GENEL - 24 Nisan 2020 Cuma 13:39

Asimder Başkanı Gülbey: ’24 Nisan günü hiçbir Ermeni yaşadığı yerden tehcir edilmemiştir’

A
A
A
Asimder Başkanı Gülbey: ’24 Nisan günü hiçbir Ermeni yaşadığı yerden tehcir edilmemiştir’

24 Nisan 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğunca Ermenilere karşı sözde Ermeni soykırımı yaptığı yalanının propagandasını yapan Ermenistan ve Ermeni Diasporasına tepki gösteren Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, “Ermenistan ve Ermeni Diasporası tüm dünya ülkelerini kandırmaya devam ediyor.

24 Nisan 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğunca Ermenilere karşı sözde Ermeni soykırımı yaptığı yalanının propagandasını yapan Ermenistan ve Ermeni Diasporasına tepki gösteren Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, “Ermenistan ve Ermeni Diasporası tüm dünya ülkelerini kandırmaya devam ediyor. 24 Nisan günü hiçbir Ermeni yaşadığı yerden tehcir edilmemiştir. Ermeniler 24 Nisan tarihinde isyancı ve ihanetçi Taşnak Sutyün ve Hınçak ırkçı parti üyelerinin tutuklama günüdür. Ermeniler Rusya ve Fransa başta olmak üzere verilen sözde büyük Ermenistan vaatlerine kapılarak bin yıldır ekmeğini yediği ve kardeşçe yaşadığı imparatorluk ile Müslüman komşularını çoluk çocuk, yaşlı, genç ve kadın demeden sinsice sivil silahsız halkı katlettiler. Buradan tekrardan Talat, Cemal ve Enver paşalara rahmet okuyoruz. İhanetçi ve ırkçı Ermenileri tehcir kararı almasaydılar İstiklal savaşımızda Atatürk ve silah arkadaşlarının işi çok zor olacaktı” dedi.


23 Nisan gününde kutlanan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını beklide bu gün kutlanamayacağını, sebebinin de 1914 ve 1919 yıllarında Rusya ve Fransa ile birlikte olup ihanet eden ırkçı Ermeniler olacağını söyleyen Gülbey, “Bugün ki, Türkiye Cumhuriyetinin temellerini atmaya çalışan ve büyük bir kurtuluş savaşı veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarını ihbar eden ve işgalci Ruslarla Fransızlara yardımcı olan ırkçı Ermenilerdi. Bölgede bin yıldır yaşayan ırkçı Taşnak Sutyün ve Hınçak partisi üyeleri Ermeniler Osmanlının parçalanma döneminde işgalcilerle birlik olup sözde büyük Ermenistan hayalleri kurarak Atatürk ve silah arkadaşlarının mücadelesinin karşısında yer almışlardır. Eğer o dönem Ermeniler başarılı olsaydılar bugün 23 Nisanı kutlayamayacaktık” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri MHP’li Özdemir: "Gabar’dan çıkarılan petrolün arttırılması ve sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Gabar’dan çıkarılan petrolün arttırılması ve sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır" dedi. Özdemir, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Gabar dağından çıkardığımız petrolün günlük miktarı 81 bin varil düzeyinde. 2023 yılında ilan edilen 100 bin varil seviyesine çıkarılması hedefi ise ne yazık ki henüz gerçekleştirilemedi. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimlerle artan petrol fiyatı küresel seviyede fiyatlanmada dalgalanmayı beslerken, petrolde kaynak çeşitliliği sağlamak elbette önemlidir. Ancak kaynak çeşitliliği sağlamak bahanesiyle dışa bağımlılığı arttıracak girişimlere karşı mutlaka dikkatli olunmalıdır. Bu gelişmelerden daha önemlisi kendi rezervlerimizden elde ettiğimiz petrol üretim miktarını arttırabilmektir. İyi bir enerji yönetimiyle de bu mümkündür. Aynı sebeple, Gabar’dan çıkarılan petrol miktarının arttırılması, dahası karayoluyla değil, sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır. Benzer bir durum Karadeniz’de keşfettiğimiz Doğalgazın çıkarılması, miktarının arttırılması ve işlenmesi için de söz konusudur. Dahası Hürmüz krizi gübre fiyatlarını yukarı yönlü çıkarmışken, ülkemizin doğalgazdan kendi gübresini üretmesine yönelik çok önceden yapılan planlamaların hayata geçirilmesi de elzemdir. Türkiye, enerjide yaşanan kriz ve kaosu kendi imkanlarıyla aşabilecek potansiyel ve kaynaklara sahipken, bu durum milli akıl, milli vicdan ve milli tavır ile fırsata dönüştürülebilir."