- 04 Ekim 2020 Pazar 16:18

Serdar Ünsal, “Ermeniler yine kalleşçe saldırıyor”

A
A
A
Serdar Ünsal, “Ermeniler yine kalleşçe saldırıyor”

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Serdar Ünsal, Ermenistan’ın, Azerbaycan’ın Gence şehrine saldırısının kalleşçe bir saldırı olduğunu belirterek, “Ermenilerin kalleşlik ruhlarında var” dedi.

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Serdar Ünsal, Ermenistan’ın, Azerbaycan’ın Gence şehrine saldırısının kalleşçe bir saldırı olduğunu belirterek, “Ermenilerin kalleşlik ruhlarında var” dedi.


Ünsal, “Azerbaycan ordusunun Karabağ’da ilerleyişini durduramayan, Ermenistan’ın yine sivilleri hedef alarak Gence şehrine saldırması düştüğü acizliği gösteriyor. Erkekçe savaşamayan Ermeniler,geçmişte olduğu gibi kalleşliğe başvurarak sivil vatandaşların yaşadığı yerlere saldırıyor.1915-1920-1992 yıllarında da Sivilleri masum silahsız insanları kalleşçe vahşice katledenlerin torunları bugün Güçlü Azerbaycan ordusu karşısında tutunamayarak işgal ettikleri topraklardan çekilirken Gence şehrine attıkları 6 füze 1 sivil vatandaşın ölümüne 4 kişinin yaralanmasına neden olmuştur. Bu saldırıda gösteriyor ki ,Ermenistan barış ve istikrarın önündeki en büyük engeldir” şeklinde konuştu.


Saldırgan Ermenistan’a gereken cevabın verileceğini söyleyen Serdar Ünsal, “Güçlü Azerbaycan ordusu işgal edilen toprakları geri alıyor.Ermenistan ise sivillere saldırıyor. Azerbaycan ordusu beyaz bayrak açan Ermeni askerlerini esir alıyor. Savaş kurallarını uyguluyor.Ermeniler ise silahsız sivilleri, çocukları öldürüyor. Bu hareket bile gösteriyor ki Ermeniler katil vahşi sivillere gücü yeten bir millettir.Bu farkı AB, ABD ve Rusya görmeli Ermenistan, başta Cenevre Sözleşmeleri olmak üzere insancıl hukukun tüm ilkelerini ihlal ederek, sivil yerleşim yerlerine saldırıyor.Azerbaycan ordusu ile savaşmaya cesareti gücü yoktur.Gücü ancak sivillere yetiyor.” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çine Ovası’nda balya mesaisi başladı Aydın’ın Çine ilçesinde hububat hasadıyla birlikte tarlalarda yoğun mesai başlarken, üreticiler kurutulan buğdayları balyalayarak kaba yem olarak hazırlıyor. Üretici Taner İçöz, bu yıl yağışların verimi artırdığını belirterek sezondan umutlu olduklarını söyledi. Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden olan Aydın’da hububat hasadıyla birlikte tarlalarda da kaba yem olarak bilinen ’balya’ mesaisi başladı. Çine ilçesi Kahraman Mahallesi Muhtarı ve üretici Taner İçöz, geçen yıl kuraklık nedeniyle zor günler geçiren çiftçilerin bu yıl yağışların iyi gitmesiyle umutlandığını söyledi. Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren üreticiler, biçilen otları balyalama makineleri ile işleyerek hayvanların tüketebileceği kaba yem haline getiriyor. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte ovada yoğun mesai yaşanırken, çiftçiler bir yandan verimli sezonun sevincini yaşarken diğer yandan artan maliyetlerle mücadele ediyor. Çine Ovası’nda arpa, buğday ve yonca hasadının sürdüğünü belirten İçöz, üreticilerin biçim, toplama ve balyalama işlemleriyle yoğun şekilde çalıştığını ifade etti. Hasat edilen ürünlerin yaklaşık bir hafta bekletildikten sonra toplandığını, ardından balyalama sürecine geçildiğini kaydeden İçöz, makinacılık ve balyacılık işlerinin zorluğuna dikkat çekti. "Ümidimiz yüksek verimde yüksek parayı almak" Tarım sektöründe en büyük sorunlardan birinin işçi bulmak olduğunu söyleyen İçöz, "Arazilerimizde hasat dönemindeyiz. Arpa, buğday paketleme işle uğraşıyoruz. Sezonun tam üstündeyiz. Yonca paketleri oldu. Şimdi arpa ve buğdaydayız. Önce bunları biçiyoruz. 7-8 gün bekledikten sonra toplamaya geçiyoruz. Toplamadan sonra balyalama işine geçiyoruz. Makinecilik işi zor, balyacılık işi zor. İşçi bulmakta zorlanıyoruz. İşçi bulamıyoruz. Oradan bir sorunumuz var ama bu sene en azından yağışlar güzel gitti. Onun bir güzelliği var. Ürünlerimiz çok güzel. Bunun arkasında mısır ekeceğiz. Bu yerlerimize. Süt mısır ekiliyor bölgelerimizde. Bir de kuru mısır ekiyoruz. Domates eken yerler var. Bunlarla uğraşıyoruz. Şimdi bunlar kalktıktan sonra yerden arazilerimize giriş yapacağız. En azından su sorunumuz yok. Allah’a şükür olsun. En azından o bizi sevindiriyor şu anda. Fiyatlar belli değil. Bir belirsizlik var. Şu an yaptığımızı kaç paraya satacağımızı bilmiyoruz yani. Gübre ve mazot çok yüksek olduğu için işçi maliyeti yüksek. Bunun için de biz şu anda fiyat belirleyemiyoruz. Geçen sene biz çiftçiler olarak kurak bir yıl geçirdik. Para kazanmadık. Onun için bu sene ümitliyiz biraz daha. Geçen sene 36-37 lira civarındaydı. Bu sene 70-75 TL’lerde mazot alıyoruz. En azından ümidimiz kuru mısır da olsun silajlık mısır da olsun yüksek verimde yüksek parayı almak. Çünkü geçen sene bütün çiftçilerimiz zarar da etmedi, kâr da etmedi. Çok düşük paralara gitti işleri. Geçen sene balya fiyatları bizim arazide 150 liraydı. Şu anda 250-300 lira düşünüyoruz bir balya otun. Eskiden arpa vardı, şimdi buğdaya geçti. Fiğ yulaf var. Çeşit çok hayvanlar için ama insanların alım gücü düşük. Biz 300 lira düşünüyoruz şu anda ama daha verilmiş bir fiyat yok. Balyalarda artık buğday yapıyoruz. Arpa ekiyorduk eskiden biz tarlalarımıza, arpayı biçerdik, onu hasat yapardık. Şimdi bu sene komple ovada, arazide buğday ve yulaf ekiliyor. Bunlar daha iyi. Hayvana daha iyi yaradığı için çiftçilerimiz ona yöneldi şimdi" dedi.