ASAYİŞ - 21 Mayıs 2026 Perşembe 12:08

Aşırı yağışın sele dönmesiyle birlikte Asi Nehri çevresindeki 3 mahalle sular altında kaldı

A
A
A
Aşırı yağışın sele dönmesiyle birlikte Asi Nehri çevresindeki 3 mahalle sular altında kaldı

Hatay’ın Samandağ ilçesinde etkili olan sağanak yağış sonrası Asi Nehri çevresinde bulunan 3 mahalle sular altında kalırken tarım arazileri zarar gördü.


Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da geçtiğimiz gün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu. Yaşanan yağışla caddeler göle dönerken, sel afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesindeki; Yeşilada, Tekebaşı ve Çöğürlü Mahalleleri sular altında kaldı. Sağanak yağışların etkili olmasıyla Asi Nehrinin taşmasıyla tarım arazileri sular altında kalmasını etkiledi. Sular altında ilerlemekte zorlanan bazı araçlar mahsur kaldı.


"Samandağ ilçesinin Yeşilada, Çöğürlü ve Tekebaşı Mahallelerini su bastı"


Hayatında ilk kez böyle yoğun bir yağış gördüğünü ifade eden Fikret Oğur, "Hayatımda ilk defa böyle bir afet gördüm. Eskilerde böyle seller oluyordu ama bu şekilde olmadı. Selden dolayı hayvanlarımız telef oldu. Araçlar sular altında kaldı. Hayvanlarımız mahsur kaldı. Yağmur sabah 4’te başladı ve devam etti. Böyle olacağını tahmin etmiyorduk. Samandağ ilçesinin Yeşilada, Çöğürlü ve Tekebaşı Mahallelerini su bastı" ifadelerini kullandı.



