GÜNDEM - 17 Ekim 2025 Cuma 08:27

Yıllar süren mücadeleyle meme kanserini yenen kadın ve destekçileri gökyüzüne pembe balon bıraktı

A
A
A
Yıllar süren mücadeleyle meme kanserini yenen kadın ve destekçileri gökyüzüne pembe balon bıraktı

Hatay’da meme kanserine karşı zafer elde eden 55 yaşındaki Hatice Eryaşar, meme kanserine farkındalık oluşturmak amacıyla kadınlarla birlikte gökyüzüne pembe balon bıraktı.


İskenderun ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki Hatice Eryaşar, meme kanserine yakalanmasıyla birlikte iki memesini, rahmini ve yumurtalıklarını aldırmak zorunda kaldı. Umudunu kaybetmeyen Eryaşar, hayata tutunarak meme kanserini yenmeyi başardı. Meme kanseri farkındalık ayı olan ekim ayında farkındalık oluşturmak isteyen Eryaşar, etkinlik düzenleyerek kadınlarla bilrikte gökyüzüne balon bıraktı. Ziraat Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikte; meme kanserine karşı farkındalık oluşturulması ve erken teşhisin önemine dikkat çekildi.


Meme kanseri farkındalık ayında yüreklere dokunmak istediklerini belirten Eryaşar, "Yaklaşık beş yıl önce ikinci evre, üçlü hormon pozitif meme kanseri teşhisi aldım. Uzun ve zorlu bir tedavi süreci geçirdim. Doktorlarım ve sağlık personeli her zaman yanımdaydı. Ailem, dostlarım ve sevdiklerim sayesinde bu süreci sabırla atlattım. Tedavi sonrası gen testim pozitif çıkınca koruyucu amaçla çift taraflı mastektomi (meme alımı) ve rahim ile yumurtalıklarımın alınması operasyonu geçirdim. Şu anda altı aylık takip sürecindeyim ve tedavim 10 yıl daha devam edecek" diye konuştu.


Kanseri yenmenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden Eryaşar, "Bu etkinliği düzenlememdeki en büyük amaç, meme kanserinin sadece bir hastalık olmadığını, hayatın devam ettiğini göstermekti. Hem ağlıyorum hem gülüyorum, ama en çok da hayatta olduğum için mutluyum. Bu etkinliği düzenlediğim gün aynı zamanda doğum günümdü. Rabbim bana en büyük sınavı verdi ama aynı zamanda en büyük hediyeyi de bahşetti; şifayı" dedi.



Yıllar süren mücadeleyle meme kanserini yenen kadın ve destekçileri gökyüzüne pembe balon bıraktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır 1 milyon yıl önce oluşumu tamamlandığı değerlendirilen Buzul Vadisi görüntülendi Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesinde 1 milyon yıl önce oluşumu tamamlandığı değerlendirilen Buzul Vadisi dronla görüntülendi. İlçe merkezine yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta olan Ambar Irmağı (Buzul Vadisi), yaklaşık 1 milyon yıl önce oluşumunun tamamlandığı değerlendiriliyor. Vadinin, Tetis Denizi tabanının yükselmesinden ötürü burada doğu-batı uzanımlı iç göllerin oluştuğu, Ambar Vadisi’nin açılması da, Hani ilçesi civarında meydana gelen iç göllerden birinin taşması neticesinde oluştuğu ön görülüyor. Vadinin bulunduğu bölgede, geçtiğimiz yıllarda Gre Fılla mevkiinde arkeolojik kazı yapılıp 12 bin 500 yıllık yerleşim yerleri tespit edilmişti. Antropolog Naci Akdemir, Ambar Irmağı’nın ilçenin en önemli akarsuyu olduğunu söyledi. Yörenin veya bölgedeki bütün akarsuyu boylarında olduğu gibi Ambar Vadisi’nin boylarının da kültür varlıklarıyla dolu bir yer olduğuna dikkat çeken Akdemir, vadide tarihi ören yeri bulunmayan hemen hemen bir metre arazi bulunmadığını söyledi. Akdemir, vadinin 300 metre ilerisinde Ambar köyündeki iki höyükten birinde kurtarma kazıları yapıldığını, orada 12 bin 500 yıllık meskenlerin bulunduğunu hatırlatarak, "Ancak üst katmanları buzul oyuntuları olan bu vadide birçok da doğal mağara bulunmaktadır. Bu doğal mağaraların en az 4-5 tanesinin önünde kültür toprağı veya arkeolojik toprağı dediğimiz kalıntıları vardır. Şayet bunlar kazılırsa 10 bin senelik kültür varlıklarının olacağına kati gözüyle bakıyorum. Ambar Höyüğünden Gre Fıla kazıldı, 12 bin 500 senelik meskenler bulundu" dedi. Vadinin Tetis Denizi tabanının yükselmesinden ötürü burada doğu-batı uzanımlı iç göller oluştuğunu aktaran Akdemir, "Bu Ambar Vadisi’nin açılması da, Hani ilçesi civarında meydana gelen iç göllerden birinin taşması neticesinde oluştuğuna inanıyoruz. Vaktiyle Ambar Vadisi’nin şu an ki suları Kocaköy ve Yazıköy’ün kuzeyinden şimdiki Arkbaşı’ya doğru aktığını düşünüyoruz. Bilahare zamanla burayı aşmıştır. Buzul çağından sonra vadi derinleşmiştir. Bu da, son 1 milyon sene içinde olmuş bir hadisedir diye düşünüyorum. Tabii ki buna isabetli kararı jeologlar verir" şeklinde konuştu.
Bursa Uludağ’ın fındığı destek bekliyor Bursa’da Uludağ eteklerinde üretilen fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede 30 bin dekarda yetiştiriciliği yapılan cevizi geçeği vurgulandı. Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa’da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor. Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon’dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor. Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl’de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı. Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl’dek ürün çeşitliliğinin 80’in üzerinde olduğuna dikkati çeken Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti. Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "İnegöl’ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretiki yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz’de fındığa verilen desteğin İnegöl’de de olmasını istiyoruz." İnegöl’de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik’in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.