Yerel Haberler
Hatay
Kümesindeki 100 tavuk içerisinde mavi yumurtlayan 2 tavuğuna 10 yıldır gözü gibi bakıyor
04 Kasım 2025 Salı - 09:02 Kümesindeki 100 tavuk içerisinde mavi yumurtlayan 2 tavuğuna 10 yıldır gözü gibi bakıyor Hatay’da kümesinde bulunan 100 tavuğuyla yumurta üretimi yapan Nafile Sürmeli, 10 yıldır kendisinde olan ve mavi yumurtlayan Araucana cinsi 2 tavuğuna adeta gözü gibi bakıyor. Sürmeli’nin tavuklarının mavi yumurtalarıysa vitamin değerlerinin yüksek olması sebebiyle bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından tercih ediliyor. Arsuz ilçesine bağlı Gözcüler Mahallesi’nde yaşayan Nafile Sürmeli, evinin bahçesindeki 100 tavuğuyla yumurta üretimi yaparak para kazanıyor. Sürmeli’nin 100 tavuğu içinden gözü gibi baktığı 2 tavuğuysa mavi yumurtlayan Araucana cinsi tavuklar. Özel yemlerle beslediği mavi yumurtlayan tavuklarının yumurtalarıysa vitamin değerlerinin yüksek olması sebebiyle bölge halkı tarafından tercih ediliyor. Mavi yumurtaların bölgede büyük ilgi gördüğünü söyleyen Sürmeli, komşularının da doktor tavsiyesiyle bu yumurtaları istediğini ifade etti. Sürmeli, "Yaklaşık 100 tavuğum var, bunların içinde sadece 2 tanesi mavi yumurtluyor. Daha önce 4 taneydi, ikisini sattım. Kalan iki tavuğa özel bakım yapıyorum, hastalıktan koruyorum. Yumurtaları da isteyen komşularıma doktor tavsiyesi üzerine veriyorum. Çocuklara faydalı olduğunu söylüyorlar" dedi. Mavi yumurtaların kabuğunun diğerlerine göre daha kalın olduğunu söyleyen Sürmeli, bu özelliğin yumurtaları daha uzun ömürlü hale getirdiğini belirterek, "Bu tavuklar bende 10 senedir var. Özel yemlerle besliyorum, dikkat ediyorum. Yumurta kabukları kalın, kırılmıyor. Çocuklara da iyi geliyor" ifadelerini kullandı.
Hatay’da kırsal mahallelere 200 durak yerleştirilecek
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:46 Hatay’da kırsal mahallelere 200 durak yerleştirilecek Hatay Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı sonuna kadar kırsal mahallelere 200 adet durak montajı gerçekleştirerek kent içi ulaşım sistemini daha erişilebilir ve konforlu hale getirmeyi amaçlıyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), 15 ilçede modern, erişilebilir ve entegre bir toplu taşıma sistemi oluşturma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların ulaşım ihtiyacını karşılamayı ve yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen HBB Ulaşım Dairesi Başkanlığı, toplu ulaşım hizmetinin daha önce hiç sunulmadığı kırsal bölgelerde ulaşım ağını genişletmek amacıyla geçtiğimiz aylarda birçok ilçede yeni hatları devreye almıştı. Ulaşım Dairesi Başkanlığı ekipleri, yeni ulaşım hatlarının devreye alındığı kırsal bölgelerde vatandaşların talepleri doğrultusunda ihtiyaç olan noktalarda durak çalışması gerçekleştiriyor. Ekipler, il genelinde 200 adet durak montajı gerçekleştirerek kent içi ulaşım sistemini daha erişilebilir ve konforlu hale getirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda; Antakya ilçesi Gülderen Mahallesi’nde bulunan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresinde vatandaşlar tarafından yoğun olarak kullanılan durağın yetersiz kalması nedeniyle mevcut durağa ek olarak yeni hastane durağı düzenlenerek montajı gerçekleştirildi. Yeni düzenleme ile birlikte vatandaşların hastaneye ulaşımı kolay ve konforlu hale gelirken hastane bölgesine erişim sağlayan toplu taşıma araçları da yeni durak üzerinden hizmet vermeye devam edecek. Ulaşım Dairesi yetkilileri, il genelinde toplu ulaşım hizmetlerini vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeyi sürdüreceğini ve ulaşım altyapısında yapılan bu tür iyileştirmelerle hem trafik akışının düzenlenmesini hem de vatandaşların günlük yaşamının kolaylaştırılmasını hedeflediklerini iletti. Yetkililer, kırsal bölgelerde ise 200 duraktan 150’sinin montajının tamamlandığını belirterek, 2025 yılında durak takılmamış hiçbir kırsal mahallenin kalmayacağını kaydetti.