Aşırı yağışın sele dönmesiyle birlikte Asi Nehri çevresindeki 3 mahalle sular altında kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş konuştu CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da ‘mutlak butlan’ kararı vermesinin ardından açıklama yapan davayı açan Lütfü Savaş, "Bu karar tüm milletimize, Türkiye’deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun" dedi. İstinaf 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali talebiyle açılan davada her iki kurultay hakkında ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organları görevlerine iade kararı verildi. Konuyla ilgili dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, kayınvalidesinin cenaze törenine geldiği Eskişehir’de durumu değerlendirdi. "Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı" Konuyla ilgili konuşan Lütfü Savaş, "Öncelikle bu karar tüm milletimize, Türkiye’deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun. Bu karar şöyle başladı: Kurultay sonrası birçok konuşma oldu, birçok kurultay delegesi konuyla ilgili spekülatif konuşmalar yaptı. Sonra Bursa’da kurultayla alakalı bir dava açıldı. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımız dört veya beş defa Sayın Genel Başkanımız hakkında şaibeli kurultayın genel başkanı diye hitap etti. Ondan sonra önceki dönem genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu bir özel televizyonda bu konuyu dile getirdi, Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Genel Başkanımızla ilgili şaibeli kurultayda seçilen genel başkan diye hitap ettiğini belirtti. Tabii ki bu parti tarihin bize emanet ettiği bir parti. Bu parti Türkiye’de hangi siyasi görüşe, hangi dünya görüşüne sahip olursanız olun bu ülkenin vatandaşlarının yüzde 85’inin sevgisini kazanmış bir ulu çınarın kurmuş olduğu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş meydanlarında Türkiye’nin siyasi mektebi olacak diye kurmuş olduğu bir parti. Ben de bir Atatürk sevdalısı, bu ülkeyi seven biri olarak partimin üzerinde böyle bir şaibe kalsın istemedim. Varsa bir şaibe, şaibeyle ilgili insanların ayıklanması, yoksa da partimizi hiç kimsenin kirletmemesi gerektiğini düşündüm. Bu nedenle bu davayı açtım. Bugün bu dava sonuçlandı. Gerçekten de belki de Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı. Bu davadan sonra bence Türkiye’de siyasi anlamda, siyasi arınma anlamında birçok ilki yaşayacağız diye düşünüyorum. Ama özellikle Cumhuriyet Halk Partisi ailesi için gerek mevcut şu anki yönetimin yanında olan arkadaşlar, gerek geçmişte Sayın Genel Başkanımız Kemal Bey’in yanında olan insanlar olarak hiçbirimizin sevinmemesi, sevinç çığlıkları atmaması gerekir. Bugünden itibaren hepimizin çok daha büyük bir sorumlulukla Cumhuriyet Halk Partisi’ni tabana nasıl indiririz, geleceğe nasıl hazırlarız, Türkiye’nin sorunlarının üstesinden gelecek bir kadroyla nasıl dizayn ederiz ve umutsuzluk taşıyan toplumun umutlarını tekrardan nasıl yeşertiriz diye düşüneceği bir zaman" dedi. "Türk siyasetine hayırlı olsun" Konuşmasının devamında ise Lütfü Savaş, şu ifadelere yer verdi: "Bu davayı açarken ben en çok Cumhuriyet Halk Partisinin tarihi misyonunu, hukuk anlayışını, demokrasi geleneğini, şeffaflık anlayışını düşündüm ve umut verebilir bir parti haline gelmesi için bu davanın çok önemli olduğunu düşünerek bu davayı açtım. Türk demokrasisine, Türk siyasi tarihine hayırlı olsun ama bugün Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bundan sonra siyasi partimiz içerisinde hizmet edecek, önemli kadrolarında bulunacak insanlarımızın gerçekten de sevineceği değil düşüneceği ve sorumluluk alacağı bir gün diyorum, tekrardan hepimize hayırlı olsun diyorum. Peki yarın itibarıyla parti içinde nasıl bir rol izlenecek? Ben şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye biri değilim. Biliyorsunuz ben bir tweetimden dolayı bu yönetim beni parti dışına itmişti. Geçmişte alınan bütün kararlar iptal edildiği için tabii ki gururla ben şu anda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkması gerekenlerden bir tanesiyim. Ama buradaki esas sorumluluk taşıyan kişi Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. O nasıl bir planlama ve program yapacaksa tabii ki biz de onlara uymak ve daha güzel günler için yanında olmak zorundayız. Tabii slogan şu olmalı: Eski iyileri yeni iyilere taşımak, Türkiye’nin bütününü kucaklayacak bir politika oluşturmak lazım. Onun için de zemini iyi hazırlamak ve iyi bir organizasyonla tekrardan Türkiye’ye umut taşımak, umut aşılamak lazım. Teşekkür ederiz. Ben teşekkür ediyorum, hayırlı uğurlu olsun diyorum."
Ankara Mahkeme, CHP 38. Olağan Kurultayının iptal edilmesine karar verdi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin usulsüzlük iddialarıyla başlatılan soruşturmanın ardından, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegeler, kurultayın iptali istemiyle dava açtı. Açılan davalar Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirildi. Mahkeme, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan asıl davanın ‘konusuz’ kaldığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Mahkeme ayrıca birleşen dosyalar yönünden yaptığı değerlendirmede, Lütfü Savaş’ın açtığı davayı, davayı açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddetti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline ilişkin açılan davada, "davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına" dair hükmüne ilişkin Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesince 24 Ekim 2025’te verdiği kararla ilgili istinaf kanun yolu incelemesini tamamladı. İnceleme neticesinde CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın ve İstanbul İl Kongresi’nin ‘kanunun emredici hükümlerine aykırılık’ nedeniyle mutlak butlanla sakatlandığı ifade edildi. Mahkeme, CHP’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı’nın ‘mutlak butlan’ nedeniyle iptaline karar verdi. Ayrıca, söz konusu kurultayın iptal edilmesi nedeniyle sonrasında yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile bu kurultaylarda alınan tüm kararların da iptaline karar verildiği ifade edildi. Söz konusu kurultayın iptal edilmesi sebebiyle, kurultay öncesinde görevde bulunan CHP eski Genel Başkan’ı Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının görevlerine aynen devam etmeleri yönünde karar verildiği vurgulandı.
Konya Selçuk Üniversitesinde başarıya katkı sağlayanlar onurlandırıldı Selçuk Üniversitesi (SÜ) tarafından düzenlenen "Selçuk Üniversitesi Ödülleri Töreni"nde akademik ve idari personel ile öğrencilerin bilimsel ve toplumsal alanlardaki başarıları ödüllendirildi. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, Selçuk Üniversitesi’nin uluslararası başarı grafiğine ve üniversiteyi ileriye taşıyan mensupların emeğine dikkat çekti. Sultan Alparslan Kültür Merkezi’nde akademik ve idari personel ile öğrencilerin çalışmalarını desteklemek ve başarılarını teşvik etmek amacıyla düzenlenen törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Ak, Prof. Dr. Haldun Soydal, Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, Genel Sekreter Mustafa Karakışla, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversitenin bilimsel üretim gücünün ve uluslararası görünürlüğünün her geçen yıl arttığını belirtti. Prof. Dr. Yılmaz, "Selçuk Üniversitesi olarak bilimsel çalışmanın hayatın içinde karşılık bulmasına büyük önem veriyoruz. Laboratuvarda üretilen bilginin topluma ulaşmasını; kampüste başlayan bir fikrin şehrimize, ülkemize ve insanlığa katkı sunmasını istiyoruz. 65 bini aşan öğrencimiz, 500 bine yaklaşan mezunumuz, güçlü akademik kadromuz ve araştırma altyapımızla Türkiye’nin önemli yükseköğretim kurumlarından biriyiz. Uluslararası kuruluşların dünya üniversiteleri sıralamasında 1001-1200 bandında, Türkiye’de ise 16. sırada yer alıyoruz. Uluslararası indekslerdeki bilimsel yayın sayımız 2025 yılında yüzde 21 artarak bin 950’ye yükseldi. TÜBİTAK 2209 öğrenci projelerinde Türkiye birincisi olmamız da üniversitemizin araştırma ve proje kültüründeki başarısını ortaya koymaktadır. Ülkemiz yükseköğretim kurumlarının ve üniversitemizin son yıllarda elde ettiği tüm bu başarılarda; ortaya koyduğu vizyon, belirlediği hedefler ve sağladığı imkanlarla bizlere rehberlik eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Üniversitenin başarısında emeği bulunan tüm mensuplara teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Yılmaz, "Bir üniversiteyi güçlü kılan, o kurumun her kademesinde fedakarca çalışan insanların emeğidir. Bilimsel çalışmalarıyla uluslararası literatüre katkı sunan, proje üreten, patent geliştiren, toplumsal sorunlara çözüm arayan akademisyenlerimiz; görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiren idari personelimiz ve üniversitemizi başarıyla temsil eden öğrencilerimiz Selçuk Üniversitesinin en büyük gücüdür. 51 yıldır bu köklü yükseköğretim kurumuna katkı sunan tüm mensuplarımıza, paydaşlarımıza ve bugün ödül alan çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi. Program kapsamında; Araştırma Performans, Proje, Yayın ve Atıf, Toplumsal Katkı, Üstün Başarı, Vefa Ödülleri ile Öğrenci Toplulukları ve Kulüp Faaliyetleri Ödülleri başta olmak üzere farklı kategorilerde ödüller takdim edildi.