EKONOMİ - 17 Ocak 2026 Cumartesi 09:54

Uludağ’ın fındığı destek bekliyor

A
A
A
Uludağ’ın fındığı destek bekliyor

Bursa’da Uludağ eteklerinde üretilen fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede 30 bin dekarda yetiştiriciliği yapılan cevizi geçeği vurgulandı.


Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa’da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor.


Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon’dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor.


Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl’de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı.


Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl’dek ürün çeşitliliğinin 80’in üzerinde olduğuna dikkati çeken Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti.


Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu:


"İnegöl’ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretiki yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz’de fındığa verilen desteğin İnegöl’de de olmasını istiyoruz."


İnegöl’de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik’in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.



Uludağ’ın fındığı destek bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Uzmanından uyarı: "Karbonmonoksit zehirlenmesi, gaz zehirlenmeleri arasında en ölümcül olan zehirlenmelerden biri" Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) Danışman Hekimi Hakan Aydın, karbonmonoksit zehirlenmelerinin gaz zehirlenmeleri arasında en ölümcül olduğunu belirterek, 1 Ocak’tan bu yana 26 vaka görüldüğünü ifade etti. Sağlık Bakanlığına bağlı Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) danışman hekim olarak görev yapan Hakan Aydın, havaların soğumasıyla artan karbonmonoksit zehirlenmeleri riskine ilişkin açıklamalarda bulundu. 2026 yılında vakaların devam ettiğini, fakat her yıl daha da azaldığını söyleyen Aydın, "1 Ocak’tan şu tarihe kadar toplam 26 vakayla karşılaştık" diye konuştu. UZEM’in 7 gün 24 saat görev yaptığını belirten Aydın, "Burada hem halkımıza hem vatandaşlara hem de sağlık kuruluşlarından özellikle hastanelerden zehirlenme vakalarına 7 gün 24 saat danışmanlık hizmeti veriyoruz zehirlenmeler hakkında vatandaşlarımıza, sonra acil servislerdeki hekim arkadaşlarımıza bilgi veriyoruz" ifadelerini kullandı. "En sık görülen ve en erken ortaya çıkan belirti baş ağrısı" Karbonmonoksit gazına maruz kalan birinin bunu fark edemeyeceğini aktaran Aydın, renksiz ve kokusuz bir gaz olduğunu söyledi. Aydın, belirtilerinin griple benzer olduğunu dile getirerek, "En sık görülen ve en erken ortaya çıkan belirti baş ağrısı. Karbonmonoksit zehirlenmesi her ne kadar grip benzeri belirtiler gösterse de ateş olmuyor. Belki bu tip belirtiler gösteren insanlar ‘bende grip belirtileri var ama ateşim yok’ diyerek karbonmonoksit zehirlenmesinden şüphelenebilirler" şeklinde konuştu. "Gaz zehirlenmeleri arasında en ölümcül olan zehirlenmelerden biri" Aydın, karbonmonoksit zehirlenmelerinin küçümsenmeyecek bir durum olduğuna dikkati çekerek, "Gaz zehirlenmeleri arasında en ölümcül olan zehirlenmelerden biri. Sobalarda mesela borusunda bir çatlak olduğu zaman bantlarla kapatılıyor. Kesinlikle bantla kapatılmaması gerekiyor o boruların değiştirilmesi gerekiyor. Yine soba kurulumu yapılırken de onun tekniğine uygun bir şekilde, özellikle dikkatli bir şekilde yapılması gerekiyor. Yine en çok benim rastladığım şey insanlar özellikle havaların soğumasıyla beraber mutfaklarda yer alan menfezleri dışarıdan soğuk gelmesin diye kapatıyorlar. Bu çok ciddi bir sıkıntı" değerlendirmesinde bulundu. Aynı odadaki kişilerde de benzer semptomlar oluştuğunda hızlıca o ortamdan uzaklaşılması gerektiğini vurgulayan Aydın, hemen ambulansın aranması gerektiğini ifade etti.