Evinin yanındaki araziye çöp atanlardan bıktı, çözümü "Buraya çöp atan şerefsizdir" yazısıyla buldu
03 Kasım 2025 Pazartesi - 09:40 Evinin yanındaki araziye çöp atanlardan bıktı, çözümü "Buraya çöp atan şerefsizdir" yazısıyla buldu Hatay’da evinin yanı başında bulunan araziye çöp atanlara laf anlatamayan Ali Tancı, "Buraya çöp atan şerefsizdir" yazılı tabelayı çitlere asarak çözüm buldu. Tancı, ilk görenleri gülümseten tabela sonrası çöp atılma oranında yüzde 80 düşüş yaşandığını söyledi. Antakya ilçesi Küçükdalyan Mahallesi’nde yaşayan Ali Tancı, evinin yanı başında bulunan boş araziye atılan çöplerden dolayı muzdarip durumdaydı. Aralıklarla çevredeki evlere rahatsızlık veren arazideki çöpleri toplayan Tancı, altı ayda bir yaptığı temizliklerde iki kamyona yakın çöp toplar hale geldi. Vatandaşların çöpleri ve deprem sonrası yıkılan binaların hafriyat atıklarıyla kaplanan çöplerle başa çıkamayan Tancı, çözümü arazinin etrafında çevrili olan çitlere "Buraya çöp atan şerefsizdir" yazılı tabelayı asarak buldu. İlk görenleri gülümseten tabela sonrası, çöp atanların oranında yüzde 80 azalma olduğu görüldü. "Tabelada ’buraya çöp atan şerefsizdir’ yazısını ben yazdım, sebebi ise maalesef vatandaşlarımız çok bilinçsizler" Vatandaşların çöpleri boş araziye dökmesine tepki göstermek için tabelayla yazı astığını söyleyen Ali Tancı, çevreye yayılan kokudan dolayı tabeladan önce altı ayda bir iki kamyon çöp topladığını belirterek, "Tabelada ’buraya çöp atan şerefsizdir’ yazısını ben yazdım. Sebebi ise maalesef vatandaşlarımız çok bilinçsizler. Adam evinde tadilat yapıyor ve molozunu getirip kamyonla buraya döküyor. Adam evinden çöpüyle birlikte buraya kadar geliyor ve çöp konteynerine beş metre kala uzaktan atıyor. Uzaktan attığı çöp konteynerin yanına düşüyor. Hurdacılar gelip çöp konteynerinin içindekileri çöpleri çıkarıp karıştırıyorlar. İşine lazım olanı alıyor ve döktüğü çöpleri yerde bırakıyor. Dolayısıyla bu çöpler birikiyor. Ben her altı ayda bir buradan iki kamyon çöp çıkardım" dedi. "Bu yazıyı yazdıktan sonra yüzde 80 azalma oldu ama atanlar var, çöpü hala atanlar da herhalde kendisine bu yazıyı yakıştırıyordur" Yazıyı yazdıktan sonra çöp atanların oranında yüzde 80 azalma olduğunu söyleyen Tancı, "Özellikle evinin bahçesini temizleyenler çöpünü, maalesef çöp konteynerinin yanına bırakıyor. Temiz bir çevrede yaşamak varken insanlar pislik içinde yaşamayı seçiyor. Biz bu duruma alışık değiliz. Bu yüzden bu yazıyı yazdım. Bu yazının da faydası oldu. Bu yazıyı yazdıktan sonra yüzde 80 azalma oldu ama atanlar var. Çöpü hala atanlar da herhalde kendisine bu yazıyı yakıştırıyordur. Önceden olsa burada duramazdık. Kendi imkanlarımla buradan iki kamyon çöp çıkardım. Hala burada bir kamyon çöp var. Burası altı ay sonra geldiğimizde tekrardan çöpleri