı. Şu anda 250-300 lira düşünüyoruz bir balya otun. Eskiden arpa vardı, şimdi buğdaya geçti. Fiğ yulaf var. Çeşit çok hayvanlar için ama insanların alım gücü düşük. Biz 300 lira düşünüyoruz şu anda ama daha verilmiş bir fiyat yok. Balyalarda artık buğday yapıyoruz. Arpa ekiyorduk eskiden biz tarlalarımıza, arpayı biçerdik, onu hasat yapardık. Şimdi bu sene komple ovada, arazide buğday ve yulaf ekiliyor. Bunlar daha iyi. Hayvana daha iyi yaradığı için çiftçilerimiz ona yöneldi şimdi" dedi.