göreceksin, maalesef insanlarımız buna dikkat etmiyor. Burası zaten deprem bölgesi, toz toprak içinde yeniden yapılanma sürecindeyiz. Biraz temiz nefes almak istiyorsak çevremizi temiz tutalım ve temiz kalsın. İnsanlar evlerinin önü değil diye eline ne gelirse ne varsa atıyorlar. Bu çöp konteynerlerini boşa koymamışlar, çöp konteynerinin içine atın. Buraya evinin bahçesini temizleyip, evini tadilat yapıp molozunu dökenler var. Burası çöp toplama merkezi değil. Molozların döküleceği yerler var. Bunlara neden uymuyoruz arkadaşlar" ifadelerini kullandı.
Çakmağını tamir ettiği doktorun kendine verdiği "Çakmak Doktoru" unvanıyla 40 yıldır ekmek parasını kazanıyor
03 Kasım 2025 Pazartesi - 09:24 Çakmağını tamir ettiği doktorun kendine verdiği "Çakmak Doktoru" unvanıyla 40 yıldır ekmek parasını kazanıyor Hatay’ın İskenderun ilçesinde 63 yaşındaki esnaf, 40 yıl önce başladığı mesleğini 30 yıldır 2 metrekarelik dükkanında yaşatmaya devam ediyor. Bölge halkı tarafından "Çakmak Doktoru" olarak bilinen esnaf, tamir edemediği çakmak olmadığını söyledi. İskenderun kent merkezi Şehit Pamir Caddesi’nde bulunan 2 metrekarelik dükkanında 30 yıldır mesai yapan 63 yaşındaki Mehmet Çetin, 40 yıldır bozulan çakmaklara hayat veriyor. Meslek hayatına başladığı Gaziantep’te çakmağını tamir ettiği doktorun kendisine verdiği "Çakmak Doktoru" unvanını yıllardır taşıyan Çetin, Türkiye’nin dört bir yanından insanların çakmaklarını tamir ettirmek için kendine gönderdiğini söyledi. Mini iş yerinde büyük bir azimle çalışan Çakmak Doktoru Çetin, çevredeki esnaf tarafından işine duyduğu saygı ve emeğiyle takdir topluyor. Gaziantep’te başladığı meslek hayatında "Çakmak Doktoru" unvanını aldığını belirten Çetin, "Gaziantep Devlet Hastanesi’nin önünde çakmak tamirciliği yaparken bir gün başhekim bana bozuk bir çakmak getirdi. ’Bunu yapabilir misin’ diye sordu. Dört gün sonra gidip çakmağı teslim ettim, adam bir şey demeden gitti. İki gün sonra hastanenin tabelasıyla geldi, üzerine ’Çakmak Doktoru’ yazmış. ’Bu unvanı hak ettin’ dedi. O günden beri bu lakapla anılıyorum" 1984 yılından bu yana İskenderun’daki 2 metrekarelik dükkanında mesleğini sürdüren Mehmet Çetin, Bugüne kadar tamir edemediği bir çakmak olmadığını söyleyerek "Henüz tamir edemediğim bir çakmak icat edilmedi. Yurt dışından, şehir dışından binlerce liralık çakmaklar tamir için gelir. Ben işimi severek yapıyorum, helal kazancımla rızkımı buradan çıkarıyorum" dedi. Komşu esnaf olan Halise Özen, "Çakmak Doktoru" Mehmet Çetin’i dürüstlüğü, çalışkanlığı ve insanlığıyla tanımlayarak "Mehmet Bey çok iyi bir insan, çok iyi bir esnaf. 9 yıldır tanırım, komşuluğundan da işinden de hiç şikayetim olmadı. Üç çocuğunu bu küçücük dükkanda büyüttü, üniversiteye gönderdi. Gerçekten azmin ve alın terinin ne olduğunu gösteriyor" dedi.
Bisiklet turunda 3 buçuk ayda 2 bin 500 kilometreyi pedallayan genç, Türkiye’nin en güneyine ulaştı
02 Kasım 2025 Pazar - 08:58 Bisiklet turunda 3 buçuk ayda 2 bin 500 kilometreyi pedallayan genç, Türkiye’nin en güneyine ulaştı HATAY (İHA) – Rize’den bisikletiyle Türkiye turuna çıkan Selahattin Baltacı, 3 buçuk ayda katettiği 2 bin 500 kilometrelik yolun ardından 20’nci durağı olan Hatay’a ulaştı. Ülkeyi pedallayarak turlayan Baltacı, "İnsanlar genelde beni yabancı sanıyor, çoğu ’Hello’ diyerek selam veriyor ve Türk olduğumu öğrenince şaşırıyorlar ve yaptığım tura hayran kalıyorlar" dedi. Türkiye’yi pedallayarak gezen 31 yaşındaki Selahattin Baltacı, ülkenin dört bir yanında yolları bisikletiyle katetmeye devam ediyor. Daha önce hiçbir bisiklet tecrübesi olmadan hevesle pedallamaya başlayan Baltacı, Türkiye’nin kuzeyi olan Rize’den başladığı turunda; Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini geçerek Akdeniz bölgesindeki ilk il olan Hatay’a ulaştı. Yaklaşık 3 buçuk ayda bisikletiyle 2 bin 500 kilometre yol giden Baltacı, "Dağlar, rampalar, inişler, çıkışlar derken ülkemizin her köşesini bisikletle gezmek inanılmaz bir deneyim. İnsanlar genelde beni yabancı sanıyor, çoğu ’Hello’ diyerek selam veriyor ve Türk olduğumu öğrenince şaşırıyorlar ve yaptığım tura hayran kalıyorlar" dedi. Bisikletle gezmenin zorluklarına rağmen bunun kendisi için bir tutku olduğunu vurgulayan Baltacı, "Bana ’bisikletle gezmek zor olmuyor mu’ ya da ’sana bir araç şart’ diyenler oluyor. Ama bence her şey zihinde bitiyor. İnsan isterse her şeyi başarabilir. Bazıları arabayla bile kısa mesafelere gitmeye üşeniyor ama benim için gezmek bir tutku. Depremden önce Hatay’a gelmeyi çok isterdim. Buna rağmen şehir hâlâ inanılmaz bir atmosfere sahip. Türkiye’nin en güneyi olan Yayladağı’na kadar gittim, Samandağ sahilinde bulundum. Hatay insanıyla, el sanatlarıyla, tarihiyle beni gerçekten büyüledi" diye konuştu. Hatay’dan sonra Akdeniz’de kıyı şeridi boyunca turuna devam edeceğini söyleyen Baltacı, "Adana, Mersin, Antalya, Muğla, Aydın, İzmir derken Türkiye’nin sınırlarını tamamlayıp İstanbul’da ailemin yanına geçeceğim. Daha sonrasında ise dünyayı bisikletle gezmeyi planlıyorum" diyerek sözlerini tamamladı.